Erguvan Rengi ve Ağacı Kalp ve Dolaşım Sistemine Faydalıdır

Erguvan Rengi ve Ağacı Kalp ve Dolaşım Sistemine Faydalıdır
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi organlarımızın faaliyetini sakinleştirir, ağrıyı azaltır, rahatlatır. Mor, lila, pembe tonları arasındaki rengi de Türk mutfağında salatalara renk ve lezzet vermek için tercih edilmiştir. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden sağlanır. Canlıların hücrelerinde enerjinin üretilebilmesi için gerekli olan besin ve oksijenin hücrelere taşınması gerekir. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır Ayrıca hücrelerde yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan karbondioksit gazı ile zararlı atık maddelerin de boşaltım sistemi organlarına getirilerek vücut dışına atılması gerekir.

Hücreler için gerekli olan besin ve oksijenin hücrelere taşınmasını, hücrelerde yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan karbondioksit gazı ile zararlı atık maddelerin boşaltım organlarına (akciğerlere ve böbreklere) iletilmesini sağlayan sisteme dolaşım sistemi (kalp – damar sistemi) denir. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır

Kullanılışı: 1 bardak suya, 10-20 gr ufalanmış kök, kabuk veya yaprak konur, 10 dk kaynatılır, günde 2-3 bardak içilir. Kök, dal kabuğu veya yapraklar toz haline getirilir, günde 1-2 gr içilir. Kullanılan Kısımları : Kökleri dal ve kabukları ve yaprakları.
(Hücrelerde yaşamsal faaliyetler için gerekli olan ve sindirim sisteminden kana geçen besinler ile solunum sistemi ile akciğerlerden kana geçen oksijen gazını hücrelere taşıyan, hücrelerde yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan karbondioksit gazını akciğerlere, zararlı ve atık maddeleri böbreklere (boşaltım sistemi organına) götüren sisteme dolaşım sistemi denir). Dolaşım sistemi kalp, damarlar ve kandan oluşur. Kalp ve damarlara dolaşım sistemi organları denir. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır İnsanda Dolaşım Sistemi İnsanın dolaşım sistemi, kalp ile damar sisteminden oluşmuştur. Damarlar atar damar, toplar damar ve kılcal damar olarak üç farklı yapı ve göreve sahiptir. Kılcal damarlar bütün vücudun içini bir ağ gibi sarmaktadır. Kıkırdak doku ve bazı epitel doku hücreleri hariç doku hücrelerinin çoğunluğunun madde değişimleri doğrudan kılcal damarlarla yapılır. Kal ve damarların içinde taşıma sıvısı olan kan dokusu bulunur. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır
A.KALBİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ İnsan kalbi göğüs boşluğunda iki akciğer ve alt ucu sola dönük olarak yerleşmiştir. Koni şeklinde olan kalp büyüklük olarak herkesin kendi yumruğu kadardır. Yaş ilerledikçe kalbin büyüklüğü ve ağırlığı artmakta beraber yetişkinlerde kalp ağırlığı artmakla beraber yetişkinlerde kalp ağırlığı 230-340 gr arasında değişmektedir. Kalbin görevi içindeki kanı akciğerlere ve diğer vücut organlarına pompalamaktır. Kalp bu görevini kasılıp gevşeme özelliği sayesinde gerçekleştirir. Kalp, üstte iki kulakçık (atrium) ve altta iki karıncık (ventrikül) olmak üzere dört odacıklı bir yapı gösterir. Kalbin sağ ve sol bölmeleri birbirinden kastan yapılı bir perde ile ayrılmıştır. Her zaman için sağ tarafta kirli, sol tarafta ise temiz kan bulunur. Kalbin sağ kulakçığı ile sağ karıncığı arasında üçlü kapakçık (trikusbit), sol kulakçığı ile sol karıncığı arasında ise ikili kapakçık (biküsbit = mitral) bulunur. Kulakçıklarla karıncıklar arasında bulunan bu kapakçıklar tek yönlü olarak sadece karıncıklara doğru açılır. Bu özellik karıncıkların kasılması sırasında içindeki kanın kulakçıklara geçmemesini sağlar. Kulakçık ve karıncıklar arasındaki kapakçıkların tek yönlü olarak açılması karıncıkların duvarına bağlı olan bağ dokudan yapılı kalp iplikleriyle sağlanır. Kalbin sağ kulakçığına vücutta kullanılarak karbondioksit yönüyle kirli olan kan gelir. Sağ kulakçığa ait ve üst ana toplar damarlar açılır. Sağ kulakçıktan sağ karıncığa geçen kirli damarlar açılır. Sağ kulakçıktan sağ karıncığa geçen kirli kan, karıncığın kasılmasıyla temizlenmek için akciğerlere gönderilir. Sağ karıncıktaki kirli kanı akciğerlere, akciğer atar damarı götürür.

—–




—–
Akciğerlerde temizlenen kan daha sonra dört tane olan akciğer toplar damarları ile kalbin sol kulakçığına getirilir. Sol kulakçıktan sol karıncığa geçen temiz kan karıncığın kasılmasıyla aort ana damarı ile vücudun bütün organlarına pompalanır. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır Sağ karıncıktan çıkan akciğer atar damarı ile sol karıncıktan çıkan aort atar damarının karıncıklardaki başlangıç yerlerinde yarım ay şeklinde olan üçlü kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar sadece atar damarların içine doğru açılırlar ve kanın karıncıklardan atar damarlara doğru tek yönde ilerlemesini sağlarlar. Kalp yapı olarak içten dışa doğru endokard, miyokard ve perikard olmak üzere üç tabaka halinde incelenir. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır
Endokard (İç tabaka) Kalbin iç yüzeyini örten tabakadır. Kan damarları bulundurmayan bu tabaka tek sıralı yassı epitelden (endotel) yapılmıştır. Endokard, kayganlığı sayesinde kanın hareketini kolaylaştırır ve kanın doğrudan kalp kası ile temasını engeller. Endokardı oluşturan epitel doku ince bir bağ doku ile miyokarda bağlanmıştır.
Miyokard (Orta tabaka) Kalbin çalışmasını sağlayan ve esas dokusunu oluşturan kas tabakasıdır. Kalp yassı yapı olarak çizgili kas olmasına rağmen çalışması isteğe bağlı değildir. Karıncıklardaki kas dokusu kulakçıklara göre daha kalındır. Vücuda kanı pompalayan sol karıncığın kas dokusu, sağ karıncığa göre daha da kalın bir yapı gösterir.
Aort atar damarı kalpten çıkarken miyokarda damarlar ayrılır. Kalbin kendi hücrelerine besin ve oksijen götüren bu damarlara koroner damarlar denir.
Perikard (Dış tabaka) Kalbi dıştan sararak koruyan perikard, bağ dokudan yapılmıştır. Perikard iki katlı bir yapı gösterir. İki tabaka arasında kalan perikard boşluğunda kalbin çalışmasını kolaylaştıran ve kalbi dış etkilerden koruyan kaygan bir sıvı bulunur.
B. KALBİN ÇALIŞMA MEKANİZMASI Kalbin çalışması, kalp kasının kasılması ve gevşemesi sayesinde olur. Kalp, çalışarak vücudun bütün organlarına kan pompalar. Kalbin kasılmasına sistol gevşemesine ise diastol denir.
Kulakçıklar kasıldığında karıncıklar gevşer, karıncıklar kasıldığında ise kulakçıklar gevşer. Kulakçıklar kasıldığında içlerindeki kan karıncıklara geçer. Karıncıklar kasıldığında ise kan temizlenmek için akciğere ve kullanılmak için vücuda gönderilir. Kulakçıklar gevşediğinde akciğerden ve vücuttan gelen kan kulakçıklara alınır.
Kalp atışı bir kasılma ve bir gevşemeden ibarettir. Normal kalp atışı 0,85 sn sürer. Bu sürenin 0,45 sn si kasılma, 0,40 sn ise dinlenme zamanıdır. 0,45 sn nin 0,15 sn de kulakçıkların, 0,30 sn de ise karıncıkların kasılması gerçekleşir. Her kalp atışında kalpten 70 ml kan pompalanır. Sağlıklı bir insanda dakikada ki kalp atış sayısı 70 – 80 kadardır. Bu sayı bebeklerde ortalama 120 dir.
Kalbin kasılma olaylarının kontrolü kalbin kasılma olaylarının kontrolü belirli yerlerinde bulunan özelleşmiş dokularla gerçekleşir. Kalpte kasılmanın başlaması için gereken ilk uyarı otonom sinir sistemi tarafından berilir. Kalbin çalışmasını düzenleyen özelleşmiş dokular sırasıyla; sinoatrial düğüm (S.A), atrioventriküler düğüm (A.V) ve atrioventriküler düğümün uzantısı olan his demetleridir.
Sinoatrial düğüm, kalbin sağ kulakçığının arka duvarında bulunan özelleşmiş kas fibrillerinden meydana gelir. Kas fibrilleri kulakçıkların her tarafına yayılarak karıncıklara doğru uzanır. Otonom sinir sistemi tarafından uyarılan sinoatrial düğüm, kulakçıkların kasılmasını başlatır ve kalbin kasılma ritmini denetler.
——

loading…

——
Sinoatrial düğümden yayılan uyartılar fibrillerle atrioventriküler düğüme aktarılarak onların uyarılmasını sağlar. Atrioventriküler düğüm, kalbin arka duvarında iki karıncık arasında bulunur. Atrioventriküler düğümden çıkarak sağ ve sol karıncık ucuna doğru uzanan özelleşmiş liflere his demetleri adı verilir. Atrioventriküler düğümün uyarılması ile uyartılar his demetlerine yayılır ve karıncıkların kasılması sağlanır. Kalp kası, kasılması için gereken enerjiyi, yaptığı oksijenli solunumdan karşılar. Kalbin Çalışmasını Etkileyen Faktörler Kalp atışları, kalbin kendi yapısındaki özel dokularla sağlanmaktadır. Ancak bazı iç ve dış etkenler sinoatrial düğümü uyararak kalp atışlarının hızlanmasını sağlar. Kalbin çalışma hızının değişmesine sinirler, bazı hormonlar, bazı kimyasal maddeler, vücut sıcaklığının artması ve çalışma temposunun yükselmesi neden olmaktadır.
Otonom sinir sistemine ait sempatik sinirler kalbin çalışmasını hızlandırıcı etki yaparken parasempatik sinirler (Kapus siniri) ise kalp atışlarını yavaşlatır. Sempatik ve parasempatik sinirlerin kalbin çalışmasını etkilemeleri salgıladıkları hormonlarla gerçekleşir.
Heyecan ve stres gibi durumlarda kanda sempatik sinirlerden salgılanan adrenalin hormonu ile tiroid bezinden salgılanan tiroksin hormonu kalp atışlarını hızlandırır. Parasempatik sinirlerden salgılanan asetilkolin ise hızlanan kalbin çalışmasını yavaşlatarak normale döndürür.
Kafein gibi bazı uyarıcı kimyasal maddeler kalp atışlarını hızlandırır. Ayrıca kandaki karbondioksit miktarının artması, ateşli hastalıklara bağlı olarak vücut sıcaklığının artması da kalbin çalışmasını hızlandırır. Günlük normal çalışma temposunun yükselmesi durumunda da vücuda daha fazla oksijen ve besin iletmek için kalbin çalışmasında hızlanma görülür.
C. KAN DAMARLARI İnsanın dolaşım sistemindeki kan damarları atar damar, kılcal damar ve toplar damar olmak üzere üç çeşittir. Atar damarlar ve toplar damarlar dokulara kanı taşırken kılcal damarlar ise doku hücrelerinin madde değişimlerini gerçekleştirirler. Kalpten atar damarlarla çıkan kan, her organın içindeki kılcal damarlara yayılır. Kılcallardaki kan daha sonra toplar damarlarla yeniden kalbe döner. Genel olarak toplar damarlar kalbe kan getirirken, atar damarlar ise kalpteki kanı vücuda götürürler.
1. Atar Damarlar Kalpteki kanı diğer organlara taşıyan damarlardır. Atar damarlardaki kanın akış yönü kalpten vücuda doğrudur. Akciğer atar damarı hariç diğer atar damarların hepsi temiz kan yani oksijen yoğunluğu fazla olan kan taşır. Akciğer atar damarı ise kalpteki kirli kanı temizlenmesi için akciğere götürür.
Atar damarlar yapı olarak üç tabaka halinde incelenir. En dışta bulunan dış tabaka lifli bağ dokusundan oluşmuştur. Bu tabakadaki elastik lifler kalp atışları ile oluşan yüksek kan basıncına karışı damarların dayanıklılığını artırır. Elastik lifler ayrıca atar damarların dayanıklılığını artırır. Elastik lifler ayrıca atar damarlara esneklik de kazandırır. Orta tabaka, düz kas dokusundan meydana gelmiştir. Düz kaslar otonom sinir sistemine bağlı olarak kasılıp gevşeyerek kan akışına yardımcı olur. Orta tabakada da dış tabaka olduğu gibi elastik lifler bulunur. Orta tabakada ayrıca sinir telleri de yer alır. Atar damarların en iç tabakası tek sıralı yassı epitel hücrelerinden (endotel) oluşmuştur. Yassı şekilli olan bu hücreler pürüzsüz ve kaygan olmaları sayesinde damar içindeki kan akışını kolaylaştırırlar. Atar damarlardaki kanın hareketi kalbin karıncıklarının kasılması ve yapısındaki düz kasların kasılması ile oluşan kan basıncı sayesinde gerçekleşir. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır
Atar damarlar kanın akış yönü olarak kalbe en yakın damarlar olduğu için kan basıncı, en yüksek bu damarlarda ölçülür. Kalbin kulakçık ve karıncıklarının yaptığı kasılma gevşeme hareketlerine bağlı olarak damarlarda da ritmik olarak kasılma ve gevşemeler meydana gelir. Kalp atışlarının bu şekilde damarlarda tekrarlanmasına nabız, damarlardaki kanın damar çeperlerine yaptığı basınca ise tansiyon denir. Kalbin karıncıklarının kasılma sırasında atar damarlardaki kanın damar çeperine yaptığı basınca büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) denir. Karıncıkların gevşemesi sırasında kanın damar çeperine yaptığı basınca ise küçük tansiyon (diastolik kan basıncı) adı verilir. Tansiyon cinsiyete, yaşa v.b. faktörlere göre değişmekle beraber yetişkinlerde ortalama olarak büyük tansiyon 120 mm-Hg küçük tansiyon ise 70 mm-Hgdır. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır
2.Toplar Damar Vücuttan kalbe kan getiren damarlardır. Toplar damardaki kan vücuttan kalbe doğru akmaktadır. Toplar damarlarda karbondioksit yönüyle zengin olan kirli kan taşınır. Sadece akciğer toplar damarı farklı olarak akciğerden kalbe temiz kan taşır.
Toplar damarlar atar damarlarda olduğu gibi üç tabakadan yapılmıştır. Ancak dış ve orta tabakada bazı farklılıklar görülür. Dış tabakada bulunan bağ doku lifleri toplar damarlarda daha az sayıdadır. Ayrıca orta tabakada, atar damarlarda bulunan elastik lifler damarlarda bulunmaz.
Toplar damarların çapı atar damarlara göre daha büyüktür. Bu durum toplar damarların daha fazla kan bulundurmasına neden olur. Toplar damarlar vücuttaki kanın akış yönü olarak kalbe en uzak olduğu için kan basıncı ve kanın akış hızı atar damarlara göre daha yavaştır. Kan akışını hızlandırmak için vücudun alt kısımlarındaki toplar damarda kapakçıklar bulunur. Ayrıca iskelet kaslarının kasılması da kanın hareketine yardımcı olur.
—–




—–
Kapakçıklar yukarıya doğru tek yönlü açılarak toplar damarlardaki kanın yerçekimine ters yönde ilerlemesine yardımcı olurlar. Kalbin negatif emme basıncı da kanın toplardamarlarda ilerlemesinde etkilidir. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır
3. Kılcal Damarlar Atar damar ve toplar damarların arasında bulunarak onları birbirine bağlayan kılcal damarlar dokuların içlerine kadar yayılarak çok geniş bir yüzey oluştururlar. Kılcal damarlar çok ince olmasına rağmen toplam çapları atar damar ve toplar damarlara göre daha fazladır. Toplam yüzeyleri fazla olduğu için en düşük kan akış hızına kılcal damarlarda rastlanır. Bu durum kılcal damarlarla dokusu sıvısı arasındaki madde değişimini kolaylaştırır.
Kılcal damarların yapısında diğer damarların yapısında bulunan koruyucu bağ doku ve kas doku bulunmaz. Sadece epitel dokudan oluşması madde giriş çıkışına imkan sağlar. Doku hücrelerinin her türlü madde alış verişleri (besin, oksijen ve metabolizma artıkları gibi) kılcal damarlarla gerçekleştirilir.
D. İNSANDA KAN DOLAŞIMI İnsanda kan dolaşımının temel görevi besin ve oksijen gibi gerekli maddelerin hücrelere götürülmesi, hücrelerde oluşan metabolizma artıkları ile hormonların ilgili organlara taşınmasıdır. Kanın bu görevlerini yapabilmesi için gerekli olan dolaşımı, kalbin çalışması sayesinde gerçekleşir.
İnsan vücudundaki kan dolaşımı küçük dolaşım ve büyük dolaşım olarak iki bölümde incelenir. Her iki dolaşım da kalpte başlar ve daha sonra yine kalpte sonlanır.
1.Küçük Kan Dolaşımı
Kalp ile akciğer arasında yapılan dolaşımdır. Kalpteki kirli kanın temizlenmek için akciğere götürülmesi ve akciğerde temizlenen kanın da kalbe getirilmesine küçük kan dolaşımı denir. Küçük kan dolaşımı kalbin sağ karıncığından başlar, sol kulakçığında sona erer.
Büyük dolaşım sonucu vücut dokularından kalbin sağ kulakçığına getirilen kirli kan, kulakçıkların kasılması ile önce sağ karıncığa geçer. Karıncıklar kasıldığında ise sağ karıncıktaki kirli kan akciğer atar damarına verilir. Akciğer atar damarı kalpten çıktıktan sonra ikiye ayrılarak sağ ve sol akciğerlere girerler. Akciğer atar damarları akciğerlere girdiğinde daha küçük atar damarları akciğerlere girdiğinde daha küçük atar damarlara ayrılır. Alveollere geldiğinde ise alveolleri saracak şekilde kılcallara ayrılır. Alveol boşluğundaki hava ile alveol kılcalları arasında gaz difüzyonu gerçekleşir. Bu sayede kılcal damara oksijen alınırken, içindeki karbondioksit ise alveol boşluğuna bırakılır. Akciğer alveollerinde bu şekilde temizlenen kan daha sonra her akciğerden bir çift olarak çıkan akciğer toplar damarı ile kalbin sol kulakçığına getirilir. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır
2. Büyük Kan Dolaşımı
Kalp ile bütün organizma (akciğer hariç) arasında yapılan dolaşımdır. Kalpteki temiz kanın kullanılmak için vücut organlarına götürülmesi ve doku hücrelerinde kirlenen kanın da tekrar kalbe getirilmesine büyük kan dolaşımı denir. Büyük kan dolaşımı kalbin sol karıncığından başlar, sağ kulakçığında sona erer.
Küçük dolaşımla akciğerden kalbin sol kulakçığına getirilen temiz kan kulakçıkların kasılması ile önce sol karıncığa geçer. Buradan organlara pompalanan kan, oksijen yönüyle zengindir. Karıncıklar kasıldığında sol karıncıktaki temiz kan, aort atar damarı ile kalbi terkeder. Aort atar damarı kalpten çıktıktan hemen sonra sola doğru bir yay çizer. Bu yaydan başa ve kollara damarlar ayrılır. Aort, daha sonra aşağı doğru kıvrılarak diyaframı deler ve karın boşluğuna geçer. Aortun aşağıya doğru inen uzantısından mide, pankreas, bağırsaklar, böbrekler ve diğer bütün iç organlarla bacaklara damarlar ayrılır.
Organ ve dokulara ulaşan atar damarlar her organın içinde kılcal damarlara ayrılır. Kılcal damarlarla doku hücreleri arasında madde alış verişleri yapıldıktan sonra kılcal damarlar birleşerek ilgili organa ait toplar damarı meydana getirir. Vücudun üst organlarından gelen toplar damarlar birleşerek üst ana toplar damarı oluştururken, vücudun alt kısmındaki organlara ait toplar damarlar da birleşerek alt ana toplar damarı oluşturur. Vücuttan gelen kirli kan üst ve alt ana toplar damarlarla kalbin sağ kulakçığına dökülür. Büyük kan dolaşımı ile dokulara besin ve oksijen götürülürken metabolizma sonucu oluşan karbondioksit ve azotlu artıklar gibi boşaltım maddeleri de hücrelerden uzaklaştırılır.
Kan ile Doku Hücreleri Arasında Madde Değişimi
Atar damar ve toplar damarlar kalın bir yapıya sahip olduğundan hiçbir zaman dışarıya madde sızdırmazlar. Ancak kılcal damarların yapısı çok ince olduğu için kan basıncının etkisiyle içindeki küçük moleküllü maddeler dışarı çıkabilirler. Kılcal damarlardan dışarı çıkan maddelerin kılcalların etrafında oluşturduğu bu sıvı ortama doku sıvısı denir. Doku sıvısında ayrıca küçük moleküllü olan protein ve yağlarla birlikte mineral ve bol miktarda su da bulunur. Doku hücreleri doku sıvısı denilen bu sıvı ortamda yaşarlar. Kan ile doku hücreleri arasında madde alış verişi doku sıvısı aracolığı ile olur.
Kandaki maddeler önce kılcallardan doku sıvısına geçerler daha sonra hücrelere alınırlar. Doku hücrelerinin çıkardığı metabolizma artıkları ise önce doku sıvısına oradan da kılcal damarlara geçerler.
Kılcal damarlardaki kan ile doku sıvısı arasında madde alış verişi kılcallardaki kan basıncı ile kanın osmotik basıncı arasındaki değişime temel kaynağı kalbin yaptığı basınçtır. Kan basıncının en yüksek olduğu yer aort atar damarıdır. Kan kalpten uzaklaştıkça kalbin yaptığı basınç da azalır. Kılcal damarların atar damar ucundan toplar damar ucuna doğru gidildikçe kan basıncı azalmaktadır. Kanın osmotik basıncı kanda çözünmüş olarak bulunan NaCI gibi tuzlar ve besin monomerlerinin yoğunluğu ile kan plazmasında bulunan büyük moleküllü proteinler tarafından oluşturulur. Bunlar albümin, globulin, fibrinojen, lipoprotein ve bazı antikorlar gibi plazma proteinleridir. Bu proteinlerin her birinin ayrı ayrı görevi olduğu gibi kanda osmotik basıncın oluşmasına da neden olurlar. Plazma proteinleri büyük moleküllü oldukları için hiç bir zaman damarlardan dışarıya çıkamazlar. Bu yüzden kılcal damar boyunca kanın osmotik basıncı sabittir ve farklılık göstermez. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır
Kılcal damarların atar damar ucundaki kan basıncı osmotik basınca göre yüksek, toplar damar ucunda ise kan basıncı osmotik basınca göre düşüktür. Kılcalların atar damar ucunda yüksek olan kan basıncının etkisiyle besin, oksijen ve suda çözünen küçük moleküllü diğer maddeler difüzyonla doku sıvısına geçer. Kılcalların toplar damar ucunda ise kan basıncına göre yüksek olan osmotik basıncın etkisiyle doku sıvısındaki karbondioksit ve azotlu artıklar gibi suda çözünen maddeler kılcal damarlara alınır. Kılcal damarlardaki kan ile doku sıvısı arasında madde alış verişinin bu şekilde açıklanmasına starling hipotezi denilmektedir.
E. LENF DOLAŞIMI
Omurgalılarda kan dolaşımından farklı olarak lenf dolaşım sistemi de bulunur. Lenf dolaşımı genel olarak üç temel görevi gerçekleştirir:
* Kılcal damarlardan dışarı çıkan doku sıvısının fazlalığını emerek kan dolaşımına geri kazandırır. Ayrıca doku sıvısında bulunan proteinler ve akyuvarlar da lenf dolaşımı ile yeniden kan dolaşımına katılır. Lenf dolaşımı bu görevi ile kanın sıvı miktarının ve yoğunluğunun düzenlenmesine yardımcı olur.
* İnce bağırsakta yağların sindirimi sonucu oluşan yağ asitleri ve gliserolü emerek kan dolaşımına taşır.
* Lenf düğümlerinde lenfosit denilen akyuvarları üreterek vücudun mikroplara karşı korunmasında görev alır.
İnsanda lenf dolaşım sistemi lenf damarları, lenf düğümleri ve lenf sıvısı olarak üç bölümde incelenir.
1. Lenf damarları, dokular arasına yayılmış uçları kapalı olan lenf kılcallarıyla başlar. Kılcallar daha sonra birleşerek büyük lenf toplar damarlarını oluşturur. Lenf sisteminde atar damarlar bulunmaz. Lenf kılcalları ve damarlarındaki sıvının akışı tek yönlüdür. İnce bağırsak ve diğer bütün dokularda bulunan lenf kılcallları kapalı olan uçları ile doku sıvısından madde emerler. Lenf kılcallarının geçirgenliği kan kılcallarından daha fazladır. Emilen maddeler daha sonra lenf damarları ile toplar damarlara aktarılarak kan dolaşımına katılır.
Lenf damarlarındaki sıvının hareketi, pompalamayı sağlayan kalp olmadığı için oldukça yavaştır. Alt toplar damarlarda olduğu gibi lenf damarlarında da lenf sıvısının hareketini kolaylaştıran ve tek yönlü açılan kapakçıklar bulunur. Kapakçıklar lenf sıvısının kalbe doğru tek yönde akmasını sağlar. İskelet kaslarının kasılması, kalbin emme kuvveti lenf sıvısının hareketine yardımcı olur.
2. Lenf düğümleri, lenf damarlarının dolaşım sistemi ile birleştiği yerlerde bulunan özel hücre kümeleridir. Lenf düğümlerinde üretilen lenfosit denilen akyuvarlarla bakteri gibi mikroplar etkisiz hale getirilir. Enfeksiyon durumlarında lenf düğümlerinde iltihaplanmaya bağlı olarak şişmeler meydana gelir.
İnsan vücudunun çeşitli bölgelerine dağılmış bademcikler gibi küçük lenf düğümleri bulunduğu gibi bazı organları da bulunmaktadır. Dalak ve karaciğer en önemli lenf organlarıdır.
3. Lenf sıvısı (ak kan), kan serumu ile benzerlik gösterir. İçinde alyuvar bulunmadığı için saydam renkli olarak görülür. Lenf sıvısı içinde ince bağırsaktan ve doku sıvılarından emilmiş olan besin monomerleri, yağların sindirim ürünleri, bazı proteinler ve akyuvarlar bulunur.
Lenf Sıvısının Kana Katılması
Lenf damarlarında bulunan lenf sıvısı iki farklı yolla üst ana toplar damara verilerek kan dolaşımına katılır. Birinci lenf yolu bacaklar, bağırsaklar ve vücudun sol yarısındaki lenf sıvısının, ikinci lenf yolu ise vücudun sağ yarısındaki lenf sıvısının kan dolaşımına katılmasıdır.
Birinci yol; bağırsaklarda yağın sindirim ürünlerini taşıyan lenf damarları ile bacaklardan gelen lenf damarları birleşerek peke sarnıcı denilen yapıyı oluşturur. Peke sarnıcında toplanan lenf sıvısı en büyük lenf damarı olan göğüs kanalı ile yoluna devam eder. Göğüs kanalının üst bölgesine daha sonra başın sol yarısı, sol kol ve göğüs bölgesinin sol yarısından gelen lenf damarları da bağlanır. Göğüs kanalı daha sonra sol köprücük altı toplar damarı ise üst ana toplar damarına açılır ve içindeki lenf sıvısı kan dolaşımına katılmış olur. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır
İkinci yol; başın sağ yarısı, sağ kol ve göğüs bölgesinin sağ yarısından toplanan lenf sıvısının takip ettiği yoldur. Bu bölgelerden gelen lenf damarları önce boyun bölgesindeki büyük lenf damarına bağlanırlar. Büyük lenf damarı da sağ köprücük altı toplar damarına açılır. Sağ köprücük altı toplar damarı ise daha sonra yine üst ana toplar damara açılarak toplanan lenf sıvısı kan dolaşımına katılır.
Kan damarlarında kesilme ya da zedelenme olduğunda trombositlerden salgılanan bazı salgılarla damarın kesilen yerinde büzülme ve daralmalar meydana gelir Bu durum kan kaybının azaltılmasına yardımcı olur. Hava ile temasa geçme sonucu parçalanan trombositlerden trombokinaz enzimi salgılanır. Trombokinaz, kan plazmasında bulunan trombojeni (protrombin) kalsiyum iyonları (Ca++) ile birlikte trombin denilen yapıya dönüştürür. Bu olayda ayrıca K vitamini de etkilidir. Trombin ise kan plazmasında çözünmüş olarak bulunan fibrinojen proteinini fibrin ipliklerine dönüştürür. Fibrin iplikleri damarın kesilen kısmını ağ şeklinde kapatır. Kan hücrelerinin de bu yapının içine girmesiyle pıhtı oluşur. Kesilen yerde oluşan pıhtı damarın kesilen yerini kapatarak kanamayı durdurur
F. KANIN PIHTILAŞMASI
Kan sıvısındaki karbonhidrat yapıda olan heparin sayesinde damarlarda bulunan kanda pıhtılaşma görülmez. Heparin hem karaciğer hem de bağ dokusunun mast hücrelerinde üretilmektedir. Kanın pıhtılaşması için damar dışına çıkması gerekir.
Kanın pıhtılaşmasında kan pulcukları (trombosit), karaciğerde üretilen fibrinojen ve trombojen (protrombin proteinleri, kalsiyum iyonları ile K vitamini etkilidir.
1- KALP (YÜREK) :
Kalp, göğüs boşluğunda, diyaframın üstünde ve iki akciğer arasında, göğüs kemiğinin arkasında, sivri ucu sola yatık durumda, koni şeklinde ve herkesin yumruğu büyüklüğündeki organdır. (Yetişkin kadınlarda 230 – 280 gr, yetişkin erkeklere 280 – 340 gr arasındadır).
a) Kalbin Görevi :
Kalp, kasılıp gevşeyerek kanın damarlar içinde bütün vücudu dolaşmasını sağlar. Kalp, vücutta pompa görevini görür. Kanı vücuda pompalar ve tekrar toplar.
b) Kalbin Yapısı :
• Kalp, çizgili kaslardan yapılmıştır fakat isteğimiz dışında çalışır.
• Kalp, üstte iki kulakçık, altta iki karıncık olmak üzere toplam 4 odacıktan oluşur.
• Kulakçıkların arasında ince, karıncıkların arasında kalın kas tabakası bulunur. (Bu nedenle karıncıklar, kulakçıklardan daha güçlü kasılırlar ve gevşerler).
• Karıncıklar kulakçıklara göre daha geniştir.
• Kulakçıklar ve karıncıklar arasında, kulakçıklardan karıncıklara kan geçişini sağlayan kapakçıklar bulunur. Kapakçıklar, kulakçıklar kasıldığında kanın karıncıklara inmesini sağlar, karıncıklar kasıldığında kanın karıncıklardan kulakçıklara dönmesini engeller. (Sağ kulakçık ile karıncık arasında üç parçalı, sol kulakçık ile karıncık arasında iki parçalı kapakçık bulunur).
• Kalbin sağı ve solu kaslardan yapılan duvar ile ikiye ayrılmıştır.
• Kalbin sol tarafında temiz kan, sağ tarafında kirli kan bulunur.
• Kalbe kan getiren damarlar kulakçıklara bağlıdır. Bu nedenle kalbe gelen kan kulakçıklarda toplanır.
• Kalpteki kan, karıncıklardan pompalanır, gönderilir.
• Kalbin üzerini örten kalın, esnek ve dayanıklı olan zara kalp zarı (periton) denir. Bu zar ile kalp arasında kaygan bir sıvı bulunur. Bu sıvı kalbin rahat çalışmasına yardım eder.
• Besin ve oksijen yönünde zengin olan açık renkli kana temiz kan denir.
• Besin ve oksijen yönünde fakir olan koyu renkli kana kirli kan denir.
1- Canlılar, iskelet sisteminin bulunup bulunmamasına göre omurgalı ve omurgasız
hayvanlar olarak iki grupta incelenir.
Omurgasızların çoğunda dolaşım sisteminde açık dolaşım görülür. Açık dolaşımda kılcal damarlar bulunmaz. Kan, atardamarlardan doku boşluklarına bırakılır ve buradan toplardamarlara geçer.
Omurgalılarda, dolaşım sisteminde kapalı dolaşım görülür ve kılcal damarlar bulunur. Kapalı dolaşımda kan doku boşluklarında atardamarlardan kılcal damarlara, kılcal damarlardan da toplardamarlara geçer. Kapalı dolaşımda kan sadece damarlar içinde dolaşır. Erguvan rengi ve ağacı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalıdır
1- Balıklar :
• Kalpleri iki odacıklıdır. (1 karıncık, 1 kulakçık).
• Kirli kan solungaçlarda temizlenir.
• Temiz kan kalbe uğramadığı için kalpte yalnızca kirli kan bulunur.
• Vücutta temiz kan dolaşır ve küçük kan dolaşımı görülmez.
2- Kurbağalar :
• Kalpleri üç odacıklıdır. (1 karıncık, 2 kulakçık).
• Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
• Kalpte temiz ve kirli kan birbirine karışır.
• Vücutta temiz ve kirli kan (karışık kan) birlikte dolaşır.
3- Sürüngenler :
• Kalpleri üç odacıklıdır. (1 karıncık, 2 kulakçık). (Karıncıkta yarım perde bulunur).
• Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
• Kalpte temiz ve kirli kan birbirine karışır.
• Vücutta temiz ve kirli kan (karışık kan) birlikte dolaşır.
• Timsahlarda kal dört odacıklıdır. Karıncıkta tam perde bulunur. Kalpte kirli ve temiz kan karışmaz. Kan kalpten çıktıktan sonra panizza kanalında karışır. Vücudu temiz ve kirli kan birlikte dolaşır.
4- Kuşlar :
• Kalpleri dört odacıklıdır. (2 karıncık, 2 kulakçık).
• Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
• Kalpte temiz ve kirli kan birbirine karışmaz.
• Vücutta temiz kan dolaşır.
5- Memeliler :
• Kalpleri dört odacıklıdır. (2 karıncık, 2 kulakçık).
• Kirli kan akciğerlerde temizlenir.
• Kalpte temiz ve kirli kan birbirine karışmaz.
• Vücutta temiz kan dolaşır.
c) Kalbin Çalışması :
Kalp, çizgili kaslardan yapılmıştır fakat isteğimiz dışında çalışır. Kalp, kasılıp gevşeyerek vücuttaki kanı toplar ve tekrar vücuda pompalar.
Kalp çalışırken kulakçıklar ve karıncıklar sırayla kasılıp gevşerler. Kulakçıklar kasılırken karıncıklar gevşer, kulakçıklar gevşerken de karıncıklar kasılır. Kasılma anında odacıklardan kan gönderilir, gevşeme anında odacıklara kan dolar.
1- Kulakçıklar Gevşer, Karıncıklar Kasılır :
• Kulakçıklar Gevşerken :
• Vücuttaki hücrelerde kirlenen kan, alt ve üst ana toplardamarları ile sağ kulakçığa gelir.
• Akciğerlerde temizlenen kan, akciğer toplardamarı ile sol kulakçığa gelir.
• Karıncıklar Kasılırken :
• Kapakçıklar kapanır.
• Sağ karıncıktaki kirli kan, temizlenmesi için akciğer atardamarı ile akciğerlere gönderilir.
• Sol karıncıktaki temiz kan, aort atardamarı ile vücuttaki hücrelere pompalanır.
2- Kulakçıklar Kasılır, Karıncıklar Gevşer :
• Kulakçıklar Kasılırken :
• Kapakçıklar açılır.
• Sağ kulakçıktaki kirli kan, kapakçıklardan geçerek sağ karıncığa gelir.
• Sol kulakçıktaki temiz kan, kapakçıklardan geçerek sol karıncığa gelir.
• Karıncıklar Gevşerken :
• Sağ karıncık, sağ kulakçıktan gelen kirli kanı depolar.
• Sol karıncık, sol kulakçıktan gelen temiz kanı depolar.
d) Kanın Vücutta İzlediği Yol :
• Vücuttaki hücrelerde kirlenen kan, alt ve üst ana toplardamarları ile sağ kulakçığa gelir.
• Sağ kulakçıkta depolanan kirli kan, kapakçıklardan geçerek sağ karıncığa gelir.
• Sağ karıncıktaki kirli kan temizlenmesi için akciğer atardamarı ile akciğerlere iletilir (pompalanır).
• Akciğerlerde temizlenen kan, akciğer toplardamarı ile sol kulakçığa gelir.
• Sol kulakçıkta depolanan temiz kan, kapakçıklardan geçerek sol karıncığa gelir.
• Sol karıncıktaki temiz kan, aort atardamarı ile vücuttaki bütün hücrelere pompalanır.
2- KAN DAMARLARI :
Kanın vücutta taşınmasını sağlayan boru şeklindeki yapılara kan damarı denir. Kan damarları vücudu bir ağ gibi sararak temiz kanın vücuttaki bütün hücrelere iletilmesini ve hücrelerde kirlenen kanın tekrar toplanmasını sağlar.
Kan damarları farklı kalınlıktadır ve yapı ve görevlerine göre atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar olmak üzere üç çeşittir.
a) Atardamarlar :
• Kalbin karıncıklarından çıkarlar.
• Kalpten vücuda yani organlara kan taşırlar.
• Genellikle temiz kan taşırlar. Sadece akciğer atardamarı kirli kan taşır.
• Kalbin sol karıncığından çıkan, temiz kanı vücuda taşıyan en büyük atardamar aort atardamarıdır.
• Kalbin sağ karıncığından çıkan ve kirli kanı akciğerlere taşıyan atardamar akciğer atardamarıdır.
• Atardamarların karıncıklardan çıktığı yerlerde, kalpten gönderilen kanın tekrar kalbe geri dönmesini önleyen yarım ay kapakçıkları bulunur.
• Kan akış hızının en fazla olduğu damarlardır.
• Atardamarlardaki kan, hem karıncıkların kasılmasıyla ortaya çıkan basınç etkisi hem de kendisinin kasılıp gevşemesi sayesinde taşınır. (Duvarlarında esnek teller = lifler bulunur. Bu lifler kasılıp gevşeyince damar kasılıp gevşemiş olur.)
• Atardamarların içi düzdür.
b) Toplardamarlar :
• Kalbin kulakçıklarına gelirler.
• Vücuttaki yani organlardaki kanı kalbe getirirler.
• Genellikle kirli kan taşırlar. Sadece akciğer toplardamarı temiz kan taşır.
• Kalbin sağ kulakçığına gelen ve vücutta kirlenen kanı kalbe taşıyan toplardamarlar alt ve üst ana toplardamarlarıdır. (4 tane).
• Kalbin sol kulakçığına gelen akciğerlerde temizlenen kanı kalbe taşıyan toplardamar akciğer toplardamarıdır.
• Toplardamarların içinde sadece kalp yönünde açılan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar, kanın sadece kalbe doğru akmasını sağlar, ters yöndeki hareketi önler.
• Kan akış hızı atardamarlara göre daha azdır.
• Toplardamarlardaki kan, hem kalbin emme kuvveti (kulakçıkların gevşemesiyle ortaya çıkan emme kuvveti) hem de kendisinin kasılıp gevşemesi sayesinde taşınır. (Duvarlarında esnek teller = lifler bulunur. Bu lifler kasılıp gevşeyince damar kasılıp gevşemiş olur).
• Toplardamarlar, atardamarlardan daha geniştir ve daha fazla kan taşır.
c) Kılcal Damarlar :
• Atardamarlarla toplardamarları birbirine bağlayan ve vücuttaki hücrelerin arasını ağ gibi saran (tek sıralı epitel hücrelerden oluşan) damarlardır.
• Atardamarlardan aldığı temiz kandaki besin ve oksijeni hücrelere (difüzyon ile dokulardaki ara maddeye) verir.
• Hücrelerde oluşan karbondioksit gazı ile zararlı ve atık maddeleri (difüzyon ile dokulardaki ara maddeden) alarak toplardamarlara verir.
• En ince damarlardır.
• Kan akış hızı en az olan damarlardır. (Kan akış hızı yavaş olduğu için madde alışverişi kolay olur).
• Kan ile hücreler arasında madde alışverişini sağlar.
3- KAN :
Sindirim sisteminde parçalanan besinleri yani sindirilmiş besinleri ve akciğerler sayesinde havadan alınan oksijeni hücrelere taşıyan, hücrelerde oluşan karbondioksit gazını akciğerlere, zararlı atık maddeleri böbreklere getiren ve damarların içinde dolaşan kırmızı renkli sıvıya kan denir.
Kan, kan hücreleri ve kan plazmasından (serumundan = ara maddeden) oluşur. Kan hücreleri, kan plazması içinde yüzerek bütün vücudu dolaşırlar.
a) Kanın Görevleri :
1- Vücut ısısını ayarlar, düzenler.
2- Vücudu mikroplara karşı korur.
3- Dışarıdan alınan besin ve oksijeni hücrelere taşır.
4- Hücrelerde oluşan karbondioksit gazını akciğerlere, zararlı atık maddeleri böbreklere getirir.
5- Hormonları ilgili organlara taşır.
b) Kan Plazması (Serumu) :
Kanın sıvı kısmına kan plazması (serumu) denir. Kan plazmasında büyük oranda su (% 90) ile birlikte madensel tuzlar, vitaminler, hormonlar, antikorlar, kan proteinleri ve sindirilmiş besinler bulunur.
Kan plazması, sindirilmiş besinleri hücrelere taşır, hücrelere oluşan zararlı ve atık maddeleri böbreklere iletir.
c) Kan Hücreleri :
Kanda, yapı ve görevlerine göre alyuvarlar, akyuvarlar ve kan pulcukları olmak üzere üç çeşit kan hücresi bulunur.
1- Alyuvarlar (Eritrositler) :
Kanda en fazla bulunan kırmızı renkli kan hücrelerine alyuvarlar denir. (1 mm3 kanda 5 milyon tane bulunur). Alyuvarların kırmızı rengini yapısındaki hemoglobin maddesi verir.
• Alyuvarlar, dışarıdan alınan oksijen gazını hücrelere, hücrelerde oluşan karbondioksit gazını akciğerlere taşır. (Oksijen ve karbondioksiti hemoglobin taşır).
• Alyuvarlar, kemiklerdeki kırmızı kemik iliğinde üretilir.
• Alyuvarların ömürleri kısadır (120 gün yaşarlar). Yaşlı alyuvarlar, karaciğer ve dalakta yok edilir.
• Alyuvarlarda başlangıçta çekirdek bulunur, hücre olgunlaşınca çekirdek kaybolur. (Çekirdek, hücre oksijeninin çoğunu kullandığı için çekirdeksizdir).
• Alyuvarlar, memeli hayvanlarda çekirdeksiz, diğer omurgalı hayvanlarda çekirdeklidir.
2- Akyuvarlar (Lökositler) :
Kanda en az sayıda bulunan, en büyük ve beyaz renkli kan hücrelerine akyuvarlar denir. (1 mm3 kanda 7 bin tane bulunur).
• Akyuvarlar, vücudu mikroplara karşı korurlar. Akyuvarlar vücuda giren mikroplara karşı antikor, toksinlere karşı antitoksin salgılarını üreterek ya da mikropların etrafını uzantıları ile sararak onları içine alıp parçalayarak savaşır. (Fagositoz yolu ile).
• Akyuvarlar, kemiklerdeki sarı kemik iliğinde ve lenf düğümlerinde üretilir.
• Alyuvarların ömürleri kısadır (2 – 3saat ile 1 – 2 hafta yaşarlar).
• Akyuvarlarda lizozom diğer hücrelerden daha fazla bulunur.
• Alyuvarlar, bütün canlı hücrelerinde çekirdeklidir.
• Mikrobik hastalıklarda sayıları artar (Normalde 1 mm3 kanda 7 bin iken mikrobik hastalıklarda sayıları 10 – 12 bine çıkar).
3- Kan Pulcukları (Trombositler) :
Kandaki en küçük ve renksiz kan hücrelerine kan pulcukları denir. (1 mm3 kanda 300 – 400 bin tane bulunur). (Gerçek kan hücreleri değillerdir).
• Kan pulcukları, kanın pıhtılaşmasını sağlar, pıhtılaşma için gerekli olan proteinleri üretir. (Pıhtılaşan kan damarı tıkar ve kan kaybını önler).
• Kan pulcukları, kemiklerdeki kırmızı kemik iliğinde üretilir. (Alyuvarlar üretilirken dev hücrelerin bölünmesi sonucu oluşan atıklardan kan pulcukları üretilir).
• Kan pulcuklarının ömürleri kısadır (Birkaç saat yaşarlar).
• Kan pulcuklarında çekirdek bulunmaz.
4- Kan Dolaşımı :
Kanın, kalpten pompalandıktan sonra kalbe geri dönmesine kan dolaşımı denir. Kan dolaşımı, küçük kan dolaşımı ve büyük kan dolaşımı olmak üzere iki çeşittir.
a) Küçük Kan Dolaşımı :
Kalbin sağ karıncığındaki kirli kanın, temizlenmesi için akciğer atardamarı ile akciğerlere gelmesi ve akciğerlerde temizlenen (yani oksijence zenginleştirilen) kanın akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına gelmesine küçük kan dolaşımı denir.
Küçük kan dolaşımı, kirli kanın temizlenmesi için yapılır.
b) Büyük Kan Dolaşımı :
Kalbin sol karıncığındaki temiz kanın (besin ve oksijence zengin kanın), aort atardamarı ile vücuttaki bütün hücrelere pompalanıp, vücutta kirlendikten sonra alt ve üst ana toplardamarları ile kalbin sağ kulakçığına getirilmesine büyük kan dolaşımı denir. Büyük kan dolaşımı, temiz kanın hücrelere iletilmesi ve hücrelerde kirlenen kanın toplanması için yapılır.
5- Kan Grupları :
İnsanların kanında hangi proteininin bulunup bulunmadığını gösteren sembollere kan grupları denir. İnsanlardaki kan grupları alyuvarlarda bulunan proteinlere göre belirlenir.
İnsanlarda alyuvarlar yapısında (üzerinde) A ve B proteinlerinin bulunup bulunmamasına göre A, B, AB ve 0 (sıfır) grubu olmak üzere 4 çeşit kan grubu bulunur. Kan gruplarını belirleyen bir diğer proteinde (faktörde) Rh proteinidir (faktörüdür). Alyuvarlarda Rh proteini varsa kan grubu Rh (+), Rh proteini yoksa kan grubu Rh (–) olarak adlandırılır. (Rh proteini ilk defa Resus maymununda keşfedildiği için Rh grubu olarak adlandırılır).
a) Kan Nakli :
İnsanlar, normal şartlarda ihtiyacı olan kanı kendi grubundan alır veya ihtiyaç duyulduğunda kendi grubuna kan verir. Zorunlu hallerde ise ancak bazı gruplar bazı gruplara kan verebilir ya da onlardan kan alabilir.
Kan yapay olarak üretilemez ve kaynağı yalnızca insanlardır. Hastanelerde gerekli tedavilerin yapılabilmesi için kan bağışına ihtiyaç vardır.
• 0 (Sıfır) Grubu :
Genel verici kan grubudur. Her gruba kan verir ama sadece kendi grubundan kan alabilir.
• AB Grubu :
Genel alıcı kan grubudur. Her gruptan kan alabilir ama sadece kendi grubuna kan verir.
• A Grubu :
Hem kendi grubundan hem de 0 (sıfır) grubundan kan alır. Hem kendi grubuna hem de AB grubuna kan verir.
• B Grubu :
Hem kendi grubundan hem de 0 (sıfır) grubundan kan alır. Hem kendi grubuna hem de AB grubuna kan verir.
• Rh (+) Grubu :
Hem kendi grubundan hem de Rh (–) grubundan kan alabilir ama sadece kendi grubuna kan verebilir.
• Rh (–) Grubu :
Hem kendi grubuna hem de Rh (+) grubuna kan verebilir ama sadece kendi grubundan kan alır.
b) Kan Uyuşmazlığı :
Anneni Rh (–), babanın ve çocuğun Rh (+) kan grubuna sahip olmasına kan uyuşmazlığı denir. Kan uyuşmazlığı ilk çocuklarda görülmeyebilir, ikinci çocukta görülürse ölüme yol açabilir. Çocuğun kanının değiştirilmesi gerekir.
Rh (–) kan grubunda Rh (+) kan grubuna karşı antikor (çökeltici madde = anti Rh) bulunur. Kan uyuşmazlığı olayında doğum sırasında anne ve bebeğin kanının karışması durumunda anne kanında Rh (+) kan grubunu çökelten madde (anti Rh) üretilir ve Rh (+) olan bebeğin kanını çökeltir, kandaki alyuvarlar parçalanır.
1- Kan gruplarının nakli ile ilgili sorular çözülürken A, B, AB ve 0 grupları ile Rh (+)
ve Rh (–) grupları ayrı ayrı incelenir ve gruplar arasında çarpım yapılır.
c) Kan Bağışı :
İhtiyaç duyulan kanın karşılık beklemeden ve gönüllü olarak verilmesine kan bağışı denir. Kan bağışını, bilinçli, gönüllü, karşılık beklemeyen kişilerin düzenli olarak yapması en az riskle bağışın yapılmasını sağlar.
Kan bağışı; kan veren kişilerde kemik iliğinin yağlanmasını önler, kan yapımını canlı tutar, kandaki yağ oranını düşürür. Ayrıca baş ağrısı, stres, kaşıntı, tansiyon, alerjik reaksiyonlar ve yorgunluklara iyi gelir. Kan bağışından sonra vücutta yeni kan hücreleri yapıldığı için vücut canlılık kazanır.
1- Kan Bağışında Gönüllü Olmanın Faydaları :
• Kan bağışı yapan kişiler, tanımadıkları kişilerin hayatlarını kurtarmak için şartlanmışlardır.
• Düzenli kan bağışlamaya daha fazla isteklidirler.
• Acil kan ihtiyacı olduğunda yapılan çağrılara cevap verme ihtimalleri yüksektir.
2- Kan Bağışında Düzenli Olmanın Faydaları :
• Güvenli kanın önemi konusunda bilinçli ve her kan bağışında taramadan geçtikleri için güvenli kanın temin edilmesini sağlarlar.
• Sürekli güvenli kanın depolanmasını sağlarlar.
3- Kan Bağışında Karşılık Beklememenin Faydaları :
• Maddi çıkar elde etmek için şartlanmamış oldukları için her an kan verebilirler.
4- Kan Bağışında Bilinçli Olmanın Faydaları :
• Kan bağışı konusunda tedirginlik yaşanmaz.
• Kanın, bağış dışında elde edilemeyeceği bilindiği için etrafındaki diğer kişilerinde kan bağışına yönlendirilmesi sağlanır.
6- Lenf Dolaşımı :
Hücreler için gerekli olan besin ve oksijen temiz kan sayesinde atardamarlardan kılcal damarlara geçer ve kılcal damarlar sayesinde dokulardaki hücrelerin arasını dolduran ara maddeye (doku sıvısına) verilir. Hücreler besin ve oksijeni ara maddeden alır, yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan karbondioksit gazı ile zararlı atık maddeleri tekrar ara maddeye verir. Ara maddedeki atık maddeler ve karbondioksit gazı kılcal damarlar ile alınarak toplardamarlara iletilir. Fakat ara maddedeki zararlı maddeler ve karbondioksit gazının bir kısmı kılcal damarlara geçemeyip ara maddede kalır. Ara maddede kalan bu atık maddelerin ve karbondioksit gazının tekrar kana verilmesi (kan dolaşımına katılması) gerekir.
Dokulardaki hücreler arası ara maddede (doku sıvısında) kalan zararlı atık maddeleri, karbondioksit gazını ve hücrelere giremeyen besin maddeleri (proteinler) ile akyuvarlar hücrelerini toplayarak bunları tekrar kan dolaşımına katan sisteme lenf sistemi denir. Lenf sistemi, dolaşım sistemine yardımcı bir sistemidir.
• Lenf sistemi, lenf damarları ve lenf düğümlerinden oluşur.
• Lenf sisteminde yapılan dolaşıma lenf dolaşımı denir.
• Lenf damarlarının birleştiği yere lenf düğümü denir. Lenf düğümleri akyuvarlar hücrelerini üretir. Bademcikte lenf düğümüdür ve vücudu mikroplara karşı korur. (Soğuk havalarda bademciklerin şişmesi, mikroplarla savaştığını gösterir)
• Lenf sisteminde dolaşan sıvıya lenf veya ak kan denir. Lenf sıvısında kırmızı renkli alyuvarlar hücresi olmadığı için bu sıvı beyaz renklidir.
• Lenf sisteminde atardamar yoktur. Sadece toplardamar ve kılcal damar bulunur.
• Lenf sistemindeki lenf sıvısı üst ana toplardamarına verilir ve kan dolaşımına katılır. (Göğüs lenf damarları vücudun alt bölgesinin, büyük lenf damarı vücudun üst bölgesinin lenfini kana verir).
7- Dolaşım Sisteminin Sağlığı ve Korunması :
Vücuttaki organların sağlıklı bir şekilde çalışması dolaşım sistemine bağlıdır. Kalp ve damarlarda meydana gelen rahatsızlıklar, diğer doku ve organları da etkiler. Dolaşım sisteminin sağlığının korunması için;
1- Havası temiz yerlerde bulunulmalıdır (yeterli oksijen alabilmek için).
2- Yaşa uygun hareketler ve spor yapılmalıdır. (Kalbin yorulmaması için).
3- Alkol ve sigara kullanılmamalıdır. (Damar tıkanıklılığına yol açar).
4- Stresten kaçınılmalıdır. (Kalp atışının düzenini bozar).
5- Dengeli ve sağlıklı beslenilmelidir.
6- Çok da giysiler giyilmemelidir. (Kan dolaşımı engellenir).
7- Aşırı kilolardan kaçınılmalıdır. (Kalp yağlanır, çalışması önlenir).
8- Yaralanan yerler temizlenmelidir. (Mikrop girebilir).
9- Yaralanmalarda kan kaybı önlenmelidir. (Vücuttaki kanın % 20’sinin kaybı ölüme yol açar).
8- Dolaşım Sisteminde Görülen Hastalıklar :
Dolaşım sisteminde; tetanos, sıtma, kuduz, tifüs, AIDS, hepatit B ve hepatit C (sarılık) kan yoluyla bulaşan hastalıklar ile varis, bürger, hemoroit, kalp romatizması, damar sertliği, kalp yetmezliği, kalp krizi, anemi (kansızlık), lösemi (kan kanseri), tansiyon yükselmesi, hemofili, kan uyuşmazlığı, lenfoma gibi hastalıklar görülür.
• Varis : Bacaklardaki toplardamar genişlemesi.
• Hemoroit : Anüsteki toplardamar genişlemesi.
• Bürger : Kol ve bacaklardaki atardamar iltihaplanması ve
tıkanması. (Kangrene yol açar).
• Kansızlık (Anemi) : Kandaki alyuvarlar sayısının azalması.
• Lösemi (Kan Kanseri) : Kandaki akyuvarlar sayısının gereğinden fazla,
kontrolsüz şekilde çoğalması.
(1 mm3 kanda 50 bine kadar çıkar).
• Kalp Romatizması : Kalp kapakçıklarının iltihaplanması.
• Damar Sertliği : Atardamarların yüzeyinin yağ ve tuzlarla
esnekliğini yitirmesi.
• Kalp Yetmezliği : Damarların pıhtıyla tıkanması ve yeterli kanı
taşıyamaması.
• Kalp Krizi : Kalbe kan getiren ve kalpten kan götüren
damarların daralıp tıkanması.
• Tansiyon Yükselmesi : Kan basıncının artması. (Felçlere yol açar).
• Hepatit : Kan yoluyla bulaşarak karaciğere yerleşir.
• AIDS (HIV Virüsü) : Kan veya cinsel yolla bulaşarak bağışıklık
sistemini bozar.
• Hemofili : Kanın pıhtılaşmaması hastalığı.
• Lenfoma : Lenf sistemindeki lenf düğümlerin şişmesi.
• Kan uyuşmazlığı :
• Tetanos :
• Sıtma :
• Kuduz :
• Tifüs :

1- Dolaşım sisteminde görülen bulaşıcı hastalıklar ; KÖTÜ HASTA
2- Dolaşım sisteminde görülen bulaşıcı olmayan hastalıklar ; ADI HAKKI TEHLİKELİ VE KABA
3- Kalbin her kasılıp gevşemesine kalp atışı denir. Kalp, normal şartlarda dakikada
70 – 80 kez atar, kasılır ve gevşer. (Yaklaşık 0,85 sn de bir kez atar, kasılır ve gevşer). (Uyku durumunda dakikada 55 kez atar, kasılır ve gevşer).
4- Kalp atışı sırasında (sol karıncığın kasılmasıyla) damarlarda hissedilen küçük vuruş etkisine (vuruya) nabız denir.
5- Kanın damarlara (damarların çeperine) yaptığı basınca tansiyon denir.
6- Lenf düğümleri mikropları süzer ve akyuvarlar üretir. Bademcikte lenf düğümüdür.
7- Kalp, kasılma ve gevşeme sırasında, kasılma enerjisi üretmek için kısa bir süre dinlenir. 0,15 saniyede kulakçık, 0,30 saniyede karıncık kasılır. Geriye kalan 0,40 saniyede kalp dinlenir. (Bu dinlenme sırasında kasılma için gerekli enerjiyi üretir).
8- Kan basıncı, kan kalpten uzaklaştıkça azalır. Bu nedenle kan basıncının en fazla olduğu damarlar atardamarlar sonra kılcal damarlar ve kan basıncı en az olan damarlar da toplardamarlardır.
Atardamarlar > Kılcal damarlar > Toplardamarlar
9- Vücuttaki lenf damarları görevini yapamazsa doku sıvısı birikir ve vücutta ödem denilen şişmeler oluşur.
10- Vücudun besin ve oksijen yani enerji ihtiyacı arttığında kan dolaşımı dolayısıyla kalp atışı hızlanır.
11- Her kan grubu ideal olarak kendi grubundan kan almalı veya kendi grubuna kan vermelidir.
12- Küçük kan dolaşımı, kanın temizlenmesi için yapılır.
Büyük kan dolaşımı, temiz kanı hücrelere iletmek, hücrelerdeki yaşamsal faaliyetler sonucu kirlenen kanı toplamak için yapılır.
13- Antikor (Aglütinin) → Çökeltici madde.
Antijen → Kan grubunu belirleyen protein.
Antitoksin → Akyuvarların, mikropların toksinlerine karşı ürettiği salgı.
Antijen → Mikrop.
Antikor → Mikroplara karşı üretilen salgı.
Toksin → Mikropların zehirli salgısı.
14- Karaciğer kapı toplardamarı ince bağırsaktan emilen besinleri karaciğere taşır.
15- Bütün kan damarlarının toplam uzunluğu, Dünya’nın çevresinin uzunluğunun 2 katından fazladır.
16- İnsan vücudunda yaklaşık 5 – 6 lt kan bulur. Bu kan vücut ağırlığının yaklaşık % 6 – 8’ i kadardır.
17- Kan grupları, proteinler ve çökeltici maddeler :
18- Dolaşım sistemi hastalıklarının tedavisinde teknolojik gelişmelere bağlı olarak çeşitli yöntem ve teknikler kullanılır. Bunlar; anjiyo, kalp pili, kan nakli, baypas gibi ameliyatlardır.
• Anjiyo : Damar tıkanıklılığının belirlenmesi ve görülmesi işlemidir.
• Baypas : Bazı damarların tıkanması durumunda vücudun farklı yerlerinde alınan damar, tıkanmış damarla değiştirilir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi İnsan türü olarak genelde gece saatlerinde, bilincimizi tamamen yitirdiğimiz, bedenimizin kontrolünü tamamen kaybettiğimiz ve ara sıra hiç tanımadığımız âlemlere zihnen dalıp çıktığımız, adına da “uyku” dediğimiz bir sürece giriyoruz. Günün yaklaşık üçte birini bu görünüşte son derece verimsiz ve atıl durum için harcamak zorundayız gibi görünüyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi insan için Uyku sadece bizim mecbur olduğumuz özel bir durum değil. Memeliler dediğimiz geniş canlı grubunun hemen her üyesi uyur ve bu durum bizler gibi hayatlarının çok önemli bir kısmını işgal eder. Hal böyle olunca, insanlığın düşünce tarihinde de uyku ve uykuyla ilgili konular pek önemli bir yer tutmuş. Fakat uyku hakkında bilimsel olarak bildiklerimizin büyük çoğunluğu son 50-60 yıldır yapılan çalışmalardan geliyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ile Uyku hakkında ilk bilmemiz gereken, uykunun beden için değil, beyin için gerekli olduğudur. Genellikle uyku sürecini “dinlenmek”le eşdeğer olarak algılama eğilimimiz olsa da bedensel dinlenme, uykunun sadece bir yan etkisidir aslında. Bedeniniz, sessizce uzanıp bir süre hareketsiz kaldığınızda rahatlıkla dinlenebilir; fakat beynin “dinlenmesi” o kadar da kolay bir süreç değil. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Gün boyu hem dışarıdan hem de bedenimizden kaynaklanan trilyonlarca bitlik bilgiyi işlemek zorunda kalan beynimiz, algılama sistemlerinin düzgün çalışması için her gün periyodik olarak bir “bakım” dönemine ihtiyaç duyar. İşte bu bakım döneminin adına uyku diyoruz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Uyku, temel mekanizması itibariyle beyinde başlatılan ve esasen beynin doğru işlev görebilmesi için gerekli olan bir süreçtir. Beynimizin en alt kısmında, boynumuzun üst tarafında bulunan “beyin sapı” dediğimiz sinir sistemi parçası, otomatik ve yaşamsal işlevlerimizi kontrol eden sinir hücresi topluluklarını içerir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp atım ritmimiz, soluk alıp-vermemiz, yutma-kusma gibi reflekslerimiz ve daha birçok yaşamsal işlev, bu bölgelerdeki sinir hücreleri tarafından otomatik olarak kontrol edilir. Beyin sapı bölümünde ayrıca, milyonlarca sinir hücresinin birbirlerine karmaşık bir şebeke olarak bağlandığı ve beyin dokumuz içerisinde önemli bir yer tutan “ağsı oluşum” (retiküler formasyon) denilen bir yapı da yer alır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu karmaşık şebeke, yaptığı birçok işin yanı sıra üst beynimizin bütün bölümlerinin “uyanık ve uyarıları değerlendirebilir” bir durumda tutulmasını sağlar. Bedenimizden ve dışarıdan gelen uyarıları alan sinirlerin neredeyse hepsi, bilgileri beynimize ulaştırmadan önce alt kademedeki bu şebekeye uğramak ve orayı da bu verilerden haberdar etmek durumundadır. Bedenimizin hareketlerinden, duyularımızdan, iç ve dış dünyadaki çeşitli değişikliklerden kaynaklanan sayısız sinirsel uyartı beynimize giderken yolda işte bu ağsı yapıya uğrar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağsı yapı, bu uyartılar tarafından uyarılarak karşılığında beyin kabuğumuza uyarıcı sinyaller gönderir. Böylece beyni uyanık ve algıya/değerlendirmeye açık bir halde tutar. Daha önce [n]Beyin’de yayımlanan “Şöyle biraz yürüyelim mi?” başlıklı yazımızda bu konuyu derinlemesine tartışmıştık.
Beynimiz uykusuz yapamaz Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Uykunun önemini gösteren şeylerden biri yunus ve balina gibi suda yaşayan memelilerin, denizde yüzerken nasıl uyuduklarına bakıldığında görülür. Bu hayvanlar havadaki oksijeni solumak durumunda olduklarından suyun içinde uyuduklarında boğulma riski yaşayacakları açık. Bundan dolayı yunuslar ve balinalar, uyku dönemleri boyunca beyin yarım kürelerinin bir tanesini uyutup diğerini uyanık tutar. Böylece dönüşümlü olarak uyuyan yarım küre dinlenirken diğer uyanık yarım küre, hayvanın hayatta kalmasını sağlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Öğrencilikte neredeyse adettir; sınav zamanı yaklaştığında uykusuz geceler, bol kahveli çalışma seansları bütün biyolojik ritimleri alt üst eder. Uykunun gerçekten doğal ve içsel bir “saat” mekanizması tarafından ayarlandığını biliyoruz; mesela bir insan dış ortamdan tamamen yalıtılmış bir ortamda birkaç gün tutulursa, uyku-uyanıklık döngüsünün yaklaşık 25 saatlik bir döngü boyunca otomatik olarak tekrar ettiği görülür. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Dolayısıyla uyku ve uyanıklığımız sadece dış dünyanın bize verdiği zaman belirleme sinyalleri (zeitgeber) ile değil aynı zamanda içimizde (beynimizde) yer alan ritmik zaman ölçüm sistemleri tarafından da belirlenir. Fakat özellikle genç öğrenciler, sınav zamanı yaklaştıkça bu ritme karşı koyarak “daha fazla uyanık kalmak ve daha çok çalışmak” için ellerinden geleni yaparlar.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ile Uyku, beynimizin öğrendiği bilgileri “pekiştirmesi”, yani uzun süreli kullanım için depolayabilmesi adına çok önemli bir süreçtir. Gece uykusunun REM uykusu adı verilen özel bölümlerinde, beynimizde müthiş aktif bir süreç cereyan eder. Bu anlarda insanlardan kaydedilen beyin dalgaları, beynin neredeyse gündüz vakti uyanıkken olduğu kadar aktif bir durumda olduğunu gösterir bize. Bugünkü bilgilerimize göre bu REM dönemleri, beynimizin gün boyunca aldığı bilgileri “ayıklama, temizleme ve kaydetme” işini gördüğü zaman aralıklarıdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Her gece yaklaşık 1.5 saatte bir ortaya çıkan bu REM dönemleri, beynimizin neleri kaydedip neleri sileceğini belirleyen en önemli zihinsel faaliyetlerimizdir. Yapılan deneylerde, kişilerin uyanıkken öğrendikleri görevler sırasında gösterdikleri beyin faaliyet kalıplarının çok benzerlerini, o görevi öğrendikten sonra daldıkları uykuları sırasında alınan REM dönemi beyin faaliyetlerinde “tekrar ettikleri” sıklıkla gösterilmiştir. Yani öğrendiğiniz herhangi bir bilgi yahut beceri muhtemelen uykunun bu özel safhasında “prova edilir, gözden geçirilir ve kaydedilir”. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bu basit gerçekten yola çıkarak söylenebilecek çok belirgin şeyler var. Sağlıklı ve verimli bir öğrenme için zamanında ve yeterli düzeyde bir uyku şart. Özellikle REM uykusu, öğrendiğiniz yeni şeylerin uzun süreli kayda geçmesi için önemli. Bunun yanı sıra, gece uykusu sırasında salgılanan başta melatonin olmak üzere birçok hormon, beden sisteminizin uzun süre sağlıklı çalışabilmesi için gerekli. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Melatonin hormonunun salgılanması ışık ile çok hızlı bir şekilde engellendiği için gece karanlık bir ortamda uyumak da oldukça önemli.

Ne kadar uyku lazım. Uyku düzenimiz genetik bir saatle belirlense de çevresel ve yaşamsal faktörler de uykunun süresi ve kalitesi üzerinde belirgin bir etki yapar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Fazla ve yüksek kalorili besinler tüketmek, gün içinde hareket azlığı, uyku saatlerindeki düzensizlik, depresyon gibi duygu durum bozuklukları uykumuzun kalitesini azaltan unsurlar. Bu yüzden bu tarz bir hayat yaşayan insanlar günde sekiz saatten fazla uyuma eğilimi gösteriyorlar. Fakat hareketli, dengeli beslenen ve morali yüksek insanların çok daha az uykuyla yetinebildiklerini görüyoruz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Peki bizim orijinal uyku döngümüz nasıl? Yapay ışıklandırma hayatımıza girmeden önce doğal ritmimizle çok daha uyum içindeydik. Fakat artık gece yarılarına kadar gündüz gibi aydınlatılmış odalarda yaşayabiliyor ve istediğimiz kadar zihnimizi meşgul edecek işlerle uğraşabiliyoruz. Bu da elbette doğal döngülerimizi olumsuz etkileyen bir durum. Eskiden insanların uyku düzenlerinin nasıl olduğu hakkında Jessa Gamble ve ekibinin yaptığı araştırmalar ilginç ipuçları sunuyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Çok eskiden insanlar güneşin batmasından birkaç saat sonra uykuya çekiliyorlarmış. Gece yarısı aniden uyanarak yaklaşık 1-2 saat boyunca herhangi bir şey yapmadan uyanık duruyorlarmış. Ardından tekrar uykuya dalıp sabah güneşten önce uyanıyorlarmış. Araştırmacılar bu ritmin, sanayi ve teknoloji öncesi dönemde insanlarda yaygın görülen bir uyku ritmi olduğunu söylüyorlar. Günümüzde deneysel olarak bu ritmi deneyimleyen insanlar, ertesi gün uyanıkken yaşadıkları durumu “hiç tatmadıkları derecede yüksek bir uyanıklık” şeklinde tarif ediyorlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Gamble ve arkadaşları bunun sebebini araştırırken gece uyanma sırasında prolaktin olarak bildiğimiz bir hormonun üst düzeyde salgılandığı bulgusuna da ulaşıyorlar. Prolaktin, aslında kadınlarda süt yapımını sağlayan ve normalde uyku dönemlerinde yüksek oranda salgılandığını bildiğimiz bir hormon. Fakat bir sonraki gün deneyimlenen o yüksek uyanıklık durumu kesinlikle araştırılmayı ve denenmeyi hak ediyor. Uyku çok önemlidir. Uyumadan öğrenemez, beyninizi doğru kullanamazsınız. Kaliteli ve kısa bir uyku için az yiyin, çok hareket edin, günde en az bir kez gerçekten açlık hissedin, moralinizi yüksek tutun. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Gece geç saatlere kadar ayakta ve ışıkta kalmayın. Hiç uyumadan sürekli okuyup çalışmaktansa azar azar çalışıp arada uyumak çok daha akıllıca bir çözümdür. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Sözün özü, uyku bedeniniz değil beyniniz içindir. Düzenli uyku olmadan sağlıklı bir zihinsel ve bedensel çalışmadan bahsetmemiz mümkün değil. Bundan dolayı, gereken zamanda ve gereken yerde gerektiği kadar uyanık kalabilmek için hepimize “iyi uykular” diliyorum.

Ayrıca Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ın sert ve güçlü dallarından baston yapılmıştır.
Yapısı hastalıklara dayanıklı olmasına rağmen kendisini etkileyen bazı hastalıklar şunlardır:
Mercan taneleri: Odunlaşmış dal yapılarının ölü tabakalarında başlayarak ileler. Eğer ağaç güneş almıyorsa dahada ilerleyerek canlı dokuları etkiler ve ağacın kurumasına neden olur.
Yaprak kısmında ve ince dallarda mantar hastalığı: Rüzgarsız ve güneşsiz ortam sebebi ile oluşmaktadır. Kısım kısım dalların ve yaprakların kurumasına neden olmaktadır. İlerlemesi halinde ağacı da kurutabilmektedir.
Kankerdir: Ana gövde de ya da dış kabuk kısmında başlayan bir çeşit mantar rahatsızlığıdır. Bir yıl gibi bir süre geçtikten sonra hastalığın oluştuğu bölgeden yukarısı tamamen ölmektedir. Rüzgarın nemli havayı dağıtmadığı kuytu yerlerde dikilen Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi larda görülen bir rahatsızlıktır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı, Baklagiller familyasından olan kromoterapi Erguvan rengi ağacı, 10 metreye kadar uzayabilen, tek gövdesi olan, yaprak dökümü gerçekleştiren ve çalıya benzer bir ağaççıktır.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi, yüzyıllar boyu Bursa şehrinin de simgesi olmuştur. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezit’in damadı Anadolu erenlerinden Emir Sultan’ın her yıl Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi açma mevsiminde Bursa’da müritleriyle buluşması nedeniyle 14. yüzyıldan itibaren düzenlemeye başlanan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi şenlikleri, şehrin ekonomisine olumlu etkilerinden dolayı 19. yüzyıla kadar gelenek olarak sürdürülmüştür; günümüzde bu şenlikleri yeniden canlandırma çabası vardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Doğada kırmızı, sarı ve mavi olmak üzere 3 ana renk vardır. Bu renklerin birbirleriyle ikili olarak eşit oranda karıştırılmasıyla da turuncu, yeşil ve mor ara Renkleri elde edilir. Bu Renklerden diğer Renkler türetilir. Farklı renklerin farklı oranlarda karıştırılmasıyla birbirinden farklı milyonlarca renk oluşur. Renkler Bizi Çağırıyor. Renklerle yaşarız hayatı. Duvarlarımızın, eşyalarımızın, çantamızın yada kahve kupamızın bizi yansıtsın isteriz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi O günkü ruh hâlimize göre giyiniriz fıstık yeşillerini, koyu kahveleri, vişne çürüklerini. Tatil düşlerimiz turkuaz mavisi, aşkımız pembedir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı tohumu nasıl ekilir Tohumu Ne Zaman Ekilir : kromoterapi Erguvan rengi tohumlarının kabukları sert olduğu için 2-3 dakika sıcak suda, 24 saat ılık suda bekletildikten sonra nisan ayında ekilebilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı ne zaman ekilir Fidanı Ne Zaman ve Nasıl Dikilir : Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi fidanları 12 ay boyunda dikilebilmektedir. Dikim için 60 cm lik küp şeklinde çukur açılmalı, fidan düz bir şekilde dikildikten sonra 5-10 lt can suyu verilmelidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacının fiyatı Yaprak Özellikleri : Karşılıklı ve dairemsidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı görselleri Ne Zaman Açar : Nisan ayı sonu ve Mayıs ayı başında birkaç haftalığına morumsu pembe çiçekler açar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı hangi iklimde yetişir Büyüme Hızı :Hızlı büyüyen bir ağaçtır, 5-6 yıl içerisinde 7-10 metreye kadar büyüyebilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı hastalıkları Bakımı ve Budaması : Uygun şartlar sağlanması halinde budama dışında bakım gerektirmez. Budama yapılırken açık yara bırakılmamasına dikkat edilmelidir. Mantar riskine karşı budanan dalların açıklıklarının budama sıvaları ya da macun ile kapatılması önerilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı iklimi Yaprak Döker mi : Kışın yapraklarını dökmektedir. kromoterapi Erguvan rengi ağacı ve istanbul Gövde ve Kabuk : Gri-kahverengi gövde gençken çatlaksız, ileri yaşlarda ise derin çatlaklı olur. 50-60 cm çapa ulaşabilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı ne kadar zamanda büyür Ömrü : Çok yıllık bir bitkidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı bursa Fiyatları : 20-40 cm arasındaki fidanların fiyatı 30-40 TL arasında değişmektedir. Tohum fiyatları da paketin içerisindeki adete göre 5-60 TL arasında değişmektedir. Yaz aylarında sap bölgelerinden girintili yuvarlak yaprakları bulunur. Sonbahar döneminde ise fasulyeyi andıran tohumlar bırakmaktadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı havaların iyi gitmesi halinde kimi sonbaharlarda da çiçek açmaktadır. Özellikle İstanbul’da boğazı kendine has mor renkli çiçekleri ile süslemektedir. Bizans imparatorluğunun ve Hristiyanlık aleminin mühim imgelerinden birisidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi moru olarak geçen renk Bizans hükümdarlarının elbiselerinde tercih edilen bir renktir. Doğal yöntemlerle üretimi gerçekleştirilen en zor renk olması hasebiyle kullanılması zenginlik ve güç göstergesiydi imparatordan başka hiç bir birey mor pelerin takamazdı. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı ülkemizde senelerce Bursa şehrimizi simgelemiştir. Ülkemizde orman olarak yer kapladığı alan dere kıyılarında, vadilerde, yamaçlarda ve ormanın koruma alanları içerisinde bulunmaktadır.
Yaprakları karşılıklı,basit bir yapısı olan ve dairemsi şekle sahip 7-12 cm çapları arasında değişen bir yapıdadır. Dip bölgesi kalp şekline sahip, ucu yuvarlak ve kenarları tamdır. Gençken kırmızımsı-mor ardından mavi-yeşile dönüşmektedir. Yüzey kısmı dalgalı düşmeden evvel sarı renktedir. Çiçekleri ise 1,5-2 cm uzunluğuna sahip kırmızı-mor 3-6 adeti yan yana olan bir yapıdadır. Meyvesi olan legümen (fasulye şeklinde) olup, 7-10 cm boyutundadır. Farklı bir özelliği mevcuttur. Bu özellik toprağa azot bağlamasıdır. Kökleri vasıtasıyla havanın serbest azotunu bağlar ve bu azot kendisi tarafından ve yanında bulunan diğer bitkiler tarafından kullanılır. Bu ağacın toprak yapısı hafif, süzek, kumlu tınlı topraktır. Ağır olmayan her türlü toprak yapısında yetişebilmektedir. Toprak pH bakımından sıkıntısı yoktur. Su alma isteği fazla değildir.Kuraklığa uyum sağlayabilmektedir. Güçlü bir yapısı olması sebebi ile hastalıklara karşı da güçlü bir yapıdadır. Işık ağacı olarak bilinmektedir. Fazla bakım isteyen bir ağaç türü değildir. Kışın yaşanan don olaylarından kimi zamanlar etkilenirler. Ana yurdu Güney Avrupa ve Batı Asya’dır. Ülkemizde ise Ege bölgesinde ve Marmara’da kendini göstermektedir. Tohumla ve çelikle üretimi yapılmaktadır. Fakat tohumlarda kabuk sertliğinden dolayı çimlenme engeli bulunmaktadır. Tohumlar 2-3 dakika kadar sıcak su ve 24 saat kadar da ılık su da bekletildikten sonra ilkbahar mevsiminde ekilir. Çelikle üretim ise Temmuz-Ağustos aylarında toplana yarı odunsu çelik ile yapılmaktadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağacı Osmanlı imparatorluğunda da 15. yüzyılda adına şenlikler düzenlenmiştir. Nisan-Mayıs aylarında yapraklanmadan önce bütün dalları boyunca morumsu pembe çiçek açar. Renk etkisi ve yaprak formu bakımından çok dekoratif bir bitkidir. Çalı ve ağaç formunda olabilir. Kışın yapraklarını döker. Her tür toprakta yetişir. Güneşli ortamları sever.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacının anlamı Almanca Adı : Judasbäume
erguvan ağacı budama İngilizce Adı : Judas tree, redbud
erguvan ağacı bahçede Latince Adı : Cercis siliquastrum
erguvan ağacı hakkında bilgi Fransızca Adı : Arbre de Judée
erguvan ağacının diğer adı nedir Yöresel Adları : Gelin yemişi, Yemişen, Zazalak
erguvan ağacı dikmek Bursa ve İstanbul İçin Önemi : Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı bahar aylarında İstanbul Boğazını morumsu çiçeklere büründürür. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi moru Bizans hükümdarlarının kıyafetlerinde kullanılan bir renktir. Doğal yollarla üretilen en zor renk olduğu için, bir zenginlik ve güç belirtisiydi; imparator dışında hiç kimse mor pelerin takamazdı. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ağacı ekimi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağacı Hikayesi : Bazı Hıristiyan inanışlarına göre İsa’nın ihanet eden havarisi Yahuda kendini bu ağaca asmıştır. Efsaneye göre bu olaydan sonra önceleri beyaz olan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi çiçekleri utançtan ya da kandan kırmızıya dönmüştür.

Erguvan çiçeği baklagiller ailesine ait olan bir bitki türüdür. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi çiçeğinin boyu yaklaşık 10 metre uzayabilir. Yapraklarını döken, tek bir gövdesi olan, çalı görünümüne sahip bir bitki türüdür. Bitkinin yaprakları karşılıklı, dairemsi bir şekli olan ve 7 ile 12 cm uzunluğundadır. Bitkinin dibi kalp şeklindedir, uç kısmı yuvarlak, kenarları ise tamdır. Bitki ilk zamanların da mor-kırmızımsı bir renkte daha sonraları ise mavi ve yeşil renkte olurlar. Bitkinin çiçekleri 1,5-2 cm uzunluğunda olup renkleri ise kırmızı ve mordur. 3-6 çiçek bir arada olurlar. Bitkinin meyveleri ise fasulye şeklinde ve 7-10 cm uzunluğunda olurlar. Bitkinin bir başka özelliği ise toprağa kendi kendine azot bağlamasıdır. Bitkinin meyveleri fasulye şeklinde 9-10 cm uzunluğunda, 2-5 cm genişliğinde, kızıla çalan kahve rengindedir. Karın çizgilerin de dr ve uzun bir kanat vardır. Tohumu çok olan bir bitkidir. Sonbahar aylarında olgunluğa eren meyveleri kış ayı süresince bitkinin üzerinde bulunur, dökülmezler. Çiçekleri Nisan- Mayıs aylarında yapraklanmadan önce açarlar. Uzun bir sapa sahip olan bu çiçek 3-8 çiçekli salkım ve Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kırmızısı rengiyle çok özel olan bir çiçektir.

Işığı çok seven bir ağaçtır. Bu nedenle kış aylarında dondan etkilenebilirler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bitkisinin anavatanı Güney Avrupa ve Batı Asya dır. Ülkemiz de Marmara ve Ege bölgesinde yetişirler. Bitkinin üretimi çelik ve tohumla gerçekleştirilir. Tohumda kabuğun sertliğinden meydana gelen çimlenmeye engel bir durum vardır. Tohumları 2-3 dakika kadar sıcak su ve sonrasında 24 saat ılık suda beklettikten sonra İlkbahar ayında ekimini yapabilirsiniz. Çelikle üretim ise Temmuz ve Ağustos ayında yarı odunsu olan çeliklerle yapılır. Bitki yapraklarını açmadan önce Nisan sonu ve Mayıs başında sadece birkaç haftalığına mahsus olarak baharı müjdeleyerek pembe renkte çiçeklerini açarlar. Bir önceki yazımız olan Kamelya Çiçeği Bakımı, Kamelya Ağacı başlıklı makalemizde Kamelya ağacı, Kamelya Çiçeği ve Kamelya Çiçeği bakımı hakkında bilgiler verilmektedir.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağacı bitkisinin faydaları nelerdir ? Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağacı bitkisi neye iyi gelir, nasıl hazırlanır, nasıl içilir, özellikleri nelerdir, kürü nedir, ne kadar sürede kullanılmalıdır ? Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağacı bitkisi hakkında sizin için topladığımız bilgiler aşağıdaki gibidir. Tüm sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz. Alternatif tedavi yöntemleri için doktorunuzdan tavsiye alınız ve doğal ürünleri bilinçli, doktorunuzun belirttiği şekilde tüketiniz. Zehirli bileşikler taşımadığından emniyetle kullanılabilir. Söğüt ağacı familyasındandır, söğüdün kullanıldığı yerlerde kullanılır. Kökeni Doğu Akdeniz olan ve en yaygın adıyla “Yahuda ağacı” (Judas tree) olarak bilinen Cercis siliquastrum L. gösterişli pembe, pembemsi mor çiçeklere sahip bir peyzaj bitkisidir. Eski Yunanca kökenli bir sözcük olan cercis “ağaç”, Latince bir sözcük olan siliquastrum “kapsüllü meyve” veya “bakla şekilli meyve” anlamına gelmektedir. İngilizce’de “love tree” (aşk ağacı) veya “Mediterranean redbud” (Akdeniz kızıl-tomurcuğu), İspanyolca’da “Árbol del amor” (Aşk ağacı) olarak bilinen Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi, Türkiye’nin bazı bölgelerinde “gelin ağacı” veya “gelincik ağacı” olarak ta anılmaktadır. Yapraklanmadan önce çiçeklenmektedir Latince : Cercis siliquastrum Türkçe : Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi (gelincik ağacı, Yuhuda Ağacı) Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağacının Doğal Yayılış ve Rakımı Güney Avrupa, Batı Asya ve ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde makiliklerde, Kuzey Anadolu’da Karadeniz kıyılarında, Marmara ve Ege Bölgeleri’nde yetiştirilmektedir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ın Toprak ve Besin İsteği Kuru ve taze, kireçli, ağır balçık topraklarda ve güneye bakan yamaçlarda iyi gelişir. Kurak, kuru ve kumlu topraklarda da yetiştirmeye uygundur. pH=6.5-7.5 optimaldir.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bitkisinin Donlara Karşı Duyarlılığı Soğuk iklim şartlarında himayeye ihtiyaç duyar. Vejetasyon mevsimi dışında -15 ° C sıcaklıklara kadar dayanır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ın Sıcaklık ve Nem İsteği Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü bölgelerde iyi yetişir. Kuzey bölgelerimizde ise sıcak ve korunaklı yerlerde yetişir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağacının Tohum Özellikleri Kahverengi tohumları 5-8 mm. uzun, 2-3 mm. kalınlığında, eliptik ve serttir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ın Tepe Şekli Dar, yuvarlak bir tepe yapar. Tepe çapı 2-4 m.dir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Makaslama ve Budaması Kışın bakım amacıyla budanabilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağacının Büyüme ve Boylanması Önceleri hızlı, sonraları yavaş büyür. Maksimum 8-10 m. boy yapar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bitkisinin Kök Yapısı Yayvan kök yapar. Kök sıkışıklığından hoşlanmaz . Köklerinde havanın serbest azotunu bağlayan yumrular vardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bitkisinin Işık İsteği genelde fazla güneş istemez. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ın Meyve ve Çiçekleri Meyveler fasulye görünümünde, 9-10 cm. uzun, 2-5 cm. geniş, kızılsı kahve renginde, karın çizgisinde dar ve uzunca kanat bulunur. Tohumu boldur. Sonbaharda olgunlaşan meyve kış boyunca bitki üzerinde kalır. Nisan-Mayıs ayında açan çiçekleri hermafrodit olup yapraklanmadan önce açarlar. Uzun saplı olan çiçekler 3-8 çiçekli salkım kuruluşunda ve Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kırmızısı rengi ile çok dekoratiftir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ağacında Yaprak ve Sürgün Yaz yeşili yaprakları yuvarlak, böbrek biçimli, düz kenarlı, 9 cm. uzun, 12 cm. geniş, dip tarafı girintili, üst yüzü koyu yeşil, alt yüzü mavimsi-yeşil renkte olup her iki yüzü de tüysüzdür. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ewald yer çekimsiz ortamda metabolizmada yaşanan değişiklikleri kayıt altına alabilmek için uçuştan başlayarak geri dönüşünden iki hafta sonrasına kadar yiyip içtiği her şeyin notunu tuttu. Ewald “Uçuş sırasında kontrollü bir şekilde gıda ve içecek tüketmeye ve bunları kayıt altına almaya büyük özen gösterdim. Daha sonra vücudumdaki tuz seviyesinde dünya üzerinde veya tıp kitaplarından alışık olunmayan bir farklılık keşfedildi” şeklinde konuşuyor. Astronotun kan değerlerindeki farklılıklar ile tükettiği gıda ve içecekler karşılaştırıldı. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Tansiyonu Yükselten Besinler Yüksek Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi hastalarının tüketmemesi veya az tüketmesi gereken besinler listesinde sadece bir tür yemek ya da bir besin yer almıyor. Tansiyonu kontrol edebilmek için; tuzu azaltmak, alkolü bırakmak, daha çok sebze ve meyve yemek, kızartma yiyeceklerden uzak durmak ve hamburger gibi fast-food ürünleri hayatınızdan çıkarmak gibi köklü uygulamalara gitmeniz gerekebilir. Her hipertansiyon hastası için geçerli bir kural olmamakla birlikte, tuz tüketiminin düşürülmesi çoğunlukla kan basıncını azaltmaya yardımcı olmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Kalp Akciğer ve Kan Enstitüsü’ne göre (National Heart Lung and Blood Institute) günlük olarak tüketilmesi gereken tuz miktarı 2.4 gramdır. Önceden hazırlanmış çoğu gıda ürünü, konserve yemekler, ekmek, atıştırmalık ürünler ve daha pek çok besin tuz içermektedir. Bunun üzerine, yemeklere daha fazla tuz dökmek, çoğumuzun günlük önerilen 2.4 gram tuzun bir kaç kat fazlasını tüketmemize neden olmaktadır. Yüksek Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi şikayeti bulunanlara öncelikle günlük tuz tüketimini sınırlandırmaları, yemeklere hazırlanırken kullanılan tuz dışında tuz dökmemeleri önerilmektedir. Ayrıca hazır gıdalar yerine taze besinler tüketmek tuz alımını düşürmeye yardımcı olacaktır. Örneğin taze et, balık ve tavuk eti pişmiş, hazır halde satılan, pişirildikten sonra doldurulup paketlenen etlere göre daha düşük sodyum içerir. Yemeklerde tuz yerine daha sağlıklı alternatifler olan zencefil, fesleğen, tarçın, hindistan cevizi, maydanoz, kekik ve biberiye gibi baharatları kullanabilirsiniz. Hazır Gıdalar Hazır gıdaların yüksek oranda tuz içerdiğinden yukarıda bahsetmiştik, şimdi tansiyonu yükselten diğer olumsuz etkilerine bir bakalım. Yüksek kalori içeriğine rağmen besin değeri oldukça düşük olan fast-food gıdalar kilo almayı sağlıksız bir biçimde hızlandırabilir. Fazla kilo ve obezite ise diyabet, kalp rahatsızlıkları ve hipertansiyon riskini önemli oranda arttırmaktadır.
Uç tomurcuk pseudoterminal, yan tomurcuk sürgüne almaçlı dizilmiştir. Yapraklar koyu yeşil-kırmızımsı ve uzun saplı, taze sürgünler kızılkahve renklidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ın Üretim Şekli Tohum ve çelikle üretilir, ilkbaharda don tehlikesi olmayan yerlerde, doğrudan sonbaharda veya 3 aylık soğuk katlamanın ardından ya da sülfürik asitle bir saatlik muameleden sonra suda şişirilerek ilkbaharda ekilir. Temmuz-Ağustos ayında yarı olgun odun çelikleri ile üretilebilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bitkisinin Diğer Özellikleri Çok dekoratif olan bu tür, soliter veya küçük gruplar halinde kullanılır. Odunu sert ve ağırdır. Tanenli yaprakları tıpta, meyveleri çikolata yapımında kullanılır. İnsanlar renkli giysileri örtünmek için veya dikkat çekmeye yarayan bir araç olarak kullanırlar. Bunu sadece biriyle anlamak çok yanlıştır. Halbuki renklerin enerjilerinden giysilerde yararlanıldığı taktirde daha yapıcı ve üretken olabilirsiniz. Zira bunlar vücudumuzu saran renk filtreleri gibidirler. Fiziksel ve ruhsal yönden vücuda almamız gereken renk enerjisinin miktarını ayarlarlar. İnsanların giysilerinde seçtiği Renkler, onların kişilikleri hakkında çok şey söyler. Ayrıca tercih edilen bu Renkler kişilerin sağlıklı yaşamalarına yardımcı olurlar.
Bunları birkaç örnekle şöyle ifade edebiliriz:
– Sarı ve tonlarında giyilen giysiler şişmanlamaya,
– Kırmızı renk li iç çamaşırları, cinsel içgüdünün artmasına,
– Lacivert ve mor tonları ciddiyete ve düşünme yeteneğinin artmasına,
– Yeşil ve tonları sükunet ve kalp huzuruna,
– Mavi ve tonları rahatlık ve iç huzuruna,
– Mor ve tonları ise İnsan ufkunun açılıp beyin fonksiyonlarının normal çalışmasına ve dış etkilerden etkilenmemeye yardımcı olur.

Kahverengi aynı zamanda rahatlatıcı, teklifsiz bir renk olarak da kabul edilir. Eğer biz karşımızdakinin kendisini resmiyetten uzak, daha rahat ve daha açılgan olmasını istiyorsak, kahverengi elbiseler giymemizde yarar vardır. Kahverengi elbisenin iş görüşmelerinde ve profesyonel toplantılarda giyilmemesini özellikle salık veren Academy International in Yönetim Kurulu Başkanı dostum Ahmet Şerif İzgören; kahverenginin toprak rengi olmasına atıfta bulunarak, kahverengi elbise giymiş bir kişinin diğer İnsanların arasında farkedilmeksizin kaybolup gideceğini ifade eder. Yani bu anlamıyla kahverengi renk, araziye uymak isteyenlerin rengi olarak da ifade edilebilir.
İyi bir sorgulama uzmanı olan emniyetçi Sami Teymur: sorgu sırasında sorguyu yapan kişinin özellikle kahverengi takım elbise giymesini, gözaltına alınan kişinin omuz arkasında durulmasını ve eliyle sorgulananın omzuna dokunulmasını, sorgulanana 50 cm den daha uzakta durularak sorgulanan kişide, saldır, kaç ve yalan söyle duygularının en aza indirgenmesinin gerekliliğini söyleyerek, göz altına alınan kişinin eğer ayakları çapraz bir şekilde birbirinin üzerinde kilitlenmişse, kesinlikle hala söylenilmeyen bazı bilgilerin var olduğunun. değerlendirmesini yapmakta ve; . sorgucu da en az sorgulanan terörist kadar o ideolojiyi bilmeli ve teröristle kesinlikle empati kurulmalıdır. diyerekten! Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yine Show TV deki Ceviz Kabuğu programının yapımcısı Kahverengiyi diğer Renklere göre tercih eden kişilerin; günlük gerçeklere sıkı sıkıya bağlı oldukları, yaşam standartlarını sürekli yükseltmeye çalıştıkları, işlerini kaybetmemek için görevlerine dört elle sarıldıkları, olanaklarının sınırlı olduğu inancı içerisinde oldukları için de hangi koşullar altında olurlarsa olsunlar çalışmaya ara vermedikleri gözlemlenmektedir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Heyecan ve duygu aralığını etkinleştirir, afrodizyak etkisi vardır. Sonuç olarak akupunktur noktaları enerji ve ışık bent kapakları olarak işlev görürler. Işık, vücuda, diğer yolların yanı sıra, akupunktur noktalarından girer ve organizmayı yine onlar aracılığıyla terk edebilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Menoraji veya aşırı adet kanaması, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamasının miktar olarak fazla olması ve kanamanın uzun sürmesidir. Meridyenlerimiz bu Çi’yi yönlendirebilirler.
Tansiyonunuz yükseldikçe damarlara ve kalbe binen yük artmaya devam edecektir. Bundan korunmak için tansiyonunuzu belirli aralıklarla ölçtürün ve eğer yüksekse beslenme ve hayat tarzınızda yapacağınız değişiklerle normal seviyeler arasında tutun. Eğer sadece gıdalarla tansiyonu düşürmeniz mümkün değilse doktorunuz hipertansiyon için ilaç desteği önerebilir. Uzmanlar sonunda tuzun kan basıncını yükseltmesinin sebebini keşfetti. İşin ilginç yanıysa 16 yıl önce uzay yolculukları sırasında yapılan bir deneyin çözüme önayak olması Alman astronot Reinhold Ewald 1997 yılında uzayda hem bir bilim adamı hem de denek olarak üç hafta geçirdi. Bu tip gıdaların tüketilmesi sadece hipertansiyondan korunmak için değil kolesterolü sağlıklı düzeylerde tutmak içinde önerilmemektedir. Alkol Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi hastaları alkol tüketimini kesinlikle azaltmalı ya da bırakmalıdır. Bazı araştırmalar az miktarda alkol tüketiminin kan basıncını düşürdüğü yönünde sonuçlara sahip olmakla birlikte, aşırı alkol tüketimi kan basıncını direk olarak arttırarak hipertansiyonun tedavi sürecini olumsuz yönde etkiler. Yüksek Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sinsi bir rahatsızlıktır ve tansiyonunuzu ölçtürene ya da yüksek tansiyona bağlı bir sağlık sorunu yaşayana kadar kan basıncınızın yüksek olduğunun farkında olamayabilirsiniz. Damarlarda veya kalpte önemli bir tahribata yol açmadan önce herhangi bir belirti göstermeden ilerleyebilir.
Sonuçta Reinhold Ewald’ın vücudunda uzay yolculuğu sırasında yüksek miktarda tuz biriktiği tespit edildi. Ewald’ın vücudunda sağlıklı bir İnsanın yaklaşık 6 litre vücut sıvısında bulunabilecek kadar fazladan tuz birikmişti. Ancak Ewald’ın kilosu değişmemişti. ‘Vücut çok daha karmaşık çalışıyor’ Rupert Gerzer gibi Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nin birçok çalışanı tuzun vücutta çözündüğünü, fazla tuzunsa böbrekler üzerinden idrar yoluyla dışarı atıldığını düşünüyordu. Ancak yapılan deney İnsan vücudunun çok daha karmaşık bir şekilde çalıştığını ortaya koyuyor. Konuya açıklık getirmek için bir sonraki deney öğrenciler üzerinde yapıldı. Araştırmacılar bir grup öğrenciye normalde gıda ve içecekler yoluyla aldıklarından çok daha fazla tuz yükledi. Ewald “Denek olarak kullanılan ve karantinada tutulan zavallı spor öğrencileri… Ancak çabalar sonuç verdi. Sadece vücut sıvısındaki tuz miktarının ve kan basıncının yükselmediği; tuzun bağışıklık sistemi, kemik üretimi ve kemik erimesinde de payı olduğu tespit edildi” açıklamasını yapıyor. Reinhold Ewald ile aynı deneyimi yaşayan deneklerin de vücutlarında tuz birikti ve tansiyonları yükseldi. Nasıl bir yol izliyor? O dönemde Berlin’de tıp eğitimi alan Jens Titze tuzun vücuttaki işleyişinden öyle etkilenmiş ki, moleküler etki mekanizmasını daha ayrıntılı şekilde anlamaya merak salmış. Profesör Titze bugün Erlangen Üniversite Kliniği’nde bu konuda yapılan bir araştırmanın başında bulunuyor. Titze çalışmaları sayesinde tuzun vücutta nasıl bir yol izlediğini anlamayı başardı. Bu konuda en önemli rolü bir çeşit akyuvar olan makrofajlar üstleniyor. Makrofajlar deri altındaki tuz ve sodyum miktarını ölçüyor. Titze “Bir akyuvar popülasyonu olan makrofajlar tuzla özel olarak ilgileniyor. Deride fazla sodyum depolandığında derideki lenf kılcal damarları üzerinden sodyumu taşıyor” diyor. Makrofajlar bunun için lenf sistemine yani vücut sıvısını taşıyan damarlara genişlemeleri için onu uyaran kimyasal bir haberci salgılıyor. Ancak tüm akyuvarlar makrofajlar gibi tuzla büyük bir uyum içinde çalışmıyor. Makrofajlar ve T hücreleri Jens Titze “Başka bir akyuvar popülasyonu olan T hücreleri aynı şartlar altında tuzla karşılaştıklarında vücut dokularına zarar veriyor. Bu elbette büyük bir felaket ve buna otoimmünite deniyor” açıklamasını yapıyor. Herhangi bir organizmanın bağışıklık sisteminin kendi protein ve dokularına karşı immün yanıt oluşturmasına “otoimmünite”, bu yanıt sırasında oluşan antikorlara ise “otoantikor” adı veriliyor. Organizmanın kendi yapılarına karşı otoantikorlarla saldırıya geçmesi ise dokularda bozulmaya sebep oluyor. Kısacası çok fazla tuz tüketenler sadece yüksek Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi gibi rahatsızlıklara yakalanma risklerini artırmıyor.
Fazla tuz, örneğin MS yani multipl skleroz gibi otoimmün hastalıklarda hastalığın seyrini de ağırlaştırabiliyor. Ancak bu alanda daha yanıt bekleyen birçok soru var. Örneğin ileri yaşlardaki İnsanların normal beslenseler de neden deri altında fazla tuz depoladıkları hâlâ açıklık kazanmış değil.
Alman astronot Reinhold Ewald 1997 yılında uzayda hem bir bilim adamı hem de denek olarak üç hafta geçirdi. Ewald yer çekimsiz ortamda metabolizmada yaşanan değişiklikleri kayıt altına alabilmek için uçuştan başlayarak geri dönüşünden iki hafta sonrasına kadar yiyip içtiği her şeyin notunu tuttu. Ewald “Uçuş sırasında kontrollü bir şekilde gıda ve içecek tüketmeye ve bunları kayıt altına almaya büyük özen gösterdim. Daha sonra vücudumdaki tuz seviyesinde dünya üzerinde veya tıp kitaplarından alışık olunmayan bir farklılık keşfedildi” şeklinde konuşuyor. Astronotun kan değerlerindeki farklılıklar ile tükettiği gıda ve içecekler karşılaştırıldı. Sonuçta Reinhold Ewald’ın vücudunda uzay yolculuğu sırasında yüksek miktarda tuz biriktiği tespit edildi. Ewald’ın vücudunda sağlıklı bir İnsanın yaklaşık 6 litre vücut sıvısında bulunabilecek kadar fazladan tuz birikmişti. Ancak Ewald’ın kilosu değişmemişti. ‘Vücut çok daha karmaşık çalışıyor’ Rupert Gerzer gibi Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nin birçok çalışanı tuzun vücutta çözündüğünü, fazla tuzunsa böbrekler üzerinden idrar yoluyla dışarı atıldığını düşünüyordu.
Ancak yapılan deney İnsan vücudunun çok daha karmaşık bir şekilde çalıştığını ortaya koyuyor. Konuya açıklık getirmek için bir sonraki deney öğrenciler üzerinde yapıldı. Araştırmacılar bir grup öğrenciye normalde gıda ve içecekler yoluyla aldıklarından çok daha fazla tuz yükledi. Ewald “Denek olarak kullanılan ve karantinada tutulan zavallı spor öğrencileri… Ancak çabalar sonuç verdi. Sadece vücut sıvısındaki tuz miktarının ve kan basıncının yükselmediği; tuzun bağışıklık sistemi, kemik üretimi ve kemik erimesinde de payı olduğu tespit edildi” açıklamasını yapıyor. Reinhold Ewald ile aynı deneyimi yaşayan deneklerin de vücutlarında tuz birikti ve tansiyonları yükseldi. Herhangi bir Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ölçümünde kan basıncınız azıcık yüksek çıkarsa hemen telaşlanmayın. Biz doktorlar kan basıncınızın 140/90 mm/Hg’nin altında olmasını, hatta 130/85 mm/Hg’yi geçmemesini isteriz ama kan basıncında geçici yükselmelere yol açabilen pek çok durum var ve bunlardan en önemlisi aşırı stres. Stres kontrolü yetersiz, duygusal durumu değişken kişilerde en basit bir ruhsal travma, endişe, korku ve heyecan kan basıncını bir hayli yükseltebiliyor. “Beyaz önlük hipertansiyonu” olarak bilinen durum, “stres-hipertansiyon” ilişkisine güzel bir örnek. Bazı kişiler tansiyonlarını ölçmek için kendilerine yaklaşan doktor, hemşire, eczacı ya da başka bir sağlık görevlisini görür görmez -farkına varmadan- telaşlanıp strese giriyor, korkup endişeleniyor. Bu durum (özellikle doktor muayenelerinde, hastane polikliniklerinde ve eczanelerde yapılan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ölçümlerinde) sık rastlanılan bir probleme, ani ama geçici kan basıncı yükselmelerine sebep oluyor. Bu tip heyecanlı, telaşlı kişilerde tansiyonun birden bire fırlamasına yol açan şey yalnızca doktor-hemşire-eczacı olmayabiliyor. Bazı kişiler evde kendi kendilerine ve çocuklarına veya işyerinde arkadaşlarına ya da yardımcılarına yaptırdıkları kan basıcı ölçümlerinde bile gereksiz yere aşırı heyecana kapılabiliyor. ,
GLA’nın fazlası zararlı mı? Uygun dozlarda faydalanıldığında sağlığa yararlı olabilen omega-6 yağlarından biri de “gama linoleik asit”tir. Gama linoleik asit, özellikle çuha çiçeği tohumu yağlarında bol miktarda bulunuyor. Daha önceleri hodan tohumundan da elde ediliyordu ama şimdilerde daha çok çuha çiçeği tohumundan elde edileni tercih ediliyor. Özellikle cilt yaşlanmasını geciktirme, cildi nemlendirme, sıkılaştırma ve hormonal dengeyi destekleme söz konusu olduğunda GLA 35 yaş sonrası kadınların faydalanabilecekleri doğal desteklerden biri olarak gösteriliyor. Bilhassa sık sık dışarıda yemek zorunda olan, fast food besinler tüketen, kırmızı et ağırlıklı beslenen, şeker yoğunluğu yüksek yiyecekleri sevenlerin GLA’dan destek olarak faydalanmaları doğru olabilir. GLA’nın özellikle yangısal süreçleri baskılaması nedeniyle de önemli bir orta yaş desteği olabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte GLA’dan faydalanmayı düşünüyorsanız, diğer besin desteklerinde olduğu gibi doktorunuza danışmalısınız. Hipertansiyon (yüksek tansiyon) ya da diğer tanımıyla yüksek kan basıncı, kan damarlarının yüzeyinde aşırı basınca neden olan kronik bir sağlık sorunudur. Genetik mirasınız yüksek tansiyonun nedeni olabilir ancak hipertansiyon daha çok kötü beslenme, fazla alkol tüketimi ve fiziksel aktivite eksikliğinde görülür. Yüksek tansiyonun neden olduğu kalp krizleri tüm dünyada başlıca ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Tansiyonu yükselten yiyeceklerden uzak durarak ve sağlıklı bir beslenme programına sadık kalarak, sorunun daha ciddi hastalıklara yol açmasını engelleyebilirsiniz. Yaprakları tıp alanında kullanılmaktadır. Kerestesinin iyi cila kabul etmesi sebebi ile mobilya sanayinde kaplama tahtası olarak kullanılır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Sıradanlığı ve mütevazılığı temsil eder. Toprak, kahverengi renktedir ve en mütevazı maddedir. Kahverengi tonu fazla olan ortamlar İnsanı bunaltabilir. Bu yüzden İnsanların uzun süre oturması istenmeyen mekânlarda kahverengi ton fazla kullanılır. İnsanlar arasında dikkat çekmek istemeyen kişiler, kahverengi tonlu kıyafetleri fazlaca tercih ederler. Kahve Bu rengi sevenlerin tipik özelligi, her seyin mükemmel olmasini istemeleridir. Içinde bulunulan ortami sicak gösteren bu renk oturma odasi ve salon dekorasyonunda sikça kullanilir. Hayatımızın içinde yer alan Renkleri yada Renklerle süslediğimiz kendi hayatımızı, Renkler bağlamında incelerken öncelikle bilimsel bir veri ile işe başlıyalım. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Toprak ve bağlılıkla ilgili nitelikleri taşır. Kahverengi kırmızı ve siyah renklerden elde edildiği için her iki rengin özelliklerini de taşır. Giysilerde kahverengi kullanmak bir yere bağlı olma ve gelecek için sağlanan ilişkiler kurma isteğini gösterir. İnsanlar bu rengin pozitif etkisi ile gerçekçi bir kişilik geliştirebilirler. Negatif etkisi ise değişken ve güvensiz bir yapı gösterir. Kahverengi İnsanlarda düzen duygusunu ve serbest duyguları harekete geçirir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Çakraları etkiliyor Kendine özgü bazı iyileştirici özellikleri bulunan renkler, direk olarak çakralarımızı da etkiliyor. İnsan bir takım ruhsal sorunlarla boğuştuğu anda, ilk önce çakraların bloke edildiğini söylüyor uzmanlar. Dolayısıyla, denge sorunu bulunan bu noktalar bir çok hastalığa neden oluyor. Çakralarda enerji blokajları meydana geliyor bu durumda. İşte buna son vermek amacıyla, Renkler de bazı olumlu etkiler sağlıyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ile bedenin bozulan dengesi değiştirilebiliyor. Uzmanlar bu sağaltım sırasında renklerin etrafa bir “titreşim”yaydığını belirtiyorlar. Renk gözlüğü ile tedavi Bedenimizin “elektromanyetik yapısı”nı, renklerin direk olarak etkilediğini vurguluyorlar. Doğal Terapi Uzmanı Işık Kırgız, yıllardır Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi uyguluyor. Kırgız’ın ” Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi “hakkında verdiği bilgi ise şöyle: “Renklerden yayılan titreşim, bedenimizdeki elektromanyetik yapı ile etkileşim halindedir. . Renklerin titreşimleri çakralar tarafından emilir. Sonra, omurgalara iletilirler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Omurgalara ulaşan titreşimler, sinirler yardımıyla ihtiyacı olan uvuzlarımıza ve denge sorunu olan sistemlere taşınırlar. Bu akışın ardından, bedenin bir takım duyusal ve zihinsel şikayetleri azalır” Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi çok farklı yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Son yıllarda çok gelişme gösteren bu terapide, bazı merkezlerde yardımcı bir alet kullanılıyor. “Renk gözlüğü? adı verilen bu aleti ilk kez Ruslar bulmuş. Gerçek gözlüğe biraz benzeyen bu alet, aynen gözlük takar gibi gözünüze yerleştirdiğinde, bedenin gereksinimi olan renk veya Renkler belirlenebiliyor.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ya Renkler Olmasaydı? Renk siz bir dünya olsaydı yaşadığımız mekan, her şey tek renk üzerine Nasıl olurdu yaşam hiç düşündünüz mü? Tek düzeliği, renk sizliği ve zamansızlığı… Renkler hayatın vazgeçilmezlerinden… Yaratılmış her şey Yaratan’dan ötürü zaten güzel Aynen öyle de yaratılan bütün Renkler de özel Siyah olmasa beyazın kıymeti bilinmezdi Kırmızı olmasa, yeşil tek başına güzelliğini sergileyemezdi Renkler kadar birbirine tezat duygularda özel Özlem olmasa vuslatların kıymeti bilinmezdi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Gözyaşları olmasa, gözlerimizden süzülen, dudaklarımızdaki tebessümlerin ne anlamı kalırdı? Yaratılmış her şey diğer tezadı ile dengede Mıknatıslarda dahi kuzey güneyi çeker İki aynı kutup birbirini iter Gökyüzünün mavisini yitirdiğini evrendeki tüm renklerin birbirine karışıp neticede alelâde bir Böbrekleri ve böbreküstü bezlerini uyaran kızıl rengin tüm dünyaya hakim olduğunu hayal edin lütfen… Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yiyeceklerin çekici Renklerini silin gözlerinizden Afiyetle içtiğiniz çorba ile tabağınızın, tabak ile kaşığınızın hatta elinizin, kaşınızın aynı renk olduğunu düşünün Sevdiğiniz İnsanı nasıl ayır ederdiniz diğer hemcinslerinden? Ya beslenme nasıl olurdu? Çiçeğin kokusunu duyabilmek ama rengini görememek ne kadar tatmin ederdi bizi? Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Evren içinde pek de dikkate değer bulmadığımız bu küçük ayrıntıyı yitirdiğimizi düşünelim bir anlığına Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yitirilen birçok güzellik gibi nasıl da büyürdü gerekliliği gözümüzde… Denizin, bulutların ve gökyüzünün rengi aynı, balıkların rengi aynı… Her şey tek düze ve hep aynı Sonsuzluğa aşık İnsanoğlu için ızdırap dolu olurdu yaşam Oysa dünya öyle güzel Renklerle donatılmış ve bu minik “renk ”dediğimiz detaya öyle güzel vazifeler yüklenmiş ki İnsanın sadece Renkler için dahi her gün şükretmesi gerekiyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kullanılış ustalığı da, sihirli Renkler dünyasının başka bir muamması Öyle ki, karpuzun rengi kırmızı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Zamanımızın araştırmaları İnsanların kırmızı rengini daha çok tükettiğini kanıtlıyor ve yazın en kavuran sıcaklarında merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz, biz aciz kulları için kırmızı şerbet toplarını yaratıyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Uzmanlar yazın şekerli sıvılar tüketmemizi önerirken her şeyi Yaratan Allah (C. C. ), zaten kulları için gerekli besin ve gıdaları önceden hazırlayıp onların tam da en ihtiyaç duydukları anlarda onlara gönderiveriyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yine bir araştırma, İnsanoğlunun “canım çekti”dediği şeylerin, aslında metabolizmasının ihtiyacından kaynaklandığını kanıtlıyor Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yani grip olacak bir İnsanın canı portakal istiyorsa bu bir tesadüf değil Bilakis, Rabbimiz Allah’ın (C. C. ) hastalıkla mücadelede yarattığı vücut için takdir ettiği bir lütfu Aynen öyle de, renginin turuncu, aromasının hoş kokulu olması da ayrı bir ustalık Renkler aynı zamanda bir savunma mekanizması Siyah beyaz çizgileriyle aslanların gözlerini kamaştıran zebralar yaşamlarını, Allâh’ın (C. C. ) lütfettiği Renklerine borçlular Güzel kelebekler, kanatlarındaki göz şeklinde boyanmış benekleri ile bir çok düşmanlarını kendilerinden uzaklaştırabilmektedirler Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renk değiştirmede özel yaratılan hayvanlardan bir diğeri olan bukelamunu bulunduğu ortamdan, Renkleri itibariyle soyutlamak neredeyse imkansızdır Renklerle tedavi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Biliyoruz ki evrende var olan her şey kendine özgü bir titreşime sahiptir. Renkler de bir ışık frekansının belli orandaki yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Elektromanyetik yelpazeye baktığımızda, yelpazedeki her rengin kendine özgü bir titreşime sahip olduğunu görürüz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Aynı şekilde, İnsan vücudundaki hücre, organ, kas ve kemik de belirli bir frekansla titreşir. Bu frekansın değişmesi, hastalığa sebep olur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu değişikliklerin birçok nedeni vardır ama bu nedenlerin en büyüğü içinde bulunduğumuz ruhsal durumlar ve negatif düşüncelerdir. (Streslerdir. ) Renkleri tek başına yada başka bir tedavi yöntemiyle birlikte, beden titreşimlerini düzeltmek ve sağlığı temin etmek için kullanabiliriz. Eğer vücudumuzun bir hücresi yanlış bir frekanstaysa, bu durum elektromanyetik alanı etkiler. Bu hücrenin bulunduğu organ ve bedeni çevreleyen auramızın da kötü etkilenmesine neden olur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi eğer bir rengin frekansını kullanarak, bu organın yeniden doğru titreşmesini sağlarsak, yani hasta olan bölgeye gerekli olan rengi verirsek, değişmiş olan titreşimi yeniden dengeye kavuşturabiliriz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi çünkü beden, uygun şartlar altında, her zaman, orijinal yapısını yeniden kazanma eğilimine sahiptir. Sağlıklı yaşamanın bir koşulu da, bedendeki renk enerjilerinin uygun bir denge halinde bulunmasıdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu denge durumunun bozulması hastalığı doğurur. Renk le tedavi biliminin gayesi, bedendeki renk enerjileri arasındaki doğal dengeyi yeniden inşa etmek yoluyla hastalıklarla mücadele etmektir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Amerikan Kansas Üniversitesi Sanat Müzesinde halının altına elektrotlar yerleştirilir. Müzede yer alan resim ve heykellerin yerleri hiç değiştirilmeksizin yalnızca duvarın rengini değiştirecek biçimde raylı bir perde sistemi yapılır. Arka fonda duvarın rengi olarak beyaz kullanıldığında; ilk 1000 deneğin müzede daha yavaş hareket ettikleri ve müzeyi oldukça uzun bir sürede dolaştıkları gözlemlenir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Resim ve heykellerin aynen kaldığı ve yalnızca arka fonun değiştirilerek (beyaz renk yerine) kahverengi renk kullanılması durumda ise, müzeye alınan ikinci 1000 kişilik denek grubu, müzeye ilk gelen deneklere göre çok daha hızlı hareket etmekte ve müzeyi çabucak dolaşıp, bu mekanı daha çabuk terk etmektedirler. Kahverenginin bu gizli iticiliğinden dolayı dünyadaki fast-food yenilen bütün restorantların duvarları, masaları ve sandalyeleri genellikle kahverengi yada kahverengi-şampanya-pembe karışımı Renklerle boyalıdır. İşte bu kahverengi ve kahverenginin karışık tonlamaları ile yapılan boyamalar nedeniyle, dünyadaki bütün McDonald s larda, Mudurnu Piliçler de, Kentucky Fried Chicken lar da ve Pizzaland ler de ve benzeri fast-food sunan, snack yenilen yerlerde; müşterilere doğrudan dil ile söylenmese bile; kare masalarla, rahat olmayan sandalyelerle, duvarların döşemelerin ve yerlerin Renkleriyle İnsanların bedenlerine; burada çok oturma hemen yemeğini ye ve git. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ye ve git. Ye ve git. mesajı verilmektedir gönderilmektedir. Valilerin odaları başta olmak üzere, pek çok devlet dairelerindeki üst düzey bürokratların odalarında da duvarlar genellikle ya kahverengi ağaç kaplamayla yada kahverengi renk ile boyanmıştır ki, bu şekliyle odanın duvarlarının rengiyle gelenlere verilen mesajda; Çok oturma, çabuk git. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Çok oturma hemen git denilmektedir. Renklerle bedenimizin enerji merkezleri arasındaki ilişkisi Renklerin özelliklerine girmeden önce Renklerle bedenimizdeki enerji merkezleri arasındaki ilişkiden söz etmek istiyorum. Vücudumuzda 7 tane “enerji merkezi”vardır. Bunların her birinin kendine ait bir rengi vardır. Yani her bir enerji merkezinin kendine ait bir ana rengi vardır. Fakat bu enerji merkezleri diğer Renklerden de yardım alabilirler. Her bir enerji merkezinin kendi rengine ana renk, yardım aldığı renge de ara renk veya tamamlayıcı renk diyoruz. Ana ve ara Renkler çeşitli nedenlerden dolayı dengesi bozulmuş enerji merkezlerinin dengeye gelmesinde, birbirleriyle tamamlayıcı unsurlar oluştururlar.
Herhangi bir tedavide kullanılan ana ve tamamlayıcı renk tablosu şöyledir.
Ana renk – Tamamlayıcı renk
Kırmızı – Turkuaz
Turuncu – Mavi
Sarı – Mor
Yeşil – Eflatun
Biraz şansa mı ihtiyacınız var? Bunu kırmızı bir kazak giyerek, bir portakal yiyerek yada elmas bir yüzük takarak sağlayabilirsiniz. Hint geleneğine göre hayatınızda şans yaratmak ve aynı anda mutlulukla sağlığı teşvik etmek çevrenizde hangi rengin hakim olması gerektiğini bulmanıza bağlı.
“Bir İnsanın kendini iyi hissetmesi chakra’larına ( İnsan vücudundaki yedi ana nokta) veya vücut ve buna bağlı fizik enerjisine bağlıdır”diye açıklıyor The Indian Luck Book (Hint Şans Kitabı)’nın yazarı Monisha Bharadvvaj. “Her chakra negatif yada pozitif titreşimleri çeker ve özel bir renge bağlıdır. Bu rengi giymek sizin daha dengeli, mutlu, kontrollü olmanıza yardımcı olur ve buna bağlı olarak dışarıdan aldığınız tepkileri de etkiler. “Kıymetli taşların gücü de aynı şekilde işler. “Kıymetli taşlar chakra’lar üzerinde etkisi olan elektromanyetik enerji yayar,”diyor Monisha. “Renklerine ve etkilenen chakra’ya göre kıymetli taşlar canlılığı arttırabilir, olumsuz etkileri önler, sağlığı korur, kazaları önlemek için gerekli enerjiyi verir ve gelişmeyi hızlandırır. “Öyleyse kullandığımız Renklere dikkat edelim. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi renklerin hikayesi, İnsanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar, önce mağaraları ve duvarları, sonra yüzlerini ve vücutlarını, sonra da yaşadıkları iç mekanları ve kullandıkları objeleri boyamaya, renk lendirmeye başlamışlardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renkler, tarihsel gelişimi içinde; dini ritüellerde, doğum, ölüm, kutlama, kutsama yada veda ve yas törenlerinde, bazen korunmak için, bazen korkutmak için, bazense gizlenmek için, güzelleşmek, etkilemek için, kimlikleri tanımlamak için, zaman zaman da şifa için kullanılmıştır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi renklerin Oluşumu Renk, ışığın değişik dalga boylarının gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu veya renk olarak adlandırılır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Tüm dalga boyları birden aynı anda gözümüze ulaşırsa bunu beyaz, hiç ışık ulaşmazsa siyah olarak algılarız. İnsan gözü 380nm ile 780nm arasındaki dalga boylarını algılayabilir, bu sebepten elektromanyetik spektrumun bu bölümüne görünen ışık denir. Renkler için genelde kulağımızla duyduğumuz ince ve kalın ses analojisi yapılsa da, ses algısının aksine aynı anda gelen ışık frekansları değişik kanallardan algılanamaz (başka bir deyişle göz frekans analizi yapamaz), dolayısıyla aynı anda ince ve kalın sesleri birbirine karıştırmadan duymamıza karşın gözümüz için bu ‘çok seslilik’ söz konusu olmadığından değişik ışık frekanslarının sadece kombinasyonlarını algılayabiliriz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu prensibi açıklamak veya pratik uygulamalarda kullanmak için çeşitli renk modelleri geliştirilmiştir.
İş yerini canlı Renklerle tasvir edenimiz çok azdır. Peki, başımızı çevirdiğimiz her şeyle bu kadar ilişkiliyken, acaba Renkleri doğru kullanabiliyor muyuz? Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Doğrusuyla yanlışıyla kullandığımız Renkler hayatımızı ne kadar etkiliyor? Renk, ışığın değişik dalga boylarının gözün retina tabakasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen emilip kısmen de yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar farklı Renkler ve farklı tonlar olarak algılanır. Günümüzde Renkler, fiziğin ve optiğin olduğu kadar, inşaat, iç mimari ve dekorasyon dallarının, psikolojinin ve antropolojinin, satış, reklam ve pazarlamanın araştırma alanları arasında da yer almaktadır.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kırmızı kadar olmasa da enerji ve heyecan veren bir renk tir. Turuncu seviyorsanız cesur ve maceracı bir kişiliğe sahipsiniz demektir. Bu rengin İnsanları gülmeyi ve güldürmeyi severler. Svadhishtana yada kuyruk sokumu chakra’sı turuncu enerjiyi emer; idrar sistemine, cinselliğe ve Canlıların üremeye bağlıdır. Turuncu neşenin ve eğlencenin rengidir. Ne zaman giymelisiniz? Turuncu yaşama zevkini, aşkı ve kişisel motivasyonu artırır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sorunlarınızı çözmeniz zor gözüküyorsa turuncudan kaçının. Ne yemelisiniz? Yumurta sarısı, havuç biber, balkabağı ve portakal hava kirliliğine ve güneş yanığına karşı korur. Turuncu ışın ikinci enerji merkezini kontrol eder. Bu rengin beden içinde en etkin olduğu yer, adele sistemidir. Dalak, pankreas, mide, bağırsak ve böbrek rahatsızlıklarında turuncu renk tedavi amacıyla kullanılabilir. Turuncunun aşırı kullanımı, sinir sistemini olumsuz yönde etkiler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu nedenle onun tamamlayıcı rengi olan maviyi de beraberinde kullanmak gerekir. Rengin gerçekte ne olduğunu ve bizi her açıdan, ne kadar etkilediğini hiç düşündünüz mü? Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi eğer Renkler, fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal dünyamızı derinden etkileyebilme gücüne sahiplerse, onları hayatımıza mutluluk getirmek veya sağlığımızı düzeltmek için kullanabilir miyiz? Bütün bu soruların cevaplarını öğrenmeye çalışacağız.
Renkler Nedir? Güneşten çok çeşitli enerji seviyelerinde fotonlar gelmektedir. Ancak bu fotonlar arasındaki görünür ışık çok dar bir alanı kaplamaktadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi güneşten gelen ışık parçacıkları maddeye çarptığında işte ışığın bir kısmı yukarıda anlattığımız şekilde madde tarafından soğurulur soğurulmayan diğer kısım ise maddeye çarpıp dışarı geri yansır. Nihayet cisimden yansıyan ışık gözümüzün retinasına çarpar. Retinaya çarpan bu ışık işareti sinir akışına dönüşür ve beynimize kadar ulaşıp görüntüyü oluşturur. Durumu birkaç örnekle daha anlaşılır hale getirebiliriz. Bir Morpho Kelebeğini sarı kelebek ele alalım. Kelebekte pterin adı verilen pigmentler Sarı hariç bütün güneş ışığını soğurmaktadırlar. Kelebeğe çarpıp kelebekteki pigment molekülünün elektronları tarafından soğurulmadan dışarı yansıtılan ışık parçacıkları sahip oldukları enerji sarıya denk geldiği için beynimiz tarafından sarı renk olarak algılanmaktadır.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi cismin rengi ışık kaynağından gelen ışığın özelliğine ve sözkonusu cismin bu ışığın ne kadarını dışarı yansıttığına bağlıdır. Örneğin bir elbisenin rengi güneş ışığında veya bir mağazada bakıldığında aynı değildir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bir cisim şayet beynimiz tarafından siyah olarak algılanıyorsa güneşten gelen bütün ışığı soğuruyor ve dışarı hiç ışık yansıtmıyor demektir. Aynı şekilde eğer cisim güneşten gelen ışığın tümünü birden yansıtıyor ve hiç ışık, soğurmuyorsa beynimiz tarafından beyaz olarak algılanmaktadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu durumda üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken noktalar şunlardır Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Siyasetçiler hangi ortamlarda ne renk giyinmeli? İmaj yaratırken neye dikkat etmeli? İşte bakın bu da farklı bir disiplin alanının renk le bağını gösteren çarpıcı bir örnektir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yolsuzluk skandallarının medyaya yansıdığı dönemlerde dikkat edin, siyasetçiler açık renk takım elbiseler, döpiyesler giyinmektedirler. “Temizlik”, “saflık”, “masumiyet”mesajı iletmek için elbette. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi renklerin dilini anlamak, Renklerle izleyicilere iletiler göndermek, iletişime yepyeni boyutlar kazandırmaktadır. Sinema sanatında, reklâm fotoğraf ve filmlerinde, grafik tasarımda (afiş sanatı, kitap kapağı, ambalaj tasarımı vs. ) anlamı güçlendirecek en önemli öğelerden biri renk tir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi firmalar ürünleri satabilmek için gerek ambalajlarında, gerek reklâmlarında özellikle Renklerden faydalanırlar. Bazı temel renk kuralları tasarımımızda bize ışık tutabilir. Renkler çeşitli şekillerde sınıflandırılmaktadır. En yaygın olarak bilineni ise sıcak ve soğuk renk ayrımıdır. Sıcak Renkler dalga boyu yüksek olan sarı, kırmızı ve turuncu; soğuk Renkler ise dalga boyu düşük olan mavi, yeşil ve mordur. Yeşilin içindeki sarı arttıkça ısınır ve sıcak renk paletine yaklaşır. Azaldıkça soğuklaşır ve mavileşir. Sıcak Renkler daha çabuk algılanır. Öncelikle bunu bilelim. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi görsel bir tasarım içinde yer alan Renklerden ilk önce sıcak Renkler algılanır. Sıcak renk hem önce görünendir hem de en yakında olan gibi algılanır. Soğuk Renkler ise bizden uzakmış duygusu oluşturur. Bu temel bilgi çoğu zaman tasarımcının ve fotoğrafçının görsel derinlik problemini çözebilmesi için gereklidir. Yeşil gibi soğuk bir zeminde mesajı okutmak istiyorsak seçilen tipografik karakterin rengi kırmızı gibi sıcak bir renk olmalıdır ki mesaj öne fırlasın. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi aynı şekilde fotoğrafta da ana öğenin sıcak Renklere sahip olması görsel etkiyi arttırır. Yeşil bir yaprak üzerindeki kırmızı bir uğurböceğinin yer aldığı fotoğraf yeşil bir yaprak üzerindeki çekirgeden daha etkili ve çekicidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Akciğerlerin ve solunum sisteminin güçlenmesi, tiroidin uyarımı, paratiroidin önlenmesi, spazmolitik (rahatlatıcı), süt üretimine destek, midenin uyarımı, kabul edilmeyen yiyecekler sonrasında kusturucu, gaz giderici, kemik ve doku oluşumunu teşvik eder. Turuncu sıcaklığı, cömertliği yansıtır, hafif ve eğlencelidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi aynı zamanda iştahı arttırır ve sabah ayağa kalkmaya yardımcı olur. Portakal rengi akciğerleri, pankreasları ve dalakları güçlendirir ve kalbin aktivitesini uyarır. Bu renk duyguları dengeler. Tüm turuncu Renkleri, yalnızca baskın bileşene (sarı veya kırmızı) bağlı olarak aynı anlama ve etkiye sahiptir. Turuncu parlak ve sıcak bir renk dir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Gün doğumu veya günbatımı, kayısı, mandalina, portakal gibi lezzetli meyvelerle bağlantılıdır.
Kızılderililerde cesaret ve fedakarlığı simgelerdi. Kırmız daha agresif ve tutkulu olduğundan, yorgunluğun üstesinden gelmeye yardımcı olan duygusal uyarıcı olarak mutlu ve güzel renk bir renk tir turuncu. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yukarıdaki hususlardan ötürü, depresyonların tedavisinde faydalı bir ek yardım oluşturmaktadır. Yapılan çeşitli deneylere göre Renkler İnsanların koku ve tat alma duyuları üzerinde de etkili olduğu saptanmıştır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi örneğin sarı ve turuncu ekşi hissi uyandırır. Çünkü akla limonu ve portakalı getirir. Kırmızı, pembe tatlı hissi uyandırır. Çünkü elma ve çileği akla getirir. Mor ve yeşil acı hissi uyandırır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi çünkü patlıcan ve biberi hatırlatır. Mavi ve yeşil tuzlu hissi verir. Lahana ve pırasayı hatırlatır. Açık renk kokular daha yumuşak ve çiçekli koktuğu; koyu renk li kokuların ise daha ağır ve baharatlı olduğu duygusuna kapılırız. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi genel olarak gençler çiçek kokularını (açık renk li parfümleri), yaşlılar baharat kokularını (koyu renk li parfümleri) tercih eder. Baktığımız zaman giyim kuşamda da gençler açık ve parlak Renkleri; yaşlılar koyu ve silik Renkleri tercih ederler. Renk kullanımında en cesur davrananlar çocuklardır. Çünkü onlar gereksiz kısıtlamalar içine girmezler. Renkleri özgürce kullanırlar. Öğrendikleri kültürel kıstaslar yoktur, renk uyumu bilgisi yoktur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renklerin bireylerin çeşitli psikolojik dürtü, güdü ve ihtiyaçları üzerine de etkili olduğu, yapılan çeşitli deneylerle ortaya çıkartılmıştır. Örneğin açlık duygusu üzerinde turuncu, kırmızı ve sarının iştah artırdığını; mavi, turkuaz ve yeşilin susuzluk duygusunu arttırdığı, kırmızının ve eflatunun cinsellik güdüsünü arttırdığı, pastel tonların annelik ve şefkat duygusunu çağrıştırdığı, mavi ve yeşilin sessizlik, sükunet duygusunu arttırdığı saptanmıştır. Yapılan çeşitli araştırmalarda, mor, kırmızı, altın sarısı ve siyah gibi renklerin prestije önem veren kişiler tarafından tercih edildiği görülmüştür. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renklerin reklam uygulamaları açısından diğer önemli etkileri ise şöyle belirlenebilir: Ürünün fark edilme ve tanınmasını, okunaklılığının arttırılmasını, ürüne kimlik kazandırılmasını, reklâmın ikna gücünün arttırılmasını, ürünün tanınmışlığının arttırılmasını sağlamaktadır. İnsan bedeninde 7 enerji merkezi vardır. Diğer taraftan Güneş’in doğal olarak bize yansıttığı ve gözümüzle görebildiğimiz renk sayısı da 7’dir. Böylece İnsan bedenindeki 7 enerji merkezi gökkuşağının 7 doğal rengini almıştır. Sağlıklı bir İnsan elektromanyetik bir enerji içindedir. Bu sebeple gökkuşağındaki bu renklerin enerjisi de her enerji merkezinde görülebilir. Ama sağlıksız bir vücutta bu Renkler lekeli veya bulanık görülür. İşte bu renklerin bozulması vücutta ileride ortaya çıkacak hastalıkların işaretidir. Enerji güçlü, açık, dengeli olduğu zaman enerji merkezlerinin içinden rahatlıkla geçer. İnsan vücudunda bazen yeterli, bazen de açık enerji birikimi olur. Eğer bir enerji merkezinde yetersiz enerji mevcutsa o zaman enerji merkezi kendi rengiyle tedavi edilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nde şu hususlar önemlidir ve dikkate alınmalıdır:
– Hastaya şifa verirken ışınlarla birlikte Renkleri de gönderebilirsiniz. Bu da hastalığın iyileşme sürecini hızlandırır ve yardımcı olur.
– Renklerden bilhassa sarı, yeşil, mavi ve mor daha etkili şifa verir. İkinci derecede şifa Renkleri turuncu, kırmızı ve pembedir.
– Renk tedavisinde hastayı tedavi ederken gönderdiğimiz Renklerparlak ve berrak olmalıdır. Çünkü donuk, kirli yani parlak olmayanRenkler hastalık işaretidir.
– Sezgilerimizle vardığımız kararla hastaya hangi renk uygunsa onu uygulamak gerekir.
– Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi için en uygun zaman, sizin kalbinizden ve üçüncü gözünüzden gelen enerjiyi birleştirebildiğiniz zamandır.
– Önce 4 şifa renginin kendiliğinden belirdiğini görmeniz gerekir, şayet görünmezse dört ana rengi denemeniz gerekir.
– Sırasıyla sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor Renklerini deneyin. En uygun rengi bulduğunuzda seans boyunca o renk te kalın.
– Rengi düşünün ve içinize, yani istediğiniz bölgeye çekin, bunu sürdürün ve sonucu görün…
Renklerin İnsan hayatı üzerindeki diğer etkileri konusunda neler söylemek istersiniz? Daha önce de belirttiğimiz gibi Renkler İnsan hayatı üzerinde çok yönlü bir etkiye sahiptirler. Fiziki ve ruhi yapı üzerindeki etkinin yanında yiyecekler, giyecekler ve hatta yaşanılan mekanlar konusunda da geçerlidir. Kozmik bilinç, işte bu noktada önemli bir görev ifa etmektedir. Zira biyolojik yaşamımızda gıdaları ve kıyafetleri kullanırken bile ayrı bir metodu İnsanlığın istifadesine sunmaktadır Bu çerçevede, yiyeceklerimizi alırken ve kullanırken Renklerine özen göstermeli, mümkünse çiğ olarak, tam pişirmeden, Renklerini kaybetmeden ve haşlama sularını dökmeden yemeliyiz. Yine sebze ve meyveleri tüketirken Renklerle tedaviyi de düşünüp ona göre tüketmekle ayrı bir şifa özelliğinden istifade edebiliriz. Her renk li sebze ve meyvenin, vücudun enerji bölgesinin Renklerine göre yendiğinde bedenimizde ayrı bir şifa verdiği mutlaka görülecektir. Bunun bazı örneklerini şöyle ifade edebiliriz:
– Kök enerji merkezi kırmızı; yani kan tedavisi; kırmızı lahana, kiraz, böğürtlenle beslenebilir.
– Kalp enerji merkezi yeşil; yeşil fasulye, çam yaprağı, yeşil otlar ve yeşil çayla beslenir.
– Mide ve safra kesesi rengi sarı; şifası limon suyu ve zeytinyağı vs. ile beslenir
Renklerin kıyafetler üzerinde de etkisi olduğunu ifade ettiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Yapılan çeşitli araştırmalar, renklerin giysilerimizdeki etkisini fiziki ve ruhi yönden ispat etmektedir. Güneş ışığının etkisiyle doğal kristalden çıkan Renkler; bedenimizin o bölgelerinde kullanılacak giysilerle bedenimize müspet enerji verebileceği gibi, menfi enerjiler vererek enerji merkezlerimizi bloke edip “hastalanmalara”da yo açabilir. Dolayısıyla hastalıkların tedavisinde kişinin sadece fiziksel rahatsızlıklarıyla ilgilenmek yanlış olur. Bunun yanında problemi oluşturan metafizik öğeleri de ortaya çıkarmak gerekir. Özellikle giysiler, İnsanların kendilerini değişik Renklerle ifade etmelerini sağlarlar. Kişiliğinize ters düşen Renklerle fiziksel ve ruhsal durumunuzu dengelemeniz mümkün olmaz. Kan basıncında bu durumda da beklenmedik yükselmeler ortaya çıkabiliyor. İşin kötüsü,Kalp ve damar sağlığında kan basıncını yükselten tansiyon kromoteraxpi kızıl renk faydasıyla birlikte tansiyonyüksekliği var korkusuyla telaş, endişe hali daha da artıyor, 3-5 dakika sonra yapılan yeni ölçümlerde değerler daha da yüksek bulununca ortalık iyice karışıyor!Ne Yapmalı? Böyle durumlarda yapılması gereken, bir “hipertansiyon merkezi” ile temas ederek kan basıncı yüksekliği yönünden iyi bir incelemeden geçmek. Çünkü bu tür Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yükselmelerinin arka planında bazen başlangıç halinde bir hipertansiyon bulunabiliyor. Hatta sadece heyecana bağlanan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi artışlarının da aslında daha önce gözden kaçmış bir hipertansiyon halinin ilk işareti olduğu saptanabiliyor. Özellikle 40 yaş ve sonrasında herkesin yılda 3-5 kez kan basıncını kontrol ettirmesinde fayda var. Özellikle kilo sorunu olanların, şeker hastalarının, kan yağlarında dengesizlik, damar sertliği, kalp problemi bulunanların, gut hastalarının, ailesinde hipertansiyon sıklığı yüksek olanların bu kontrolleri 3-5 ayda bir yaptırmaları gerekiyor.
Çünkü hipertansiyon hekimler tarafından “sessiz katil” olarak tanımlanıyor. Bunun nedeni herhangi bir belirti vermeden işini sinsice görebilmesi, gözde, böbreklerde, beyinde ve kalpte ciddi sağlık problemlerine yol açabilmesi.. Haberiniz olmadan yıllarca yüksek bir kan basıncına sahip olarak yaşayabilirsiniz. Toplumumuzun neredeyse -yetişkin nüfusun- dörtte birine yakınında hipertansiyon olduğu belirtiliyor. Ve ne yazık ki bu kişilerde belirti ve bulgular kan basıncı çok ileri evrelere ulaşıncaya kadar, hatta yaşamı tehdit eden problemler ortaya çıkana dek gözden kaçabiliyor. Zaten bu nedenle çoğu hipertansiyonlu hiçbir şeyin farkına varmadan, aramızda kendisini sağlıklı zannederek dolaşıyor. Bir çalışmaya göre hipertansiyonluların neredeyse yarısı böyle bir sorunu olduğunu bilmiyor. Baş ağrıları, yorgunluklar, aşırı terleme, çarpıntı, göğüs sıkıntısı, kas krampları, sık idrara çıkma gibi belirtiler hipertansiyonla birlikte görülebilir ama hipertansiyon sorununun belirti vermeden ilerleyen bir sağlık sorunu olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Hipertansiyonlu biri olup olmadığını anlamanın tek bir yolu vardır, o da kan basıncı ölçümleridir. Tüp bebekte tek embriyo dönemi Yurdumuzda, tüp bebek uygulamalarına yönelik yeni bir yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Buna göre 35 yaş altındaki kadınlara ilk iki deneme için rahim içine tek embriyo transferine izin verilmektedir. ıki deneme sonrası gebelik olmazsa, sonraki denemelerde 2 embriyo transferine izin verilmektedir. 35 yaş üzerindeki kadınlara ise iki embriyo transferine izin verilmektedir. Önceden her yaş grubuna 3 embriyo transferine izin veriliyordu. şimdiki yönetmelikte amaçlanan, çoğul gebeliklerin önlenmesi ve dolayısıyla prematüre yoğun bakım ve erken doğuma bağlı sorunların önlenmesidir. Tek embriyo transferiyle gebelik oranları azalacağından, deneme sayılarının artacağı tahmin edilmektedir. Teknolojideki ilerlemeler ve merkezlerin tek embriyo konusunda tecrübelenmesi ile gebelik oranlarının daha iyileşeceği umut edilebilir. Aynı yönetmelikte, zorunlu haller (kanser, radyo-kemoterapi alınacak olması gibi) dışında sperm ve yumurta dondurulması da kesinlikle yasaklanmıştır. Tüp bebek yaptırmaya karar vermeden önce, hekiminizle mevcut durumu iyice konuşup anlamanız gerekmektedir.

Nasıl bir yol izliyor? O dönemde Berlin’de tıp eğitimi alan Jens Titze tuzun vücuttaki işleyişinden öyle etkilenmiş ki, moleküler etki mekanizmasını daha ayrıntılı şekilde anlamaya merak salmış. Profesör Titze bugün Erlangen Üniversite Kliniği’nde bu konuda yapılan bir araştırmanın başında bulunuyor. Titze çalışmaları sayesinde tuzun vücutta nasıl bir yol izlediğini anlamayı başardı. Bu konuda en önemli rolü bir çeşit akyuvar olan makrofajlar üstleniyor. Makrofajlar deri altındaki tuz ve sodyum miktarını ölçüyor. Titze “Bir akyuvar popülasyonu olan makrofajlar tuzla özel olarak ilgileniyor. Deride fazla sodyum depolandığında derideki lenf kılcal damarları üzerinden sodyumu taşıyor” diyor. Makrofajlar bunun için lenf sistemine yani vücut sıvısını taşıyan damarlara genişlemeleri için onu uyaran kimyasal bir haberci salgılıyor. Ancak tüm akyuvarlar makrofajlar gibi tuzla büyük bir uyum içinde çalışmıyor.
Makrofajlar ve T hücreleri Jens Titze “Başka bir akyuvar popülasyonu olan T hücreleri aynı şartlar altında tuzla karşılaştıklarında vücut dokularına zarar veriyor. Bu elbette büyük bir felaket ve buna otoimmünite deniyor” açıklamasını yapıyor. Herhangi bir organizmanın bağışıklık sisteminin kendi protein ve dokularına karşı immün yanıt oluşturmasına “otoimmünite”, bu yanıt sırasında oluşan antikorlara ise “otoantikor” adı veriliyor. Organizmanın kendi yapılarına karşı otoantikorlarla saldırıya geçmesi ise dokularda bozulmaya sebep oluyor. Kısacası çok fazla tuz tüketenler sadece yüksek Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi gibi rahatsızlıklara yakalanma risklerini artırmıyor. Fazla tuz, örneğin MS yani multipl skleroz gibi otoimmün hastalıklarda hastalığın seyrini de ağırlaştırabiliyor. Ancak bu alanda daha yanıt bekleyen birçok soru var. Örneğin ileri yaşlardaki İnsanların normal beslenseler de neden deri altında fazla tuz depoladıkları hâlâ açıklık kazanmış değil. Potasyum, sodyumla birlikte hücre içi ve dışında sıvı ve mineral dengesinin sağlanmasına, kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur ve besinlerin hücre içine geçişini sağlar. Kalbimizin ve vücuttaki diğer kaslarımızın sağlıklı yapısını koruması potasyuma bağlıdır. Fazla şeker, diüretikler, laksatifler, fazla tuz, alkol ve stres bu mineralle birlikte vücuttan atılır. Böbrek bozuklukları da aşırı potasyum kayıplarına neden olabilir.
Yetersizlik durumlarında güç kaybı, iştahsızlık, mide bulantısı ve halsizlik görülür. Hipertansiyon tedavisinde ek potasyum kullanılması gerekebilir. Yetişkinlerin hipertansiyondan korunmak için günde 2000 – 3500 mg potasyum alması önerilir. Potasyum balık, tavuk, taze et, birçok sebze (özellikle patates) ve meyvelerde (muz, kayısı, turunçgiller) bulunur. Az işlem görmüş besinlerin potasyum miktarı daha fazladır. Sodyum ise vücut sıvı dengesinin kontrol edilmesine, kalp kası da dahil tüm vücut kaslarımızın gevşemesine, sinir uyarılarının iletimine yardım eder. Vücuttan sodyum kaybı aşırı ishal ve terleme yolu ile olur. Sodyum atımında bozukluklar görülen bazı böbrek hastalıklarında aşırı alım vücutta su tutulmasına ve ödeme neden olabilir. Tuza karşı hassasiyeti olan bireylerde, kan basıncında artış görülebilir. Sağlıklı bireylerin gereksinimlerini karşılayacak yeterli ve güvenli sodyum miktarı her ne kadar 500 mg olarak belirlenmiş olsa da bireylerin tükettiği düzey bundan daha yüksektir. Dörtte bir tatlı kaşığı tuz 500 mg sodyum içerir. Fazlası zarar Besinlerin pek çoğunun içinde bulunan sodyum, doğal yiyecek tuzu olarak adlandırılır. Sofra ya da mutfak tuzunun da büyük bir bölümü sodyumdur. Fazla tuz tüketiminin de yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon) ile ilişkili olduğu daima dikkate alınmalıdır. Fazla tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atımını artırır. Bu durum kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur.
Soya fasulyesi, besin öğeleri açısından hayvansal kökenli proteinlere en yakın olan yağlı tohumdur. Soyada; potasyum, B1 vitamini, B2 vitamini, niasin, piridoksin, pantetonik asit, biotin, A vitamini, C vitamini, inositol, folik asit, E vitamini ve K vitaminleri, östrojenden yaklaşık olarak 1000 kat daha az östrojenik güce sahip olan maddeler bulunur. Kolesterolü düşürür. İnek sütüne alerjisi olanlar soya sütü ve ürünleri tüketebilirler. Tüm bu faydaları bilinen soya, aşırı tüketiminde besinlerden aldığımız çinkonun biyoyararlılığını azaltır. Böbrekler sodyumu su ve elektrolitler arasındaki dengeyi sağlamak için kullanır. Sodyum suyun vücutta tutulması için önemlidir. Ama bu özelliği birtakım sorunları da beraberinde getirir.
Vücuttaki Su ve Sodyum Erkek vücudunun %60’ı sudan oluşur. Kadınlarda bu oran biraz daha azdır. Su hem hücre dışında, hem de hücre içindedir. Vücutta belli miktarda su vardır, ama fazla su da tehlikeli olabilir. Böbrekler sodyum ve potasyum gibi elektrolitleri dengeyi sürdürmek için kullanır. Su hücre zarı boyunca sodyumun daha yoğun olduğu yere hareket eder. Her böbreğin filtreleme sistemi vardır. Buralarda su dışarı çıkar veya içeri girer. Atık ürünler ve fazla su kandan süzülerek, idrarla dışarı atılır. Vücut fonksiyonları için gerekli sodyum da, dolaşım sistemine geri döner. Tüm süreç oldukça kompleks olsa da, şu şekilde özetlenebilir. Vücutta artan sodyum, hücre içindeki ve kan damarlarında dolaşan suyun artması anlamına gelir. Artan su da kan basıncının yani tansiyonun yükselmesine neden olur. İnsanlar sodyumu yiyeceklerdeki tuzla alırlar. Çoğu İnsan idrarla birlikte fazla sodyumu dışarı atar. Ayrıca sodyum ve su terlemeyle de vücuttan uzaklaştırılır. Ama İnsanların %20’si sodyumun vücutta tutulmasına neden olan genetik bir karakteristiğe sahiptir. Bu da suyun vücutta tutulmasına neden olur. Böylece kan basıncı yükselir. Tuz yemek ayrıca susamaya neden olacağı için, daha fazla su içme eğilimi getirir. Aşırı tuz vücutta dolaşan sıvının gerekenden fazla olmasına sebep olur. Bu da kan damarı duvarlarındaki basıncın artması anlamına gelir. Yükselen basınçta duvarlar kalınlaşır ve daralır. Kalp kanı ulaştırmak için daha fazla pompalamak zorunda kalır. Kalp kasları artan bu yük nedeniyle genişler ve her kasılmanın gücü şiddetlenir. Artan basın kan damarlarına ve böbreklerdeki filtreleme sistemine hasar verir. Böylece kan basıncı yani Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yükselir. Ne Kadar Tuz? Günde 5 gram tuzdan fazlası zararlıdır, bu da 2300 mg sodyum anlamına gelir. Tuz 1500 mg’ın altına da düşmemelidir. Bir yemek kaşığı tuz 2400 mg civarında sodyum içerir. Hazır ürünlerde tuz oranı genelde yüksektir. Yüksek tansiyonu olan kişilerin hazır yiyecekler tüketimine özen göstermesi gerekir. Yüksek Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ciddi sorunlar doğurabilecek bir durumdur. Tansiyon hastalarının hem diyetlerinde değişikliğe, hem de ilaca ihtiyacı vardır. Eğer yüksek tansiyona sahip olduğunuzu biliyor ya da düşünüyorsanız, tansiyonunuzu düzenli ölçtürerek kontrol etmelisiniz.
Hipertansiyonun başlıca nedenleri arasında beslenme alışkanlıklarımızın geldiği biliniyor. Yediğimiz besinler bu kadar önemliyken hangilerinin tansiyonu yükselttiğini bilmek kan basıncı değerini kontrol altında tutabilmemiz açısından önemli. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yükselten yiyecekler arasında ilk sıraları tuz ve tuzlu yiyecekler, şeker ve şekerli içecekler, tatlılar ve doymuş yağ oranı yüksek yağlar. Bunlar dışında alkol ve kafeinli kahve tüketim sıklığı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yükselten faktörler arasında. Kafein: Kafein sadece kahvede bulunmuyor.
Çikolata, kolalı içecekler ve yiyeceklerde kafein var. Kafein vücudun adrenalin salgılanmasına ve dolayısıyla kan basıncının yani tansiyonun yükselmesine neden oluyor. Kafeinsiz kahve tüketmek, şekerli kolalı içeceklerden uzak durmak ve çikolatayı kararında yemek tansiyonu dengelemek için önemli. Sodyum: Sofra tuzu Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yükselten nedenlerin en önemlilerinden biri çünkü neredeyse tükettiğimiz tüm yemeklerde var. Tuzu tansiyonunuz yüksek olsun olmasın azaltmanız gerekiyor. Marketlerde düşük sodyumlu tuzlar bulabilirsiniz. Tuzun en yoğun olarak kullanıldığı gıdalar arasında fastfood ürünleri olduğunu unutmayın. Şeker: İşlenmiş olarak alınan şekerin büyük bir kısmı vücudumuzda yaş olarak depolanıyor ve bu da tansiyonun yükselmesine neden oluyor. Meyvelerde bulunan doğal şekerin ise Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi üzerinde neredeyse hiç etkisi yok. Bu yüzden ihtiyaç duyduğunuz şekeri tatlılardan, şekerli içeceklerden ya da çayınıza koyduğunuz şekerden değil de taze mevsim meyvelerinden almalısınız. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yükselten Yiyecekler Listesi (Bu listedekilerle sınırlı değil) Unutmayın tansiyon değerleriniz uzun süre yüksek olursa felç, kalp krizi, göz hastalıkları, böbreklerin iflas etmesi ve beyin hasarları gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
fakat bu işin en zor kısmı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanının ölçülememesidir. 80 millilitre üzerindeki kanama fazla kabul edilir,kanamanın ölçülmesi için bir takım uygulamalar var pedin tartılması ve sayısı gibi ama aşağı yukarı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi in daha önceki adetlere göre daha fazla olması ve kansızlığa yol açması sorun olduğunu gösterir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması nasıl durdurulur, tıp dilinde menoraji olarak da bilinen aşırı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması, adından da anlaşılacağı üzere Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanı miktarının normalden fazla gelmesi durumudur. Bir adet kanaması döneminde kanama miktarının 60-80 ml’den fazla olması aşırı adet kanaması olarak adlandırılabilir. Kadınların büyük çoğunluğu 30 ila 40 ml kan kaybederler. Aşırı adet gören kadınların %40 ila 60’ında temelde başka bir olumsuz neden yoktur. Genelde rahim ağzı ve rahim içi polipleri, endometriozis, myomlar, spiral, pıhtılaşma bozuklukları gibi rahatsızlıklar da aşırı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi görmeye sebebiyet verebilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması nasıl azaltılır sorusunun yanıtına gelelim şimdi de. Adet kanaması tedavisinde önce altta yatan ciddi bir sebep olup olmadığının araştırılması gerekir. Eğer böyle bir belirti yahut bulgu yoksa ilaç tedavisi yapılır. Aşırı adet görmede ameliyatla tedavi, progesteron iğneleri, doğum kontrol hapları, traneksamik asit, hormonlu spiraller ve buna benzer yöntemler aşırı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması nasıl kesilir sorusuna verilecek yanıtlardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamasını kesen ağrı kesiciler var mıdır ve kullanımı sağlıklı mıdır bir de bu kısmına bakalım. Kadınların büyük bir kısmı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi dönemlerini hayli sancılı geçirir. Çoğu kez sıcak su torbaları, sıcak içecekler, istirahat de yetersiz kalır. Böyle durumlarda ağrı kesiciler imdada koşar. Ama bazı ağrı kesiciler Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sancısını keserken aynı zamanda adet kanamasını da azaltır hatta keser. Bu da kadınların Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi düzeni için son derece zararlıdır. Bu ağrı kesiciler içinde en bilineni Majezik adlı ilaçtır. Sadece baş ve diş ağrılarına değil, eklem ve Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sancılarına da iyi gelen majezik, çok az bir oranda da olsa adet kanamalarını azaltır ama bu ker kadında aynı etkiyi gösterecek diye bir kural yoktur. Zaten kanamanın şiddet ve miktarı azalsa da regl periyodu diğer ay kendini dengeler.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması çok yoğun olan kadınlar, özellikle seyahat, spor ve günlük aktivitelerini etkilememesi için adet kanamasının kesilmesini yahut en azından azalmasını ister. Böyle bir durumda ağrı kesicilerden medet umulur. Gerçekten de Parol, Majezik, Arveles gibi ağrı kesicilerin Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamasını bir miktar kestiği bilinmektedir. Ama bu oran kimi kadında fazla, kimi kadında ise azdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamasını henüz başlamadan kesmek isteyenler için Primolut – N isimli ilaç kesin çözüm sağlar. Kutsal toprak ziyaretlerine, tatile, denize, havuza gidecek olan kadınlar bu günlerin Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi dönemleriyle kesiştiğini gördüklerinde ama tabii ki hekime danışmak koşuluyla Primolut-N kullanabilir. Ama bu tür ilaçlar hormon içerdiği için kullanımı alışkanlık haline getirilmemeli, çok mecbur kalınırsa yılda en fazla 1 defa kullanılmalıdır. Kadınlar başlayan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nasıl durdurulur sorusunu da sıkça sorarlar. Düzensiz adet gören kişilerin; balayı, seyahat, tatil, hac, umre gibi sosyal hayatla ilgili etkinlikleri ve planları suya düşer. Bunun için doğum kontrol hapı kullanılabilir. 21 tablet bittikten sonra ara vermeksizin ikinci kutuya başlamak Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi i kesebilir. Ama elbette bu yöntemler hekime danışılmadan ve sürekli hale getirilmeden yapılmalıdır.
Aşırı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kanamasına Bitkisel Çözüm İlaçlar dışında faklı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi durdurma yolları da vardır. Doğal ve bitkisel yöntemlerle Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamasını azaltmak mümkündür. Bu doğal ürünleri sayacak olursak; demirhindi, kişniş tohumu, portakal suyu, nane ve Bektaşi üzüm suyu, brokoli suyu-elma suyu karışımı, turp rendesi ve ayran karışımı, kabak, papaya, rezene, karabuğday, karnın üzerine buz kalıbı koymak, elma sirkesi, tarçın, kekik çayı gibi doğal bitki ve otlar da Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi durdurma yolları arasında sayılabilir. Bunun dışında kırmızı ahududu, kırmızı biber, karakafes yaprakları, yeşil yapraklı sebzeler; magnezyum açısından zengin olan avokado, yulaf, fındık, kabak, karpuz, bitter çikolata tüketmek ve bel bölgesine Hindistan cevizi yağı ve zeytinyağı ile masaj yapmak da Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması nasıl durdurulur bitkisel çözümler içinde sayılabilir tüm kanamaların Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması olmadığını belirterek, “Yani bir kişi için 20 ml normalken 60 ml kanaması aslında 3 kez fazla kanamayı işaret etmektedir. Normal sınırlarda gözükmesine rağmen böyle bir durum da normal kabul edilmemelidir. Bunun dışındakiler ise aslında ‘anormal uterin kanamalar’dır ve muhakkak altında ya hormonal ya da anatomik bir patoloji bulunmaktadır” dedi.
Normal Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamasının 21 ila 35 günde bir görülen, yedi günden az süren ve toplamı 80 ml‘den az olan kanama olarak tanımlandığını, anormal kanamanın ise herhangi bir neden olmadan, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamalarının düzensiz olması veya durmayan uzun süreli kanama olduğunu söyledi. Anormal vajinal kanamalardan bahsederken öncelikle kadınlardaki Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi döngüsünün tam olarak bilinmesinin uygun olacağını belirten Zorlu, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması olarak dillendirilen her türlü vajinal kanamanın aslında düzenli bir hormonal döngünün belirtisi olduğunu ifade etti. Zorlu, “Gerçek Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması düzenli ve ovulasyonu (yumurtlamayı) takip eden kanamalardır” dedi. Herkesin kendi normal seviyesi olduğu ve kişiler arası farklılıklar olabileceğinin de akılda tutulması gerektiğini hatırlatan Zorlu, şöyle devam etti: “Yani bir kişi için 20 ml normalken 60 ml kanaması aslında 3 kez fazla kanamayı işaret ederken bizler için normal sınırlarda gözüküyor. Böyle bir durum da normal kabul edilmemeli. Bunun dışındakiler ise aslında ‘anormal uterin kanamalar’dır ve muhakkak altında ya hormonal ya da anatomik bir patoloji bulunmaktadır. Yani tüm kanamalar Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanaması değildir. Her normal adet kanamasının önünde bir yumurtlama olmalıdır. Yani üreme adetle değil, yumurtlama ile başlar. Her menstruasyonun önünde bir ovulasyon vardır.”
Zorlu Fonksiyon bozukluğu sonucu olan kanamalar nelerdir? “Disfonksiyonel uterin kanama” adından fonksiyon bozukluğu veya fonksiyonlarda sapma akla gelmektedir. Dolayısı ile bu kanamalar herhangi bir patoloji olmadan anovulasyona bağlı yani yumurtlamamaya bağlı oluşan rahim içi dokunun (endometrial) kanama bozukluklarını ifade eden bir terimdir. “Anormal uterin kanama” ve “Disfonksiyonel uterin kanama” terimleri birbirinin yerine kullanılmaktadır. Çünkü gebelik sorunları, tümörler veya enfeksiyonlar da dahil rahim ağzından (servikal), uterin veya tüplerden kaynaklanan patolojileri ayırt etmek gerekir.
Disfonksiyonel kanamalarda sakıncalar oluyor? Disfonksiyonel kanamalar anovulasyonlu olduğundan çatlamayan yumurtalar kistleşme yapmış olabilir ve bunun sorunları ortaya çıkabilir. Kist yırtılması veya etrafında dönmesi olabilir. Bunların yoğun ve şiddetli sancıları olabilir. Bazen kist içine kanama (hemorajik kist) yapabileceği veya karın içine kanama olup sıkıntılara neden olabileceği akılda tutulmalı. Yumurtlamanın sık olarak aksadığı hallerde fonksiyonel kistlerin tekrarlayarak oluşu dışında sadece östrojenik etkinin yani progesteron ile karşılanmamış östrojenin rahim içindeki dokuya yaptığı büyütücü etkinin uzun süreli devamında kötü huylu hastalıkların da gelişimi söz konusu olabilmekte. Böyle uzun süreli anovulasyonun polikistik over sendromu olan hastalarda görülme olasılığı daha fazladır. Bu hastalarda görülen seyrek Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi veya amenore dönemleri riski yaratmaktadır ve muhakkak progesteron ile karşılanması gerekir. Bu hastalar menopoza yakın dönemde iseler biyopsi almak uygun olacaktır. Genç ve bebek isteyen hastalarda ise yumurtlama sağlayıcı ajanlarla infertilite sorunu halledilmelidir.
Ergenlik döneminde düzensiz olan kanamalar nasıl halledilir? Ergenlik döneminde ilk akla gelecek olan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi düzeninin oturmadığı ve yumurtlamanın eksik kalması olmalıdır. Çünkü ilk Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sonrası 2 yılda anovulasyon %60-90 oranında karşımıza çıkar. Ancak 5. yıl sonunda bu oran %20-30 civarına iner. Bu sıklıkla yeni olgunlaşan beyin üst merkezlerindeki yetersizlik sonucu olur. Bunun yanı sıra başka sistemik hastalıklar veya hormonal bozuklukların da olabileceği akılda tutulmalı. Tabii bütün kanamalar yumurtlama olmamasından kaynaklanmaz. Bazılarında yumurtlama esnasında hafif kanaması olan hastalarda vardır. Buna “mittel-schmerz” denir ve bazen ufak bir ağrıda buna eklenir. Ayrıca yine bazı kadınlarda Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi öncesi lekelenme de olabilir ve bu adetten sayılmamalıdır, normal olarak kabul edilmelidir.
Fonksiyon bozukluğu dışında neler olabilir? İlk Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi görülmeye başlandığı genç kızlık dönemlerinde tümörler, vajinal travmalar, yabancı cisimler, enfeksiyöz değişikliklere bağlı kanamalar mutlaka ayırt edilmeli ve bunun sonucuna göre ovulasyon bozukluğu ve disfonksiyonel kanama denmeli. Daha ileri yaşlarda ise rahim içi dokunun ileri derecede kalınlaşması (hiperplazi), polipler ve sıklıkla myomlar akla gelmeli ve bunların yokluğunda anovulasyona bağlı kanamalar düşünülmelidir. Nadirde olsa yine tümörler akılda tutulmalıdır çünkü böyle bir olayın varlığının atlanması katastrofik sonuçlar doğuracaktır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi lerin tamamen kesildiği menopoz sonrasında ise disfonksiyonel kanama olmaz çünkü zaten fonksiyonlar durmuştur. Bu dönemde sıklıkla hormon replasmanı yapılıyorsa buna bağlı kanamalar, doku zayıflığına bağlı kanamalar (atrofi) veya tümörler karşımıza çıkar.
Başka neler akla gelir? Muhakkak hormonlar bakılırken tiroid fonksiyonları değerlendirilmeli ve bozukluk mevcut ise düzeltilmeli. Bu sıklıkla hipotiroidi hastalarında olur ama bazen hafif bozukluklarda dahi olabilmektedir. Prolaktinomalar veya diğer hipofiz adenomlar da hormonal dengeyi alt-üst eder ve anovulasyon yaratır. Bunların yanında enfeksiyonlarda az veya çok kısa veya uzun süreli kanamalar olabilir. Endometriozis olgularında da Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamasının fazla olması veya Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi öncesi lekelenmeler olabilir. Rahim içi araçlarda eğer progesteron içeren tiplerden değil ise Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi miktarı artabilir ve kasılmalar nedeni ile ağrı olabilir. Tüp bağlama operasyonlarından sonra da adet düzensizliği olduğu bildirilmektedir ama çok sık olarak karşımıza çıkmaz.
Tedavide ne yapılır? Her türlü kanama öncelikle hormonal manüpilasyon ile durdurulur. Bazen bunun öncesinde örnek alınması gerekebilir bunu sıklıkla 40 yaş üstünde veya bir patoloji beklediğimizde yaparız. Bunların yanında hastanın kan kaybının ne derecede olduğu ve ne kadar desteğe ihtiyacı olduğu belirlenip buna yönelik destek yapılması uygun olacaktır. Eğer anormal kanamalar yumurtlama problemine bağlı ise kanama düzenlenip hemen yumurtlama sağlanır ancak bebek isteği yoksa düzenli doğum kontrol hapı kullanılır veya düzenleyici östrojen ve ardışık progesteron preparatları verilir. Bunun yanında rahim içi sistemler kullanılabilir. Bunlarda progesteron bulunmaktadır. Bunu daha ziyade yumurtlamamaya bağlı rahim içi dokunun kalınlaştığı olgularda kullanmaktayız ayrıca menopoza yakın hastalarda tercih etmekteyiz. Bu tedavi ile rahim içinde östrojenin yarattığı etkiler tersine çevrilir. Gençlerde ve ergenlik döneminde bazen kanama pıhtılaşma sorunlarına bağlı kanamalarda hasta geçici menopoza sokulur. Bu durum kemoterapi alan hastalarda ortaya çıkabilecek düzensizliklerin varlığında da tercih edilebilir.
Cerrahi müdahale gerekir mi?
Bütün bunlardan başka ailesini tamamlamış ve doğum planlamayan hastalarda cerrahi tedavi seçilebilir. Ayrıca tespit edilen sorun cerrahi gerektiriyorsa da öncelikle tercih edilmeli. Burada genellikle endoskopik yöntemleri tercih ediyoruz. Sıklıkla histeroskopik olarak rahim içindeki myoma veya polip gibi patolojinin alınması veya kanama yapan dokunun tamamen fonksiyonsuz hale getirilmesi şeklinde yapılır. Bazen de laparoskopik olarak rahim alınması en son çare olarak gerekmektedir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi dönemlerinde kanama anormal derecede fazla ya da uzun süreli olur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi döneminin en yaygın belirtileri kanamanın 7 gün ya da daha fazla sürmesi, çok sık hijyenik ped veya tampon değiştirmek ihtiyacı hissedecek kadar kan akışı ile büyük kan pıhtılarının olmasıdır. Ayrıca, bu dönemde alt karın bölgesinde kramplar, bulantı, baş dönmesi, sinirlilik, aşırı zayıflık, sürekli yorgunluk hissi gibi sorunlar görülebilir. Bu sorunlar adet olan her yaşta kadınlarda olabilir. Ancak, son zamanlarda menopoza girmeye yaklaşan yaşlı ve genç ergenler bu sorunlara duyarlı yaklaşmaktadırlar. Kiloya bağlı kalıtımsal kanama bozukluğu için kan inceltici bazı ilaçlar kullanmak bu sorunlar için yüksek risk altına girmek demektir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi döneminde, rahimde myom, polipler, düşük, dış gebelik, tümörler ve hormonal dengesizlikler dahil olmak üzere aşırı kanama için birçok nedenler vardır. Bunun yanı sıra kan inceltici ve doğum kontrol haplarının kullanılması sonucu meydana gelen yan etkiler de kanamanın fazla olmasına neden olabilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi dönemi günlük faaliyetleri, duygusal durumu ve sosyal hayatı olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi dönemi tedavisi için doktora danışılması ve nedenlere bağlı doğru tanı konması önerilmektedir. Bu önerinin yanında bazı diyet değişiklikleri ve basit ev ilaçları Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi döneminde tedavi amaçlı kullanılabilir.
Adet döneminde her 2 saatte bir ped değiştirmekten bıktınız mı ? Adet kanamasını ne keser diye sürekli araştırmamı yapıyorsunuz. O zaman yazımızı sonuna kadar okuyun. Adeti ne keser konusuyla ilgili yaklaşık 30 doğal ve bitkisel yöntemi derleyip aşağıda sıraladık.
Menoraji olarak da bilinen aşırı adet kanaması, kadınların çoğusunun karşılaştığı çok yaygın bir sorundur. Aşırı adet kanaması başta anemi olmak üzere hormonal dengesizlik, rahim miyomları, adenomiyoz, gebelik komplikasyonları, tiroid hastalıkları, endometrium kanseri, kilo alımı veya kaybı, polip, pelvik inflamatuar hastalıkları gibi sayısız komplikasyonlara yol açabilir. Doğum kontrol hapları, yaptığınız egzersizler, uyguladığınız diyetler, kan sulandırıcı ilaçlar aşırı adet kanamasına neden olabilir. Ağır menstrüasyon dönemlerinde kansızlık, halsizlik, tembellik ya da uyuşukluk, yorgunluk, baş ağrısı, ruhsal bozukluklar, memelerde ağrı, ağır kan akışı, ciddi kramplar, nefes darlığı gibi rahatsızlıklar ile karşılaşabilirsiniz. Kaç ped olursa fazla kabul edlmeli? günde 2 ile 6 ped arası normal ama 6 dan fazla çok fazla kabul edilir. Aşırı kanama (menoraji) kendiliğinden düzelebilir mi? Hastanın yumurtalık kisti olursa o ay fazla kanaması olabilir,1 veya 2 ay sonra kist kaybolursa kanama düzelir ama bizim menoraji den kastımız her ay fazla gelen kanamadır,bu da tedavi olmadan kendiliğinden düzelmez. Aşırı adet kanaması vücutta nasıl zararlar yaratabilir? Kansızlık, halsizlik, yorgunluk, çarpıntı, solukluk, başdönmeleri, bayılmalara yol açar. Adet kanamasında pıhtının olması normal mıdır? Hayır, adet kanaması pıhtılaşmaz, pıhtının olması normal değildir ve fazla kanamayı gösterebilir. Aşırı adet kanamasının en sık yarattığı sorun nedir? En sık kansızlığa yol açar,ve dolayısıyla kansızlığı olan her kadın aşırı adet kanaması açısından bir jinekolog tarafından değerlendirilmesi gerek. Aşırı adet kanamasına yol açan sebepler neler olabilir? Miyomlar başta olmak üzere,kan hastalıkları,yaş,endometriozis,sigara,alkol bütün bunlar Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamasına yol açabilirler,ama çoğu hasta da sebep saptanamayabilir. Daha önce geçirilmiş kürtaj ve düşükler Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi e yol açabilir mi? Daha önce geçirilmiş ve tedavi edilmiş düşükler ve geçirilmiş kürtajlar Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kanamasına yol açmaz. Aşırı kanamanın tedavi yöntemleri nelerdir? Aşırı kanama (menoraji)’nın bir medikal birde cerrahi tedavisi vardır. medikal olarak doğum kontrol hapları,ağrı kesiciler kanamayı azaltabilecek ilaçlardır,hormonlu spiraller aşırı kanamayı durdurmada oldukça başarılıdır ve başarısı %95’e varabiliyor,hem de gebelikten kuruyucu etki de sağlıyor. Medika tedavi den sonuç alınamazsa o zaman cerrahi yollara başvurulabilir,miyom varsa miyomektomi ameliyatıyla çıkartılması gerek,bazen rahim içi dokusunu yakmak gerekebilir ve bütün bunlara cevap alınamıyorsa son çare olarak rahimin alınması gerekir. sonuç olarak aşırı kanaması olan kadınların mutlaka bir jinekologa başvurması ve uygun tedavi görmeleri gerek. Regl kanı olarak da bilinen adet kanamaları genellikle 3 ila 7 gün arası süren, menopoza kadar her ay rutin tekrarlanan doğal bir döngüdür. Bu kanamalar çoğu zaman ağrılı ve sancılı geçer. Hatta bu günler hormonların etkisi ile ruh halimizi dahi etkiler. Bazı durumlarda ( gezi, iş toplantıları, tatil vs.) regl kanının gelmesinin daha kısa sürmesini hatta kesilmesini, durmasını isteriz. Biz de bu yazımızda adet kanamalarının daha erken bir günde bitmesini sağlayacak, adeti kesen durduran doğal yöntemlerden
bahsedeceğiz. Bu uygulamalar aynı zamanda bu süreci daha rahat atlatmanızı sağlayacak, daha az ağrı ve sorun ile adet döngünüzü tamamlamış olacaksınız. Canlılar soylarını devam ettirebilmek için Canlıların üremek zorundadırlar. Canlıların üreme, canlının ortak özelliklerinden biridir. İnsanlar da var olduğu günden beri ürer. Canlıların üreme organlarının oluşturduğu, Canlıların üremenin gerçekleştiği sisteme Canlıların üreme sistemi denir. Canlıların üreme işini gerçekleştiren hücreler, Canlıların üreme hücreleridir. İnsanda Canlıların üreme, Canlıların üreme organlarıyla gerçekleşir. Canlıların üreme sisteminin temel görevi dişi ve erkek bireyde Canlıların üreme hücrelerini meydana getirmektir. Canlıların üreme hücreleri diğer vücut hücrelerinden farklıdır. Vücut hücrelerinin yarısı kadar kromozom taşırlar. Canlıların üreme organları, erkek ve kadın bireylerde biçim olarak farklı yapıdadır.
Erkek Canlıların üreme organında en önemli yapı erbezleri (testisler) dir. Testisler, sağda ve solda olmak üzere testis torbasının içinde yer alır. Ergenlik çağında faaliyete geçer. Erkek Canlıların üreme hücresi sperm; testislerde üretilir, penis aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılır. Erkeklikle ilgili birçok hormon da testislerden salgılanır.
Kadın Canlıların üreme organları, yumurtalık (ovaryum), yumurta kanalı (oviduk), döl yatağı (rahim) ve vagina olmak üzere dört yapıdan meydana gelir. Dişi Canlıların üreme hücresi olan yumurta, yumurtalıkta oluşur. Ergenlik çağında her ay bir yumurta gelişerek yumurta kanalından dışarıya bırakılır. Buna ovulasyon denir. Döl yatağı, döllenen yumurtanın anne karnında tutunup geliştiği yerdir. Bebek, doğana kadar gelişimini burada sürdürür.
Canlıların üreme sistemi, sinir sistemi ve iç salgı sisteminin salgıları ile kontrol edilir. Erbezlerinde erkeklik hormonu androjen salgılanır. Bu hormona testosteron da denir. Testosteronun eşey organlarının büyümesi, sakal çıkması, sesin kalınlaşması gibi etkileri vardır. Kadınlarda progesteron ve östrojen hormonu salgılanır. Bu hormon, sesin incelmesi, göğüslerin çıkması, ay halinin görülmesi gibi olayları kontrol eder. Canlıların üreme organlarının sağlığı için temizliğe özen gösterilmeli, iç çamaşırları, temiz kullanılmalı, tuvaletlerin temizliğine dikkat edilmelidir.
Canlıların üreme sisteminin sağlığı ve korunması Bütün diğer sistemlerimiz gibi Canlıların üreme sisteminin sağlığı ve korunması çok önemlidir. Canlıların üreme sistemi, sinir sistemi ve iç salgı bezlerinin salgılarıyla kontrol edilir. Canlıların üreme sistemimizin sağlığını etkileyen etmenlerin başında sigara gelmektedir.Özellikle sigara içen kadınların çocuklarının gelişimi yavaş olur. Sigara içen bir anneden doğan çocuk akciğer hastalıklarına kolay yakalanır.Frengi, bel soğukluğu, AIDS gibi hastalıkların nedeni, evlilik dışı cinsel ilişkilerdir. Bu nedenle evlilik dışı cinsel ilişkilerden kaçınmak gerekir. Bu durum, toplum yaşamını alt üst eden ve İnsan onurunu zedeleyen kötü bir davranıştır. Aile planlaması bilinçli bir şekilde yapılmalıdır. Aile planlamasının bilinçsizce yapılması da Canlıların üreme sisteminin sağlığını bozar. Örneğin; kürtaj anne sağlığını bozan en önemli faktördür. kürtaj bir aile planlaması yöntemi olarak kabul edilmemektedir. Gerek Canlıların üreme sistemimiz gerekse diğer sistemlerin sağlığının korunmasında eğitimin ve koruyucu hekimliğin önemi büyüktür.
Böbrekleri ve böbreküstü bezlerini uyaran kızıl rengi tercih edenlerde sakin bir yaşam sürmek ve güvenilir bir topluluk içinde yaşamayı arzulamak söz konusudur. Bu kişiler eleştirilerden hoşlanmama ve dolu dizgin bir hayat yaşama arzusu taşımalarına rağmen, değişikliklerin getireceği riskleri göze alamamaktadırlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Fazla kuruntuludurlar ve sürekli başkalarının kendilerini hor gördüğünü, çekiştirdiğini düşündükleri için, yapmak istedikleri konusunda kendi kendilerini frenlerler. Griyi çok sevenlerin az toleranslı olmalarına bağlı olarak, kendilerini mutlu hissedememeleri söz konusudur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Arzu ve özlemleri yüreklerini kemirmesine karşın, bunları dışa vurmuyor vuramıyor ve baskı altına alınmış olan bu duygular, bu kişilerin zaman zaman ruhsal sıkıntılarına da neden olabilmektedir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Aslında devletin renk bağlamında her şeyi gridir Gri ağırlıklı ve dolayısıyla sisli-puslu olan üst düzey bürokratların odalarının görünümüne bağlı olarak, buralarda yaratıcılığın öldürüldüğü engellendiği ve kişilerde mesai bitse de gitsek, mesai bitse de gitsek şeklinde saatine bakan İnsan prototipi oluşturulduğu ve böylesi mekanlarda çalışanların, sabah 9,00 ile akşam 17,30 arasındaki en değerli olan şeylerini yani zamanlarını öldürdüklerini öldürebileceklerini söylemek kanımızca çok da yanlış olmayacaktır. İşte bu nedenle, ille de Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kullanılacaksa, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kesinlikle canlı Renklerle aksesuarlamalar yapılarak bir farklılaşma sağlanmalıdır. Genel müdürlükte daire başkanlarının, başkan yardımcılarının ve şube müdürlerinin odalarının Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ile harmanlanmış olmasına karşın, Emniyet Genel Müdürümüz Doç. Turan Genç in makam odasının dekorasyonu, bütün genel müdürlük binasındaki yoğunlaştırılmış Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi lemenin aksine; renk li, sıcak, canlı ve kıpır kıpır koltuk takımları, mobilyalar ve halılarla yapılmıştır ve aynalarla da mekan genişliği ve zenginliği sağlanmıştır ki, bu durumun üretkenliği motive edici, çalışmayı destekleyici ve içinde bulunulan mekan ile orada çalışan kişinin bütünleşebileceği bir yapıyı göstermektedir. Kanımızca aynı Emniyet Genel Müdürü nün makam odasındaki renk liliğin, diğer daire başkanlarının, başkan yardımcılarının ve şube müdürlerinin odalarında da uygulanmasında sayısız yararların olduğu söylenebilirse giyilmektedir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, hastalıkları tedavi etmek için elektromanyetik radyasyonun görünür spektrumunu (Renkleri) kullanan bir tedavi yöntemidir. Çeşitli hastalıkların tedavisinde yıllar geçtikçe başarıyla kullanılan yüzyıllarca bir kavramdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi konusunda eleştirel bir analiz yaptık ve günümüze kadar bilimsel gelişimini belgeledik. Birkaç araştırmacı, niceliksel çalışma olmadan, temel bilimsel ilkeleri keşfetmeyi denedi. Konu ile ilgili olarak, renklerin tedavi metodolojileri ve iyileşme özelliklerine odaklanmış tam bir tedavi sistemi sağlayan yeterli sayıda yayınlanmış malzeme bulunabilir. Bir dizi çalışma, İnsan vücudu ve Renkler arasındaki ilişkiyi ayrıntılı bir şekilde ortaya koymuştur. Aynı zamanda, su moleküllerinin kuantum mekanik dipol momentini deşifre etmeye yönelik Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapiye yönelik çeşitli araştırmalar yapma imkânını da gösteriyoruz. Farklı renklerin absorbe edilmesiyle sonuçlanan kuantum mekanik dipol momenti, yük nicemleme fenomeni üretir. Bu derleme, elektromanyetik radyasyon / enerji alanında bilim gelişiminin bu eski teorinin yeni boyutlarını keşfetmede çok yararlı olabileceğini göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: yük kuantilasyonu, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, elektromanyetik dalgalar
Newton’un fikirleri, yeryüzünün yerçekimi alanında bulunan katı maddeleri ve hareketli nesneleri anlamamıza yardımcı oldu. Bununla birlikte Einstein, ünlü E = mc 2 denklemiyle, enerji ve maddenin aynı evrensel maddenin ikili ifadeleri olduğunu belirledi ( 1 ).
Bir maddenin titreşim hızı, maddenin yoğunluğunu veya biçimini belirler. Yavaş titreyen bir maddeye fiziksel madde denirken, subatomik (ışık hızında ya da üzerinde titreşen) ince ya da saf ışık enerjisidir. Işık, doğadaki elektrik ve manyetik alanların dalgalanması olan elektromanyetik radyasyondur. Daha basit, ışık enerjidir ve renk fenomeni enerji ile maddenin etkileşiminin ürünüdür. Her renk li ışının dalga boyu, frekansı ve enerjisi her renk için sabitlenir; yani belirli bir dalga boyu, belirli bir frekans ve o dalganın belirli bir miktarı ayrı bir renk olarak adlandırılmıştır. İnsan gözü elektromanyetik radyasyona ancak 380 ila 780 nm arasında kabaca dalga boylarında duyarlıdır. Bu küçük parçaya görünür spektrum veya görünür ışık denir. Görünür ışık, sayısız elektromanyetik frekansa bölünebilir ve frekans, gökkuşağının rengi ile ilgilidir: kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit, mor ve bunların tüm titreşimleri.
Gözlenebilirle sınırlı olan Newton konseptleri, çağdaş tıp tarafından da uygulanmıştır; bu tıp, çeşitli materyal parçalarını anlamak ve düzenlemek suretiyle toplam resmin öngörülebilir olabileceği fikrindedir. Yani, vücudun bir kısmı arızalandığında, makineyi nasıl ele aldığımızla benzer şekilde çıkarılır veya değiştirilir. Alternatif olarak, genellikle negatif yan etkilere neden olan kimyasal maddeler ile işlenir. Basitçe belirtmek gerekirse, çağdaş tıp semptomları ve etkileri incelemekte ya da bunları bastırmaktadır, ancak kendisi gerçek kaynaklı hastalıklı yaşam enerjileri ile ilgili değildir. Einstein’ın yaklaşımı, İnsan vücudunu, kimyasal parçaların bir birleşimi olarak değil, evrenin elektromanyetik / enerji sistemi ile uyum içinde çalışan toplam ve eksiksiz bir sistem olarak ele almaktadır.1 ).
Her canlı, sağlık koşullarını etkileyen ışığa tutulmuştur Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi doktrinine göre İnsan vücudu temel olarak Renklerden oluşur. Vücut Renklerden var olur, vücut Renklerle uyarılır ve Renkler vücutta işlev gören çeşitli sistemlerin doğru çalışmasından sorumludur. Vücudun tüm organları ve ekstremiteleri kendi Renklerine sahiptir. Tüm organlar, hücreler ve atomlar enerji olarak bulunur ve her formun frekansı veya titreşim enerjisi vardır. Organlarımızın ve enerji merkezlerinin her biri titreşir ve bu renklerin frekanslarıyla uyum sağlar. Vücudun çeşitli kısımları bu beklenen normal titreşimlerden saptığında, vücudun hastalıklı veya en azından düzgün çalışmadığı varsayılabilir. Titreşim tekniğinde ( Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi) doğan titreşim oranları, vücutta bulunan hastalıklı enerji modelini dengeleyecek şekildedir. Çünkü her organda, organın en iyi işlev gören enerjik bir düzeyi vardır. Bu titreşim oranından herhangi bir sapma patoloji ile sonuçlanır, buna karşılık uygun enerji düzeylerini fiziksel organlara geri yüklemek iyileşmiş bir vücuda dönüşür.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, İnsanlığın görünür renk tayfı olarak bilinen kozmik elektromanyetik enerji spektrumundaki dar bir banttır. Kırmızı, yeşiller, mavimler ve bunların kombine türevlerinden oluşur ve ultraviolet ile kızılötesi enerji veya titreşim aralıkları arasında algılanabilir Renkler üretir. Benzersiz dalga boyu ve salınımlarıyla bu görsel Renkler, bir ışık kaynağı ile kombine edildiğinde ve bozulmuş organlara veya yaşam sistemlerine seçilerek uygulanırsa, vücut için gerekli olan iyileştirici enerjiyi sağlar. Işık hem fiziksel hem de eterik bedenleri etkiler. Renkler, İnsan vücudundaki biyokimyasal ve hormonal süreçlerin birinci harekete geçiricisi olan elektrik uyarılarını ve manyetik akımları veya enerji alanlarını, tüm sistemi ve organlarını dengelemek için gerekli uyarıcıları veya sakinleştiricileri üretir. Antik gözlem Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapisi yüzyıllar önce yapılmış bir kavramdır. Renk tıbbı öyküsü diğer tıbbın kadar eskidir. Fototerapi (hafif terapi) antik Mısır, Yunanistan, Çin ve Hindistan’da uygulanmıştır. Mısırlılar, iyileşme için güneş ışığı ve renk kullanıyorlardı. Renk, M.Ö. 2000’den beri tıp olarak araştırılmıştır. O çağın İnsanları tıp olarak renklerin bilimsel gerçeklerinden kesinlikle habersizdi, ancak Renklerle şifa konusunda kesinlikle inanmışlardı. İki renk karıştırıldıklarından habersiz oldukları için şifa için birincil Renkler (kırmızı, mavi ve sarı) kullandılar. Bilim, o zamanlar sessiz kaldı gözüküyor.
Eski Mısır mitolojisine göre, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi sanatı tanrı Thoth tarafından keşfedildi. Hermetik geleneklerde eski Mısırlılar ve Rumlar çeşitli renk tonlarında renk lendirilmiş mineraller, taşlar, kristaller, merhemler ve boyaları ilaçlar ve boyalı muamele tapınakları olarak kullandılar. M.Ö. altıncı yüzyılda yaşamış olan eski Ayurvedik doktor Charaka, çeşitli hastalıkların tedavisinde güneş ışığı önerdi. Antik Yunan’da rengin fiziksel doğası hakimdi. Renk, dengesini düzeltmeyi içeren iyileştirme için özeldir. Hastalığı tedavi etmek için giysiler, yağlar, sıvalar, merhemler ve salvalar kullanılmıştır. Yunanlılar renk tedavisinin bir sonucu olarak vücuttaki biyolojik değişikliklerin farkında değildi; Bununla birlikte, renklerin şifa özelliklerine kör inançları vardı. Ayrıca, Renklerle tedavi yöntemlerinin her ikisini de kullandıklarını bilmek ilginçtir: doğrudan güneş ışığına maruz kalma ve dolaylı iyileşme. Dolaylı yöntemde taş, boya, merhem ve sıva gibi malzemeleri orta madde olarak kullandılar. Tıbbi kullanımlarında eksik olan şey suyun, daha sonradan vücuttan toksinleri çıkarmak için en iyi ilaç olduğu kanıtlanan renk emilimi için bir araç olarak suydu. Bu kavram, hidrokromatopatide çalışan tüm araştırmacılar arasında ortaktır.
Avicenna (AD 980) şifa sanatını Renklerle geliştirmiştir. Hem tanı hem de tedavide rengin hayati önemini açıkladı. Avicenna’ya göre, ‘Renk, hastalığın gözlemlenebilir bir belirtisidir.’ Ayrıca vücudun sıcaklığı ve fiziksel durumu ile ilgili renk tablosu geliştirdi. Kırmızının kan dolaştırdığı, mavi veya beyaz soğutulduğu ve sarının kas ağrısı ve iltihaplanmasının azaldığı görüşüyle renk tedavisi kullandı ( 6). Avicenna’nın çalışmaları şüphesiz o zamanlar Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi kullanımını geliştirdi. Şifaların renk özelliklerini tartıştı ve tedavi için önerilen yanlış rengin belirli hastalıklarda kesinlikle bir yanıt gelmeyeceğini belirten ilk kişi oldu. Örneğin, bir burun kanaması olan bir kişinin parlak kırmızı bir renge boyanmamalı ve kırmızı ışığa maruz bırakılmaması gerektiğini, çünkü bu kanlı mizahi canlandıracağını, buna karşılık mavinin onu rahatlatmasına ve kan akışını azaltmasına dikkat etti. O zamanlar pratik bir anlayış gibi görünüyor, fakat bu Renklerle ilişkili frekansların veya enerjilerin ayrı değerlerini bulamıyoruz.
19. Yüzyıl Fikirleri ve Uygulamaları Pleasanton (1876) yalnızca maviyi kullandı ve yaralanmalar, yanıklar veya ağrılar durumunda mavinin ilk telafi olduğunu belirtti. Bulgularını bitkisel, hayvanlar ve İnsanlardaki rengin etkileri üzerine bildirdi. “Mavi ve şeffaf cam bölmeleriyle yapılan sera içinde yetiştirilirlerse, kaliteli verim ve üzüm büyüklüğü önemli ölçüde artabilir”. Bazı hastalıkları iyileştirdi ve hayvanların mavi ışığa maruz bırakarak doğurganlığın yanı sıra fiziksel olarak olgunlaşma oranını da artırdı. Mavi renk kullanan aynı yöntem Hassan (1999) tarafından benimsenmiş ve yaralar ve yanıklar için birinci basamak tedavisi olarak çok yararlı bulmuştur. Pleasanton’un çalışması bilimsel kanıtlara ve kanıtlara sahip olmadığından, bilimsel toplumlar nezdinde hiçbir kural getirilmedi ve bu da çalışmalarıyla bilimsel gerekçelerle renk / titreşim iyileşmesi gelişimi arasında büyük bir boşluk bıraktı. Araştırmalar, bugüne kadar, özellikle tarımsal gelişim ve hayvanlar üzerindeki büyük fikirleri üzerine yapılabilirse, araştırmacılar yeni keşifler yapabilir.
Geçmişte görmezden gelinen alanların çoğu Edwin Babbitt tarafından vurgulanmıştır. Babbitt, renk ile iyileşen kapsamlı bir teori sundu. Rengi kırmızı, özellikle de kan ve daha az sinir uyarıcı olarak teşhis etti; sinir uyarıcı olarak sarı ve turuncu; mavi ve menekşe tüm sistemlerde yatıştırıcı ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olarak. Buna göre, Babbitt felç, fiziksel yorgunluk ve kronik romatizma için kırmızı reçete etti; müshil, emetik ve pürjik olarak sarı ve bronş zorlukları için; inflamatuvar durumlar, siyatik, menenjit, sinirsel istikrarsızlık, baş ağrısı, sinirlilik ve güneş yanığı için mavi. Ayrıca, ‘tüm hayati organların cilt ile arterler, kan damarları ve kılcal damarları aracılığıyla doğrudan bağlantıları olduğunu,9). Babbitt ayrıca, renk li bir ışık üretmek için renk li cam ve doğal ışığın kullanıldığı termolum adı verilen özel bir dolap ve özel bir renk filtresi ile donatılmış krom disk-huni şeklindeki bir cihaz da dahil olmak üzere çeşitli cihazlar geliştirdi; ışığı odak haline getirmek için kullandı Vücudun çeşitli yerlerinde. Işık yansıtma, absorpsiyon, iletme ve polarizasyonun etkilerini ayrıntılı olarak ele aldı. Kitabında, kendisi tarafından oluşturulan renk iyileştirici cihazlarla tedavi edilen farklı hastalar sunuldu. Babbitt, renk li ışık tedavisine ek olarak kullandığı renk ile mineraller arasındaki ilişkiyi de kurdu ve suya, renk li lenslerle süzülen güneş ışığı ışınlamasıyla iksir geliştirdi.7 ).
Babbitt, aslında modern Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin öncülerindendi. Doğrudan ve dolaylı renk işleme yöntemlerini kullandı. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapide kullanılan teknikler ve metodolojilerin farkındaydı. Işıkların belirli bir alana odaklanması için kullanılan, yedi renge bölünerek renk li ışık üretmek için doğal ışık kullanılan özel bir dolap gibi farklı cihazların keşfi, yaraları iyileştirmek ve kanamayı, baş ağrısı vb. Durdurmak için oldukça etkili oldu. Güçlendirilmiş suda bahsettiği gerçek enerji hiçbir şekilde hesaplanmadı. Sudaki enerji değişimini, kuantum devletlerini ve farklı türdeki titreşimleri suyun farklı şekillerde nasıl etkilediğini açıklamadı. Potentize suyun potansiyeli hakkında açıklama yapmadı, Ancak o zamanlar inanılmaz olan, manyetizma ile Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi arasındaki korelasyonudur. Renk iyileştirme çalışmaları, tarihte ilk kez hem fizyolojik hem de psikolojik bir yaklaşımda kapsamlı olarak kanıtlandı. Günümüzde bile herhangi bir chromotherapist, hastalıklarla ilgili uygun Renkleri tartışırken yaptığı çalışmalarından fayda görebilir; bu, bir bakıma bilimin etkisi altında yeni kurulan olgularla çelişmez.
20th Century Scientific Emergence Ghadiali (1927), neden farklı renk ışınlarının vücuda çeşitli terapötik etkilere sahip olduğunu açıklayan bilimsel ilkeleri keşfetti. Onun Spectro-Krom Ansiklopedisi, renk terapisi tam doktrini açıklamaya yayımlanan ilk kitabı olarak kabul edilir. Bu kitapta açıklanan kurallar her türlü modern teknik kullanılarak kanıtlanabilir. Çoğu kromopat tekniğini kullandı Belli bir organ yoluyla enerji akışını yatıştıran veya uyarıp doğal bir biyokimyasal reaksiyona neden olan eşsiz bir renk veya enerji titreşimi olduğunu keşfetti. Farklı renklerin vücudun farklı organlarına ve sistemlerine olan etkisini bilerek, herhangi bir organın veya sistemin işlevini veya durumunu anormal hale getiren herhangi bir organın veya sistemin etkisini dengeleyecek uygun rengi uygulayabilir. Bu denge bozulduğunda, zihinsel ve fiziksel problemler ortaya çıkar. Renk iyileştirme bilimin amacı, vücudun renk enerjilerinin normal dengesini geri yükleyerek hastalığı tedavi etmektir. Ghadiali, vücudun belirli alanlarına belirli Renklere tepki verdiğini tespit etti; Bu alanlar, atalarının “çakralar” dediği şeye benzer. Klotsche’ye göre, ‘çakralar esasen omurilik boyunca çeşitli lokasyonlara bağlı yoğunlaşmış enerji alanlarıdır. Bu enerji alanları vücudun ana organlarıyla ilişkilidir ‘Çakralar kavramı aslında Ghadiali’nin enerjinin kaynağı olarak sunduğu doğu Hint kavramıdır.
Ghadiali’nin çalışması aslında Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi teorisini demystified. Ghadiali’nin araştırması şöyle diyor: ‘Spektrogramların renk bantları, kimyasal bir element atomlarının hareketini hızlandıran yanma veya buharlaşma sürecine girdiğinde üretiliyor. Belli bir element ısıtıldığında ortaya çıkan belirli renk Renkleri ve koyu çizgiler, Fraunhauafer çizgileri olarak bilinir. ” Bu prosedür, bir maddenin kimyasal bileşimini (bir fotoğraf spektrometresi ile) tanımlamak için yaygın olarak kullanılır.
Ghadiali, her bir unsurun bir birim olduğunu varsayan kabul edilmiş bilimsel teorinin aksine, ‘kimyasal elementler renk bileşikleridir’ sonucuna varmıştır. Sonuçları, modern bilimin gelişmiş ekipmanlarından herhangi biri tarafından kanıtlanabilir. ‘Belli bir hastalık, renk dalgalarının belirli bir dengesizliğini ve ima yoluyla, kimyasal dengesizliği teşkil eder.’ Ghadiali, vücuda belli bir renk titreşimi ile muamele ederek, uygun biyokimyasal elementleri vücuda etkili bir şekilde yeniden yerleştirebildiğini buldu; Buna renk kimyası, kesinlikle yeni bir çalışma alanı olarak değindi. Yirminci yüzyılın ilk on yılında yayınlanan sonuçları, Klotsche ( 1 ) tarafından Renk li Tıp’da savunduRenk tıbbı, vücudun hastalıklı frekansını iyileştirmekle kalmayıp aynı zamanda gerçek kimyasal elementleri / titreşimleri toksik olmayan bir biçimde vücuda dahil edebilir. On dokuzuncu yüzyılda, bilimdeki vurgu, yalnızca enerjiden ziyade madde üzerinde idi. Tıp bilimin şemsiyesi altına girdiğinde zihni görmezden geldiği için maddi bedene çok fazla odaklanmıştı. Fiziksel tıptaki ilerlemeler ve ameliyat ve antiseptik gibi tedaviler ile Renklerle iyileşmeye olan ilgi azaldı.
Çakra ve Renk li Işın Frekansını Anlamak 1951’de Takkata, ‘Güneş lekelerinden çıkan atmosferdeki Renk li Işın Frekansı değişiklikleri, İnsan kan albümininin topaklanma endeksini gerçekten etkileyerek menstrüel döngülerin değişmesine neden olduğunu keşfetti. Takkata, güneş ışığına doğrudan maruz kalma üzerine deneysel sonuçlar ortaya çıkardı. İnsan vücuduna eksik renk sağlayan maddi yardımlar hakkında hiçbir şey söylemedi. Ott, Takkata’nın ” Renk li ve Işık” serisinin Üçüncü Bölümündeki deneyini şöyle anlatıyor : Bitkiler, Hayvanlar ve İnsanlar Üzerindeki Etkileri, 1987’de yayınlandı ve güneş lekelerinden gelen renk ışınlarının bir kişinin flokülasyon endeksini nasıl değiştireceğini açıkladı. Ayrıca renk li ışık uygulamak için farklı yöntemlerin bulunduğunu açıkladı. Deri ya da gözler yoluyla alınabilir ve bu da iç bezleri uyarır ( 10). Ott’ın çalışması Takkata’nın çabalarının bir devamı gibi görünüyor; Her ikisi de ışığın kandaki etkileri üzerinde çalıştı ancak Ott, farklı chromotherapy yöntemlerini de açıkladı. Güneş ışığının cildi üzerindeki etkisini doğrulamak için hangi parametreleri benimsediğini çalışmalarında net değil. Babbitt’in çalışmasında da aynı etkiyi daha bilgilendirici ve açıklayıcı nitelikte anlatıldı. Belirli bir hastalık için önerilen herhangi bir kromopatın başkasının özel renk muamelesiyle çelişmediği çok ilginçtir. Ott, aynı zamanda Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi uygulandığında İnsan vücudunun biyolojik işlevselliğini vurguladı. Farklı ışıkların şifa amaçlı farklı enzimatik reaksiyonları etkilediğini belirtti ( 10 ). Bu, DNA düzeyinde Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin etkisinin test edildiği ilk seferdi. Her çakra belirli organları enerjilendirir ve sürdürür. Yedi çakranın dengesi, enerjiyi vücudun etrafındaki elektromanyetik alana ileterek şifayı aktive eder ( 1 ). ‘Vücutta çakralar olarak bilinen yedi büyük enerji merkezi var, her merkez farklı bir renge duyarlı. Ana endokrin bezlerinin bölgelerinde bulunan Çakra, belirli bilinç durumlarına, kişilik tiplerine ve endokrin sekresyonlara karşılık gelir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapiye YaklaşımlarYeni araştırmacılar için Klotsche, uyguladığı gibi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi ile ilgili bazı yararlı noktaları tartıştı ve 123 önemli hastalığın komple bir terapötik sistemi olduğunu keşfetti. Tek renk ve ayrıca terapi ve farklı teknikler için iki veya daha fazla renk kombinasyonu, yani doğrudan maruz kalma ve hidrokromopati kullandı. Renk iyileştirme kavramlarını Einstein’ın kütle-enerji ilişkisiyle ilişkilendirdi; bu ilişki, İnsan vücudu etrafındaki enerji alanı kavramı açısından oldukça doğru görünüyor. Onun çalışmaları Ghadiali’nin konseptinin bir uzantısı gibi görünüyor, ancak daha doğru olduğu kanıtlandı. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin profesyonellerine – güvenli, basit, ekonomik ve son derece etkili olduğunu vurguladı – ancak yine de yaptığı iş, hidrokrompatiyi bilimsel olarak kanıtlamadığından, ona göre en iyi toksin eliminasyonu aracıdır. Çalışmasında hiçbir bilimsel hesap bulamadık; Bu bağlamda hiçbir spektroskopi yapılmamıştır.
Mester, hayvan ve İnsan hücrelerinde ışığın fonksiyonunu belirlemek için deneyler yaptı. Mester’in çalışması Azeemi’ye benzemekte ve renklerin İnsan vücuduna etkisini net bir şekilde vermektedir; doğrudan deriye uygulanıp suya, yağdan süte kadar emilir ve hastaya verilir. Bu, hipertansiyon, talasemi ve diyabet gibi kalıtsal hastalıkları olan hastaları etkileyebilir. Bu çalışmanın daha fazla araştırmaya ihtiyacı vardır ve belirli biyofiziksel uygulamalar ile bir dizi deney yapılmalıdır. Azeemi, hastalıkların nedenlerini ayrıntılı olarak tartışmış ve anlaşılması kolay ve kullanması kolay olan uygun Renkler önerdi. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin farklı yöntemlerini detaylı olarak tartıştı, ancak hidrokrompatiyi vurguladı. Kendisi tarafından tanımlanan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin tam metodolojisi son derece faydalı ve etkilidir; Kuşkusuz, kitabının yayınlanması ile yeni bir araştırma alanı gelişti.
Hasan, Azeemi tarafından sunulan metodolojiyi de benimsedi. Çalışmaları, şimdiye kadar kurulmuş olan kromopati kavramlarını derlediği anlamında dikkat çekicidir. Geçmişteki Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapistler bir şeyi vurguladı ve başkalarını gözetimsiz bıraktı. Bazıları, etkilenen ve hastalıklı bölgenin ışığa doğrudan maruz kalmasını vurgulamıştır. Bazıları materyalleri anlattı ve diğerleri sadece renk izlemeyi vurguladı. Tüm bu yöntemlerin yalnızca Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin maddi yönü üzerinde yoğunlaştığı açıktır; ancak Hasan, renk özelliklerinin elektromanyetik aktarımı yanında şifanın maddi yönü de dahil olmak üzere Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin farklı yönlerini kapsayan ayrıntılı bir çalışma hazırlamıştır. Hasan, ışınların emilmesi nedeniyle kromotize suda 32 su (parlama birimi) yükünün üretimini ölçtü ancak teorik açıklama eksikti. Bu tür bir işin yapıldığı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi tarihinde bu ilk kez, ancak şaşırtıcı bir şekilde Hasan ücretli su spektroskopisine ilerlemedi. Ayrıca, yedi titreşim durumu ve yedi vitamin olmak üzere yedi müzik tını ilişkilendirdi. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapiyi şimdiye kadar geliştirilen diğer terapötik sistemlerle karşılaştırdı ve tam Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi öğretisinin (titreşim iyileşmesi) derin bir açıklaması yapıldı. “Her tedavi sisteminin kendi doktrini veya hastalıkların sebepleri ve nedenleri hakkında kendi bakış açısını söylemesi” vardır. Chromalux teorisine göre, Beyin hücrelerine kozmik ve renk li ışınların titreşimlerinin etkisi nedeniyle bir elektrik yükü üretilir. Bu elektrik yükü, çeşitli hücrelerin bir diğeriyle çarpıştığı yerde salınan bir akım biçimini alır. Bu çarpışma, düşünülmek üzere hesaplanamayan, renk li titreşimlerin oluşumuyla sonuçlanır. Servikal omurlar, beyinden başlayan akımın ana pasajıdır; eğer bu kemik kırılırsa akım akışı beyin dokularına hasar verecek şekilde geri çekilir . Belirli hastalıklar için doğru renk seçme tekniğini geliştirdi ve terapide kullanılan temel renklerin teorisini ve farklı renk tonlarının kombinasyonlarını açıkladı. Hasan’ın çalışması, herhangi bir rengi önermeden önce bir hastanın geçmişinin keskin bir şekilde izlenebileceğini vurguluyor. Renk Psikolojisi ve Tıbbı Araştırma teknikleri ve etkileyici nicel veriler için renk psikolojisi ve tıbbı dünyası gerard’ın son çabalarına borçludur (1970). Işık, renk ve psikofizyolojik etkilerinin tüm alanını özenle inceledi. Muhtemelen ilk defa, tüm organizmanın tepkilerini, cildin üzerine renk li ışıkla gelişmiş ve modern teknikler kullanarak test etmiştir. Diğer bilim İnsanlarının deneyimlerinden ve elektroensefalogramdan yararlanarak, yeni yaklaşımları geliştirdi ve birtakım önemli gerçekleri keşfetti
Fizyolojik olarak, kişilerin duygulanımlı tepkileri, sıcak renklerin reaktif depresyon veya nevrasteniyle sorun yaşayan kişilerin uyanmasında yararlı olduğunu ortaya koymuştur. Hipertansif hastalarda kas tonusu veya kan basıncını arttırdılar. Soğuk Renkler, aynı testlerin hepsinde ters duygulanım tepkilerini ortaya çıkardı. Korkunç konular aslında klinik psikoloji açısından daha soğuk Renklerle sakinleşti. Gerard’ın çalışmalarında önemli bir bulgudur, çünkü serin renklerin gerginlik ve kaygı durumlarında sakinleştirici olarak etkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Fizyolojik olarak, tüm Renkler klinik olarak somut sonuçlar üretti. Sıcak Renklere maruz kalma, solunum hareketlerini, göz kırpmalarının sıklığını, kortikal aktivasyonu ve palmar iletimi (otonom sinir sisteminin uyandırılması) arttı. Sıcak Renkler sürekli olarak daha belirgin bir uyarılma modeli gösterdi. Serin Renkler, endişe yaratan bireyler için bir gevşetici ve huzur verici olarak hareket ederek, kan basıncını düşürerek, gerilimden kurtarmayı, kas spazmlarını hafifletmeyi ve göz kırpma sıklığını azaltarak ters etkiler gösterdi. Uykusuzluk için de bir yardımcı oldukları kanıtlandı. Sanki ılık Renkler sürekli olarak uyarı desenini gösterdiğinde, serin Renkler tutarlı bir gevşeme paterni gösterdi. Gerard’ın araştırma ve testlerini özetlemek için yaptığı bilimsel veriler, tüm renklerin tüm İnsanı hem psikolojik hem de fizyolojik olarak belirli bir biçimde etkilediğini gösteriyor. kas spazmlarının hafifletilmesi ve göz kırpma sıklığının azaltılması. Uykusuzluk için de bir yardımcı oldukları kanıtlandı. Sanki ılık Renkler sürekli olarak uyarı desenini gösterdiğinde, serin Renkler tutarlı bir gevşeme paterni gösterdi. Gerard’ın araştırma ve testlerini özetlemek için yaptığı bilimsel veriler, tüm renklerin tüm İnsanı hem psikolojik hem de fizyolojik olarak belirli bir biçimde etkilediğini gösteriyor. kas spazmlarının hafifletilmesi ve göz kırpma sıklığının azaltılması. Uykusuzluk için de bir yardımcı oldukları kanıtlandı. Sanki ılık Renkler sürekli olarak uyarı desenini gösterdiğinde, serin Renkler tutarlı bir gevşeme paterni gösterdi. Gerard’ın araştırma ve testlerini özetlemek için yaptığı bilimsel veriler, tüm renklerin tüm İnsanı hem psikolojik hem de fizyolojik olarak belirli bir biçimde etkilediğini gösteriyor.
Metafiziksel Görüş Hasan İnsan vücudunu her canlının çevresindeki elektromanyetik enerji ışınıyla ilişkilendirir. Ona göre bu vücut ya da enerji ışını vücudumuzun sağlıklı kalmasından sorumludur. Aynı gerçek, Azeemi’nin Renk Terapisi kitabında şöyle anlatıyor : “Fiziksel bedenimizin kendisinin her şey olduğu yanlış bir konsept değil, bunun yerine bedendeki elektromanyetik ışıma (aura) bize enerji veriyor ve sağlık veya hastalıkları fiziksel beden ‘Bu kavramlar Kirlian teknolojisini kullanarak Hintli bir araştırmacı Shah ile işbirliği içinde çalışan Rus bilim adamlarının desteğini aldı. İnsan vücudundaki elektromanyetik enerji ışıltısını fotoğraflamışlar ve gerçek hastalığın aura’da ilk ortaya çıktıklarını ve daha sonra fiziksel bedenimize transfer edildiğini keşfettiler ve fiziksel vücudumuzda görünüşünden 6-8 ay önce tespit edilebileceklerdi. Böylece, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin koruyucu bir tedavi olabileceği gerçeğini tespit etmişlerdir. Bu teoriyi desteklemek için Thelma Moss şunları kaydetti: “Vücutlarımız da dahil olmak üzere dünyamızda görünüşte katı nesneler elektromanyetik enerjiden oluşur, nesne ne kadar sağlam olursa enerjide o kadar yoğun olur.” Bu gerçek, aynı zamanda Einstein’ın Shah’ın “İlahi iyileştirme” adlı makalesinde yaptığı bir düşünceyi de göstermektedir:
“m” kütlesi olan nesneler olsak ve kendimizi çok güçlü ve yüksek yoğunluklu bir elektromanyetik alana maruz bırakırsak ve sonra maddenin enerjiye yavaş yavaş dönüşeceğiz. Enerji formunda, üstün bir bilinç seviyesi elde edersek, enerji akışını yönlendirebiliriz ve uzay-zamanın sınırlı boyutlarıyla kısıtlanmayacağız. Dolayısıyla bu durumda geçmişe geri dönmek veya gelecekte seyahat etmek için zaman sınırını aşabiliriz. Bilinçli bilgeliğe sahip bir enerji kaynağı olduğumuza ek olarak, kendimizi fiziksel formumuza geri döndürme kabiliyetine sahibiz.
Einstein’ın açıklamasından sonra Klotsche’nin Renk Tıbbında öne sürdüğü gibi, fiziksel beden etrafındaki elektromanyetik cesedi haklı kılmak için yeni bir kapı açılabilir ve sadece Einstein’ın matematiksel enerji formülüyle Batı’nın maddi veya mekanik Newton’a bağlı dünyasına gösterebileceği açıklanabilir E = mc 2 . Einstein’a göre enerji ve madde değişebilir ve birbirine dönüştürülebilir. Klotsche, bu olguyu şöyle açıklıyor:
Bir maddenin titreşim oranının maddenin yoğunluğunu veya şeklini belirlediğini biliyoruz. Evrendeki titreşim kalıplarını, yani kozmik elektromanyetik ölçekte bulunan enerji aralıklarını veya alanlarını tanıdığımızda, kozmosun zarif enerji oktavlarında bulunan muazzam şifa güçlerine kapıları açabiliriz. İnsan vücudu için yararlı frekanslarıyla görünür ışık tayfı, iyileşme için önleme aracı sağlar. Renk Tıbbı gerçekten, geleceğin tıbbıdır.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, elektromanyetik beden veya vücut çevresindeki aura (enerji alanı) Renkleri sağlar ve bu da enerjiyi fiziksel bedene aktarır. Bu, renk terapisini çeşitli terapiler arasında en etkili kılar.
Renk ten söz ettiğimizde, enerji dalgaları demektir. Her biri kendi frekansı olan her renk bir enerji şeklidir. Ghadiali, cilde bir renk veya renk yerleştirmenin vücuda renk besleme biçimi olarak hareket ettiğini kabul etti. Stellar Research Corporation’ın Patterson, ‘ışığın, saf enerjiye en yakın olan şey olduğunu tespit edebildiğimizi açıklıyor. Saf titreşim enerjisi olarak renk, sağlığı korumak ve hastalığın üstesinden gelmek için rasyonel bir terapidir “. İnsan vücuduna uygulandığında ışık, her rengin bir miktar enerji ile ilişkili olmasından ötürü yetersiz enerjileri sağlayacaktır. Fizikten gelen bir kavram, chromotherapists’in “Renkler enerji kazandıran” fikrini teyit eder. Sunulan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi ile ilgili herhangi bir teori arasında hiçbir çelişki ortaya çıkmadı, ancak İnsan vücudu etrafındaki elektromanyetik radyasyon ışıltısı ve nicelemesi de dahil olmak üzere geçmişte üzerinde durulmayan bazı çalışma alanları var.
Renklerin, fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak her seviyede derin etkisi var. Enerji seviyelerimiz engellenir veya tükenirse, o zaman vücudumuz düzgün çalışmaz ve bu da farklı seviyelerde çeşitli sorunlara neden olabilir. Bu kavram Klotsche tarafından da desteklendi:
İnce kuvvetler arasındaki bu birbiriyle ilintili sistemler, enerjiyi, tıkanmış veya yetersiz hastalıklı alanlara doldurur veya yeniden kanallarlar; çünkü hastalık, enerji akışının bir kısıtlamasından başka bir şey değildir. En az direnç yolunda enerji veya titreşim akışı bildiğimizden ve titreşimsel şifanın kullanımı ile ekstra enerji ilişkisinden geçtiğimizde, uygun enerjiler, gereken enerjiyi, en çok istediği yerden kurtararak gerekli alanları ararlar. Vücudun yoğun fiziksel enerjisi ile vücut işlevlerinin veya aktivitelerinin birçoğunu kontrol eden ustaca enerji arasındaki etkileşim, enerji ile madde arasındaki ilişkiyi anlamanın anahtarıdır
Bu enerji vücudu Perry tarafından Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin bilimsel dokümantasyonunda tarif edildiği gibi fotoğraf yoluyla da kanıtlanabiliyor: 1939’da Kirlian, bir fotoğraf plakasındaki bir nesnenin yüksek gerilim elektrik alanına maruz kalması durumunda plak üzerinde bir görüntü oluşturulduğunu keşfetti. Görüntü renk li bir halo veya koronal bir deşarj gibi gözüküyor. Bu görüntünün, her canlıyı çevrelediği iddia edilen vücuttaki (aura) elektromanyetik radyasyonun fiziksel belirtisi olduğu söyleniyor.
Çalander, İnsan vücudu ve işindeki enerji ışıltısı ile ilgili ortaya çıkmamış gerçekleri açıkladı. Bu düşünce, hastaları tedavi etmek için Şah ve Rus sağlık personeli tarafından da kullanılmıştır. Bu keşif, yeni bir araştırma alanına yol açtı; ne yazık ki, bilim adamları bugün bile vücuttaki elektromanyetik enerji temel bilimi (aura) ile Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi arasındaki ilişkiyi araştırmamıştır. Ortodoks tıp ve bilim ışıkların nasıl çalıştığına dair kendi açıklamalarını sunar. Bu açıklamalar kesinlikle fiziki fonksiyonlara dayanır ve Kirlian cihazlarıyla gösterilen veya fotoğraflanan biyoelektrik enerji alanını yoksayar. Bu elektromanyetik enerji, renk tıbbı kullanarak, ışık frekanslarıyla auralarımız aracılığıyla fiziksel bedene taşınabilir, ayrıca şöyle açıklanabilir: “Bütün canlılar nemli; nem filmden elektrik yük desenine emülsiyondan özne transfer edilir ve bir Kirlian görüntüsünün görünmesine neden olur. Bu şüphesiz, hastalığın kromopati doktrine göre nasıl tedavi edildiğini anlamamıza yardımcı olur, ancak vurgulanması gereken alan, her canlı vücuttaki elektromanyetik parlaklığın kuantum halidir.
Git: Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi Uygulamaları Işık Etkilerinin Değişimi Araştırmalar, prematüre bebeklerin üçte ikisinde bulunan potansiyel olarak ölümcül bir durum olan yenidoğan sarılığının güneş ışığına maruz kalmasıyla başarıyla tedavi edilebileceğini ileri süren çalışmalara 1950’lerde devam ettiğini ileri sürdü. Bu 1960’lı yıllarda doğrulandı ve beyaz ışık, bu durumun tedavisinde yüksek riskli kan naklinin yerini aldı. Mavi ışık daha sonra tam spektrumlu ışığa (yenidoğan sarılığında en yaygın tedavi şekli) kıyasla daha etkili ve daha az tehlikeli bulundu. Yenidoğan sarılıklarının tedavisinde mavi ışığın turkuaz ile karşılaştırılması, Ebbesen ( 19). Parlak beyaz tam spektrumlu ışık, şimdi kanserler, SAD (mevsimsel afektif bozukluk, sözde kış depresyonu), anoreksiya, bulimia nervoza, uykusuzluk, jetlag, vardiyalı çalışma, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı tedavisinde de kullanılmaktadır. genel ilaç düzeyleri. Schauss, renklerin sakinleştirici etkisi üzerinde çalıştı ve bu rengin agresif davranış ve şiddeti azalttığını buldu.
Yenidoğan sarılıklarının tedavisinde başarılı olduğu tespit edilen mavi ışığın Pleasanton’ın çalışmalarında vurguladığı gibi romatoid artrit tedavisinde etkili olduğu gösterildi. McDonald’ın yaptığı çalışmalarda, 15 dakikaya kadar değişen dönemler için mavi ışığa maruz bırakılanların çoğunun ağrı kesici etkisi önemli derecede arttı. Ağrı azalmasının hem mavi ışığa hem de mavi ışığa maruz kalma süresine doğrudan bağlı olduğu sonucuna varıldı. Mavi ışık, yaralı dokuyu iyileştirmede ve yanıklar ve akciğer koşullarının yanı sıra yara dokusunun önlenmesinde de kullanılır. 1990’da bilimadamları, bağımlılıklar, yeme bozuklukları ve depresyon gibi çok çeşitli psikolojik problemlerin tedavisinde mavi ışığın başarılı bir şekilde kullanılmasına ilişkin Amerikan Bilim İlerleme Derneği’nin yıllık konferansına rapor verdi. Renk spektrumunun diğer ucunda, kırmızı ışığın kanser ve kabızlık tedavisinde ve iyileşen yaralarda etkili olduğu gösterildi. Sonuç olarak, renk çeşitli tıbbi uygulamalarla terapötik bir araç olarak kabul görmeye başladı.
Öncü araştırmanın sonucu olarak son yirmi yılda geliştirilen yeni bir teknik, fotodinamik terapi (PDT) ‘dir. Bu, belirli intravenöz enjekte edilen ışığa duyarlı kimyasalların sadece kanser hücrelerinde birikmesi değil aynı zamanda bu hücrelerin ultraviyole ışığı altında seçici olarak tanımlanması bulgusuna dayanmaktadır. Bu ışığa duyarlı kimyasallar daha sonra uzun dalga boyu diğer Renklerden daha derine nüfuz etmesini sağlayan kırmızı ışıkla aktive edildiğinde kanser hücrelerini imha eder. PDT hem tanı hem de tedavi için kullanılabilir. PDT’yi geliştiren Thomas Dougherty, dünya çapındaki bir deneyde çok çeşitli malign tümörlü 3000’den fazla kişinin bu tekniği kullanarak başarılı bir şekilde tedavi edildiğini bildirmektedir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi şu anda sporcuların performansını arttırmak için kullanılmaktadır; kırmızı ışık, kısa, hızlı enerji patlamalarına ihtiyaç duyan sporculara yardımcı olurken, mavi ışık daha istikrarlı bir enerji çıkışı gerektiren performanslara yardımcı olur.

Karşılaştırıldığında, pembe ışık, maruz kaldıktan birkaç dakika içinde sakinleştirici ve sakinleştirici bir etkiye sahiptir. Düşmanca, agresif ve endişeli davranışı bastırır. Pembe tutma hücreleri şimdi mahkumlar arasındaki şiddet ve saldırgan davranışları azaltmak için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır ve bazı kaynaklar, mahkûmların kas kuvvetlerinde 2.7 sn’lik bir azalma bildirmiştir. Pembe çevrede İnsanların arzularına rağmen asla agresif olamayacakları görülüyor çünkü renk enerjisini bozar. Aksine, sarı Renklerden kaçınılmalıdır çünkü oldukça uyarıcıdır. Gimbel ( 22 ), şiddet içeren sokak suçu ile sodyum sarı sokak aydınlatması arasında olası bir ilişki olduğunu önermişti.
Renk, Beyin ve Işık Etkileri1960’lı yıllarda Rusya’da yapılan araştırmalar, altı deney konularından birinin parmak uçlarıyla sadece 20-30 dakika sonra renk fark edebildiğini ve körlerin bu duyarlılığı daha da geliştirdiğini gösterdi. Bu etkilerin anlaşılması ancak beyindeki pineal bez tarafından üretilen melatonin ve serotonin hormonu araştırmalarının sonucunda ortaya çıkmıştır. Melatonin, hayvanlara ışığa tepki vermek ve bedensel işlevlerini diürnal ve mevsimsel değişimlerle senkronize etmek için önemli kimyasal yol olarak bilinir. Serotonin beyindeki çok önemli bir nörotransmitterdir ve bu aksiyonu şizofreni ve halüsinojenik durumlar gibi zihinsel bozukluklarla bağlantılıdır. Serotonin, uyarıcıdır. gün ışığında üretilirken, uyku ile bağlantılı olan melatonin çıkışı karanlıkta ve genelde depresif bir etkiye sahip olduğunda artar. Işık olduğunda ve melatoninin damlası düştüğünde bu tersine çevrilir. Ana faaliyet alanı hipotalamustur, beynin çeşitli hormonların etkilerine aracılık ettiği ve duyguların düzenlenmesinde rol aldığı kısımdır. Bununla birlikte, ışığa tepki olarak melatoninin çıkışındaki değişiklikler, vücudun her hücresine, özellikle de Canlıların üreme süreçlerine, bu tür değişikliklere duyarlı olanları etkiler. Yumurtlama sorunu olan kadınlarda ve düşük sperm sayısında ve genellikle SAD’den mustarip olanlarda kışın meydana gelen anorexia nervosa (karakteristik özelliği amenore veya dönem yokluğu) kadınlarda yüksek seviyelerde melatonin bulunur. Araştırmalar aynı zamanda beynin belirli bölümlerinin sadece ışığa duyarlı olmadığını değil aynı zamanda farklı dalga boylarına farklı tepki verdiğini doğruladı; farklı dalga boylarının (Renklerin) radyasyonun hormon üretimini uyarmak veya azaltmak için endokrin sistem ile farklı etkileşimde bulunduğu düşünülmektedir (22 ).
Bu çalışma Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapiye yeni bir boyut kazandırmıştır: psikolojik rahatsızlıklarda renk kullanımı. Günümüzde SAD, özellikle İngiltere’de, güneşin 1-2 hafta boyunca parlamadığı ve böylece vücudun içine herhangi bir ışık geçmemesi halinde çok yaygın bir sorun haline gelmiştir. Sonuç olarak, psikolojik hastalıklar başta depresyon şeklinde ortaya çıkar ve bunlar kromopatoloji çalışmalarına göre huzur verici ilaç kullanmadan iyileştirilir.
Renk li filtreler yoluyla güneş ışığına maruz kalan hastalarla yapılan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapiye ilişkin ayrıntılı bir çalışma Jacob tarafından hazırlandı. Melatonin, ışık ve renk arasındaki ilişkiyi kanıtlamak için modern teorileri benimser. Takkata, kan ile güneş ışığı arasında bir ilişki bulmaya çalışan ilk araştırmacıydı. Jacob’un çalışması, güneş ışığına maruz kalmanın sonucu olarak hormonal değişikliklerle ilgilidir. Tabii ki, güneş ışığı yedi renk ten mükemmel bir karışımdır; farklı Renkler, bizi sağlıklı tutan farklı hormonların salınmasından sorumludur. Jacob yaptığı çalışmada şöyle dedi:
Işık beyni ve vücudu açmaktan sorumludur. Işık gözler ve cilt yoluyla vücuda girer. Tek bir ışık fotonu bile göze girdiğinde, tüm beyini aydınlatır. Bu ışık, hayat boyu devam eden vücut işlevlerini, otonom sinir sistemi, endokrin sistemi ve hipofiz (vücudun ana bezi) düzenleyen hipotalamus’u tetikler. Hipotalamus aynı zamanda vücudumuzun biyolojik saatinden sorumludur. Aynı zamanda en önemli hormonlarımızdan olan melatonin salımından sorumlu pineal organa ışıkla bir mesaj gönderir. Melatoninin salınımı doğrudan ışığa, karanlığa, Renklere ve Dünyanın elektromanyetik alanı ile ilgilidir. Bu gerekli hormon vücudun her hücresini etkiler. Her bir hücrenin iç etkinliklerine, birbirleriyle ve doğayla uyumlu hale gelmelerini sağlıyor. Pineal bezin, evrenle birlik olduğumuz duyusundan sorumlu olduğuna inanılıyor ve iç varlık ile çevre arasındaki ilişkinin aşamasını belirliyor. Eğer bu ilişki uyumluysa biz sağlıklı, mutlu ve refah hissi sahibiyiz. Bu ilişkide bir dengesizlik kendini fiziksel, zihinsel veya duygusal hallerimizdeki bozukluklar veya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum içinde olmak için mükemmel bir denge gereklidir ( Pineal bezin, evrenle birlik olduğumuz duyusundan sorumlu olduğuna inanılıyor ve iç varlık ile çevre arasındaki ilişkinin aşamasını belirliyor. Eğer bu ilişki uyumluysa biz sağlıklı, mutlu ve refah hissi sahibiyiz. Bu ilişkide bir dengesizlik kendini fiziksel, zihinsel veya duygusal hallerimizdeki bozukluklar veya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum içinde olmak için mükemmel bir denge gereklidir ( Pineal bezin, evrenle birlik olduğumuz duyusundan sorumlu olduğuna inanılıyor ve iç varlık ile çevre arasındaki ilişkinin aşamasını belirliyor. Eğer bu ilişki uyumluysa biz sağlıklı, mutlu ve refah hissi sahibiyiz. Bu ilişkide bir dengesizlik kendini fiziksel, zihinsel veya duygusal hallerimizdeki bozukluklar veya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum içinde olmak için mükemmel bir denge gereklidir ( biz sağlıklı, mutluyuz ve bir esenlik hissi duyuyoruz. Bu ilişkide bir dengesizlik kendini fiziksel, zihinsel veya duygusal hallerimizdeki bozukluklar veya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum içinde olmak için mükemmel bir denge gereklidir ( biz sağlıklı, mutluyuz ve bir esenlik hissi duyuyoruz. Bu ilişkide bir dengesizlik kendini fiziksel, zihinsel veya duygusal hallerimizdeki bozukluklar veya hastalık şeklinde bilinir hale getirir. Pineal, “ışık ölçer” miz ve bize evrenle birlik hissi vermek için ve aşağıda toprak Elektromanyetik alan bize topraklanmış tutmak için, yukarıdaki göklerden bilgi alır. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum içinde olmak için mükemmel bir denge gereklidir ( elektromanyetik alanın altına sızmamak için. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum içinde olmak için mükemmel bir denge gereklidir ( elektromanyetik alanın altına sızmamak için. Sağlığımızı korumak ve çevre ile uyum içinde olmak için mükemmel bir denge gereklidir (22 ).
Sonuçlar
İnsanlığın keşiflerinin pek çok yönü ihmal edilir, ihmal edilir veya atılır. Renk li tıp, ihmal edilen bu maddelerden biridir. Ayurveda, allopati, akupunktur, Unani, homeopati, biyokimyasal, magnetoterapi, fizyoterapi, radyoterapi, aromaterapi, refleksoloji veya renk terapisi olsun, her telafi edici ve iyileştirici tedavi sisteminin ortak özelliği, bir şekilde bir tür veya başka titreşim uygulamaktır böylece vücudun sağlığa kavuşması sağlanır. Çoğu sistem titreşimleri dolaylı olarak tetikler ancak titreşimlerin doğrudan vücut üzerinde kullanıldığı birkaçı vardır ve Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi bunlardan biridir.
Babbitt, Ghadiali ve Azeemi, chromotherapy gelişiminde devrim yarattı. Onların fikirleri diğer araştırmacılar tarafından gerçekleştirildi. Sunulan teoriler arasında dünyanın herhangi bir yerinde yapılan araştırma çalışmalarında herhangi bir tartışma bulunamadı.
Bu rengin bir maddenin kuantum hali olduğu farz ediliyor. Çekicilik, güzellik, lezzet, hassasiyet vb. Gibi diğer kuantum devletleri vardır. Bu kuantum devletler ‘glikon’lar vasıtasıyla birbirleriyle bağlantılıdır ve’ kuarklar ‘olarak bilinen aracı enerjiler alanları oluştururlar. Kokarlar, eğer yoğunlaşırsa, beşinci maddenin durumuna göre, kütük üretirler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapide kullanılan araç derinliği araştırılmamıştır; Örneğin, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapide kullanılan ana madde olan su, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi bağlamında yapılan herhangi bir araştırmada niceliksel olarak çalışılmamıştır. Literatür kuantum fiziksel devletler ve optik matematiğe ilişkin bilimsel çalışmaların ciddi eksikliğini sergilemektedir. Benzer şekilde, kromotize suyun bilimsel hesaplamalarına dayanarak mevcut hiçbir kanıt yoktur. Kuantum durumları ve İnsan vücudu etrafındaki elektromanyetik ışıma ile ilgili hiçbir çalışma bulamadık. Hidrokromopatide kullanılan kromozomlu suyun iletkenlik ölçümleri herhangi bir araştırmacı tarafından vurgulanmamıştır. Kütle enerjisiyle ilgili ölçümler, tedavi için kullanılan sıvı ortamın güçlendirilmesi veya kromotize edilmesinde faydalı olabilir. Yüklü su, enerji devletleri ve İnsan vücudu üzerindeki etkisi arasında ilişki kurulmalıdır. Farklı renklerin emiliminin sonucu olan kuantum mekanik dipol momenti, yük nicelemesi fenomeni üretir. Bir tedavi sistemi olan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, doğayla uyum içinde olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Bu dünyada var olan her şey farklı renklerin kombinasyonu ( Kütle enerjisiyle ilgili ölçümler, tedavi için kullanılan sıvı ortamın güçlendirilmesi veya kromotize edilmesinde faydalı olabilir. Yüklü su, enerji devletleri ve İnsan vücudu üzerindeki etkisi arasında ilişki kurulmalıdır. Farklı renklerin emiliminin sonucu olan kuantum mekanik dipol momenti, yük nicelemesi fenomeni üretir. Bir tedavi sistemi olan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, doğayla uyum içinde olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Bu dünyada var olan her şey farklı renklerin kombinasyonu ( Kütle enerjisiyle ilgili ölçümler, tedavi için kullanılan sıvı ortamın güçlendirilmesi veya kromotize edilmesinde faydalı olabilir. Yüklü su, enerji devletleri ve İnsan vücudu üzerindeki etkisi arasında ilişki kurulmalıdır. Farklı renklerin emiliminin sonucu olan kuantum mekanik dipol momenti, yük nicelemesi fenomeni üretir. Bir tedavi sistemi olan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, doğayla uyum içinde olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Bu dünyada var olan her şey farklı renklerin kombinasyonu ( Bir tedavi sistemi olan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, doğayla uyum içinde olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Bu dünyada var olan her şey farklı renklerin kombinasyonu ( Bir tedavi sistemi olan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, doğayla uyum içinde olması nedeniyle İnsanlara faydalı olabilir. Bu dünyada var olan her şey farklı renklerin kombinasyonu (2 ). Her Tanrı’nın yaratılışında bir renk veya ötek baskındır; Azeemi tarafından belirtildiği gibi:
Kil kullanarak, kil tencere onarılır ve bez parçası bezden yapılmış bir bebeği düzeltir; plastik, plastik eşyaları onarmak için kullanılır; bu yüzden, ışığın ve renklerin İnsanın kökeni olan İnsan sağlığı bakımı için kullanılmamasının nedeni nedir? oluşturma. Kutsal kitapta İnsanoğlunun varlığı çeşitli ışık ve renk tonlarına dayanır. O zaman neden bir İnsan Renklerle tedavi edilemez ( 2 ).
Walker bir keresinde şöyle dedi:
Farklı renk ve titreşimleri yayacak bir aura veya enerji alanı ile çevrili hayat hologramının bir parçası olduğunuzu biliyorsunuzdur. Aura parmaklarınızın ucuyla ruhunuzu ve iyiliğinizi, sağlığınızı, zihinsel istikrarı, olgunluğunuzu, duygusal / iç karışıklığınızı ya da huzur dolu gerçekleşmenizi yansıtır. Bu niteliklerin her birinin daha fazlası, barış, sağlıklı yaşam, istikrar, olgunluk ve yerine getirme, günlük hayatımızda renk gücünün uygulanması ile şimdiye kadar var olan değerli mülkiyetiniz olabilir ( 23 ).
En Eski Renk Zamanları Eski Mısırlılar terapide renk kullandılar
Eski Mısırlılar tedavi ve rahatsızlıklar için renk kullanmışlardır. Işık olmadan hayat olamayacağını bilerek güneşe tapıyorlardı. Doğaya baktılar ve hayatlarının birçok yönüyle kopyaladılar. Tapınağının zemini çoğu zaman yeşil – daha sonra nehri Nil boyunca büyüyen çimen gibi. Mavi, Mısırlılar için de çok önemli bir renk ti; gökyüzünün rengi. Şifa için tapınaklar inşa ettiler ve gün ışığının parıldadığı taşlar (kristaller) kullandılar. Farklı Renkler için farklı odalarda olurlardı. Belki de mevcut renk / ışık tedavisi yöntemlerimizi bu eski uygulamayla ilişkilendirebiliriz.
Papirüs üzerinde, renklerin “tedavileri” nin 1550 yılına dayanan listeleri vardır. Renk ışınlarının iyileştirici güçleri hakkındaki derin bilgisi ve anlayışı, daha sonra tarihte Yunanlıları rengi yalnızca bir bilim olarak gördüğünde neredeyse kayboldu. Hipokrat, diğerlerinin yanı sıra metafizik yanını terk etti ve yalnızca bilimsel açıdan yoğunlaştı. Neyse ki, buna rağmen, renk bilgisi ve felsefesi çağlar boyu birkaç kişi tarafından aktarılmıştı. Çinliler de görünüşe göre Renk Şifasını uyguladılar. Nei / ching, 2000 yaşında, renk tayinlerini kaydeder.
Erken Renk Çalışmaları Aristotel Aristo karışık renk Işıkla ilgili erken çalışmalar ve kuramlardan bazıları Aristoteles tarafından yapıldı. İki renk karıştırılarak üçte biri üretildiğini keşfetti. Bunu, sarı ve mavi bir cam parçasıyla yaptı; bunlar bir araya getirildiğinde yeşil renk aldı. Ayrıca ışığın dalgalar halinde hareket ettiğini keşfetti. Plato ve Pythagoras da ışık üzerinde çalışıyordu.
Ortaçağ boyunca, Paracelsus, müzik ve şifalı bitkilerle birlikte iyileşme için renk ışınlarının gücünü kullanarak renk bilgisi ve felsefesini yeniden başlattı. Ne yazık ki yoksul adam Avrupa’da dolaşıyor ve eseri için gülünç durumda. El yazmalarının çoğu yakılmış, ancak çoğu zaman zamanının en büyük doktorlarından ve şifacılarından biri olarak düşünülüyor. Bir adam, görüneceği gibi, zamanının çok ilerisinde. Sadece şimdi Renk Terapisini bir kez daha kullanmamızın yanı sıra şifalı bitkiler ve müzik kullanan diğer fikirleri, şimdi oldukça sıradan olan pek çok tamamlayıcı terapiye de yansımış olarak görülebilir.
Issac Newton (1642 – 1727)
Issac Newton renk öncüsü Renk alanında öncü olan Isaac Newton, 1672’de, renk üzerine ilk tartışılan gazetesini yayımladı ve kırk yıl sonra da ‘Opticks’ adlı eserini yayınladı. Newton bir prizma yoluyla bir güneş ışığı demetinden geçti. Prizmanın ışığı çıktığında beyaz değildi, ancak yedi farklı renk teydi: Kırmızı, Turuncu, Sarı, Yeşil, Mavi, Indigo ve Menekşe. Işınlara yayılma Newton tarafından dağılma olarak adlandırılır ve farklı renk ışınlarını spektrum olarak adlandırır. Işık ışınları tekrar bir prizma geçirildiğinde ışınlar tekrar beyaz ışığa dönüştüğünü öğrendi. Prizma içinden sadece bir ışık geçtiyse içeri girdiği rengin aynısı çıkacaktı. Newton, beyaz ışığın yedi farklı renk li ışınlardan oluştuğu sonucuna vardı.
Modern Gün Düşüncesi Gerçekten de, ‘Eski Mısırlıların güneşe ibadet etmeleri, modern dünyada da yer alabilir, çünkü tüm merkezi ısıtma sistemleri ve aydınlatma sistemleri vb. Yakıtları yakacak yıllarda kömür ve petrol malzemeleri olarak yakıtlayacak güneş olabilir. tükenmek. Ayrıca, kış aylarında Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (SAD) geçiren çok sayıda kişide ışık yoksunluğunun etkisinin farkındayız. Şanslıyız ki artık hepimiz istediğimiz her rengi seçebiliyor ve herhangi bir rengin ürünlerini özgürce alabiliyoruz. Bu her zaman böyle değildi. Zamanla, menekşe / mor kumaşları boyamak için kullanılan pigmentler çok pahalıydı ve bu nedenle yalnızca zenginler için kullanılabilirdi. Örneğin, yüksek büro Romalılar, bu, onlara, güç, soyluluk ve dolayısıyla otoriteyi belirttikleri için, mor cüppe giyerlerdi.
Kraliçe Victoria Siyah kötü bir renk değildir Tarihin farklı evrelerine ve bu aşamaların genelde o zamanlardaki Renklere nasıl yansıdığına da bakmak ilginçtir. Şiddet ve uygunluk zamanlarında, kıyafet kodunun siyah ve gri hakimiyeti çoktu. Victorialılar çoğunlukla siyah giymişlerdi – Kraliçenin uzun süre yas tuttuğu şüphesiz – etkilenmiş ve pek çok açıdan oldukça sadıktı ve pek çok açıdan çok renk li olmayan söylenmesi gerekiyordu. Püritenler de elbette siyah giyindiler. Bu, siyahın kötü bir renk olduğunu söylemek değildir. Her rengin pozitif ve negatif yönleri vardır. Siyah bir renk le giymek, diğer rengin enerjisini artırabilir. Siyah, bazen yansıma ve iç arama için gerekli alana da sahip olabilir. İç kuvvet ve değişme olasılığını gösterebilir.
Son savaştan önce çok fazla kırmızı giyildiğine dikkat çekildi. Kırmızı, en olumlu cesaret, güç ve öncü ruhun rengidir ve hepsine savaşı savunan erkekler ve kadınlar tarafından çok ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla birlikte, en olumsuz açıdan öfke, şiddet ve vahşetin rengi. Savaş son bularken, soluk mavi popüler bir renk oldu – belki de barışın bir hareketi, aynı zamanda herkesin ihtiyaç duyduğu iyileşmeyi vermesi.
Renk geleceği
Renk çok olumlu kullanır
Şimdi Renkleri tekrar çok olumlu bir şekilde kullanıyoruz. İşletmeler belirli bir çevrede çalışanlarının daha iyi çalışabileceğini kabul ederler ve cezaevlerinde çevrenizdeki renklerin hastalara ve tutuklulara karşı olabilecek etkisinin farkına vardıklarını bildirirler. Boya şirketleri, renk terapi yönlerini göz önünde bulundurarak yeni renk kartları geliştirdiler. Kozmetik şirketlerinin de ürünlerine “renk terapisi” aralıkları vardır. Renk bize çok şey teklif ediyor ve doğada çevremizde bulunabiliyor.
Renk le ilgili farkındalığımızı arttırmalıyız, böylece doğanın hediyelerinden gerçekten yararlanarak ‘renk ‘ sadece bir terapi değil bir yaşam biçimi haline gelecektir. Renk sadece farklı dalga boylarından ve frekanslardan hafiftir ve ışık, aslında fotonlardan oluşan bir enerji şeklidir. Hepimiz bir noktada rengin bir parçası olacağı ve bizi her gün yaşantılarımızda etkilediği bir dünyada yaşıyoruz. Günlük yaşantısındaki renk çok meyvelerin olgunlaştığını bilmekten, renklerin ruh halimizi nasıl etkilediğini anlamaya kadar çok çeşitlidir: Mavi Sakinleşebilir – Kırmızı sizi gerginleştirebilir.
Hepimiz renklerin sadece küçük bir parçası olan elektromanyetik dalgalarla çevriliyiz.
Renk Özellikleri – renk spektrumu
Visible Spectrum’un yedi ana rengini görebilirizGördüğümüz gibi görünür renk tonu, yedi ana renk ten oluşur:
Gözümüzdeki retinalar koni şeklindeki üç renk reseptörüne sahiptirler. Aslında yalnızca bu görünür Renklerden üçünü algılarız – kırmızı – mavi ve yeşil. Bu Renklere katkı primerleri denir . Gördüğümüz diğer renklerin hepsini yaratmak için beynimizde karıştırılan bu üç renk … ne kadar zeki olduğumuz!
Gördüğümüz ışığın dalga boyu ve frekansı da gördüğümüz rengi etkiler. Spektrumun yedi rengi değişen dalga boylarına ve frekanslara sahiptir. Kırmızı, spektrumun alt ucunda bulunur ve daha düşük dalga boyu ve daha yüksek frekansa sahip spektrumun üst ucunda Violet’e göre daha yüksek bir dalga boyuna, daha düşük frekansa sahiptir.
Renk nereden geliyor?
Prizma Renk basitçe ışıktan gelir. Elbette güneş ışığı hepimizin aşina olduğumuz ana kaynaktır. Bir prizma kullanarak, Renkleri beyaz ışıktan ayıklayabiliriz – yani. Güneş ışığı. Güneş’ten gelen ışık bir prizma geçtiğinde, ışık ‘ kırılma ‘ adı verilen bir süreçle yedi görünür renge bölünür. Kırılma, ortamı değiştirdiğinde bir ışık dalgasının yaşadığı hız değişikliğinden kaynaklanır.
Işık enerjisi
Verilen bir ışık dalgasında enerji miktarı orantılı olarak frekansıyla ilişkilidir, dolayısıyla yüksek frekanslı bir ışık dalgası düşük frekanslı bir ışık dalgasına göre daha yüksek bir enerjiye sahiptir.
Renk farklı dalga boylarından ve frekanslardan oluşur. Her rengin kendi dalga boyu ve frekansı vardır. Her renk, saniye başına döngü veya dalga birimi cinsinden ölçülebilir. Bir okyanusta olduğu gibi dalgalar halinde ışığın hareket edeceğini düşünebilirsek, dalga boyu ve frekans özelliklerine sahip olan bu dalgalar olur. Bir dalga boyu, bitişik dalgalar üzerindeki aynı yerler arasındaki mesafedir. Örnek olarak; 10 metre aralıklarla dalgalarla dolu bir okyanus, dalga boyu 10 olarak belirtilebilirken 30 metre uzaklıktaki dalgalar okyanusunun dalga boyu 30 olarak söylenebilirdi . Aynı şey ışık için de geçerlidir. RED rengi 700 nanometre uzunluğunda bir dalga boyuna sahiptir – bir dalga sadece bir metrenin on milyonda biri kapsar! Oysa Violet’in dalga boyu çok daha kısa, bu nedenle her mor dalga çok daha kısa bir mesafeye yayılacaktır.
Enerji Dalgaları
Renk li Kırılmalar
Evrende pozitif ve negatif yükler (enerji dalgaları) sürekli titreşiyor ve inanılmaz derecede yüksek hızda hareket eden elektromanyetik dalgalar üretiyor. (Saniyede 186.000 mil, ışık hızı.)
Bu dalgaların her biri farklı bir dalga boyuna ve titreşime sahiptir. Birlikte elektromanyetik spektrumun bir parçasını oluştururlar .
Işık dalgalar halinde hareket eder. Bir dalga boyu, bitişik dalgalar üzerindeki aynı yerler arasındaki mesafedir.
Renk Frekansları
Bir dalganın frekansı, her saniyede belirli bir noktayı geçen tam dalga veya dalga boyu sayısıyla belirlenir.
Örneğin KIRMIZI renk saniyede 430 trilyon titreşim frekansı, Violet daha yüksek bir frekanstır, bu nedenle her mor dalga belirli bir noktayı RED renk inden daha hızlı geçirecektir. Bütün ışık aynı hızda hareket eder, ancak her renk farklı bir dalga boyuna ve frekansa sahiptir.
Dalgaların frekansı
Renk ve ışık frekansını biraz daha açıklamak ve denemek için, her 5 saniyede kıyıda 10 metre uzaklıkta dalgalar içeren bir okyanusun, frekans 5 olarak sınıflandırılabileceğini, buna karşılık dalgaların okyanusunun 10 metre olduğunu düşünün kıyıda her 10 saniyede düşen apartman frekansı 10 olarak sınıflandırılacaktı . Dalgalar daha sık, frekansı YÜKSEK.
Farklı renklerin ışığa çıkmasına ve bir prizmanın içinden geçerken görülebilmesine neden olan bu farklı dalga boyları ve frekansları. Bu, radyo dalgalarının farklı frekanslara ve dalga boylarına sahip olduğu şekilde incelenebilir, bazı istasyonlar belirli bir frekansta veya dalga boyunda dinlenebilir. Yani mavi renk, yalnızca belirli bir frekansta ve dalga boyu aralığında görülebilir.
Renk frekansı ne kadar yüksekse, enerjinin dalgaları da birbirine daha yakın olur.
Daha yüksek frekans Renkleri – mor – indigo – mavi
düşük frekans Renkleri – sarı – turuncu – kırmızıdır.

Yüksek frekanslı bir ışık dalgası, düşük frekanslı bir ışık dalgasına göre daha yüksek bir enerjiye sahiptir.
Tamamlayıcı Renkler
Prizma
Birbirlerine bitişik olarak yerleştirildiğinde, tamamlayıcı Renkler dengeli görünmeye meyillidir ve renk tekerleğinde birbirinin karşısında olan Renklerdir
tamamlayıcı Renkler hakkında daha fazlası
Her renk kendi dalga boyu ve frekansı ile kendi özelliklerine sahiptir.
Beyazın bir renk olduğu söylenebilirse de, aslında spektrumun tüm Renklerinden oluştuğundan bilimsel spektruma dahil değildir, ancak çoğunlukla bir renk olduğu söylenir.
Isaac Newton, doğal ışığı bir cam prizma yoluyla geçirerek beyaz ışığın gerçekten Renklerden oluştuğunu ispatladı ve sonuç olarak bir yüzeyde bir gökkuşağı Renkleri çıkardı.
Daha sonra ikinci bir cam prizma kullanmaya başlamış ve bir kez daha beyaz ışık üretmek için (güneş ışınlarını speray Renklerine bölen) ilk prizmanın ışığını birleştirmiştir. Böylece beyaz ışığı ispatlamak (yani güneş) rengi içeriyor demektir.
Çoğumuzun aslında renk görme şekli, gözlerimizin retinasındaki çubuklar ve koniler sensörleri içindir.
Çubuklar düşük ışığa duyarlıdır ve daha yoğun bir ışık yoğunluğu gerektiren koniler renk duyarlıdır. Mesaj optik sinire ve daha sonra beyne iletilir.
Gözlerimizdeki Çubuklar ve Koniler nedeniyle renk görüyoruz
İnsan gözünde yaklaşık 120 milyon çubuk ve yaklaşık 6 ila 7 milyon koni var.
Çubuklar konilerden daha hassastır ancak Renklere duyarlı değildir, görüntüleri siyah, beyaz ve farklı gri renk tonları olarak algılarlar. Duyarlı olarak bin’den fazla kez, çubuklar maviye daha iyi, kırmızı ışığa çok az tepki verirler.
Her koni, KIRMIZI YEŞİL veya MAVİye duyarlı üç pigmentten birini içerir.
Her pigment belirli bir dalga boyu rengini absorbe eder. Mavi ışığı absorbe eden kısa dalga boyundaki koniler, yeşil ışığı absorbe eden orta dalga boyundaki koniler ve kırmızı ışığı emen uzun dalga boylu koniler vardır.
Çubuklar ve Göz Konileri
Göz, gözdeki Çubuklar ve Koniler tarafından göz ve renk alır. Öyle Koniler Renk algılar. Her koni, KIRMIZI YEŞİL veya MAVİye duyarlı üç pigmentten birini içerir. Birincil Renkler olan kırmızı, yeşil ve mavi arasındaki bir dalga boyuna sahip bir renk gözlediğimizde, konilerin kombinasyonları uyarılır. Bir örnek, sarı ışığın kırmızıya ve yeşil ışığa duyarlı konileri uyarması olabilir. Sonuç, görünür spektrumdaki tüm renklerin ışığını algılayabilmemizdir. Renk körlüğü çeken İnsanlar normal koniklerden daha az sayıdaki koni sayısına sahiptir, bu nedenle Renkler karıştırılmaktadır. Gözümüzü kaybedersek, ceset renk ışınlarını uyarır ve alır. Vücudun uyum sağlaması zaman alır, ancak kör olan İnsanların farklı Renkler arasında ayrım yapabileceği gösterilmiştir. Katkı Renkleri, bir nesne ışığı yansıtmadan önce doğrudan bir kaynaktan yayılan ışık ile ilişkilendirilen Renklerdir. Bu Renkler kırmızı, yeşil ve mavi renk tedir. Bunlar, muhtemelen televizyon ve bilgisayar ekranlarıyla ilişkili olarak en çok tanıdık Renklerdir. Katkı rengi teorisi, ilk önce James Clark Maxwell tarafından 1800’lü yılların ortalarında tanımlanmıştır. Eşit miktarda Kırmızı Yeşil ve Mavi ışık bir araya getirildiğinde beyaz ışık üretirler. Beyaz üretmek için Renkleri bir araya getirerek, bu ek Renkler denir.
Kırmızı, yeşil ve mavi, beyaz ışığın “birincil” Renkleridir . Bu üç renk kombinasyonu beyaza dönüşebilir. Bu, Renk le ek olarak eklenir ve bu üç rengin hepsinin beyaz ışıktan geldiğini ispatlamanın doğrudan bir yoludur. Katkı Renklerini anlama Katkı rengi Yukarıdaki üç renk li meşale, kırmızı yeşil ve mavi karışık olduğunda, beyaz dahil diğer Renkler nasıl üretildiğini gösterir! Buna renk lendirme denir. Katkı Renkleri hakkında biraz daha fazla bilgi edinmenin basit bir yolu, renk li filtrelerin takılı olduğu el fenerleri veya el fenerlerinin bir kısmını oluşturmaktır. Üç renk li meşale, kırmızı yeşil ve mavi karışık olduğunda, beyaz dahil diğer Renkler nasıl üretildiğini gösterir! Buna renk lendirme denir.
İhtiyacın olacak: Üç benzer meşale (tercihen aynıdır) Işık filtreleri veya fener kafalarını örten elmas bantlarını (renk filtrelerini yerine yerleştirmek için) benzer şekilde Meşelerinizi parlatacak beyaz bir yüzey Aşama 1. Her meşale önünü bir renk filtresi ile örtün – bir meşale ışığı olan bir meşale, diğerinde ise Yeşil ışık filtresi ve bir Kırmızı ışık filtresi. Onları yerinde tutmak için elastik bantları kullanın. Adım 2. Işık demetleri, beyaz yüzey üzerinde birbirinin üzerine gelecek şekilde meşaleler düzenleyin. Bunu yapmanıza yardımcı olması için bir arkadaşınızı kaydettirmeniz gerekebilir! Onlara erişirseniz … ve meşale onlara bantlarsanız üç fotoğraf üçayak kullanabilirisiniz. En iyi sonucu almak için, fenerleri parlatmak için beyaz bir duvar veya yüzey kullanın. Etki en iyi karanlık bir odada sağlanır.
Aşama 3. Fenerlerin doğru şekilde düzenlenmiş olması durumunda, sonuçta üç ışık kirişinin ortasında alan beyaz olur. Fenerlerin doğru şekilde düzenlenmesi biraz zaman alabilir, ancak bir kez olduklarında, üç rengin birleştiği ortada beyaz olduğunu göreceksiniz. Üretilen diğer Renkleri de göreceksiniz. Bunlar Kırmızı, Sarı ve Camgöbeği (başka mavimsi renk ) olmalıdır . Buna ikincil Renkler denir . Gördüğümüz her şeyin rengi vardır. Çevremizde, evlerimizde, işyerimizde, doğada, uzayda – evrenseldir, he yerde bir çeşit rengi vardır. Ancak, bir şeyin rengini oluşturan şey hakkında hiç düşündünüz mü? Gözlemlediğimiz herhangi bir şeyin rengi birkaç faktöre bağlıdır. Öncelikle – Her şey elektron ve atomlardan oluşur. Işıkla yıkandığında nasıl bir şey görüneceği, bu atomlar ve elektronlar tarafından yönetilir. Farklı malzemeler, nesneler ve öğeler farklı atom ve elektron oluşturmaktadır. Herhangi bir nesne, doğası gereği ışığa maruz kaldığında aşağıdakilerden birini yapacaktır:
Işık yansıtır veya saçar (yansıma ve saçılma) ışığı emme (absorpsiyon) hiçbir şey (transmisyon) refraktif ışık (kırılma) Yansıma ve saçılma Işık Yansıma ve Saçılma Yansıyan ve dağınık ışık Bir sürü cisim ışığı bir dereceye kadar yansıtıyor, ancak özellikle yansıtıcı olan bir şey, atomdan atoma kolaylıkla geçebilen daha fazla serbest elektrona sahip.
Bu elektronlar tarafından absorbe edilen ışık enerjisi başka atomlara geçmez. Bunun yerine elektronlar titreşir ve ışık enerjisi, orijinal ışık ile aynı frekansta materyalden dışarı gönderilir. Absorbsiyon Emilen ışık Emilen ışık Bir şey yansıması olmayan veya opak görünüyorsa, gelen ışık kaynağı frekansı verilen materyaldeki elektronların titreşim frekansıyla aynı veya çok yakındır. Materyalin elektronları ışık kaynağının enerjisini emer ve ışık emilir, malzeme veya nesne opak görülür; çok az veya hiç yansıması yoktur. Transmisyon İletilen ışık İletilen ışık
Bu, gelen ışığın enerjisi, belirli malzemedeki elektronları titreştirmek için gereken enerji veya frekanstan çok daha düşük veya çok daha yüksek olduğunda oluşur. Bu nedenle, bir nesnedeki elektronlar, ışık enerjisini yakalamak yerine şeffaf görünürler; ışık dalgası nesne / materyal boyunca değişmeden geçer, böylece nesne / materyal ışık frekansına karşı şeffaf olur.
Refraksiyon Kırılmış ışık Su içermeyen ve su ile ışığın su ile nasıl kırıldığını gösteren bir bardak
Şimdiye kadar bir içkinin içine bir saman koyduysanız, o halde, suyun altında samanın bükülmüş gibi göründüğünü fark etmişsinizdir. Bunun nedeni Kırılma’dır. Gelen ışığın enerjisi, materyaldeki elektronların titreşim frekansı ile aynı ise, ışık materyalin derinliklerine gidebilir ve elektronlarda küçük titremelere neden olur. Bu titreşimler, elektronlar tarafından atomlara iletilir ve gelen ışıkla aynı frekansta ışık dalgaları gönderilir. Bu son derece hızlı bir şekilde gerçekleşse de, malzemenin içindeki ışığın bir kısmı yavaşlar ancak malzemenin dışındaki ışık frekansı aynı kalır. Bunun sonucunda malzemenin içindeki ışık hafif bükülür. Çarpıklığın açısı (kırılma), maddenin ışığı ne kadar yavaşlatabileceğine, bu durumda yukarıdaki resimdeki gibi suya bağlıdır. Doğal cisimlerin neden renk li olduklarına dair bir örnek Yansıyan ışık örneği Olgunlaşmış bir domates, yansıtıcı ışığa (parlak bit) ve Emilen ışığa (kırmızı renk ) iyi bir örnektir. Olgun domateslerin görüntüsünde, renklerin neden bu kadar iyi olduğunu gösteren örnek iyi bir örnektir. Domatesler Kırmızı gibi görünür, çünkü olgunlaştıklarında domatesler “Likopen” olarak bilinen bir karotenoid içerirler. Likopen parlak kırmızı renk li bir karotenoid pigmenttir ve sadece fitillerde değil aynı zamanda diğer kırmızı meyvelerde de bulunan bir fitokimyasal maddedir. Likopen, görünür ışık tayfının çoğunu emer ve renk te kırmızı olurken, likopen çoğunlukla kırmızıyı izleyiciye yansıttığından, olgunlaşmış bir domates Kırmızı gibi görünür.
Bir şeylerin rengi olmasının birçok nedeni vardır, ancak esas olarak maddenin emilimi ve saçılma özellikleri, onu aydınlatan ışığın gelen dalga boylarınınkinden farklı olması nedeniyle ortaya çıkar. Bir başka örnek olarak: yeşil yaprakları veya çimlerin yeşil olduğunu görürüz, çünkü yapraklar ve çimen (ve diğer yeşil bitkiler) ışığı enerjiye dönüştürmek için klorofil kullanırlar. Doğası ve kimyasal yapısı nedeniyle, klorofil yelpazenin mavi ve kırmızı Renklerini emer ve yeşili yansıtır. Yeşil, izleyiciye yansıtılarak çimlerin ve yaprakların yeşil görünmesini sağlar. Renk nasıl gördüğümüze kısaca göz attığımızda … gözün çubukları ve konileri yeşilin belirli dalga boyunu ve frekansını yakalar ve mesajı beyne gönderir. Benzer şekilde olgunlaşmış bir domates kırmızıdır, çünkü tayfın kırmızı ucundan gelen ışınları yansıtır ve mavi uçtaki ışınları emer. Giydiğiniz Renkler Chakra’larınızı, Mutluluğunuzu ve Ruh Halinizi Etkiliyor. Rengi bir ışık olarak üstünüzde taşıyabilir, yiyecekler, içecekler yada renk li bir su olarak içinize sindirebilirsiniz. Bunu yaparken çeşitli yöntemlerden istifade edebilirsiniz. Bunlar ışık kutuları, ışıklı ambarlar, renk li ampuller, kumaş ve dekorlardır. Giydiğiniz elbiselerin Renklerinde, kullandığınız çarşaf gibi eşyalarda mavi, pembe, yeşil yada sarı kullanırsanız daha derin ve rahat nefes alabilirsiniz. Bu Renkler akciğerleri ve diyaframı güçlendirir. Sinirli veya aşırı hareketli bir çocuk turuncu veya kırmızı yatak takımının içinde uyumamalıdır. Böyle çocuklar için yeşil yada mavi uygundur. Halı ve perdeler kişiliğe uygun Renklerde olmalıdır. Örneğin sürekli kavga eden bir ailenin duvardaki turuncu renk li halıyı maviye, hatta pembeye çevirince daha iyi anlaşmaya başladıkları görülmüştür. Duvar ve mobilyalar da hem İnsanın ruhi halini hem de sağlığını etkilemektedir. Renk li tablolarla dekorasyon İnsana canlılık verir. Bunu yaşadığınız mekanlarda uygulayabilirsiniz. Doğada her tür renk bulunur. Bu güzelliklerden faydalanarak onu yaşantımıza sokabiliriz. Ev bitkileri renk li yada yeşil bir ev, bitkiler yaşantımızda oldukça iyi sonuçlar verir. Renkleri içinizde var olan gücünüzde canlandırarak üçüncü gözünRenklere karşı olan dikkatini artırabilirsiniz. Gözlerinizi kapatıp, bir rengi hayalinizde canlandırarak, kendinize enerji yükleyin. Renkleri içinize çekerek ve bunu vücudunuzun enerji merkezlerine yollayarak nefes alın ve verin. Rengi orada tutarak o bölgenize enerji yükleyip tedavi edin ve tedavi olduğunuzu düşünün. Düşünün ve “ben iyileştim”diyin. Sonuçta iyileştiğinizi göreceksiniz.
Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan renklerin kişilik yapımızdan tutunda, sağlığımıza hatta hastaları tedavi edici bir yöntem olarak kullanıldığını biliyormuydunuz? Kozmik bilim konusundaki çalışmalarıyla Türk kamuoyundan büyük ilgi gören, renklerin İnsan hayatında önemli bir yeri olduğunu söylüyor. Gerek eserlerinde, gerek konferanslarında ve gerekse sık sık çıktığı televizyon programlarında renklerin dünyası hakkında önemli açıklamalar yapan Prof. Maranki, “Renkler İnsanın merkezi sinir sistemine pozitif enerji yayarlar. Böylece sinir sistemimizin bu pozitif enerji ile beslenip vücuttaki enerji merkezlerimizi açarak enerjinin vücudumuzda dolaşması sağlanmaktadır. Dünyadaki hayatın kaynağı olan Güneş’in yaydığı ışınlar, dalgalar veRenkler İnsan hayatının ayrılmaz birer unsurlarıdır. Bunlardan Renkleri ele alacak olursak; Renkler hayatımızı ve duygularımızı önemli derecede etkileyen unsurlardır. Renkleri hayatımızda, yerinde kullandığımız takdirde, bazı hastalıkları tedavi edici etkisinin olduğu çok eski çağlardan beri bilinmektedir. Çünkü Renkler, merkezi sinir sistemine pozitif enerji yayarak sinir sistemimizin bu pozitif enerji ile beslenip vücuttaki enerji merkezlerimizi açarak, enerjinin vücudumuzda dolaşmasını sağlamaktadır. Bu da bize psikolojik olarak mutluluk vermekte, böylelikle de hayatımızı düzene sokmuş olmaktayız. Renklerin İnsan hayatında ve kişiliği üzerindeki bu olumlu yada olumsuz etkileri araştırmalarla bilimsel olarak da tespit edilmiştir.
Renklerin tedavi edici özelliğinden bahsettiniz. Bu konuyu biraz detaylandırır mısınız? Renklerin tedavi edici olması, vücuttaki enerji merkezlerinin renginin renk çarkında olmasına bağlıdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nde kullanılan Renkler; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, turkuaz, lacivert ve mordur. Bunlar renk çarkını oluştururlar. Terapi esnasında kişiye bu Renkler sunulur, sonra ona bu Renklerden hoşuna gidenleri sıraya koyması söylenir. Buradaki renk seçimine göre de onun kişilik yapısı hakkında tahminler yapılır. Bu Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sonucunda kişinin duygusal ve fiziksel istifadelerini, eksikliklerini ortaya çıkarırız. Ayrıca onda gizli kalmış yetenekleri de açığa vurmasını sağlarız. Bunun yanında psikolojik problemlerin çözümlenmesinde, vücutta fizyolojik dengesizlikleri çözümleyecek hastalıkları önlemede de Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nden istifade edilir. Vücuttaki her enerji merkezinin kendine has bir rengi vardır. Buradaki yedi renk ten her biri, bağlantılı bulundukları enerji merkezi bölgesindeki organların hastalıklarının tedavisinde yüz yıllardır kullanılmaktadır. Bu süreç Şamanizmden başlayarak Hint, Çin, Mısır, Yunan ve İslam medeniyetlerince de devam etmiştir.

Bu terapinin nasıl uygulandığını anlatır mısınız? Uygulama olarak hastalar renk li odalara renk li taşlardan da istifade edilerek yerleştirilir, ilgili uzman tarafından renklerin bedene etkisi çeşitli metotlarla sağlanırdı. Osmanlı döneminde bu amaçlarla Edirne’de Selimiye Şifahanesi’nde hastaların renk li odalarda müzik ve su ile birlikte tedavi edildiği bilinmektedir. Bugün İnsanoğlunun Renkler konusunda az-çok bilgisi vardır. Canlıların etrafını saran enerji ışınları alanı yani enerji alanı, sağlıklı bir canlıda baştan ayağa kadar bedenden 30 cm. ileri uzanır. Bedende yaralı bir yer varsa orada enerji alanı çok ince olur. Bu görüntüler Kirlian fotoğrafçılığı ile bilimsel olarak ispatlanmıştır. Sabahları güneş, dünyamızı aydınlatmaya başladığında yeryüzünde Renkler de kendini gösterir. Renkler, yeni bir günün ve hayatın başladığının habercisidir. İnsanda uyku-uyanıklık hallerinin düzenlenmesinde, epifiz bezinden salgılanan melatonin hormonu vazifelendirilmiştir. Gözler kapandığında ışık ve Renklerle olan bağlantı kesilir. Işığın kaybolmasıyla birlikte melatonin hormonu da salgılanmaya başlar. Beden uykuyadalar ve uyku sonunda vücut dinlenmiş olur. Uyku getirici melatonin hormonunun miktarı sabaha karşı azalır. Gözler tekrar açıldığında, ışık ve Renklerle İnsan tekrar buluşur. Güneş ışığının rengini İnsan, açık sarı olarak algılar. Sarı, zihni uyarıcı bir renk olduğundan, gün ışığı ile birlikte zihnimizin çalışma hızı ve verimliliği artar. Bu yüzden sarının bulunduğu çalışma ortamları zihnin uyarılmasına yardımcı olur. Gökyüzü, maviye boyanmış gibidir. Mavi, İnsanı sakinleştiren ve huzur veren bir renk tir. Denizleri ve gökyüzünü seyretme, stresin azalmasına ve İnsanın gevşemesine vesile olur. Güneş ışığını az alan ülkelerde, kapalı havalar, İnsanların ruh dünyasına menfî tesir eder. Bu iklimlerde başka sebeplerin de bir araya gelmesi ile intihara teşebbüs, güneşi bol iklimlere göre daha yüksektir. Gökyüzünün rengini bir an için kırmızı olarak düşünelim. Kırmızı bir atmosferin olduğu dünyada İnsanlar sürekli kırmızı ile uyarılacaktır. Kırmızıyı yoğun ve uzun süreli algılayan İnsan, gergin ve sinirli bir ruh hali sergiler. İnsanlar kırmızı bir gökyüzü altında yaşamak mecburiyetinde kalsalardı, zamanlarının çoğunu dış mekânlar yerine, iç mekânlarda geçirmeyi tercih edeceklerdi.

Koruyucu kalkan olarak Renkler Canlılar tesadüfî olarak değil, hayatları korunacak şekilde boyanmıştır. Çalılıklar arasında ilerleyen bir ceylanın mor olduğunu düşünelim. Bu durumda ceylanlar, düşmanları tarafından kolaylıkla avlanabileceğinden nesillerini devam ettirmede zorlanacaklardı. Toprak üzerinde yaşayan hayvanların birçoğunun Renkleri, bu yüzden tabiatta bulunan bitkilerin ve toprağın Renklerine benzer. Dikkat çekici ve göz alıcı renklerin kuş ve balıklarda daha fazla olması, renklerin hayatı korumada rol aldıklarını destekleyen bir tespittir. İnsanda var olan Renkler de hayatı korumaya yöneliktir. İnsan kanı kırmızıdır. Kanın renk siz bir sıvı (misal olarak su gibi) olduğunu bir an için düşünelim: Bu durumda birçok kanama sonradan fark edilir, bu da İnsan için tehlikeli sonuçlar doğururdu. Ateşe sarı renk veren Sonsuz Kudret, bu şekilde ateşin hemen fark edilmesini ve onun tehlikelerine karşı tedbir alınmasını kolaylaştırmıştır. İnsan kanının kırmızıyla, ateşin sarıyla renk lendirilmesi tesadüfî değildir. Çünkü Renkler içinde kırmızı ve sarı uyarıcı ve dikkat çekici Renklerdir. Renklerin günlük hayatı kolaylaştırıcılığı Ayırt etme, sınıflama ölçüsü olan ve hayatı kolaylaştıran Renkler, günlük hayatın her alanına girmiştir. Bazı Renkler (siyah, beyaz veya sarı) toplumun etnik yapısını tarif eder. Kılık kıyafetlerden, ticarî hayattaki ürünlere kadar kullanılan Renkler, önemli mesajlar iletir. Kullandığımız Renkler, bizlerden bazı mesajları çevremize iletir. Renklerin şuuraltı tesirleri oldukça fazladır. Misal olarak kahverengi tonların çok fazla kullanıldığı mekanlarda, İnsanlar sıkılır ve uzun süre kalamazlar. Bu durum kahverenginin İnsanda oluşturduğu şuuraltı bir tesirdir. Odada uçan siyah bir şey görüldüğündeki tepki, farklı renk te uçan şeyler görüldüğünde oluşan tepkiden farklıdır. Ticarî hayatta, firmalar, ürünün üretiminde, paketlenmesinde ve reklamlarında İnsan psikolojisini de hesaba katarak, Renklerdeki uyumu sağlamaya çalışırlar. Sarı, turuncu ve kırmızı, sinir sistemini uyararak iştahın açılmasına yardımcı olur. Fast-food restorantlar, marketler, göz alıcı Renkleri kullanarak iştahın açılmasını ve fazla ürün satılmasını sağlar. Üretici firmalar, ürün renginin yaşa, cinsiyete ve o toplumun kültürüne uygun Renkler olmasına dikkat ederler. Yaşadığımız şehirlerin Renkleri, iklime ve coğrafî özelliklere göre değişir. Sıcak iklimlerde yaşayanların daha açık renk bina yaptıkları ve daha açık renk kıyafet giydikleri bilinen bir gerçektir. Eğer çöllerde yaşayan kişiler sürekli koyu renk li kıyafet giyselerdi, sıcaklık onlar için daha da çekilmez bir hâl alırdı. Aynı şekilde binaların yüzeylerinin de mümkün olduğunca açık renk olmasına sıcak memleketlerde dikkat edilmektedir. Soğuk iklimde yaşayan İnsanlara baktığımızda, daha çok koyu renk kıyafetler tercih ettiklerini görmekteyiz. Aynı şekilde bu ülkelerde (Rusya, Kuzey Avrupa ülkeleri) daha çok koyu ve kapalı renk li evler tercih edilmektedir.

Renklerin İnsan psikolojisi ve davranislari üzerinde önemli etkileri olduguna dikkat çeken uzmanlara göre, sevilen Renkler ayni zamanda kisiligi de ele veriyor. son 10 yildir gelistirilmeye çalisilan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapinin (Renklerle tedavi) geçmisi ilk çaglara kadar uzaniyor. Bu yöntemin islevini çesitli içimlerde ve sistemler içinde Renkler kullanilarak kisilerin sinir sistemleri dengelemek ve böylelikle bazi hastaliklarin önüne geçmek olusturuyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapide uygulanan baslica sistemler, “hastalarin giysilerinin rengini degistirmek, pencerelerinde ayri Renklerde cam kullanmak, lambalarin rengini farklilastirmak, suyla belli renk birlesimi olusturmak”seklinde siralaniyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapide renk dengelerinin yani sira meditasyon, iyi beslenme, uygun bir çevre düzeni gibi ayrintilar da önem tasiyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapide Renkler ve anlamlari ise söyle Renk, bir ışık frekansının belli oranda yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Renkler üç temel gruba ayrılır:
1. Ana Renkler grubu; kırmızı, sarı ve mavi.
2. Ara Renkler grubu; yeşil, turuncu, mor
3. Ana ve ara renklerin karışımından meydana gelen gruptur.

Renklerin bir başka özelliği ise, bilinç dünyasını en derin noktalarına kadar uyarma gücüne sahip olmalarıdır. Her İnsanın Renklere karşı verdiği tepki aynı değildir. Bir İnsana huzur veren mavi renk, bir diğerine soğuk ve itici gelebilir veya birine heyecan veren kırmızı, bir diğerine hüzün yükleyebilir. İnsanların renk ten etkilenmelerini meydana getiren olgular, kişilik oluşumları, hayat koşulları ve bilinçaltında bastırılmış olan isteklerdir. herkes kendine uygun olan rengi bilmeyebiir, bazı İnsanlar hangi renk le barışık olduklarını bilirken bazıları ise bu konuda tamamen bilinçsizdir. İnsanlar renk seçerken o rengin kendilerine getireceği yararı veya zararı düşünmezler.

Renk Bilim Nedir? Tarihte yapılan araştıtmalarda tapınaklardaki Renklerden yola çıkarak eski Mısırlıların Renklere ve Renklerle yapılan şifaya çok önem verdiğini görmek mümkün. Çin ve Hind uygarlıklarında da görülen benzer olgular şifacı din adamlarının, İnsanın yedi katlı doğası ile güneş tayfının yedi rengi arasındaki bağlantıyı temel alarak, bir renk bilim sistemi kurduları görülür. İngiliz fizikçi Ishaac Newton, karanlık bir odada güneş ışığının önce bir delikten odaya girmesini sağlamış, sonra bu ışığın önüne bir prizma koyarak parçalanış halini bir beyaz perdeye aksettirerek, yedi rengi elde etmiştir. Newton, beyaz perde üzerindeki renklerin bir sıra ile dizilişine Spektrum Solares (Güneş tayfı) adını vermiştir. Daha sonra güneş ışığını meydana getiren renk tayfı üzerinde araştırmalarına devam ederek, renk bilimini, bir bilim dalı olarak ortaya koymuştur. Newton’dan sonra Chevreul, Helmhotz, Young gibi fizikçiler ve de kimyagerler, bu proje üzerine eğilerek çalışmaları hızlandırmışlardır. Günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmalar, renklerin bir terapi aracı olarak da kullanılabileceğini ortaya koymuştur.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kaynağını güneşten alan ışık, elektromanyetik enerjilerle doludur. Bu enerjiler dünyadaki doğal hayatı devam ettirirler. Bitkiler, güneşten gelen enerjiyi yapraklarında bulunan klorofil sayesinde yakalar ve karmaşık moleküllere dönüştürür ki bu da bitkinin canlılığının devamını sağlar. Işık eksik ve yetersiz olduğu takdirde, canlılar yeterli hayat enerjisini alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , metabolizmada sağlıklı bir denge sağlamak için renk enerjilerinden faydalanma işlemidir. Yapılan araştırmalara göre, İnsanda bedeni kuşatan “Aura”yada “enerji beden”adı verilen elektromanyetik bir alan vardır. Bedeni saran bu enerji alanı, ışık, (renk ) elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimdedir. Vücudu saran enerji alanı içinde yedi adet de, çakra adı verilen, her biri ayrı renge sahip olan enerji dağıtım merkezleri vardır. Çakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir. Böylece tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanır, İnsanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, belirli Renklere karşı duyarlıdır.

İnsanın içinde bulunduğu duygusal değişiklikler çakralarda enerji dengesizliği meydana getirir. Bu durumda, belirli bir rengin fazlalığı veya azlığı söz konusudur ki çakraların dengesiz çalışması fizik bedende hastalıkların doğmasıne neden olur. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimler, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan bir etkileşim içindedir. Bu titreşimler çakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilir ve omurgalara ulaşan bu enerji dolu titreşimler, sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınır. Bu sayede fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek olan duygusal ve zihinsel şikayetler en aza indirilir. Renklerle tedavi üzerinde çalışırken karşılaşılan en büyük sorun ise, ihtiyaç duyulan renklerin belirlenmesidir. Her rengin bir de tamamlayıcı rengi vardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nde Renkler tek başına kullanılabileceği gibi tamamlayıcı Renklerile de kullanılabilir. . Renklerin bilinçsiz olarak kullanılması gerekir. Renklerin gizemli dünyasını öğrenmek istiyorsak önce ışığın ne olduğunu anlamamız gerekir. Işık, şekli ve rengi oluşturan, bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, cisimlerden yansıyıp, gözümüz tarafından algılandığında, ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın yansımasıdır. Işık bir cisme çarparak yansıma yapana dek, gözümüzle görebilme olanağımız yoktur. Renk ise, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık, değişik dalga boylarına dönüştüğünde, emildiğinde veya kırıldığında çeşitli Renkler ortaya çıkar. Bu tıpkı bir prizmayı güneş ışığına doğru tutmaya benzer. Ne var ki gökkuşağını oluşturan Renkler, renk tayfının küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin bir çok tonu ve çeşidi vardır. Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği mevcuttur. Cisimler ise, güneş ışığını oluşturan Renkleri kendi özelliklerine bağlı olarak, emer ve yansıtırlar. Örneğin: sarı bir elbise, bütün ışığı emer, sadece sarı rengi ayırıp yansıtır. Biz de o elbiseyi sarı olarak görürüz.

Renk, bir ışık frekansının belli oranda yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Renkleri üç temel gruba ayırabiliriz. Birincisi; kırmızı, sarı ve mavi’nin bulunduğu ana Renkler grubudur. İkincisi, bu üç rengin çeşitli kombinasyonlarda biraraya getirilmesi sonucunda oluşan gruptur. Örneğin: Sarı+mavi=Yeşil, Kırmızı+sarı=Turuncu, Kırmızı+mavi=Mor gibi. İlk gruptaki Renklerle, ikinci gruptaki renklerin karıştırılması sonucunda ise, üçüncü grup Renkler oluşur. Renklerin bir başka özelliği ise, bilinç dünyamızın en derin noktalarına kadar uyarma gücüne sahip olmalarıdır. Her İnsanın Renklere karşı verdiği tepki aynı değildir. Bir İnsana huzur veren mavi renk, bir diğerine soğuk ve itici gelebilir. Veya birine heyecan veren kırmızı, bir diğerine hüzün yükleyebilir. İnsanların renk ten etkilenmelerini meydana getiren olgular, kişilik oluşumları, hayat koşulları ve bilinçaltında bastırılmış olan isteklerdir. Bazı İnsanlar hangi renk le barışık olduklarını bilirken bazıları ise bu konuda tamamen bilinçsizdir. İnsanlar renk seçerken o rengin kendilerine getireceği yararı veya zararı düşünmezler. Belirli özellikleriyle Renkler, uyarıcı oldukları kadar çökkünlük yaratıcı, yapıcı oldukları kadar da yıkıcı, itici yada çekici olabilirler. Ayrıca her renk, kendine özgü bazı tedavi edici ve dengeleyici unsur da taşır.
Tarihe baktığımızda eski Mısırlıların Renklere ve Renklerle yapılan şifaya çok önem verdiğini görebiliriz. Bu sebepten Karnak ve Teb gibi tapınaklarda renk kullanmışlar ve renk şifacılığını pekiştirmek için, renk salonları inşa etmişlerdir. Aynı şeyi kadim Hind ve Çin uygarlıklarında da görebiliyoruz. Oradaki şifacı din adamları da İnsanın yedi katlı doğası ile güneş tayfının yedi rengi arasındaki bağlantıyı temel alarak, bir renk bilim sistemi kurmuşlardır.

1670 yılında İngiliz fizikçi Ishaac Newton, karanlık bir odada güneş ışığının önce bir delikten odaya girmesini sağlamış, sonra bu ışığın önüne bir prizma koyarak parçalanış halini bir beyaz perdeye aksettirerek, yedi rengi elde etmiştir. Newton, beyaz perde üzerindeki renklerin bir sıra ile dizilişine Spektrum Solares (Güneş tayfı) adını vermiştir. Daha sonra güneş ışığını meydana getiren renk tayfı üzerinde araştırmalarına devam ederek, renk bilimini, bir bilim dalı olarak ortaya koymuştur. Newton’dan sonra Chevreul, Helmhotz, Young gibi fizikçiler ve de kimyagerler, bu proje üzerine eğilerek çalışmaları hızlandırmışlardır. Ancak günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmalar, renklerin bir terapi aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Bugün dünyada birçok psikolog ve psikiyatr Renkleri bir terapi aracı olarak kullanmaktadır. Dünyanın her tarafında bilinen bir atasözü vardır. “Güneş giren eve doktor girmez. “Işık, tabiatın bir ilacı ve en güzel tedavi aracıdır. Işığın, İnsanlar ve bitkiler üzerindeki fiziksel etkilerini hepimiz biliyoruz. Kaynağını güneşten alan ışık, elektromanyetik enerjilerle doludur. Bu enerjiler dünyadaki doğal hayatı devam ettirirler. Bitkiler, güneşten gelen enerjiyi yapraklarında bulunan klorofil sayesinde yakalar ve karmaşık moleküllere dönüştürür. Bu da bitkinin canlılığının devamını sağlar. Bu olaya kısaca fotosentez diyoruz. İşte ışık ile hayat arasındaki bağlantı!. Işık eksik ve yetersiz olduğu zaman, canlılar yeterli hayat enerjisini alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , metabolizmada sağlıklı bir denge sağlamak için renk enerjilerinden faydalanma işlemidir.

Araştırmalar bize göstermiştir ki, İnsanda bedeni kuşatan elektromanyetik bir alan vardır. Buna Aura veya enerji beden diyoruz. Bedenimizi bulut gibi saran bu enerji alanı, ışık, (renk ) elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimdedir. Ayrıca bu enerji alanı içinde yedi adet de, chakra adını verdiğimiz enerji dağıtım merkezleri vardır. Chakra’lar bedene giren ve beden tarafından yayılan enerjilerin oranlarını düzenlerler. Ayrıca bedendeki fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal fonksiyonların yerine getirilmesi için gerekli olan enerjiyi emerek, bunları ihtiyaç duyulan bölgelere dağıtırlar. Her bir chakra ayrı bir renge sahiptir. Chakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir. Bu yolla tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanmış olurlar. İnsanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, enerjiye (belirli Renklere) karşı duyarlıdırlar.

İnsanın içinde bulunduğu duygusal değişiklikler (öfke, korku, negatif düşünceler vs. ) chakralarda enerji dengesizliği meydana getirir. Burada, belirli bir rengin fazlalığı veya azlığı söz konusudur. Chakraların dengesiz çalışması fizik bedende hastalıkları oluşturur. Eğer bünyemizde herhangi bir denge bozukluğu başgösterirse, bazı Renkleri veya renk kombinasyonlarını kullanarak, iç dengemizi tekrar kurabiliriz. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimler, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan bir etkileşim içindedirler. Söz konusu titreşimler chakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilirler. Omurgalara ulaşan bu enerji dolu titreşimler, sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınırlar. Böylece fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek olan duygusal ve zihinsel şikayetler en aza indirilir. Renklerle tedavi üzerinde çalışırken karşılaşılan en büyük sorun ise, ihtiyaç duyulan renklerin belirlenmesidir.

Her rengin bir de tamamlayıcı rengi vardır. Örneğin: Kırmızı Turkuaz. Turuncu Mavi. Sarı Mor. Yeşil Macenta’dır. Terapide Renkler bazen tek başına bazen de tamamlayıcı Renkleri ile birlikte kullanılır. Bu konu uzmanlık isteyen bir iştir. Çünkü renklerin bilinçsiz olarak kullanılması yarar yerine zarar da getirebilir. Renklerden en iyi şekilde yararlanmak istiyorsak mutlaka bir renk terapistine başvurmalıyız. Yağmurdan hemen sonra çıkan güneşle birlikte, gökkuşağına da merhaba der dünya. Belki de bilirsiniz, gökkuşağının altından geçen herkesin cinsiyetini değiştirdiği dedikodusunu. Keşke kendi orijinal cinsiyetine zorsuntu vermiş olanlar, gerçekten de gökkuşağının altından geçebilseler ve kendilerine has olan kimliklerini yeniden kazanmış olsalar. Biz gökkuşağını aklımıza her getirdiğimizde, hep İzmir-Turgutlu kara yolunu üzerindeki dümdüz ve yemyeşil olan üzüm bahçelerini hatırlarız. Ve de, o güzelim gökkuşağının İnsanlara göz kırpan Renkler armonisini. Sanki sonsuzluktan akıp gelen ilahi bir ritmin, notalara bürünmesini beklemeyen bir acelecilikle, görüntüye bürünmüş olarak karşımıza çıkıvermesidir gökkuşağı İşte bu nedenle biz; Renklerle koklamayı, Renklerle işitmeyi çok severiz. Severiz çünkü Renklerle temiz hava arasında, Renklerle notalar arasında kanımızca tam bir uyum, ahenk ve ritim söz konusudur? Duygularını notalara dökenler, notaları sesleri ile zenginleştirenler, tınılara ve şiirlere elbise giydirip bir anlamda onlara ölümsüzlük aşısı yapanlar, aslında hayatı hep (ama hep) Renklerle anlatmışlardır. Gülüm Pekcan ve dans grubu da, hayatı ve Renkleri doğaçlama dans figürleri ile anlatmaya çalışarak, renklerin kıvrak figürlerle nasıl da sevecen anlatılabileceğini seyredenlere gösterirler.

Genellikle sesler arası ahenk, tını, nota ve Renkler sanki birbirinin ayrılmaz birer parçası gibi yorumlandığı için, Cemre Müzik de bu konuda bir adım atarak, Dünyanın Renkleri Türkiye? de, Türkiye? nin Renkleri Dünya? da? sloganıyla hareket etmekte ve etnik, mistik, tasavvufi ve klasik Türk müziği dalında 18 ayrı CD çalışmasını ve İstanbul? un kültürel yerlerini tanıtan 6 video filmini, Türkiye? nin Renkleri olarak dünyaya aşılamaktadır. Yine Amiate Records? un 60 yapımdan oluşan tüm dünya müziklerini de, dünyanın Renklerini Türkiye? ye taşıyarak yapmaya çalışmaktadır
İsterseniz bu birlikte paylaşacağımız makalenin içinde; yaşadığımız şu hayata, giydiğimiz elbiselere, seçtiğimiz Renklere, içinde olduğumuz iş dünyamıza, arkadaşlarımıza, onların evlerine, kuracağımız ilişkilere, yalnızca renklerin gözüyle, renklerin kokusuyla, renklerin diliyle bakalım bir kez de. İnanın böylesi bir bakışı biz çok seviyoruz. Umudumuz o ki siz de çok sevecek ve hoşlanacaksınız!. .
O halde haydi gelin hep birlikte Renklere dokunmaya ve renklerin dünyasından hayatı anlamaya, hissetmeye çalışalım!. .

Bilindiği gibi temel Renkler olan mavi, kırmızı ve sarı herhangi bir rengin karışımı ile elde edilemezler. Bu üç renk genellikle diğer bütün renklerin üretilmesine kaynaklık yapar. Ara Renkler ise temel iki rengin karıştırılması ile oluşturulur. Kırmızı + Sarı = Portakal rengini, Mavi + Kırmızı = Mor rengini, Mavi + Sarı = Yeşil rengini ortaya çıkarır. Orta Renkler ise temel ve ikincil renklerin isimlerinin birlikte kullanılmasıyla ifade edilir. Renkleri yaşanılan hayat bağlamında yorumlayan Terörle Mücadele Daire Başkanlığında görevli Psikolojik Harekat Uzmanı Necati Alkan: . . Neden yalnızca siyah rengi kullanarak bir cehennem resmi çiziyorsunuz? . . Oysa ben, gökkuşağındaki bütün Renkleri kullanıyor ve elimdeki boyalarla, rengarenk, cıvıl-cıvıl, ışıl-ışıl bir cennet resmi çiziyorum. Çizdiğim bu tablonun içerisinde ben mutlu / huzurlu yaşarken, dileyen herkesi de burada yaşamayadavet ediyorum. demektedir. Aynı Kayserili bir iş adamına; 2 X 2 kaç eder? diye sorduklarında, tebessüm ederek alırken mi verirken mi gülüm? biçiminde karşı bir soruyla, yani rakamsal grilik içinde kalan bir yanıtlama ile yaptığında olduğu gibi. Kanımızca, siyah ve beyaz kolay olmayan Renklerdir. İnsanları fazlasıyla yorar. Gri ve grinin tonları ise İnsanı fazla yormaz ve mücadele etme düşüncesi uyarmaz. İticilikten daha çok; esnekliği, iddiasızlığı ile dikkatleri çeker denilebilir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Güneş ışığının sahip olduğu elektromanyetik enerji dünyamızdaki doğal yaşamı devam ettirir. Işık yeterince alınmazsa canlılar hayat enerjisini tam olarak alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi metabolizmanın sağlıklı ve dengeli bir şekilde çalışmasını sağlamak için renk enerjilerinden faydalanmak için yapılan terapidir. İhtiyaç olan renk vucuda çeşitli yöntemlerle sağlanır. Reiki, müzik, sarjlı sular ve renk şuruplarıyla ihtiyaç duyulan renk vücuda yüklenir. Renk bir enerjidir. Giysilerimiz bizim hem ayıracımız hemde renk süzgeçimizdir. Renklerin büyülü dünyası hakkında fikir sahibi olmak için her şeyden önce ışık kavramını incelememiz gerek ışık rengi oluşturan bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından, çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, nesnelerden yansıyıp gözümüz tarafından algılandığa ışığı görmüş oluruz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın yansımasıdır.
Örneğin koyu renk te görünen nesneler, parlak nesnelere oranla daha çok ışık emerler ve böylece göze daha az ışık yansıtırlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Açık renk li nesneler ise, daha çok ışık yansıtarak parlaklık ve yoğunluk yanılsamasına yol açarlar. Parlak olarak algıladığımız objeler çok ışık yansıtırlar. Işığı oluşturan dalga boylarının hızları, bir ortamdan ötekine geçerken değişiklikler gösterir. Renk, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık değişik dalga boylarına dönüştüğünde çeşitli Renkler ortaya çıkar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ancak gökkuşağını oluşturan yedi renk, bütün renk spektrumunun sadece çok küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin birçok tonu ve çeşidi vardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği bulunur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi İnsanda bazı Renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. Chakra adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Bunlar belirli Renklerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan chakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Ayrıca bu merkezin uyum hali içinde bulunduğu renk le ilgili besinler tavsiye edilir. Bazen bu renk merkezi ile ilgili metaller taşınması da önerilebilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Tedavi esnasındaki süre Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi uzmanının tavsiyesine göre yapılır.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renklerle Tedavi Günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmalar, renklerin bir terapi aracı olarak da kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Tarihteki araştırmalar, Eski Mısırlılarla Çin ve Hind uygarlıklarında, Renklerle terapiye çok önem verildiğini ortaya çıkardı. Çünkü kaynağını güneşten alan ışık, elektromanyetik enerjilerle dolu ve bu enerjiler İnsanın yaşamını devam ettirebilmesinde yardımcı oluyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yapılan araştırmalara göre, İnsanda bedeni kuşatan Aura veya enerji beden adı verilen elektromanyetik bir alan bulunduğunu ifade ederek, bedeni saran bu enerji alanının, ışık (renk ), elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimde olduğunu belirtiyor. Vücudu saran enerji alanı içinde yedi adet de, ‘çakra’ adı verilen, her biri ayrı renge sahip enerji dağıtım merkezleri bulunduğunu kaydeden, “Çakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir. Böylece tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanır, İnsanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, belirli Renklere karşı duyarlıdır. “dedi. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimlerin, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan etkileşim içinde olduğunu anlatan, “Bu titreşimler, çakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Daha sonra sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınır. Bu sayede, fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek duygusal ve zihinsel şikâyetler en aza indirilir”dedi.
Renkler, tedavide nasıl kullanılır? Renklerle tedavi günümüzde giderek popüler hale gelmektedir. Gözler ve deri aracılığı ile vücuda ulaşan Renkler, kişinin vücut fonksiyonlarına da tesir eder. Her renk düşük veya yüksek titreşimli belli bir dalga boyuna sahiptir. Renklerle tedavide, renklerin düşük veya yüksek titreşimli enerjiye ve farklı frekansa sahip olmalarının farklı psikolojik sonuçlara yol açtığı kabul edilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bu açıdan farklı renklerin farklı psikolojik tesirlere yol açması Renklerle tedavinin temel çıkış noktasıdır. Tedavide renklerin tesiri olup olmadığını izlemede, kan basıncı ölçümleri, kalb atım hızındaki değişmeler, kasların gerilme indeksi değerleri kullanılır. Sonuçlar kontrol grubuyla karşılaştırmalı olarak analiz edilir.
Kişi tarafından algılanan Renkler, sempatik ve parasempatik sinir sistemi üzerinden ve bunlarla aktif hale geçen nöro-kimyevî maddelerin salgılanması yoluyla İnsana tesir eder. Meselâ mavi, parasempatik sistemi uyarır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bu uyarılma, bir seri nöro-kimyevî madde ve hormonun salgılanmasını ardışık (münavebeli) olarak başlatır. Sonuçta kan basıncı ve kalb atım hızı düşer. Kişide rahatlama meydana gelir. Kırmızı, mavinin zıddı olarak sempatik sinir sistemini uyarır. Sonuçta kalb atım hızı ve kan basıncı artarak kişi, alarm durumuna geçer. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renkler üzerinde çalışan psikologlar, Londra Köprüsü’nün sık sık intihar mekânı olarak kullanıldığını fark etmişler. Renklerin İnsan tutum ve davranışlarına tesir ettiğinden yola çıkan uzmanlar, siyah olan köprünün, maviye boyanmasını teklif etmişler ve köprü maviye boyanmıştır. Sonuçta köprü üzerinde gerçekleşen intihar girişimlerinde % 50 azalma sağlanmıştır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Mor ve pembe, iştahın azalmasında tesirlidir. Bu bilgiden yola çıkan Amerika’daki Johns Hopkins Tıp Fakültesi’ndeki uzmanlar, kilo verme programına katılan hastaların pembe renk li mekânlarda yaşamalarını sağlamışlardır.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Pembe mekânlarda yaşayan şişmanların iştahlarının ve streslerinin azaltılması kolaylaştırılmıştır. Renklerin İnsan psikolojisine tesir ettiğine başka bir misal, cinayet işlemiş saldırgan mahkûmların kaldığı hapishanenin odaları ve bahçesi pembeye boyanmıştır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Belli bir müddet sonra iç dekorasyonu pembeye boyanmış hapishanedeki mahkûmlar arasında gözlenen şiddet ve kavga olaylarında belirgin bir azalma görülmüştür. Renkler şiddete ve kavgaya eğilimli öğrencilerin terbiyesinde de faydalı olmaktadır. Şiddete eğilimli öğrencilerin mavi ve tonlarının hakim olduğu sınıflarda ders görmeleri ve okul dışında da mavi renk li mekanlarda yaşamaları sağlanmıştır. Belli bir süre sonra, öğrencilerin saldırganlıklarında belirgin azalma sağlanmıştır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renklerin tabiattaki dağılışı, yoğunlukları ve İnsan üzerindeki tesirleri, tabiatta hiçbir şeyin tesadüfî olmadığını ve belli gâyelere hizmet etmek üzere yaratıldığını göstermektedir. Günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmaların, renklerin bir terapi aracı olarak da kullanılabileceğini ortaya koyduğunu bildirdi. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi belirttiğine göre, ‘Kırmızı’, kan dolaşımına ve kansızlık hastalıklarına iyi gelirken, ‘Turuncu’ da yorgunluğa, halsizliğe, uykusuzluğa, korkuya, depresyona karşı etkili oluyor. Mor rengin ise, sinir sistemini, halsizlik, psikolojik ve duygusal yorgunlukları tedavi edici özelliği bulunuyor. tarihteki araştırmaların, eski Mısırlılarla Çin ve Hind uygarlıklarında Renklerle terapiye çok önem verildiğini ortaya çıkardığını söyledi. Kaynağını güneşten alan ışığın, elektromanyetik enerjilerle dolu olduğunu vurgulayan, “Bu enerjiler, dünyadaki doğal hayatı devam ettirirler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bitkiler, güneşten gelen enerjiyi, yapraklarında bulunan klorofil sayesinde yakalar ve karmaşık moleküllere dönüştürür ki bu da bitkinin canlılığının devamını sağlar. Işık eksik ve yetersiz olduğu takdirde, canlılar yeterli hayat enerjisini alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , metabolizmada sağlıklı bir denge sağlamak için renk enerjilerinden faydalanma işlemidir”dedi. yapılan araştırmalara göre, İnsanda bedeni kuşatan “Aura”veya “enerji beden”adı verilen elektromanyetik bir alan bulunduğunu ifade ederek, “ Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bedeni saran bu enerji alanı, ışık, (renk ) elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimdedir”diye konuştu.

Vücudu saran enerji alanı içinde yedi adet de, ‘çakra’ adı verilen, her biri ayrı renge sahip enerji dağıtım merkezleri bulunduğunu kaydeden, “Çakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir. Böylece tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanır, İnsanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, belirli Renklere karşı duyarlıdır”dedi. İnsanın içinde bulunduğu duygusal değişikliklerin, çakralarda enerji dengesizliği meydana getirdiğini belirterek, “Bu durumda, belirli bir rengin fazlalığı veya azlığı söz konusudur ki, çakraların dengesiz çalışması fizik bedende hastalıkların doğmasına neden olur”diye konuştu. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimlerin, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan etkileşim içinde olduğunu anlatan, “Bu titreşimler çakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilir. Daha sonra sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınır. Bu sayede, fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek duygusal ve zihinsel şikayetler en aza indirilir”dedi. Renklerle tedavi üzerinde çalışırken karşılaşılan en büyük sorunun ise, ihtiyaç duyulan renklerin belirlenmesi olduğunu vurgulayarak, “Her rengin bir de tamamlayıcı rengi vardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nde Renkler tek başına kullanılabileceği gibi tamamlayıcı Renklerle de kullanılabilir”diye konuştu.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi İnsanda bazı Renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. Chakra adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Bunlar belirli Renklerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan chakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Ayrıca bu merkezin uyum hali içinde bulunduğu renk le ilgili besinler tavsiye edilir. Bazen bu renk merkezi ile ilgili metaller taşınması da önerilebilir. Tedavi esnasındaki süre Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi uzmanının tavsiyesine göre yapılır.

Kanser semptomlarının azaltılmasına yönelik tedavilerde, 18 beyin travması geçiren çocukların tedavisinde 9 ilik nakli olan çocukların durumlarının iyileştirilmesinde 20 ve sinir bozukluğu tedavisindeı sanat terapisi başarıyla uygulanmaktadır. Sanat terapilerinden biri olan renk terapisİ de birçok alanlarda uygulanmaktadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kalp, ciğer ve kan dolaşımı arasında bir denge oluşturmada kullanılan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi 22 aktif dikkat problemi olan çocukların2J ve saldırgan davranışlar sergileyen bireylerin tedavisinde lA kullanıldığı gibi, uzaya gönderilen bireylerin dikkatlerini toplamada ve daha uzun süreli iş yapabilmelerini sağlamada da25 kullanılmaktadır. Eğitimcilerimizin renklerin rahatlatıcı ve tedavi edici etkilerini göz önüne alarak, eğitim kurumlarını bu yönde yeniden tasarlamalarında büyük fayda vardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Mesela, öğrencilerin rahatlıkla görebilecekleri, İnsana rahatlık hissi veren yeşil ve mavinin tonlarıyla yapılmış manzara resimleri ile okulların stresli ortamları azaltılabilir ve öğrenme için daha uygun ortamlar oluşturulabilir.

Günlük yaşantımızda hepimizin Renklerden etkilendiği bilinen bir gerçektir. Bulunduğumuz mekanlarda canlı Renkler bize huzur ve mutluluk verirken, donuk ve soluk Renkler ise bizlere sıkıntı verir. Renkler karşısında neden değişik ruh halleri yaşıyoruz? Ruh halimizi, Renkler ne yönde etkiler? Renklerin gizemli dünyasını öğrenmek istiyorsak önce ışığın ne olduğunu anlamamız gerekir. Işık, şekli ve rengi oluşturan, bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, cisimlerden yansıyıp, gözümüz tarafından algılandığında, ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın bir yansımasıdır. Işık bir cisme çarparak yansıma yapana dek, gözümüzle görebilme olanağımız yoktur. Renk ise, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık, değişik dalga boylarına dönüştüğünde, emildiğinde veya kırıldığında çeşitli Renkler ortaya çıkar. Bu tıpkı bir prizmayı güneş ışığına doğru tutmaya benzer. Ne var ki gökkuşağını oluşturan Renkler, renk tayfının küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin bir çok tonu ve çeşidi vardır. Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği mevcuttur. Cisimler ise, güneş ışığını oluşturan Renkleri kendi özelliklerine bağlı olarak, emer ve yansıtırlar. Renk, bir ışık frekansının belli oranda yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Renkleri kendi içlerinde ise, üç temel gruba ayırabiliriz. Birincisi; kırmızı, sarı ve mavi’nin bulunduğu ana Renkler grubudur. İkincisi, bu üç rengin çeşitli kombinasyonlarda biraraya getirilmesi sonucunda oluşan gruptur.

Örneğin: Sarı+mavi=Yeşil, Kırmızı+sarı=Turuncu, Kırmızı+mavi=Mor gibi. İlk gruptaki Renklerle, ikinci gruptaki renklerin karıştırılması sonucunda ise, üçüncü grup Renkler oluşur. Renkler, dünyamızda 4 Ana Unsur olan: Hava,Toprak,Su,Ateş ile birebir etkileşimleri vardır. Kırmızı renk Ateş’i, Sarı renk Hava’yı, Yeşil renk Su’yu, Mavi renk ise Toprak’ı simgeler. Makro uzayda ise, Renk evrenleri vardır ve 2 Ana Renk ’den oluşur, bunlar; Kırmızı Ötesi Evrenler ve Mor Ötesi Evrenlerdir. Kırmızı ötesinde yer alan evrenler (cehennemler) sıcak ve yakıcı, Mor Ötesi Evrenler (cennetler) ise huzur verici ve ilahidir. Renklerin bir başka özelliği ise, bilinç dünyamızın en derin noktalarına kadar uyarma gücüne sahip olmalarıdır. Her İnsanın Renklere karşı verdiği tepki farklıdır. Bir İnsana huzur veren mavi renk, bir diğerine soğuk veya itici gelebilir. Veya birine heyecan veren kırmızı, bir diğerine hüzün verebilir. İnsanların renk ten etkilenmelerini meydana getiren olgular, kişilik oluşumları, hayat koşulları ve bilinçaltında bastırılmış olan isteklerdir. Bazı İnsanlar hangi renk le barışık olduklarını bilirken bazıları ise bu konuda tamamen bilinçsizdir. İnsanlar renk seçerken, o rengin kendilerine getireceği yararı veya zararı düşünmezler. Sonuçta her renk, kendine özgü bazı tedavi edici ve dengeleyici unsurları da içersinde taşır. Renk bilim nedir ve Nasıl doğmuştur? Tarihe baktığımızda eski Mısırlıların Renklere ve Renklerle yapılan şifaya çok önem verdiğini görebiliriz. Bu sebepten Karnak ve Teb gibi tapınaklarda renk kullanmışlar ve renk şifacılığını pekiştirmek için, renk salonları inşa etmişlerdir. Aynı şeyi kadim Hind ve Çin uygarlıklarında da görebiliyoruz. Oradaki şifacı din adamları da İnsanın yedi katlı doğası ile güneş tayfının yedi rengi arasındaki bağlantıyı temel alarak, bir renk bilim sistemi kurmuşlardır. 1670 yılında İngiliz fizikçi Ishaac Newton, karanlık bir odada güneş ışığının önce bir delikten odaya girmesini sağlamış, sonra bu ışığın önüne bir prizma koyarak parçalanış halini bir beyaz perdeye aksettirerek, yedi rengi elde etmiştir. Newton, beyaz perde üzerindeki renklerin bir sıra ile dizilişine Spektrum Solares (Güneş tayfı) adını vermiştir. Daha sonra güneş ışığını meydana getiren renk tayfı üzerinde araştırmalarına devam ederek, renk bilimini, bir bilim dalı olarak ortaya koymuştur.

Newton’dan sonra Chevreul, Helmhotz, Young gibi fizikçiler ve kimyagerler, bu proje üzerine eğilerek çalışmaları hızlandırmışlardır. Ancak günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmalar, renklerin bir terapi aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Bugün dünyada birçok psikolog ve psikiyatr Renkleri bir terapi aracı olarak kullanmaktadır. Dünyanın her tarafında bilinen bir atasözü vardır: “Güneş giren eve doktor girmez. “Işık, tabiatın bir ilacı ve en güzel tedavi aracıdır. Işığın, İnsanlar ve bitkiler üzerindeki fiziksel etkilerini hepimiz biliyoruz. Kaynağını güneşten alan ışık, elektromanyetik enerjilerle doludur. Bu enerjiler dünyadaki doğal hayatı devam ettirirler. Bitkiler, güneşten gelen enerjiyi yapraklarında bulunan klorofil sayesinde yakalar ve karmaşık moleküllere dönüştürür. Bu da bitkinin canlılığının devamını sağlar. Bu olaya kısaca fotosentez diyoruz. İşte ışık ile hayat arasındaki bağlantı!. Işık eksik ve yetersiz olduğu zaman, canlılar yeterli hayat enerjisini alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , metabolizmada sağlıklı bir denge sağlamak için renk enerjilerinden faydalanma işlemidir.
Renklerle tedavi Biliyoruz ki evrende var olan her şey kendine özgü bir titreşime sahiptir. Renkler de bir ışık frekansının belli orandaki yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Elektromanyetik yelpazeye baktığımızda, yelpazedeki her rengin kendine özgü bir titreşime sahip olduğunu görürüz. Aynı şekilde, İnsan vücudundaki hücre, organ, kas ve kemik de belirli bir frekansla titreşir. Bu frekansın değişmesi, hastalığa sebep olur. Bu değişikliklerin birçok nedeni vardır ama bu nedenlerin en büyüğü içinde bulunduğumuz ruhsal durumlar ve negatif düşüncelerdir. (Streslerdir. )

Aslında Çandar? ın yukarıdaki bu anlatımı gökkuşağındaki her rengin, hem de farklı farklı renklerin birlikte bulunmasının güzelliğine / gerekliliğine parmak basmaktadır, Aynı bizim Galatasaray taraftarı olmamıza karşın; sarı-lacivertli Fenerbahçe? nin şampiyon olmasını kutlamaktan da haz aldığımız gibi. Çünkü tutkulu bir sarı-kırmızılı olmak, sarı-laciverte yada bordo-maviye veyahutta siyah-beyaza saygı göstermemizi hiç de engellemiyor engellememelidir. Hem sarı-lacivert olmasa, sarı-kırmızının da hiçbir önemi ve anlamı kalmaz. Ayni şekilde siyah-beyaz ve bordo maviler yoksa, sarı-kırmızının hiçbir değeri olmayacaktır. Kanımızca, tek bir renk ten oluşan yalnızca iki ayrı takımın var olması, Bunun aksi ise, yani çok renk liliğin?, çok sesliliğin? olduğu devletler ise, demokratik ülkeler, özgür toplumlardır. Zaten haki? rengin yeşil? e hem de büyük harflerle yazılarak ete kemiğe büründürülmüş? bir Yeşil? e dönüşebileceğini de Türkiye örneklemesiyle, Susurluk kazası ve Hizbullah vahşetleri sonrasında da görmedik mi? . . Yada; vallahide billahi de hiç görmedik?, hiçbir şey görmedik? değil mi? . . Yani neyin görülüp görülmeyeceğinin bile; yasalarla, tüzüklerle, yönetmeliklerle, genelgelerle, yönergelerle, belirlendiği bir ülkede, elbette görülecek olan bir şeylerde hiçbir zaman görülmez görülemez aslında. Kanımızca böylesi şeyler yalnızca rüyalarda görülür ve böylesi rüyalara da kabus adı verilir. O kadar işte!. . Şimdi de ele aldığımız konuyu bir fıkra ile zenginleştirerek yola devam edelim. Sovyetler Birliğinin dışa böylesi açılmadığı ve bir bütün halinde olduğu dönemlerde, Sovyet yurttaşlarından bir tanesi Lenin? e geri zekalı? diye hakaret eder. Adamı apar topar mahkemeye çıkarırlar ve hakim adama 20 yıl hapis cezası verir. Mahkemenin 20 yıl hapis cezası verdiği kararının gerekçesinde ise şunlar yazılmaktadır? . verilen 20 yıl hapis cezasının 6 ayı devlet büyüklerine hakaretten, 19 yıl 6 ayı ise devlet sırlarını açığa vurmaktan? dır.

Renkleri anlatırken bile politize olmuş değerlendirmelerin içine dalmanın verdiği dayanılmaz zevkin ve aydınlanma(ma)nın oluşturduğu hafiflik içinde, yeniden makalenin merkez konusu olan Renklere dönersek; yerküreyi çevreleyen dominant Renklere göz gezdirmemizde yarar vardır. Ormanlar koyu yeşildir hep. Yeni yetişen otlar ve fidan ağaçlar ise açık yeşil. Gökyüzü ise uçsuz bucaksız bir şekilde açık mavi. Peki ya gece? . . Gök yüzündeki Renklerle dans eden hareketliliği inceleyecek olursak, bulutlu açık mavilerin koyu maviye, koyu mavinin laciverte ve gündüzün en yakın olduğu an, gecenin en karanlık olduğu zamandır? anlatımıyla ifade edildiği şekliyle en siyaha ulaştığı anların bileşkesi. İşte bu en koyu siyahın olduğu an, aynı zamanda aydınlığın geldiği anın başlangıç noktasıdır da aslında.
Güneş ise sıcaklığını hissettirdiği oranda sarıdır, hem de alabildiğine sarı. Bu nedenle de geçiciliği anlatımındaki gibianlatımı ile ifade edildiği gibi. Her gün yenilenen bu sancılı doğum ile birlikte; karanlığı kovma ve zor olan bir şeyi başarma söz konusudur sanki. Güneşin doğuşu nasıl sancılı ise, batışı da aynı onun gibidir aslında. Hem de her gün iki kez yaşanılan anlamlı, bir sancıdır bu Güneş, Nemrut’a çıkan herkesi kendine gebe bırakıyordu. Var olduğundan beri doğmayı hiç aksatmayan güneşe artık bir güneş doğurmak da bizim boynumuzun borcu .

Nemrut, adı gibi zalimce uzaktır yerden. Ama bu 2150 metreye tırmandığınız zaman bu durum zulüm olmaktan çıkar, armağana dönüşür. Çünkü zirvede bir hazine seni bekler. Güneş her sabah hazineye bir altın taç ekler. Binlerce yıldır bu böyledir . İyi de bunlar kitap bilgisidir. Bilgiyi yaşamak gerekir. Amaç, güneşin doğuşuna ermekse, yola geceden çıkılır. Kahta’dan bir arabaya binilir, bir buçuk saat dağın karnında gidilir. Sonra inilir, bir yarım saat zirveye yürünür. Dağ karanlığı ile gece ayazı, yıldızları buğulu üzüm salkımlarına dönüştürür. Tırmandıkça susarsın. Susadıkça ağzına bir yıldız tanesi atarsın . Tabii karanlıktan korkanlar geride kalırlar. Dağın eteklerindeki kahvede havanın alacalanmasını beklerler. Onlar tırmanırken bastıkları yerleri görmek isteyeceklerdir. Gece kuşu olup zirveye uçmak isteyenlerse yollarına devam edeceklerdir. Karanlık onların bedenlerini yutsa da, ayak seslerine dokunmayacaktır. Ayak seslerinin milliyeti yoktur. Kaygan taşlar, ayakların Alman, Amerikan, İsviçreli, İngiliz, İtalyan yada Türk oluşuna göre ses çıkarmaz. Rüzgar da ayrımcılık yapmaz, dünyanın bir ucundan kalkıp gelen yabancı konuklarla, ev sahiplerinin yüzünü aynı şiddetle keser. Uğultusunu bütün kulaklara eşit dağıtır. Yaza güvenip ince giyinenlere hiç acımaz.

Güçsüz ve sakat bacaklarla, yaşlı kalplerin imdadına katırlar yetişir. Katır sırtında bile olsa zirveye ulaşmaya can atanlar nedense hep yabancıdır. Cefayı sefaya dönüştürmenin bedeli iki-buçuk milyon liradır. Katırcı Yasin’in aklı bunu almakta zorlanır? Gerçi bizim ekmek paramız ama gecenin ikisinde yollara düşmeye bence değmez. Adam 85 yaşında, katıra bile zor tutunuyor. Gavuristan’ından kalkmış gelmiş, bu yaştan sonra güneşin doğuşunu Türkiye’den izlesen ne olur, izlemesen ne. Çok meraklıysa güneşi kendi memleketinde doğursun? . Bir koleksiyoncu olan yaşlı adam ise farklı düşünmektedir Yasin? den. Çünkü o, bir güneş doğumu koleksiyoncusudur. Belleğine dünyanın her köşesinden bir doğuş kazımıştır. Sıkıntılı günlerinde onları hafıza albümünden çıkarır, yeniden yeniden seyrederek rahatlar? Dünyanın bu sekizinci harikasının üstüne güneşin nasıl doğduğu parçası eksik kalmıştı, şimdi tamamlanacak? der. Katırcının ise aklı iyice karışır. Tepeye vardığınızda ortalık ağarmaya başlamıştır. Bütün yıldızlar ışıktan kaçmıştır. Yeni günü beklemeye yalnız iki yıldız dayanabilmiştir. Güneşin gelişine daha yarım saat vardır. Kıvrımları yavaş yavaş belirginleşen heykeller, bu sabahın dağcılarını seyre dalar. İnsanlarla heykellerin bakışması olağanüstüdür. Alaca aydınlığın gölge oyunları, heykelleri İnsanlaştırır, İnsanları heykelleştirir? Ben böyle mistik bir manzara görmedim? diye bağırır birisi.

Doğuş yaklaştıkça herkes platform üzerinde yerini alır. Kameralar, fotoğraf makineleri hazırlanır. Ama güneş bir türlü doğmaz. Güneş belki Önce Doğu Toros sıradağlarının ihtişamına bakın? der. 2 bin metre aşağıda uzanan ovanın, Fırat’ın geçitleri ve Atatürk Barajı’nın göletleriyle süslenen sükunetine dikkat çeker. GAP’ın çevre illeri nasıl da sahil yerlerine dönüştürdüğünü hatırlatmak ister. Gözler iki dağ arasındadır ama güneşin acelesi yoktur. Güneş ihmalci de değildir. Evrendekilerin en dakiğidir. Ama bu seyir terasında, gözlerini güneşin çıkacağı iki dağın arasına dikenler her nedense ayıp eder: Hadi ya, niye doğmadı güneş hala? Hani 5’te doğacaktı? Belki rötar yapmıştır? Lastiği patlamıştır? Doğsa da gitsek artık, çok üşüdüm? Çene yarıştırmaktan, güneşin gönderdiği öncü ışık oyunlarını bile göremezler. Halbuki önce beş ton kızıl gerilmiştir ufka. İki soluk alımının ardından kızıllar kaçışmış, yerini 5 ton kayısılar, 7 ton portakallar, 9 ton limonlar almıştır. Işık, dağları bir griye, bir yeşile, bir mora boyamıştır. Gözlerimiz bunların hangi tonuna yetişeceğini bilemez. Renkler, havadaki kokuları bile değiştirmiştir. Karanlıkta başka kokan dağ çiçekleri, ışığı yedikçe kendine yeni kokular seçmeye başlar. Güneşin doğmasından hemen önce; dağ, taş, börtü-böcek taptaze yeni bir gün kokmaya başlarlar.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Hiç birimiz bir diğerine benzemez; bu bizim yaşam ritmimizdir. Bu ritmi bulabilmek, ona uyum sağlayabilmek için yapılan bu çalışma, konsantrasyonumuzun güçlenmesi, yaratıcı ağ kanalımızın açılması, kök çakranın blokajlardan temizlenmesi için yapılan bir çalışmadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Lavantanın ve mor rengin etkince kullanılacağı bu ezoterik çalışmada hem eğlenir hem de farkındalığınızı tazeleyebilirsiniz. İçinde olumlamaların bulunduğu, mumlar, çiçek öz esansları ve renk mantraları ile dolu meditatif bir gece çalışma biçimidir. Günümüzde sanat eserleri genenikle galerilerde, müıelerde ve tiyatrolarda sergi1enirken, sıradan İnsanların günlük hayatlarında sanat eserlerine sıkça rastlamak pek mümkün olmuyor. Sanatın tedaviye yardımcı etkisi de sıradan İnsanlarm hayatlarından soyutlanmış ve teknolojinin son teknikleriyle yetişhrilmiş uzmanların alanlarına hapsedilmiş durumdadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi İnsan hayatının her yönünde kendini hissettirmesi gereken sanatın, sadece galerilerde ve müzelerde göze çarpması ve gündelik hayattan soyutlanması, beraberinde tek dize hayatı ve buna bağlı olarak bazı ruhsal bozuklukların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Sanattan mahrum olmaktan ötürü meydana gelen birçok ruhsal bozukluk yine sanat kullanılarak tedavi edilebilmektedir. Sanat terapisinin tarihi oldukça eskilere dayanmaktadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Sanatın bazı hastalıklann tedavisine yardımcı olduğu binlerce yıldır bilinmekte ve başanyla uygulanmaktadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi eski medeniyetlerden beri uygulanan sanat terapisi bazen hikaye anlatırru. dans, müzik, d. rama, bazen de şiir, görsel sanatlar kullanılarak icra edilmiş ve İnsanın gelişimini destekler bir psiko-sosyal ortam oluşturulmaya çalışılmıştır. Son zamanlarda sanat terapisinin uygulama alanları oldukça genişlemiştir. Sanat terapisi daha yaygın kitleler tarafından uygulanmaya başladıktan sonra, sanat terapisi duygular hakkında konuşmaktan öteye geçip, daha karmaşık şekillerde kendini göstermeye başlamıştır. Herhangi bir sebepten ötürü duygusal rahatsızlığı olanlar pasif durumda duygulannı terapiste anlatmalçtan ziyade, sanat galerilerine gidip kendilerini: değişik şekillerde ifade etmeyi tercili etmektedirler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi çeşitli renk tonlarını kuııanarak duygularım ve onları rahatsız eden içsel çıkmazlarım resim halinde ifade çabaları yada çeşitli maddelere (toprak, maden gibi) şekiller vererek4 iç dünyalarını somut bir şekle sokma çabaları sanat terapisinin uygulama alanlarına girmektedir.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi İç dünyalarını kelimelerle yeterince ifade edemeyen çocuklar için ~anat terapisi uygulamaları gittikçe yaygınlaşmaktadır. Malchiodi’yeS göre özelikle hasta çocuklar, hastalıklarıyla ve tedavileriyle ilgili duygu ve düşüncelerini kelimelerden ziyade sanat aracılığıyla daha iyi aktarabilmektedirler. Hasta çocuklardan sanat aracılığıyla elde edilen bu veriler, çocukların psikososyal durumları hakkında doktorlara önemli ipuçları vermektedirler. Bu sayede doktorlar çocukların hangi alanlarda daha fazla yardıma ihtiyaçları olduklarım tespit edebilmektedirler. Sanat terapisinin bazı uygulamalarında kişinin birçok rengi bir arada kuııanarak kendini ifade etmesi istenmekte ve kişinin duygusal dengesini sağlamasına yardımcı olunacaktır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Mahnke tarafından yapılan bir araştırmada Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi esnasında bir rengi defalarca, normalden fazla olarak kullananların aşırı duygusal tepki, dikkatini yoğunlaştıramama, etrafındaki şeylerden kolayca rahatsız olma gibi olumsuzluklar gösterdikleri saptanmıştır? Özellikle son zamanlarda resimle yapılan sanat terapilerinde iki farklı bakış açısı dikkati çekmektedir: Resimlerde kullanılan Renklere yoğunlaşan terapiler ve şekiilere yoğunlaşan terapiler. Bazı araştırmacılar s resimlerde kullamlan renklerin en az yapılan şekiller kadar sanat terapisi uygulanan kişi hakkında bilgi verebileceğini ileri sürmüşlerdir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Hatta, sanat terapisinde terapi uygulanan kişinin ortaya koyduğu çalışmalarda önce Renklerin, sonra şekillerin incelenmesinin daha uygun bir uygulama olacağını belirtenler de vardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , yukarıda değinildiği üzere terapinin uygulandığı kişinin aktif rol oynamasıyla yapılabileceği gibi, terapi edilen kişi pasif durumdayken de Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi uygulanabilir. Shifra Stein,lO Dr. Shelly Wu’nun Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi haklandaki çalışmalarım inceleyerek renklerin gündelik hayatta nasıl kullanıldığım örneklerle açıklarruştır.

Bazı renklerin rahatlatıcı, bazı renklerin de İnsanda hareketliliği artırdığı bilinmektedir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi mesela, kırmızı ve turuncu Renkleri yüksek enerjili Renklerdir. Bu Renkler özellikle “fast-food”hazır yemek lokantalannda müşterilerin sindirimini hızlandırmak ve onların hareketliliğini artırmak için kullanılmaktadır. Müşterilerinin lokantalarında fazlaca kalmamalarım sağlamak için başvurulan bu yol, renklerin İnsanlar üzerindeki etkilerine güzel bir örnek teşkil etmektedir. Limon sansı çok neşeli bir renk olmasına rağmen özellikle gençlerin odalarında hakim renk olarak kullanıldığı takdirde sinir sistemine aşın uyarı etkisi yapabilir. Dolayısıyla bu tip açık Renkleri kullanırken rahatlatıcı Renkler (açık mavi gibi) ile denge sağlanmalıdır. J2 Eğitim alanında öğrencilerin motivasyon problemlerinin ortadan kaldınlmasında Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ne başvurulmaktadır. Zentall ve Kruczek,13 Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ni aktif dikkat problemi olan çocuklar üzerindc deneyerek ilginç sonuçlara varmışlardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi zZentall ve Kruczek’e göre aktif dikkat problemi olan çocuklar bu problemi olmayan çocuklara kıyasla çevreleri tarafından daha az uyarılmış olduklarından sürekli olarak aktivite peşinde koşturup dururlar. Zentall ve Kruczek bu bilgiden hareketle aktif dikkat problemi olan çocuklara bazı görevler vererek, onlara yapacakları işlere uygun Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi uygulamışlar vc bu çocukların hiperaktif davramşlanndan kaynaklanan dikkat eksikliğinde önemli miktarda azalış tespit etmişlerdir. Bir başka deyişle, aktif dikkat problemi olan çocukların, içinde bulundukları duruma ve verilen aktiviteye uygun Renkler kullanılarak yapılan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yle bu çocukların dikkat eksiklikleri önemli ölçüde giderilebiliyor. Yine Zentall ve Kruczek’inl4 çalışmasında varılan sonuca göre aktif dikkat problemi olan çocuklara verilen görevleri daha cazip hale getirmek için kullanılan ama verilen göreve uygunluk arz etmeyen renklerin seçilerek yapıldığı Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nde çocukların dikkat eksikliklerini gidermede başarı sağlanamamıştır.

Bu da demek oluyor ki, sadece rengin dikkat çekici olması, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nde olumlu sonuç almaya yetmeyebiliyorY Kullanılan renklerin çocukların yaptıkları işlere ve içinde bulundukları psiko-sosyal duruma uygunluk arz etmesi durumunda Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nden başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yirminci yüzyıl ile birlikte ilaca dayalı sağlık sektörünün yaygınlaşmasıyla ilaçsız tedavi şekillerinden olan renk tedavisi eski öneminj yitirmeye baş~amıştır. Fakat son yıllarda sağlık sektöründe doğal yöntemlerle tedavinin tekrar popülerliğini kazanmasıyla, alternatif tedavi şekli olarak ele alınan renk tedavisine olan ilgi artmıştır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Yapılan denemelerde renklerin dikkati toplama, tetikte olma, yazı körlüğü (dyslexja), saldırganlık seviyesi ve stres seviyesi üzerinde önemli etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Hastanelerde, okullarda ve hatta hapishanelerde Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kullanılarak bu kurumlardaki iç çevresel faktörlerin iyileştirilmesi sağlanmaktadır. Mesela, kırmızı bir tonu ile yapılan terapilerle migren tedavisi; pembe rengin tonlarıyla stres tedavisi başarıyla yapılmaktadır. Araştırmacılara gÖfe pembenin bir tonuyla (Baker-Miller pembesi) yapılan renk tedavisinde gergin kasıarın birkaç saniye içinde gerginliğini kaybettiği tespit edilmiştir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu yüzden Baker-MilIer pembesi dünyada birçok hapishanede kullanılmaktadır. L6 Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nin uygulandığı bir başka alan da uzay çalışmalarıdır.
Rus bilim adamları uzay yolcularının psikolojik durumlarını değiştirmek için tasarlanan bir dizi renk li lensler geliştirerek bu lensleri kullanan uzay yolculanmn daha uzun süreli çalışabildiklerini, daha iyi konsantre olabildiklerini ve daha az sayıda hata yaptıklarını tespit etmişlerdir. 17 Özetle, binlerce yıldır başarıyla kullamlan sanat terapisi son zamanlarda tekrar ilgi odağı olmuştur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Sanat terapisi özellikle sağlık alanında alternatif tedavi yöntemi olarak gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Hindistan doğumlu Dinshah Ghadiali, 12 Renk li Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi Sistemini (numarasız olan Akupunkturla daha az ilgiliydi; “Işık ve Rengin İlkeleri”konusunda daha çok Dr. Edwin D. Babbit’ten etkilenmişti ve farklı hastalıklar için sayısız renk ışık ışınlama tedavi programları geliştirdi. Renk tedavisi hakkında çok şey bilmek zorunda olmadan da şunu biliriz: Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kırmızının uyarıcı (güçlendirici) etkisi vardır, Mavi ise sakinleştirir (yatıştırır). Uyumun ve Dinshah Ghadiali’ye göre “psişik dengenin”rengi olan yeşilleyse neredeyse yanlış hiçbir şey yapamayız: Yeşilin dengeleyici etkisi vardır. Renk Meridyen Tedavisi Christel Heidemann’ın Renk Meridyen Tedavisi de oldukça etkilidir. Bu tedavi, her bir meridyeni test bulgularına göre bir renk le sınıflandırır. Bir fizyoterapist olarak bağ dokuları hakkında çok şey biliyordu.
Ana meridyenlerin cildin bağ dokularının altında ilerlediği ve “patolojik”akupunktur noktalarının bağ dokularında “şişme”veya “sertleşme”şeklinde tezahür ettikleri bilgisine dayanarak, “doğru”rengin bağ dokularına ve denk gelen meridyeni ahenkleştirdiğini, “yanlış”Renkleri ise semptomların güçlenmesine neden olduğunu ortaya çıkardı. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Heidemann, önce on iki ana meridyeni Itten’e göre 12 rakamlı renk çemberinde sınıflandırdı, daha sonra Renkleri Çin Meridyen saatinde gösterdi. Böylece ortaya, Renk Tedavisine başlayanların güvenle kullanabileceği Renk Meridyen Sistemi çıktı. Gün Ortası-Gece Yarısı Kuralı çerçevesinde her bir meridyen bir aktivasyon rengine sahiptir ve uygun yatıştırıcı veya sakinleştirici rengi alır-ve örneğin, Kalp Meridyenine atfedilen sarıdır, beklendiği gibi kırmızı değil (Ateş Elementi). Bunlar, güneş ışığıyla olan ilişkilerinden (öğle 12’de güneş en tepe konumundadır ve en parlak halindedir: açık sarı) ve güneşin günün seyri içindeki ışık koşullarının sonucudur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Aktivasyon Renklerini meridyenlerin güçlendirme noktalarına, sakinleştirici Renkleriyse yatıştırma noktalarına uygulamak kullanışlı ve yararlıdır, elbette bilinen kurala uygun olarak: “güçlendirmek, yatıştırmaktan iyidir. “ Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Çin enerji öğretilerine kısmen aykırı duruyor. O, spritüal-bilimsel gözlemlerine [beşeri bilimler alanında] dayanarak Ağaç ve Su elementlerini birbiriyle değiştirdi. Sonuç olarak Karaciğer ve Safra Kesesi organlarını Su Elementinde, Böbrek ve İdrar Torbasını ise Ağaç Elementinde sınıflandırdı. Bu nedenle tedavi noktaları TCM sonuçlarından ayrılır. Ne var ki, benim deneyimim, Heidemann’ın sınıflandırdığı renklerin de TCM’de olduğu gibi geleneksel güçlendirme ve yatıştırma noktaları üzerinde etkili olduğu yönündedir. Enerji Sistemlerinin Renk ile Dengelenmesi İlk adım her zaman en zorudur.
Bu nedenle derslerimde kolay öğrenilebilir renk kavramlarını iletmeye çalışırım. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Rezonans, her zaman çok güzeldir. Işık ve rengin çalışmak için en kolay biçimi, Çakraların ışın yayımıdır. Gizli enerji merkezleri olarak Çakralar, çevreden enerji ve renk “salınımlarını”alabilir ve geri verebilirler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Her bir Çakra, vücudun bir bölgesiyle, organıyla, sinir ağlarıyla, hormon bezleriyle ve duygusal-ruhsal yaşam temalarıyla yakın ilişki içindedir. sarı renk, gün ortasını ve güneşin en tepe konumunu temsil eder. Işık-biyolojik bakış açısına göre, böylece, güneş ışığının mavi ışık kısmı, en yüksek düzeyini öğle vaktinde bulur. Bu bizi gün boyunca uyanık ve zinde tutar, gece sağlıklı bir uyku uyumamızı sağlar. Renkler her zaman işe yarıyor! Işık ve Renkler dalga boyları ve frekanslarına göre tanımlanır, ancak bugünkü olanaklarla henüz tam anlamıyla fark edemediğimiz birçok başka renk niteliği [bile] her renk te bir yankı uyandırıyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bana göre, vücut, bir rengin farklı niteliklerinden hangisinin o an kendisi için en yararlı olduğunu seçebilecek yetenektedir. Benim önerim: Yeni başlayan biri olarak, başlangıçta sistem içinde kalın. Daha sonra, farklı öğretmenlerin çeşitli renk tedavi sistemleri çok iyi bir şekilde kombine edilebilir. Basit bir Işın Yayım Tedavisi Lambası Kurmak için Talimatlar Aksesuarlar:
1 Flaş lambası (örneğin Mini MagLite AA tipi)
1 Mini MagLite aksesuar seti
7 PAR 30 renk geçirgenleri/filtreler (Çakra Renklerinde, metne bakınız, Ebay’den bulunabilir)
1 Motif zımba, çember çapı 2,2 cm (örneğin Efca, el sanatları malzemesi)
2 Pil
Renk geçirgenlerini motif zımba ile zımbalayın. Renk filtresini flaş lambasının ışık boşaltma konumu üzerine yerleştirin, filtreyi, aksesuar setindeki şeffaf plastik diskle kapatın ve bağlantı için esnek halkayı (aksesuar setinden) takın. Hazır! Size tanıtmak istediğim bir başka ışın yayım tedavi konsepti de belirli akupunktur noktaları üzerinde basit Renk -Enerji Dengesidir

Görünmez bir el sanki güneşi düştüğü kuyudan çıkarmaya çalışır. Altın küre, milim milim yukarı taşınır. Son bir gayretle dağların arasından kurtulur ve göğe asılı kalır? Güneş seyircileri? arkalarını ona hemen döner. Dağdan inmeye dururlar. Bir kısmı heykellerle fotoğraf çektirme yarışına düşer. Kuşların bu doğuşa nasıl eşlik ettiğini duymazlar bile. Tabii ilk ışıklarla birlikte Toroslar’ın geceliklerini çıkartıp günlük giysilerini nasıl giyindiklerini de göremezler. Öndeki sıra dağların elbisesinin yeşil, kahve ve bej, arkadakilerin ise gri, mor ve lacivert olduğunu da. Kalabalığın mevzilendiği platformdan uzakta, kayaların arasında, yalnızlıklarını koruyan bir köşe bulup, güneşi sükunet, hayranlık ve saygıyla seyredenler de vardır tabii . Onlar dinlerken yaşadıkları anın ihtişamını sanki kuşanmış gibidirler. Coşku, dillerine şiir olarak vurur. İçinde güneş geçen bütün şiirler birer çiğ damlası gibi heykellerin üstüne düşer . Güneşe bir süre çıplak gözle bakabilmek, içindeki ışık şelaleriyle yıkanmak müthiştir. Sürekli bakınca güneşe, içinden bir sürü başka güneşler doğuyordur sanki. Güneş biraz yükselince dağın batı terasına doğru yönelir, tam o sırada İnsan, en az güneşin doğuşu kadar etkileyen başka bir manzara ile karşılaşır. Güneşin ışıkları, dağın gölgesini ovaya düşürmüştür şimdi. Nemrut’un sivri zirvesi 30-40 km’lik bir mesafeye, dev bir üçgen halinde yayılmıştır .
Soğuk hâlâ titretir. Ben battaniyelerine sıkı sıkı bürünmüş İnsanları izlerken, güneşin çıplak heykelleri bir battaniye gibi sarıp, Siz de üşüdünüz mü? diye sorduğunu, onların tahrip olmuş bedenlerini teselli ettiğini hayal ettim. Oysa şiirselliğin bu kadarı akla zarardır. Meğer güneş, dünyanın 8’inci harikası olarak nitelenen ve UNESCO tarafından da dünya kültür mirası listesine alınan bu heykellerin düşmanlarından biriymiş. Güneşin, rüzgarla işbirlikçiliği; heykelleri tahrip ediyormuş. Yağmur ve kar suyunun etkisiyle su alan heykeller gündüz deli gibi yanmaya, geceleri çılgın gibi titremeye dayanamıyor, genleşip patlıyormuş. Böyle giderse birkaç yıl sonra toz-toprak olup bitecekmiş . Kuşku ve umut arasında sallanan kalbimi Kahta’da bıraktım. Ve anladım: Güneş, Nemrut’a çıkan herkesi kendine gebe bırakıyordu. Var olduğundan beri doğmayı hiç aksatmayan güneşe, bir güneş doğurmak bizim de boynumuzun borcuydu.
İnsanı Renklerle yudumlamak Güneşin rengarenk olan doğumunu cümleleri ile içimize sindirdikten sonra, şimdi de maviliklere doğru bir göz gezdirelim isterseniz. Okyanuslar ve denizler hep mavi mavi masmavidirler. Önce cam gibi parlak, berrak, temiz bir mavi. Derinlik arttıkça koyu mavi ve en derin olan yerlerde, yani ışığın bile girmek için okyanustan izin almasının gerektiği yerlerde ise, alabildiğine gizemli ve belki de ürkütücü olan mavinin siyahlığı, masmavi bir siyahlık yada koyu lacivertlik söz konusudur. Aynen camın beyaz olmasına karşın, üst üste koyulan beyaz camların sonradan yeşile çevrilmesi ve arkasını göstermeyen ve görüntüyü yansıtan bir ayna parlaklığı biçimine dönüşmesinde olduğu gibi. Aslında yeşil ve mavi Renkler, suyun serinliği ile gök yüzünün derinliğini bize telkin etmektedirler. Bu nedenle huzur ve rahatlık hissi veren bu Renkler, eşyaları olduklarından küçük ve uzak gösterirler. Mavi ve yeşilin koyulaşması ise; ürkütücü derinliğe, büyüklüğe ve belki de korkudan / endişeden doğacak olan sıkıcılığa da kapı açabilir zaman zaman.
Dağları boyayan ressam, genellikle kahverengi ile özdeşleştirir o yükseklikleri? Dağ ne kadar yüksek olursa olsun yol onun üzerinde geçer? diyen Yunus Emre de; belki, uzun ince bir uğraş? sonucu kolaylıkla kahverenginin üzerinden aşacakların öğretmenler olduğunu ifade etmektedir. Toprak da kahverengi ile ifade edilir hep. Orta Doğu ülkelerinde toprak gibi sessiz ve örtücü olan İnsanlara Toprağın babası? anlamında Ebu Turap? derler!. . Kahverengi toprak değil midir bütün kirlerimizi örten, ölülerimizi sarıp sarmalayan ve içine alan sonsuza dek. Yediklerimizin yetiştirilme merkezi de topraktır her zaman? Gözünü toprak doyursun? demez miyiz kızdığımız aç gözlülere Kan kırmızı diye satılır karpuz ve domates pazarlarda. Hem de her domates satıcısının, pazar yerindeki tentesinin genellikle kırmızı olması ile tam da bir uyum içinde.
Kanımızca, Renkler hiçbir şekilde bireyi ikincil derecede bırakacak kuvvette olmamalıdır. Renkler kişinin cilt rengine, vücut yapısına, kişiliğine ve kendi özelliklerine göre seçilmelidir. Elbette bu seçim yapılırken güzel olan taraflar ortaya çıkarılmalı, buna karşılık aksaklık gibi algılanabilecek olan noktalar da renk oyunları ile gizlenmelidir. Parlak olan Renkler resmi olmayan partiler ve spor kıyafetler için uygunken; yumuşak, koyu ve mat renklerin ise resmiyet hissi uyandırdığı bilinmelidir. Yolculuk sırasında, sokaklarda salaş bir şekilde dolaşırken veya polisin bir kişiyi sivil olarak takip ettiği durumlarda; elden geldiğince az dikkat çeken ve yumuşak Renklerle uyum sağlamış bir kıyafetin seçilmesinde sayısız yararlar vardır. Renkler her zaman kişiliği tamamlamaktadır / tamamlamalıdır. Bir kişi hakkında değerlendirme yaparken, onun kullandığı Renkleri gözlemleyerek genellikle doğru bir fikir sahibi olabiliriz. Dinamik, canlı bir kimse, canlı ve parlak kontraslarla kendini ortaya koyarken, daha az canlı olanlar ise yumuşak Renklerle uyuşurlar.
Yukarıdaki bu genel değerlendirmelerimizden sonra, şimdi de polisin amir ve memurlarının, daha etkin bir iletişim kurmaları bağlamında, her rengi ayrı ayrı ve biraz daha derinlemesine incelemeye çalışalım. Kanımızca, polisin etkin iletişiminde, kurulan ilişkilerden her zaman haklı çıkması yada haklı olması başlı başına nihai bir amaç değildir. Aksine polisin her iletişiminde ve kurduğu ilişkilerinde mutlu olunması ve istenilen sonuca kavuşulmasına çalışması, gerçekten de en önemli bir anahtar unsurdur ki, renklerin dili de bu anlamda katalizör görevi gören bir olgudur.
Şimdi bu makaleyi okuyan herkes bir an için kendisini bir holding sahibi olarak düşünsün ve kendi şirketine bir güvenlik müdürü alacak olsun. Gazetelere bu konuyla ilgili günlerce verilen ilanlardan sonra, başvuru yapmış kişilerle bire bir yapılan görüşmelerde şu masum soruyu yöneltiliyor olsun; . Sizin CV? nizi inceledik. Gerçekten de başarılı bir İnsansınız. Sizi güvenlik müdürü olarak şirketimizde görmek isteriz. İlk planda da 5000 dolar bir aylık vereceğiz. Ayrıca size bir de 2000 model BMW araba vermeyi düşünüyoruz. Bu makam arabası şeklinde değil de, sizin kendinizin süreceği, sürekli sizde kalacak olan ve fakat bütün masraflarının şirketçe karşılanacağı bir araç olacak. Acaba ne renk bir araba isteriniz? . Oldukça masum bir şekilde sorulmuş olan bu soru, aslında soruyu yanıtlayacak olan kişinin karakter tahlilinin yapılmasına aracılık edecek olan, profesyonelce hazırlanmış bir (puşt) sorudur. Ve verilecek her yanıta göre, farklı farklı değerlendirmelerin yapılması söz konusu olur denilebilir dedikten sonra şimdi de gelin Renkleri tek tek incelemeye başlayalım.

Ekranda gördüklerimizin Renkleri & kıyafetleri Tüm dünyada sanatçılardan politikacılara kadar pek çok meslek grubunda çalışanların profesyonel anlamda imaj danışmanları? ndan yardım aldıkları bir iletişim çağında yaşamaktayız. Görüntü, sözlü-sözsüz iletişim, protokol kuralları ve bunların püf noktaları ile ilgili konularda uzmanlaşan ve Renklerle dans ederek, en uyumlu / en verimli ortamı sağlayacak şekilde bunlarla oynayabilen kişilere imaj danışmanı denilmektedir ki kanımızca her polis amiri de bir anlamda imaj danışmanıdır / olmalıdır. Böylesi bir imaj danışmanın yardımları ile yapılacak olan bir renk analizi sonrasında, ele alınan kişinin giyim ve makyajı konusunda o bireyin kişiliğine en uygun olan bir tarzın yaratılması söz konusu olmaktadır ki böylesi bir çalışmanın üzerinde gerçekleştirildiği kişiler, hem kendilerini çok daha profesyonel hissetmekte, hem de kendi kendilerine daha da fazla güven duymaya başlamaktadırlar.
Giyim danışmanı Ferruh Karakaşlı: . İmaj yansıtmak istediğimiz görüntüyken, stil kendimize özgü tarzımız, moda da sürekli yenilenen trend ve akımlardır. Stil modanın ötesinde bir kavram. Moda bu anı yansıtıyor, stil ise daha kalıcı bir özellik taşıyor. İmaj ise yenilenebilen ve değiştirilebilen dış görünüm ve bize ait olan özelliklerin bütünüdür? değerlendirmesini yapar. İmaj bu anlamda, duruşumuz, davranışımız, konulara olan yaklaşımımız, dış görünüşümüz, önceliklerimiz, bir anlamda dışarıya yansıttığımız bir görüntü bir resimdir diyebiliriz. Kesinlikle imajın içinde giyimin ve renklerin de önemli bir rolü vardır ve bu anlamda iyi bir izlenim için ikinci bir şansımız yoktur? değerlendirmesini de hak vermemiz gerekir.
Koyu Renkler biçiminde üst başlık altında toplayabileceğimiz lacivert, siyah, bordo, koyu gri gibi Renkleri daha çok politikacılar, bankacılar ve avukatlar giyimlerinde seçmektedirler. Bu Renkler genellikle, başarı, güven, otorite, ciddiyet ve iş bitiriciliği simgelemektedir. Midium tondaki Renkler olarak adlandıracağımız mavi, yeşil ve kahverengi gibi Renkler eğitimciler ve hastane personeli tarafından kullanılır. Yaklaşılabilir, arkadaş-dost canlısı, sevecen görünümlü olmak amacıyla bu Renkler giyilebilir.
Nötr Renkler olarak adlandırılan bej, haki ve hardal Renkler ise çok fazla fikir beyan etmekten hoşlanmayan ve birazda tutucu olanların kullandıkları Renklerdir. Pastel Renkler (uçuk pembe, uçuk sarı, uçuk mavi gibi Renkler) sadeliği, gençliği ve masumiyeti simgelemektedir. Canlı ve parlak Renkler olan portakal, çingene pembesi, kırmızı gibi Renkler ise, dinamizmi, yüksek enerjiyi, zaman zamanda agresifliği ve seksüelliği simgelemektedir.
Amerika ve İngiltere de yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, lüks bir takım elbise giyerek işlek bir caddede karşıdan karşıya geçen kişiye İnsanlar yol vermekte ve onun yolunu kesmezlerken, ayni kişinin işçi kıyafeti dolaşması durumunda, ayni kavşakta karşıdan karşıya geçmesi durumunda ise, kendisine yol verilmemekte ve o kişinin geçmesini çevresindeki kişiler beklememektedirler.
Yine BMW, Porsche ve Mercedes gibi arabalarda seçilen baskın renk ise koyu lacivert, metalik Renkler ve özellikle de metalik gridir. Ancak spor arabalarda ise yoğunluklu olarak kırmızı renk lilik de bir yoğunlaşma söz konusudur. BMW ve Mercedes gibi arabalarda genellikle uçuk yeşil ve açık mavi renklerin kullanılmaması da bu anlamda bir diğer örnekleme olarak düşünülebilir. Çünkü bu iki renk daha çok yerli üretim olan arabalarda yada ucuz Japon yapımı aile tipi arabaların Renklerinde sıklıkla görülür.
Doğru giyim dediğimiz kıyafet seçimi her şeyden önce, doğru ortamda doğru giyinmiş olmayı gerektirir. Yani kişiler öncelikle ortama uygun giyim ve Renkleri seçmelidirler. Ayrıca kişi kendi yapısına da uygun giyinmiş olmalıdır. Burada anlatmak istediğimiz, hem fiziksel özellikleri hem de hayata bakışı kapsayan bir durumdur. Fiziksel özellikler denilince İnsanın ten rengine uygun giyinmesi anlaşılır. Kişiler fiziksel özellikler bakımından aynı mevsimler gibi ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış olarak dört ten grubuna ayrılır. Koyu tenliler kış grubuna girer ve onların kışın seçmesi gereken Renkler, lacivert ve siyahtır. Gömlek olarak da mavi tonlarını seçmelerinde yarar vardır. Sonbahar tipi denilen kişiler ise kahve ve yeşilin tonlarıyla iyi anlaşırlar. Amerika da birçok politikacının seçimleri kaybetmesinde doğru giyinmemelerinin rolü vardır. Finans kurumlarında veya bankalarda bizi yeşillerle, morlarla veya sarılarla karşılayan bir kişiye paramızı teslim etmekte zorlanırız. Genellikle böylesi durumlarda karşımızdaki kişinin üzerinde ciddiyeti temsil eden lacivertler, koyu maviler ve siyahlar görmek arzularız. Yine yoğun bir iş gününün ardından bir sanatçıyı dinlemek için bir yere gitmişsek orada da koyu takım elbiselerin içinde olan bir kişiyi görmek istemeyiz.
Bu bölümün girişinde satır başlığı olarak ifade ettiğimiz imaj danışmanlarına en çok gereksinim duyan kesimlerin başında hiç şüphe yok ki televizyon dünyasında çalışan ve ekrana her gün çıkanlar gelmektedir. Çünkü her gün milyonlarca İnsanın karşısına çıkan spikerler ve sunucular, eğer işlerine ve tiplerine uygun kostümler giyerlerse ve kıyafetlerindeki Renklerle oynamasını bilirlerse, daha genç ve dinamik bir görüntü sergileyeceklerdir. Onların görüntülerinin ve kıyafetlerinin aşağıda irdelenmesi sonucunda, biz de kendi dünyamızda başkaları ile iletişim kurarken, doğru olan benzeri uygulamaları yapacak, yanlış olanları da onların örneklemelerinde görerek yapmamaya çalışacağız. Şimdi de ekranda en çok görünen spikerlerin kıyafet ve Renkleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunalım

Renklerin verdiği mesajları, polisi tanıma ve tanıtma bağlamında kendine özgü ve içten cümlelerle özetleyen özel harekat amiri Ahmet Bağcı: . . İnsan ne kadar da mükemmel bir makine! Renklerden, ifadelerden, bedenin hareketlerinden, kokudan; kısacası çevremizdeki her şeyden, ne de güzel şeyler anlıyor, hissediyor. Mutlu oluyor, onure ediliyor, esef duyuyor, tedirgin oluyor ve korkuyor. Bilmediğimiz ne kadar da çok şey var. Aslında öğrenmeyi arzulamıyor da değiliz. Fakat neyi nasıl yapacağımızı, kimden neleri nasıl soracağımızı bilmediğimizden, yol almamız bir hayli zor oluyor. Ah be Hocam!. . Hem bizim, hem de yetişen çocuklarımızın içinde ne cevherler var da, işlenmediğinden / eğitilmediğinden, sosyal bir cahil olarak şekilleniyor ve karnını doyurmaya çalışırken de hayatı noktalayan anlamsız İnsanlar oluyoruz. Bilgi toplumu polisi olma yolu na oldukça geç girmiş olsak da; İnsanlardan, Renklerden, kokulardan zevk almaya ve (eski yaşantımla kıyasladığımda şimdilerde) araştırıp öğrendikçe daha da mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamaya başladım. Aracımın rengiyle, gözlerimin sesiyle vücudumun diliyle, mimik ve jestlerimle bu ülkenin yurttaşlarına hepinizi çok seviyorum ve size kurban olayım? diyorum Bilgi toplumunda, anlaşabileceğimiz, bir araya gelebileceğimiz, sevebileceğimiz, tolerans ile dinleyebileceğimiz bir dili, bir rengi kullanıyor olsak. Ve, siyahı-beyazı, sağı-solu ile kurban olayım? herkese, hepinizi çok seviyoruz desek . Yeter ki iyi şeyler yapalım, mutlu yaşayalım düşüncesini polis olarak bir şekilde ifade edelim de, bu hangi dil, hangi renk ile olursa olsun, ama mutlaka olsun. demektedir.
Ağzın bal yesin senin sevgili Ahmet!. . Ne güzel ve yalın bir şekilde bizim duygu ve düşüncelerimizi yansıtırsın!. . Ve bu bağlamda, gerçekten de yüzlerce teşekkürler Polis Akademisi ve Koleji ile Afyon, İzmir, Aksaray, Yozgat, Afyon, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum, Balıkesir, Nazilli, Malatya polis okullarındaki öğrenci arkadaşlara!. . Ve binlerce teşekkürler Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürlüğü, TBMM, Asayiş, APK, Eğitim, Pasaport, Güvenlik, Terörle Mücadele, Koruma, Kaçakçılık ve Organize Suçlar Daire Başkanlılarında verdiğimiz kurslar bağlamında tanıştığımız binlerce amir ve memur olan polislere. Çünkü sizinle birlikte olduğumuz her derste, biz de sizinle birlikte yeni yeni bilgileri öğrendik durduk. Bizim söylemek isteyip de lafı döndürüp-dolaştırdığımız, sağdan-soldan alıntılarla süslemeye çalıştığımız, kıl ile-yün ile? ve renklerin dili ile ifadeye döktüğümüz duyguları / düşünceleri, çoğu zaman siz; ne de kıvrak bir biçimde, yalın, açık ve net olarak ifade ettiniz. Bazen gözlerimi kaparım vazifemi yaparım? dediniz acı acı. Bazen de benim adım Hıdır elimden gelen budur? haklı anlatımını kullandınız. Ama hiç yılmadınız ve güzele doğru koştuğunuzu da göstererek.
Çevremizde olan pek çok şey, kendi dili ile bize bir şeyler hem de çok önemli bir şeyler anlatmaktadır, yeter ki biz de bunu anlayacak his, duyacak kulak, görecek göz olsun!. . Böylesi bir göz, kulak ve hislerimiz yoksa bile çok da üzülmemek gerekir. Üzülmemelidir çünkü bunlar kazanılabilir.
Bunların kazanılması için öncelikle bu isteniliyor olmalı, sonra da çok okumalı, sürekli kendimizi geliştirmeli, uygulamaya yönelik tecrübelerden yararlanmalı, bir çiğnemlik sakızın varsa bir bilene çiğnet? yada herkes sakız çiğner ama komşunun kızı Fahriye abla bir aşka çiğner? anlatımlarında da gördüğümüz gibi konusunda uzmanlaşmış deneyim sahiplerinin sohbetlerinde bulunmalı, bilgi birikimimizi kesinlikle yazılı ve sözlü materyaller haline getirip başkaları ile de paylaşmalıdır.
İşte bunların yapılası sonucunda hücrenin dili de, mikrobun dili de, bedenin dili de, yemek yemenin dili de, hayvanların dili de, doğanın dili de, gezegenlerin dili de, güneşin dili de, renklerin dili de rahatlıkla okunabilecek ve okunulan her ayrı dilden kelimelere sığdırılamayacak derecede zevk ve mutluluk alınacaktır.
İşte bunun için herkes başka başka makalelerden, kitaplardan, söyleşilerden, panel ve konferanslardan, kısacası çevremizde olan her şeyden / her olaydan, gökkuşağının Renkleri gibi rengarenk alıntılar yapacak. Çünkü biz de, aynı MÖ 190-159 arasında yaşayan Şair Terentus? un söylediği şekliyle . bir İnsanız ve İnsanla ilgili olan hiçbir şeye kayıtsız kalamayız? İşte bu nedenle de, çeşit-çeşit alıntılar yapılacak, polisle ilgili olan, polisi tartışan, polis yazan, polisi sanık sandalyesine oturtan, polisi en kahraman haline getiren her şey sürekli okunulacak ve uygulamada edindiğimiz tecrübeler başkaları ile paylaşılacak.
Sonra bu alıntılar, bilgi birikimleri karşı karşıya getirilecek, günlerce, aylarca ve hatta yıllarca tartışılıp duracak. Daha sonra bir alıntıda karar kılınacak. Ve sonra, internetten kitaplara, makalelerden ilk el kaynaklara kadar; elimizin vardığı, dilimizin döndüğü, gücümüzün yettiği bütün materyallere / İnsanlara, yeniden dönülecek ve yeniden alıntıların yapıldığı kaynaklara bakılacak. Ama bulunamayacak artık, o beğendiğimiz ve kendisinden alıntı yaptığımız gerçek eser. Bulunamayacak artık; bizim onda, onun da biz de hayat bulduğu alıntı. Ve düşüneceğiz yeniden kendi kendimize yoksa kimse söylememiş miydi bunu.
Peki o zaman biz mi uydurduk yoksa bütün bunca kocaman kocaman şeyleri? . . Biz mi söyledik bütün bunları? . . Ve işte bunu dediğimiz an, yaptığımız o alıntıların hepsi de tamamıyla bizim olacaktır artık. İşte gerçek olan, alıntı olmayan, ama hala bir yerlerden alıntı olmuş olan ve artık başkalarının senden alıntı yapacağı bütünüyle sana ait olan alıntı budur. Ve bunu biz söylemişizdir artık!. . Hem de her şeyi ile biz söylemişizdir. Ne zaman ki bunu söyleyen polisin amir ve memurları çoğalacak; o zaman her şey çok ama çok daha güzel ve renk li olacaktır!. . Renklerin dili çalışması da böylesi bir düşünceyle durgun gibi gözüken suya atılan bir taştır işte. Umuyoruz ki çevresine yaydığı / yayacağı halkalar çok çok ve kalıcı olsun!. . Selam ve dostlukla! Hepimiz Renklerden olumlu yada olumsuz yönde etkileniriz. Her İnsanın Renklere olan tepkileri birbirinden farklıdır. Bazısı kırmızıda neşe bulurken, bazısı bu renk te bunalır. Kimine sarı ölümü yada ayrılığı anımsatırken, kimine baharı ve çiçekleri Hatırlatır Renk ailesi yaşamımızda, güçlü ve etken bir biçimde yerini almıştır. Açık mavi bir görüntü, hepimize huzur, güven, memnuniyet verirken, kara bulutlarla kaplı, koyu, sisli bir gökyüzü içimizi karartıp, stresli ve karmaşık bir ruh hali yaşatabilir.

Güneşin güzel ışığı bizlere sevinçli, mutlu anlar yaşatırken, yılın her mevsimi bize değişik bir duyguyu yaşatır. Gece gökyüzünde dolunay gördüğümüzde bazılarımız heyecanlı anlar yaşarken, bazılarımız olumsuz duygulara kapılabilir. Renk terapide, vücuda enerji kazandırmak için kırmızı astral bedene denge ve ahenk vermek için yeşil, potasyum sodyum arasındaki dengeyi yeniden kurmak için menekşe rengi tercih edilir. Pembe Aşk, Dostluk, Acıma, Cömert Duygular, Gevşeme Genel anlamda: Kırmızının yoğunluğunun hafifletilmiş halidir. Hassas duyguları ve duygu karışımlarını, rahatlama ve gevşemeyi, ahlak ve şeref duygularını, genel başarıyı temsil eder.
Kişilik: Pembe İnsanlar, kötülüklere karşı direnen ve üstesinden gelebilen kişilerdir. Ahlak ve şeref duyguları gelişmiştir. Aşk ilişkilerinde çok duygusaldırlar Stres altında dahi gevşemeyi bildiklerinden ve kin duygusunu asla taşımadıklarından genelde başarılı olurlar. Çevrelerindeki İnsanlara karşı duygularında cömerttirler ve ruhani iyileştirme özelliğine sahiptirler. Sarı Çekicilik, Hareket, Bilgi, Neşe, Konfor Genel anlamda Sarı hava elementinin rengidir. Güneşi, hububatı ve düşünce gücünü temsil eder. Akıl, hareket, seyahat, iletişim, kehanette bulunma ve güveni temsil eder. Kişilik Sarı İnsanlar, zeka ve akıl yolu ile elde ettikleri bilgiyi çevrelerine aktarırlar ve ikna yeteneğine sahiptirler. Neşeli ve kıskanç kişilerdir. Mükemmel bir analitik zihne sahiptirler ve olayların çözülmesinde güvenilir kişilerdir. Kehanette bulunabilirler. Hareketlidirler ve seyahati severler. Ancak koyu sarılar patronluk taslayabilir, kontrol arzusu ve egoizm gösterebilirler. Siyah Karşı Durma, İnkar, Yok Etme Genel anlamda: Evren ve uzay boşluğunu temsil eder, siyah renklerin yokluğudur. Bazı kültürlerde bilgeliği temsil eder. Siyah şeytani bir renk değildir. Negatif anlamda şaşkınlık, karışıklık, üzüntü, kayıp ve yas tutma anlamları taşıyabilir. Siyah İnsanlar olayları kendi süzgeçlerinden geçirip değerlendirirler ve sistemlere uymayan şeylere karşı büyük direnç gösterirler. Bu sessiz bir karşı koymadır, büyük reaksiyonlardan önce gizli inatçılık güderler. İnandıkları şeyler için sonuna kadar uğraşır ve asla yılmazlar, ancak ifadelerinde hep bir parça yakınma, hüzünlenme ve hayıflanma saklıdır. Yoğunlaşma, Telepati, Büyü, Şüphe, Hayvanlar Kahverengi, yeryüzü, toprak ve bir anlamda da dünyanın bereketliliğini temsil eder. Ev hayvanları, hayvanlarlada bağlantılıdırlar. Kayıp eşyaların büyü yolu ile bulunmasında, telepati ve tanıdıkların korunmasını temsil eder. Negatif anlamda kararsızlık, şüphe, enerji emmeye kadar anlamlar ifade edebilir. Kahverengi İnsanlar tanıdıklarına çok bağlıdırlar ve onları korumaya çalışırlar. Ev hayvanlarını sever ve bakarlar. Telepati özellikleri vardır. Koyu kahverengi kişiliklerde aşırı şüphe ve her konuda kararsızlık görülür ve genelde eneji tüketirler. Yeşil Para, Şans, Hırs, Tutuku, Kıskançlık, Büyüme Genel anlamda: Parayı şansı, finansal alanda başarı, bereketliliği, hasadı ve iş birliğini temsil eder. Yeşil toprak elementinin rengidir ve gezegenimizin bereket ve verimliliğinin yanısıra hayatın kendisini temsil eder. Kişilik Dengeli ve oturmuş, tabiatla barışık ve bağlantılı bir kişiliği temsil eder. İş ortamlarında grup çalışmalarına yatkındırlar, hırslıdırlar ve parasal anlamda şansları yüksektir. Hayırsever ve iyileştirme gücüne sahiptirler. Biraz kıskançtırlar. Koyu yeşil kişilikler uyumsuzluk, aşırı kıskançlık ve aşırı tutku gösterebilirler. Koyu mavi kişilikler içine kapanık, korku, endişe ve ihtiyatlı olma ihtiyacı hissederler, çok değişken tepkisel, depresif ve boyun eğici davranabilirler. Temel Chakra Bel kemiğinin alt kısmında yer alır. Bu chakranın rengi, kırmızı’dır. Temel chakranın görevi İnsana hayat veren yaşam enerjisinin akordunu kontrol etmektir. Dalak Chakrası: Bu chakra daha çok böbrek üstü bezleri ve böbrek merkezindeki splenik merkezle ilintilidir. Rengi Turuncu’dur. Vücuda fiziksel açıdan, hayat enerjisi ve coşku sağlar. Bunu da sevgiden ve gıdalardan elde ettiği hayat enerjisi ile yapar. Güneş sinir ağı Chakrası: (Solar pleksüs) Böbrek bölgesi ile göğüs kafesi arasında yer alır. Sinir sistemi, karaciğer ve pankreas ile ilgili önemli organları yönetir. Rengi sarı’dır. Kalp Chakrası: Bu chakra, kalp ve kan dolaşımı üzerinde otorite kurmuştur. Yeşil renk tedir. Boğaz Chakrası: Boynun alt kısmında bulunur. Metabolizmada denge sağlayan tiroid ve paratiroid bezleri ile ilintilidir. Bu chakranın sağlıklı çalışması halinde duygu ve fikirlerimizi rahatlıkla ifade edebiliriz. Rengi mavi’dir. Alın Chakrası: Beynin alt kısmında yer alır ve Endokrin bezlerinin fonksiyonlarını kontrol altında tutar. Vücudun bütün olarak faaliyet göstermesi bu chakra ile ilintilidir. Uyku durumunu ayarlar. Zihni dinlendirir. Görme, duyma, koku alma duygularını canlı tutar. Çivit mavisi renk tedir. Taç Chakra: Beyin ve pinael bezlerinin fonksiyonlarını idare eder. Pinael bezler, derimize renk veren melatonin hormonunun dengesiyle ilgilidir. Ruh durumumuz bu chakra ile direkt ilgilidir. Taç chakra, mor, eflatun, menekşe ve macenta Renkleriyle çalışır. Yeşil sakinleştirir. . mavi huzur verir. . sarı enerji sağlar. . Renklerle ilgili bilmediğimiz çok fazla şey var aslında. Artık çağımızda doğal terapilerde renklerin gücü kullanılıyor. Ve bedenin dengesini sağlamadan tutun, ruhsal rahatsızlıklara kadar bir çok alanda Renkler derman olabiliyor. Her gün üzerinize giydiğiniz giysilerle ilgili olarak, onların size “yakışıp yakışmadığını”söyleyen dostlarınız, aslında farkında olmadan o giysinin Renkleriyle ilgili yorum yaparlar. Kırmızı bir bluz giymişseniz, “Seni açmış”diyebilirler. Üzerinizde mavi varsa, “teninle uyum sağlamış”gibi bir yorum yapabilirler. . Ve bütün bu yorumlar esas olarak, renklerin yansıttığı o enerjiden kaynaklanıyor. Yani seçtiğiniz Renkler, bir anlamda. sizin ruh halinizi de yansıtıyor. Doğal bir ortamı özleyip, “bir kafamı dinleyemedim”diye hayıflandığınızda, aslında hep “masmavi bir deniz”düşler pek çok İnsan. Yani dikkatinizi çekerim; asıl olarak düşlenen, denizin “masmavi”olanı. .

“Doğal terapi”Sonuç olarak, bir yemyeşil doğa parçasını da seyretsek, bir deniz kenarının bize “iyi geldiği”ni de söylesek, burada bir “doğal terapi”söz konusu. Yeşil rengin İnsanı rahatlattığı, . morun dengeyi gerçekleştirdiği, denizin mavisinde ise huzurun bulunduğu gibi tanımlamalar, renklerin anlamını ve etkisini kendine iş edinmiş uzmanlar tarafından uzunca bir süredir ifade ediliyor. Artık, ” Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi “bir çok uzmanın kullandığı bir yöntem. Yeni tanışmalarda şuna da dikkat ettiniz mi, bilmiyorum: İlk karşılaşmalarda İnsanın karşı tarafa yaydığı enerjinin baş aktörü de renk ! Dolayısıyla, ilk randevuda, karşısına simsiyah elbiselerle gelen bir İnsanın daha ilk dakikadan itibaren huzursuzluğunu anlayabiliyor bir renk terapisti. Çünkü siyah, genellikle (Baştan ayağı simsiyah giyilmişse eğer) karamsarlığın da rengi.

Ruhsal ve fiziksel olarak sağaltıcı etkisi var. Peki, ” Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi “nedir? Bedenimizin metabolizmasında sağlıklı bir akış sağlamak ve birtakım dengesizlikleri ortadan kaldırmak için Renklerden yararlanma”. Özü bu Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nin. Onların İnsana verdiği farklı enerjileri var ve renk terapistleri bu “enerjilerin”farkında. Aslında bizler de, aldığımız bir hediyede, yada taktığımız bir takıda renk seçerken, farkında olmadan ruh halimizi yansıtıyoruz. Elimizin gittiği rengin bir anlamı var çünkü. Renkler sadece ruhsal anlamda iyi gelmiyor, bir çok hastalığı sağaltmada da onların enerjisinden yararlanılıyor. Bazı uzmanlar, bedenin hasta bölgesine renk li ışık vererek, kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlamayı amaçlıyor.
Hiç düşündünüz mü? Bazı Renkleri sever ve bazı Renkleri ise itici buluruz. Niçin böyledir bu tercihlerimiz? Neden farklıdır ve neden her İnsana adeta özeldir.
İnsanın doğası her açıdan çok komplike olmasının yanında ihtiyaçlarına göre ve yaratılışına uygun bir çok değişimi kendi içinde barındırmaktadır. Her İnsanın sevdiği, ve hatta kendisi ile özdeşleştirdiği Renkler vardır. Hani hepimiz biliriz ”zevkler ve Renkler tartışılmaz”diyerek bazılarımızın diline neredeyse pelesenk olmuş bir cümle geliştirmişizdir. Zaman zaman farklılıklarımızı bu cümleyi kullanarak aşmaya çalışırız.
Renkler bizim için hem tedavi amacıyla ve hem de kendi kişilik özelliklerimizin tespiti açısından önemlidir. Bugün artık ülkemizde son yıllarda Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi giderek yaygınlık kazanmaya başlamış ve bu yolla İnsanın enerji bedeninde ihtiyacı olduğuna karar verilmiş bölgelerine zihinsel yöntemlerle ve daha başka metodlarla bu renk terapileri yapılmaya başlanılmıştır. Sadece ihtiyacı olduğuna karar verilmiş bölgelere uygulanılmasının dışında İnsan aurasının düzeltilmesi, beyinde alfa dalgası hakimiyetinin oluşturulması, sindirim sorunlarının tedavisinde, zihinsel performansın arttırılmasında, kişinin psikolojik ve ruhsal dengesindeki dalgalanmaları ortadan kaldırmak amacıyla kullanımı hızla artmaktadır. Renklerin şifadaki anlamları ve tercih edilme sebepleri Her renk bedendeki bazı rahatsızlıkları ortadan kaldırmak için kullanılma potansiyeline sahiptir. İyileşmenin sayısız farklı yollarından sadece birisidir Renkler ve aslında en doğalıdır da. Kullanmayı bilmeli ve bunu bilimsel gerçeklikleri göz ardı etmeksizin yapmalıdır. Renkleri değerlendirmeyi becermek ve olabildiğince onların gücünü şifayı elde etmekte kullanmak için İnsanın sessiz ve sakin rahatsız edilmeyeceği bir ortamda sadece zihnini kullanması yeterli olmaktadır. Başlangıçta teknik her ne kadar kolay olsa da belki uygulayıcının kendisini yaptığı işe tam konsantre edememesine bağlı olarak iyi sonuçlar alınmayabilir. Uygulamaya devam edildikçe bir çok İnsan oldukça anlamlı sonuçlar elde etmekte gecikmez ve renklerin şifa verici etkisini deneyimleme imkanına kavuşur. Uygulamanın pratik olarak anlatımı bir başka yazının konusudur. Biz şimdilik renklerin ne anlama geldikleriyle ilgili sizlere kısaca bilgiler vermek istiyoruz.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bu renk çok çabuk dikkat çeker. Eğer bir üründe portakal rengi kullanılıyorsa bu ürün herkes içindir mesajı verilmektedir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi LC Waikiki ürünlerinde gözlemlenebileceği gibi küçük çocuklar için yapılmış olan oyuncaklarda ve kıyafetlerde portakal rengi sıklıkla kullanılır. Ve İnsanlar bu rengin olduğu yere çok çabuk ve rahatça girebilecekleri hissine kapılırlar. Fanta ile Fruko nun Renklerinin özellikle dikkat çekmesi ve bunları içenlerin hetorojen (hedef kitlenin bütün İnsanlar olduğu mesajını verme adına) bir dağılım göstermesi söz konusudur. Bu renk bulunduğu grubu sayıca olduğundan büyük, çok ve daha cana yakın gösteren bir özellik taşır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi pazaryerlerinde portakal, mandalina ve havuç satılan standların diğer meyve ve sebzelerin satıldığı yerlere göre daha fazla ve daha çok olduğu inancını İnsanlarda uyandırır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yine AKUT çalışanlarının Adapazarı, İzmit ve Gölcük de olan depremler sırasında, üzerlerine giydikleri tulumları da hep portakal rengiydi ki; bu renk elbiseleri ile Akutçular çevredekilerce kolaylıkla görülmekte ve büyük bir kalabalığın içinde bulunsalar bile kolaylıkla fark edilmekteydiler. Renk körlüğü, Renkleri ayırmakta güçlük çekilmesi ve yetersiz kalınması durumudur. Renk körlüğü, gözün renk algılayan pigmentlerinde sorun yaşanması sonucu meydana gelmektedir. Renk körlüğü olan İnsanların çoğunluğu, kırmızı ile yeşil renk arasındaki farkı ayırt edemez. Bir de daha az yaygın formu olmasına rağmen, sarı ile mavi rengin ayırt edilememesi şeklinde renk körlüğü de bulunmaktadır.

Bu göz sorunu hafif yada şiddetli şekilde olabilmektedir. Eğer tamamen renk körlüğü söz konusu ise, gri, siyah yada beyaz Renklerde görme olayı gerçekleşir. Ancak, bu durum oldukça nadir olarak gerçekleşmektedir. Renk körlüğü yaşayan İnsanların çoğu, sarı, gri, bej ve mavi renk yerine, kırmızı, yeşil ve turkuaz Renklerinde görürler. Renk körlüğü erkeklerde daha yaygındır. Kadınların renk körlüğünden sorumlu kromozom taşıma olasılığı daha yüksektir, fakat erkeklerin koşullu kalıtımsal olma olasılıkları daha yüksektir. Amerikan Optometrik Derneği’ne göre, kadınların % 0,5’i ile karşılaştırıldığında, beyaz erkeklerin yaklaşık % 8’i renk eksikliği ile doğmaktadır. Göz, retinayı etkinleştiren ve koni adı verilen sinir hücrelerini içermektedir. Gözün arkasında ışığa duyarlı katman dokusu Renkleri görmektedir. Üç farklı türde olan koniler, çeşitli dalga boyundaki ışıkları absorbe etmektedirler. Her bir koni, kırmızı, yeşil ve mavi şeklinde farklı bir renge karşı tepki göstermektedir ve beyine renklerin ayırt edilmesi için bilgi göndermektedir. Eğer, retinadaki bu konilerden biri yada daha fazlası zarar görmüş ise yada mevcut değilse, Renkleri ayırt etme de güçlük yaşanacaktır. Bunların dışında renk körlüğüne neden olan faktörler şu şekildedir; Kalıtımsal: Renk körlüğünün temel nedeni genetik olmasıdır ve genellikle anneden erkek çocuğa geçmektedir. Bunun yanı sıra, kalıtımsal renk körlüğü, görme kaybı sorunlarına yada körlüğe neden olmamaktadır. Uluslararası Sağlık Enstitüsü’ne göre, renk körlüğü kadınlar arasında oldukça nadir gözlenmektedir, fakat her 10 erkekten 1’inde bazı derecelerde renk körlüğü gözlenmektedir. Retina yaralanmaları yada hastalıklar sonucu renk körlüğü oluşabilmektedir. Renk körlüğüne yol açabilecek göz hastalıkları; göz tansiyonu (glokom), maküler dejenerasyon, diyabetik retinopati ve katarakt gibi göz sorunlarıdır. Göz tansiyonu (glokom), gözdeki içsel basıncın çok fazla olmasıdır. Bu basınç, gözden beyine işaret gönderen ve görme olayını gerçekleştiren optik sinirleri hasara uğratmaktadır. Bunun sonucu olarak Renkleri ayırt etme yeteneğinde azalma meydana gelebilmektedir. İngiliz Göz Doktorları Bülteni’ne göre, göz tansiyonu ile bağlantılı oluşan renk körlüğü yaşayanlarda, mavi ile sarı rengi ayırt etmede güçlük yaşanmaktadır. Maküler dejenerasyon ve diyabetik retinopati sorunlarında, konilerin bulunduğu kısım olan retina hasar görmektedir. Böylece renk körlüğü yada bazı durumlarda körlük meydana gelebilmektedir. Katarakt göz sorununda ise, göz merceği yavaş yavaş şeffaflaşarak değişime uğramaktadır. Bunun sonucunda Renkler daha soluk görünmektedir. Renk körlüğüne sebep olabilecek diğer hastalıklar ise, diyabet, Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı ve çoklu doku sertleşmesi şeklindedir. Belli başlı ilaçlar renk körlüğüne neden olabilmektedir. Klorpromazin (Thorazine) ve tiyoridazin (Mellaril) gibi antipsikotik ilaçlar bunlardan bazılarıdır. Tüberküloz tedavisinde kullanılan bir antibiyotik ilaç olan etambutol (Myambutol), optik sinirlere hasar verebilmekte ve renk körlüğüne yol açabilmektedir. Bazı kalp ve Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ilaçları, reçeteli sinirsel bozukluklar için kullanılan bazı ilaçlar, sonradan edinilmiş renk körlüğüne yol açabilmektedir.

Diğer faktörler: Renk körlüğüne yol açan diğer faktörlerden birincisi, yaşlanmadır. Diğer faktörler ise, zehirli kimyasallardır. Renk körlüğünün çaresi yoktur. Genellikle, kırmızı ve yeşil rengin ayırt edilemediği renk körlüğünü tedavi etmeye ihtiyaç yoktur. Çünkü gözün fonksiyonları normal şekilde devam etmektedir. Öte yandan, kalıtımsal renk körlüğünün herhangi bir çaresi ve tedavisi bulunmamaktadır. Renklerin parlaklıkları yada karşınıza çıkabilecek yerleri ile ilgili ipuçlarını öğrenmek, renk li cisimlerin yerlerini ezberlemek, renk körlüğü tedavisinin bir parçasını oluşturmaktadır. Örneğin, trafik lambalarının ışık Renklerini sırası ile ezberlemek ve trafikte ona göre hareket etmek, yardımcı olacaktır.,
Yapılan son çalışmalar, bazı ender görülen retina bozukluklarının renk körlüğü ile bağlantısı olduğunu göstermektedir. Bu retina sorunlarının, gen değiştirme teknikleri yardımıyla düzeltilebileceği düşünülmektedir. Fakat bu tedavi seçenekleri hala üzerinde çalışma aşamasındadır ve ileride kullanılacak duruma gelebilecektir.
Birinci tür renk körlüğünde, kırmızı ile yeşil rengi ayırt etmekte güçlük çekilmektedir.
İkinci tür renk körlüğünde, sarı ile mavi rengi ayırt etmede güçlük çekilmektedir.
Son olarak üçüncü tür renk körlüğünde ise, herhangi bir renk algılaması yoktur ve bu tür renk körlüğüne achromatopsia adı verilmektedir. Bu renk körlüğünü yaşayan kişiler, her şeyi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi te görmektedirler.
Fakat, achromatopsia renk körlüğü, diğer iki renk körlüğü türüne göre oldukça nadir gözlenmektedir. Kalıtımsal ve Sonradan Edinilmiş Renk Körlüğü: Renk körlüğü, kalıtımsal ve sonradan edinilmiş şeklinde iki gruba ayrılmaktadır. Kalıtımsal renk körlüğü diğerine göre çok daha yaygındır ve genetik bozukluk sonucu oluşmaktadır. Bunun anlamı, kalıtımsal renk körlüğünün diğer aile bireylerinde de gözlenebilme ihtimalinin artması demektir. Sonradan edinilmiş renk körlüğü ise ileriki yaşlarda gelişmektedir ve hem erkekleri hem de kadınları eşit oranda etkilemektedir. Sonradan edinilmiş renk körlüğü, optik sinirlerin yada retinanın zarar görmesi sonucu oluşmaktadır. Bundan dolayı, eğer renk körlüğü sorunu yaşıyorsanız, bu durumun herhangi bir göz hastalığının işareti olması ihtimaline karşın, bir göz doktoruna gitmenizde fayda olacaktır. Etraftaki Renkleri daha soluk gördüğünüz halde bunun farkında olmayabilirsiniz. Bazı İnsanlar, trafik ışıklarında yaşadığı sıkıntı sonucu yada çocukları Renklerle ilgili materyal ödevlerinde sıkıntı yaşadıklarında, renk körlüğünün farkına varabilmektedir. Renkleri görmek özneldir. İnsanların, kırmızı, yeşil ve diğer Renkleri tam olarak aynı şekilde gördüğünü bilmek mümkün değildir. Ancak, göz doktoru normal göz muayenesi sırasında, bazı testler yardımı ile renk körlüğünü tespit edebilmektedir. Göz doktoru, psödoizokromatik plaka adı verilen özel şekilleri içeren kartları kullanarak renk körlüğü tanısı koyabilmektedir. Bu şekiller, küçük ve sayısız renk li beneklerin içine gizlenmiş olan rakam, sayı yada sembollerden oluşmaktadır. Bu beneklerin içerisine gizlenmiş olan rakam, sayı ve sembolleri yalnızca normal sağlıklı gözler fark edebilmektedir. Eğer renk körlüğü varsa, burada gizlenmiş olan rakam ve sayılar görülemez yada görülse bile yanlış görülür. Ayrıca, çocuklarda okula başlamadan önce renk körlüğü testi yapılması önemlidir. Çünkü, okulun ilk yıllarında çocukların eğitim materyalleri oldukça renk lidir.

Yaşam Stili ve Evsel Çareler Her ne kadar kalıtımsal olarak gelişen renk körlüğünün herhangi bir klinik tedavisi bulunmasa da, bu sorunu yaşayan İnsanların çoğu, bu şekilde yaşamanın kolay yöntemlerini kendilerine göre belirlemişlerdir. Renk li nesnelerin sırasını ezberlemek bu yöntemlerden biridir. Böylece trafik ışıklarını anlamak daha kolay olacaktır. Renk li nesneleri etiketlemek ve böylece diğerlerinden bu işaret sayesinde ayırt etmek. Tabi bu işlemi, renk körlüğü olmayan birinin yardımı ile yapmak gerekmektedir.

Renkleri tek başına yada başka bir tedavi yöntemiyle birlikte, beden titreşimlerini düzeltmek ve sağlığı temin etmek için kullanabiliriz. Eğer vücudumuzun bir hücresi yanlış bir frekanstaysa, bu durum elektromanyetik alanı etkiler. Bu hücrenin bulunduğu organ ve bedeni çevreleyen auramızın da kötü etkilenmesine neden olur. Eğer bir rengin frekansını kullanarak, bu organın yeniden doğru titreşmesini sağlarsak, yani hasta olan bölgeye gerekli olan rengi verirsek, değişmiş olan titreşimi yeniden dengeye kavuşturabiliriz. Çünkü beden, uygun şartlar altında, her zaman, orijinal yapısını yeniden kazanma eğilimine sahiptir. Sağlıklı yaşamanın bir koşulu da, bedendeki renk enerjilerinin uygun bir denge halinde bulunmasıdır. Bu denge durumunun bozulması hastalığı doğurur. Renk le tedavi biliminin gayesi, bedendeki renk enerjileri arasındaki doğal dengeyi yeniden inşa etmek yoluyla hastalıklarla mücadele etmektir. Araştırmalar bize göstermiştir ki, İnsanda bedeni kuşatan elektromanyetik bir alan vardır. Buna Aura veya enerji beden adı verilir. Bedenimizi bulut gibi saran bu enerji alanı, ışık, (renk ) elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimdedir. Ayrıca bu enerji alanı içinde yedi adet de, chakra adını verdiğimiz enerji dağıtım merkezleri vardır. Chakra’lar bedene giren ve beden tarafından yayılan enerjilerin oranlarını düzenlerler. Ayrıca bedendeki fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal fonksiyonların yerine getirilmesi için gerekli olan enerjiyi emerek, bunları ihtiyaç duyulan bölgelere dağıtırlar. Her bir chakra ayrı bir renge sahiptir. Chakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir. Bu yolla tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanmış olurlar. İnsanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, enerjiye (belirli Renklere) karşı duyarlıdırlar. İnsanın içinde bulunduğu duygusal değişiklikler (öfke, korku, negatif düşünceler vs. ) chakralarda enerji dengesizliği meydana getirir. Burada, belirli bir rengin fazlalığı veya azlığı söz konusudur. Chakraların dengesiz çalışması fizik bedende hastalıkları oluşturur. Eğer bünyemizde herhangi bir denge bozukluğu başgösterirse, bazı Renkleri veya renk kombinasyonlarını kullanarak, iç dengemizi tekrar kurabiliriz. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimler, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan bir etkileşim içindedirler. Söz konusu titreşimler chakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilirler. Omurgalara ulaşan bu enerji dolu titreşimler, sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınırlar. Böylece fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek olan duygusal ve zihinsel şikayetler en aza indirilir. Renklerle tedavi üzerinde çalışırken karşılaşılan en büyük sorun ise, ihtiyaç duyulan renklerin belirlenmesidir. Her rengin bir de tamamlayıcı rengi vardır. Örneğin: Kırmızı Turkuaz. Turuncu Mavi. Sarı Mor. Yeşil Macenta’dır. Terapide Renkler bazen tek başına bazen de tamamlayıcı Renkleri ile birlikte kullanılır. Bu konu uzmanlık isteyen bir iştir. Çünkü renklerin bilinçsiz olarak kullanılması yarar yerine zarar da getirebilir. Renklerden en iyi şekilde yararlanmak istiyorsak mutlaka bir renk terapistine başvurmalıyız. Renklerin Anlamları: Renkler hayatımızın parçası. Renkler olmasaydı hayat çekilmez olurdu herhalde. Peki renklerin hayatımız nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Renk seçiminin kimi zaman Son olarak, renklerin İnsanların yaşadığı mekanlardaki etkisi konusunda bilgi verir misiniz? İnsan hayatının önemli bir kısmı kapalı mekanlarda geçtiği için bu konu büyük önem arzetmektedir. Özellikle ev hanımlarının zamanının çok önemli bir kısmı bu kapsamda ele alınmalıdır. Dolayısıyla İnsanın bulunduğu mekanın rengi kişiliği ile uyumlu olmalıdır. Bu amaçla dekorasyonda doğru Renkler seçmeli, odanın şeklini doğru ayarlamalıyız.

Oturma Odası: Oturma odası, ev sakinlerinin en fazla vakit geçirdikleri mekandır. Bu kısımlar için doğal ve yumuşak Renkler tercih edilmelidir. Oturma odalarında dikkat dağıtıcı Renklerden uzak durulmalıdır. Yeşilden mora açık Renkler tercih edilmeli, kanepe, halı ve sandalyelerin Renkleri duvarların Renklerinden koyu olmalıdır.

Yemek Odası: Açık ve orta koyu Renklerde olmalıdır. Yemek odası için seçim yaparken yiyeceklerin doğal Renklerini gözünüzün önünde bulundurmalısınız. Yeşil ve tonlarından uzak durmalısınız. Çünkü bu renklerin hastalık hissi veren özellikleri vardır. Masa örtüsü ve peçeteler dikkat çekici sarı tonlarında olmalıdır.

Mutfak: Mutfakta pembemsi sarı tonlu heyecan ve enerji veren Renkleri seçmelisiniz. Bu Renkler tembelliği yok eder, enerji verir, yaratıcılığı artırır. Mutfakta iyi aydınlatma olmalı, mutfak tezgahı canlı renk te olmalıdır. Mutfakta kullanılan gereçler, mekanın hakim rengiyle uyum içerisinde olmalıdır.

Yatak Odası: Gençler ve yeni evliler yatak odalarında yumuşak ve huzur veren, kırmızıya yakın hoş Renkleri seçmeli. Bu yaş grubundan büyükler ise yumuşak maviye yakın sarımsı Renkler seçmelidirler. Ayrıca seçilecekRenkler bulunulan yerin havasına göre uyum içinde olmalıdır. Mesela soğuk yerlerde sıcak Renkler, sıcak yerlerde serinlik hissi veren Renklertercih edilmeli.

Çocuk Odası: Ergenlik çağına gelene kadar çocuk odalarında kırmızı, turuncu ve sarı gibi neşe ve canlılık veren Renkleri tercih edilmeli. Daha ileri yaşlarda ise mavinin ve yeşilin tonları kullanılabilir. Bu odalar için koyuRenklerden uzak durulmalıdır.

Çalışma Odası: Bu mekanlarda, İnsanın anlama ve çalışma yeteneğini artıracak maviden mora kadar olan Renkler tercih edilmelidir.

Renklerin dili, yani neyi ifade ettiği konusunda neler söylemek istersiniz?

Yaratılan ve görülebilen bütün Renkler pozitiftir ve İnsanı rahatlatır, ona mutluluk verir. Renklerle kişinin iç dünyasını okur ve İnsanların hayatını daha düzenli hale getirmiş oluruz. Renklerin dili, yani İnsan psikolojisine etkisi şöyledir. Güneş ışınlarında bulunan altı rengin birbirinden farklı sayısız tonu elde edilebilir. Renk Uyumu Nedir? İç dekorasyon yaparken, web sitesi yada bir sunum hazırlarken kullanılacak renklerin seçimi yapılırken, tercihler kadar kullanılan renklerin birbirleriyle uyumu da önemlidir. Çünkü her renk bir biriyle aynı uyumu göstermemekte ve bazen çok itici sonuçlar elde edilebilmektedir. Bir biriyle uyumlu yada birbirini tamamlayan renklerin dengeli bir şekilde kullanılmasına renk uyumu denir. Renk uyumu için birbirine yakın Renkler ile sıcak soğuk renklerin ve zıt renklerin özelliklerine göre birbirleri ile belli bir denge içerisinde kullanılmaları esastır. Ya Renkler Olmasaydı? Renk siz bir dünya olsaydı yaşadığımız mekan, her şey tek renk üzerine Nasıl olurdu yaşam hiç düşündünüz mü? Tek düzeliği, renk sizliği ve zamansızlığı… Renkler hayatın vazgeçilmezlerinden… Yaratılmış her şey Yaratan’dan ötürü zaten güzel Aynen öyle de yaratılan bütün Renkler de özel Siyah olmasa beyazın kıymeti bilinmezdi Kırmızı olmasa, yeşil tek başına güzelliğini sergileyemezdi Renkler kadar birbirine tezat duygularda özel Özlem olmasa vuslatların kıymeti bilinmezdi Gözyaşları olmasa, gözlerimizden süzülen, dudaklarımızdaki tebessümlerin ne anlamı kalırdı? Yaratılmış her şey diğer tezadı ile dengede Mıknatıslarda dahi kuzey güneyi çeker İki aynı kutup birbirini iter Gökyüzünün mavisini yitirdiğini evrendeki tüm renklerin birbirine karışıp neticede alelâde bir Böbrekleri ve böbreküstü bezlerini uyaran kızıl rengin tüm dünyaya hakim olduğunu hayal edin lütfe Yiyeceklerin çekici Renklerini silin gözlerinizden Afiyetle içtiğiniz çorba ile tabağınızın, tabak ile kaşığınızın hatta elinizin, kaşınızın aynı renk olduğunu düşünün Sevdiğiniz İnsanı nasıl ayır ederdiniz diğer hemcinslerinden? Ya beslenme nasıl olurdu? Çiçeğin kokusunu duyabilmek ama rengini görememek ne kadar tatmin ederdi bizi?
Evren içinde pek de dikkate değer bulmadığımız bu küçük ayrıntıyı yitirdiğimizi düşünelim bir anlığına…Yitirilen birçok güzellik gibi nasıl da büyürdü gerekliliği gözümüzde… Denizin, bulutların ve gökyüzünün rengi aynı, balıkların rengi aynı… Her şey tek düze ve hep aynı Sonsuzluğa aşık İnsanoğlu için ızdırap dolu olurdu yaşam Oysa dünya öyle güzel Renklerle donatılmış ve bu minik “renk ”dediğimiz detaya öyle güzel vazifeler yüklenmiş ki İnsanın sadece Renkler için dahi her gün şükretmesi gerekiyor. Renklerin kullanılış ustalığı da, sihirli Renkler dünyasının başka bir muamması Öyle ki, karpuzun rengi kırmızı… Zamanımızın araştırmaları İnsanların kırmızı rengini daha çok tükettiğini kanıtlıyor ve yazın en kavuran sıcaklarında merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz, biz aciz kulları için kırmızı şerbet toplarını yaratıyor Uzmanlar yazın şekerli sıvılar tüketmemizi önerirken her şeyi Yaratan Allah (C. C. ), zaten kulları için gerekli besin ve gıdaları önceden hazırlayıp onların tam da en ihtiyaç duydukları anlarda onlara gönderiveriyor. Yine bir araştırma, İnsanoğlunun “canım çekti”dediği şeylerin, aslında metabolizmasının ihtiyacından kaynaklandığını kanıtlıyor Yani grip olacak bir İnsanın canı portakal istiyorsa bu bir tesadüf değil Bilakis, Rabbimiz Allah’ın (C. C. ) hastalıkla mücadelede yarattığı vücut için takdir ettiği bir lütfu Aynen öyle de, renginin turuncu, aromasının hoş kokulu olması da ayrı bir ustalık Renkler aynı zamanda bir savunma mekanizması Siyah beyaz çizgileriyle aslanların gözlerini kamaştıran zebralar yaşamlarını, Allâh’ın (C. C. ) lütfettiği Renklerine borçlular Güzel kelebekler, kanatlarındaki göz şeklinde boyanmış benekleri ile bir çok düşmanlarını kendilerinden uzaklaştırabilmektedirler Renk değiştirmede özel yaratılan hayvanlardan bir diğeri olan bukelamunu bulunduğu ortamdan, Renkleri itibariyle soyutlamak neredeyse imkansızdır

Renkler İşinizi Kolaylaştırıyor. İş yaşamında Renklerle doğrudan ilişkide olduğumuz diğer bir alan, kullanılan dokümanlardır. Dokümanlarda kullanılan Renkler ve şekiller, şirket hakkında bilgi verirken dokümanda yer verilen konuya ilgiyi yoğunlaştırır Renkler, yaşamımızda tahmin ettiğimizden daha önemli bir yere sahiptir. Gerek günlük yaşamda gerekse iş yaşamımızda renklerin önemini yadsıyamayız. İş yaşamımızda renklerin önemini birkaç kategoride ele alabiliriz. Giyim tarzımızın ve kıyafetlerimizin iş hayatımızı etkilediği gibi bulunduğumuz ortamın Renklerinin de motivasyonumuzu doğrudan etkilediğini göz ardı edemeyiz. Ofislerde aydınlık Renkler daha verimli çalışmamızı sağlarken, karanlık, loş odalarda çalışanların verimlerinin çok daha düşük olduğu bir gerçektir.

Görüntüleri etkili olarak sunabilirsiniz Görüntüleri sunmada renk sizin güçlü bir aracınızdır. Renklerin etkileyici kullanımıyla belgenizden iletmek istediğiniz özellikleri; güç, içtenlik, güvenilirlik vs. görüntüye verebilirsiniz. Psikolojik olarak okuyucuyu dilediğiniz tarafa yönlendirebilirsiniz. Her renk farklı psikolojik etkiye sahiptir. Bunları ustalıkla kullanarak okuyucularınızı arzuladığınız yöne götürebilirsiniz. Sonuç olarak, belgelerinize renk eklemek size daha ikna edici ve etkili bir iletişim sağlayacaktır.

Renkler belgelerinizi farklılaştırır Dikkati ana noktalara çekmek için, belgenizin özel bölümlerini uygun bir renk kullanımıyla vurgulayabilirsiniz. Ayrıca, Renkleri etkili bir şekilde kullanarak benzersiz ve özgün belgeler yaratabilir ve okuyucularda iyi bir izlenim bırakabilirsiniz. Renklerin İnsan davranışları üzerindeki etkilerini göz önüne alırsak, dokümanları bu doğrultuda tasarlayabilirsiniz. İş hayatında kritik noktalarda ve karar verme sürecinde etkili belgeleri yine Renkler vasıtasıyla düzenleyebilirsiniz.

Belgelerinizi daha rahat okunur hale getirerek anlaşılır yapabilirsiniz. Bir belgenin farklı kısımlarını betimlemek için Renkler kullanılabilir. Ayrıca, belirli öğeler için hep aynı rengi kullanarak belgenizi daha anlaşılır yapabilirsiniz. Kullanabileceğiniz başka bir teknik ise okuyucunun gözlerini istediğiniz yöne yönlendirmek için derecelendirme kullanarak renk farklılıklarını uygulamaktır.

Renklerin önemi ve iletişim aracı olarak gücü Görme duyusuyla renk bilgisi maksadımızı ve kararımızı etkiler. İnsanların tatma, koku alma, dokunma, görme ve duyma olmak üzere beş duyusu vardır. Görme duyusuyla aldığımız bilgi bunların toplamda yaklaşık %87’sini oluşturur. Ve görme duyumuzla aldığımız bilginin yaklaşık % 80’i renk bilgisidir. Bu figürlerin doğruladığı gibi, edindiğimiz duyusal unsurların büyük bir bölümü renk bilgisi formundadır. Kısaca, renk bizim hayatımızdaki çok önemli bir mevcudiyettir. Renkler hayal edebileceğimizden daha çok güce sahiptirler. Ve bu gücü iş belgelerinize koyarak birçok yeni fırsat yaratabilirsiniz. Günümüz trendi, şüphesiz “Renklerin Başarısı”na doğrudur.
Gökkuşağının yedi rengini kullanan renk tedavisinin amacı; vücut enerji merkezlerini dengeleyip geliştirmektir. Böylelikle vücudu kendi iyileşme süreci için uyarmış olur. Renklerle tedavi enerjisi boşalmış enerji merkezlerini (çakraları) yeniden dengelemek için Renkleri kullanır. Çakralar Gökkuşağının yedi renginden her biri vücuttaki temel yedi çakradan birine karşılık gelir. Bu çakralar her biri bir diğerine bağlı enerji spiralleri gibidir. Çakra Sanskritte tekerler/çark manasına gelmektedir. Aslında Akupunktur hakkında biraz bilgi sahibi olan biri vücutta 300 kadar çakra olduğunu bilir. Ana çakraları her biri pürüzsüz ve aşağı yukarı hep aynı hızda çalışan ve bir saati yada motoru çalıştırmaya yarayan bir grup çarkmış gibi düşünebilirsiniz. Buna göre sağlık bu çarkların pürüzsüz ve düzenli olarak işlemesinden geçer. Renklerin üzerimizde çok büyük etkileri vardır; zihinsel, fizikseli duygusal ve ruhsal etkiler. Enerji merkezlerimiz bloke edildiğinde veya boşaldığında, vücudun mekanizması doğru çalışamaz ve bu da farklı konularda bir çok probleme sebep olur. Renklerin çakralarla alakalandırılması Gökkuşağı Renklerinin her biri farklı dalga boylarının ışığı olduğundan her rengin kendine has enerjisi vardır. Renklerle tedavide vücuda doğru renk uygulanarak bu çakraların yeniden dengelenmesi sağlanır. Bir renk ten faydalanmak için en iyi yöntem o renk üzerinde etraflıca düşünmektir. Biliyoruz ki evrende var olan her şey kendine özgü bir titreşime sahiptir. Renklerde, bir ışık frekansının belli orandaki yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Elektromanyetik yelpazeye baktığımızda, yelpazedeki her rengin kendine özgü bir titreşime sahip olduğunu görürüz. Aynı şekilde, İnsan vücudundaki hücre, organ, kas ve kemik de belirli bir frekansla titreşir. Bu frekansın değişmesi, hastalığa sebep olur.
Sağlıklı yaşamanın bir koşulu da, bedendeki renk enerjilerinin uygun bir denge halinde bulunmasıdır. Bu denge durumunun bozulması hastalığı doğurur. Renk le tedavi biliminin gayesi, bedendeki renk enerjileri arasındaki doğal dengeyi yeniden inşa etmek yoluyla hastalıklarla mücadele etmektir.
“Eğer bir rengin frekansını kullanarak, bu organın yeniden doğru titreşmesini sağlarsak, yani hasta olan bölgeye gerekli olan rengi verirsek, değişmiş olan titreşimi yeniden dengeye kavuşturabiliriz. “Çünkü beden, uygun şartlar altında, her zaman orijinal yapısını yeniden kazanma eğilimine sahiptir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi geniş yelpazede uygulanmaktadır. Bunların en önemlileri şöyledir:
• Renk li ışık:
1 Işık Kutusu,
2 Projektör,
3 Renk li Cam,
4 Renk Meditasyonu

• Kumaş ve dekor :
1 Kıyafetler ( iç çamaşırları )
2 Örtü ve çarşaflar ; pembe, yeşil, sarı rahat nefes aldırır.
3 Perdeler.
4 Duvar ve mobilyalar
5 Doğa ve bitkiler
• İmajinasyon : ( Gözde canlandırma )
• Renk le nefes alma
• Yiyecek, içecekler, renk li sular

Çakralar için Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ; Renklerle şakralar arasındaki ilişki Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi İnsanda bazı Renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. “Chakra”(şakra) adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Daha öncede söylediğimiz gibi vücudumuzda 7 tane şakra, “enerji merkezi”vardır. Bunlar belirli Renklerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan şakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Bildiğiniz gibi şakralar kapalı olduğu zaman enerji akımında problem meydana gelmektedir. Şakralar değişik yöntemlerle açılmakta bu yöntemlerden biride Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi dir. Bu terapi için aşağıdaki yolu izlemeniz gerekir:
• Şakraların renginde yedi adet kumaş hazırlayın.
• Sakin bir ortamda olayları gözden geçirin ve sizi en çok etkileyen olayın üzerinde durun.
• Bu renk li kumaşların yararlı olacağına inanarak 3-5 dakika zihinsel olarak yoğunlaşıp, derin nefes alıp verin.
• Şakraların rengindeki kumaşları tek tek üzerinize yerleştirin.
• Bu işlemi enerjiyle şarj olduğunuzu hissedene kadar devam edin.

Renk soluması egzersizi Rahat bir konumda oturun veya yatın. Belkemiğinizin düz olmasına özen gösterin. Ayak tabanlarını içe dönük bir vaziyette yere doğru tutun. Gözlerinizi kapatıp derin ve ritmik nefesler alın. Evrenin sonsuzluğundan kopup gelen saf ve beyaz bir ışık girdabının, kafanızdan girip vücudunuzun en uzak köşelerine kadar yayıldığını ve sonra da ayak tabanlarınızdan çıkıp gittiğini varsayın. Kafanızın çevresinde ve üstünde hafif pembelikte ve macenta rengi ağırlıklı bir ışık küresinin oluştuğunu hayal edin. Bu enerji dolu sıcak ışığı, beş kez derin derin soluyun. Ardından tüm dikkatinizi alnınızın orta kısmında toplayın ve sağlık dolu mor rengi beş kez içinize çekin. Yavaş yavaş troit bölgesine gelin. Mavi rengi beş kez hissederek soluyun. n Dikkatinizi kalbinizle boğazınız arasındaki bölgeye kaydırın. Serinletici ve taze turkuaz rengini beş kez soluyun. Biraz aşağı inerek kalp bölgesinde huzur dolu yeşil rengi içinize çekin. Şimdi vücudunuzun parlak altın sarısı bir haleyle çevrelendiğini hayal edin ve rengi de beş kez soluyun. Renk bir enerjidir. Giysilerimiz bizim hem ayıracımız hemde renk süzgeçimizdir. Renklerin büyülü dünyası hakkında fikir sahibi olmak için her şeyden önce ışık kavramını incelememiz gerek ışık rengi oluşturan bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından, çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, nesnelerden yansıyıp gözümüz tarafından algılandığa ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın yansımasıdır. Örneğin koyu renk te görünen nesneler, parlak nesnelere oranla daha çok ışık emerler ve böylece göze daha az ışık yansıtırlar. Açık renk li nesneler ise, daha çok ışık yansıtarak parlaklık ve yoğunluk yanılsamasına yol açarlar. Parlak olarak algıladığımız objeler çok ışık yansıtırlar. Işığı oluşturan dalga boylarının hızları, bir ortamdan ötekine geçerken değişiklikler gösterir. Renk, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık değişik dalga boylarına dönüştüğünde çeşitli Renkler ortaya çıkar. Ancak gökkuşağını oluşturan yedi renk, bütün renk spektrumunun sadece çok küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin birçok tonu ve çeşidi vardır. Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği bulunur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi İnsanda bazı Renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. Chakra adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Bunlar belirli Renklerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan chakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Ayrıca bu merkezin uyum hali içinde bulunduğu renk le ilgili besinler tavsiye edilir. Bazen bu renk merkezi ile ilgili metaller taşınması da önerilebilir. Tedavi esnasındaki süre Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi uzmanının tavsiyesine göre yapılır. Sağlıklı yaşamanın bir koşulu da, bedendeki renk enerjilerinin uygun bir denge halinde bulunmasıdır. Bu denge durumunun bozulması hastalığı doğurur. Renk le tedavi biliminin gayesi, bedendeki renk enerjileri arasındaki doğal dengeyi yeniden inşa etmek yoluyla hastalıklarla mücadele etmektir.
“Eğer bir rengin frekansını kullanarak, bu organın yeniden doğru titreşmesini sağlarsak, yani hasta olan bölgeye gerekli olan rengi verirsek, değişmiş olan titreşimi yeniden dengeye kavuşturabiliriz.” Çünkü beden, uygun şartlar altında, her zaman orijinal yapısını yeniden kazanma eğilimine sahiptir.
Renk terapisi geniş yelpazede uygulanmaktadır. Bunların en önemlileri şöyledir:

Renk li ışık: 1 – Işık Kutusu, 2 – Projektör, 3 – Renk li Cam, 4 – Renk Meditasyonu
Kumaş ve dekor : 1 – Kıyafetler ( iç çamaşırları ) 2 – Örtü ve çarşaflar ; pembe, yeşil, sarı rahat nefes aldırır. 3 – Perdeler. 4 – Duvar ve mobilyalar 5 – Doğa ve bitkiler
İmajinasyon : ( Gözde canlandırma )
Renk le nefes alma
Yiyecek, içecekler, renk li sular
ÇAKRALAR İÇİN RENK TERAPİSİ; Renklerle şakralar arasındaki ilişki Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi İnsanda bazı Renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. “Chakra” (şakra) adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Daha öncede söylediğimiz gibi vücudumuzda 7 tane şakra, “enerji merkezi” vardır. Bunlar belirli Renklerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan şakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Buna karşın Birleşik Devletler’de tamamlayıcı bir uygulama olarak görülür. Yine de Ayurvedik spalar ve tıbbi uygulamaların sayısının artmasıyla son zamanlarda popülerliği giderek artmaktadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nin yararları geniş ölçüde araştırılmamıştır ve halen alopatik tıp topluluğu tarafından bir yan tedavi olarak görülmektedir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Eğitim ve Sertifikasyon Renk terapistleri yada Ayurvedik tıp uygulayıcıları olarak çalışan kişilerin özel bir sertifika yada diploma almalarına gerek yoktur. Dişil Enerjinin Titreşimleri Ayaklarımız ağrıyor, belimiz sızlıyor, zihnimiz karmakarışık, bir türlü bu dağınık odayı toparlayamıyor; iş, görev yada zorunluluk halini alınca da yaşam enerjimizi kaybediyoruz. Bu öyle hemen olmuyor; kirleticileri biriktirme sürecimiz, vücudumuzda blokajların oluşması ruh ve beden halimize göre hızla değişebiliyor. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi özellikle kadınlarda erken yaşlanma, hücre kaybı, menopoz ve ağrılı adet dönemi gibi travma yüklü ruh halleri görülebiliyor. Kadın danışanlarımın çoğu, yaşadıkları zihinsel ve bedensel ağırlıklardan bir an evvel kurtulma arzusuyla geliyor bana. Bedenimiz bir uzmana görünmesi gerektiğini söyler bize; ama çoğu kişi ona kulak asmadığı için ancak zorunlu ilaç kullanımına ramak kala bir uzmanın kapısını çalar. Sorunlarımızın özüne inmek, tarafsız bir analiz ve sağduyu ister. Bunu her zaman başaramayız. Takılıp kaldığımız ağrılı regli dönemleri yada aşırı sinir halleri, hormonlarımızın nasıl da tahribata uğradığını bize bir kez daha gösterir. Kontrol edilemez bir hal aldığında ise bir uzmana gitmek ve destek alma zamanı gelmiştir. Kadınlar için Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi biz kadınların en çok haz aldığı haller, bir buket çiçeğin narinliğinde, özel bir kokunun en alt notasında gizlidir. Birçoğumuz sevilmek için yanıp tutuştuğumuz halde bir kuru dal bile alamayan ruh halimizin içinde kıvranır dururuz. Bazen “Bir kuru dalını mı gördüm”diye dile getiriveririz oracıkta.
Bir kuru dala bile hasret kalmış dişil enerji oracıkta bırakıverir tüm cesaretini ve üretim gücünü. Çiçeklerin ve renklerin eş duygu durumları için hazırlanmış preparatlarını sabah, akşam dil altınıza damlatmak ve akşamları ılık bir banyodan sonra kendi başınıza bile yapabileceğiniz birkaç basit masaj tekniğini uygulamak şifa kanalınızı açmanızı sağlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi (kromaterapi) kaç seanstan oluşur? Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , ilk konsültasyondan sonra, bu konudaki farkındalığınızı geliştirmeyi ve Renkleri yaşamınıza nasıl katmanız gerektiğini öğretmeyi amaçlayan 5 seanslık bir çalışma paketi ile başlar. Konsültasyon, terapistinizle aranızda geçen özel görüşmedir; rahatsızlıklarınızı dile getirir, size sorduğu soruları cevaplayarak neden terapiye ihtiyaç duyduğunuzu anlatırsınız. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yine bu seansta terapistinizin vereceği bazı testleri çözersiniz ve terapistiniz bunu analiz eder.
Rahat bir konumda oturun veya yatın. Belkemiğinizin düz olmasına özen gösterin. Ayak tabanlarını içe dönük bir vaziyette yere doğru tutun. Gözlerinizi kapatıp derin ve ritmik nefesler alın. Evrenin sonsuzluğundan kopup gelen saf ve beyaz bir ışık girdabının, kafanızdan girip vücudunuzun en uzak köşelerine kadar yayıldığını ve sonra da ayak tabanlarınızdan çıkıp gittiğini varsayın. Kafanızın çevresinde ve üstünde hafif pembelikte ve macenta rengi ağırlıklı bir ışık küresinin oluştuğunu hayal edin. Bu enerji dolu sıcak ışığı, beş kez derin derin soluyun. Ardından tüm dikkatinizi alnınızın orta kısmında toplayın ve sağlık dolu mor rengi beş kez içinize çekin. Yavaş yavaş troit bölgesine gelin. Mavi rengi beş kez hissederek soluyun. Dikkatinizi kalbinizle boğazınız arasındaki bölgeye kaydırın. Serinletici ve taze turkuaz rengini beş kez soluyun. Biraz aşağı inerek kalp bölgesinde huzur dolu yeşil rengi içinize çekin. Şimdi vücudunuzun parlak altın sarısı bir haleyle çevrelendiğini hayal edin ve rengi de beş kez soluyun.

Tüm dikkatinizi dalak bölgenizde toplayın ve turuncu rengi soluyun. Biraz daha aşağı inip kırmızı ışıkla çevrelendiğinizi düşünüp bu rengi soluyun. Bu renk sizi sağlamlaştırır, dayanma gücünüzü arttırır.
Son olarak vücudunuzu beyaz bir ışık fanusunun içinde hayal edin ve beş kez nefes alıp verin. Biraz daha aşağı inip kırmızı ışıkla çevrelendiğinizi imgeleyin. Renklerle tedaviye Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi adı verilmektedir. Çok eski çağlardan beri doğu kültüründen yaygın olarak kullanılan Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi günümüzde batı dünyasında da etkili olara kullanılmaya başlanmıştır. Her rengin vücutta Chakralarda karşılığı bulunmaktadır. Chakralar vücudun enerji merkezleridir ve modern tıpta yerleri endokrin sistemi bezlerine denk düşmektedir. Chakralardaki enerji dengesizlikleri sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bu dengesizlikleri düzeltmek için ilgili chakranın Renklerinden faydalanılmaktadır. Tedavide uygun rengi ışık halinde vücuda vermek, uygun renk li bir taş taşımak yada uygun renk le meditasyon yapmak gibi çeşitli yöntemler kullanılır. Ayrıca kıyafetlerinizi ve bulunduğunuz ortamı sağlık sorununuzla ilgili renk le ilgili düzenleyerek ilginç sonuçlarda alabilirsiniz. Eski Hint terapisine göre doğru renk te giysiler giymek ve doğru renk te aksesuvarlar kullanmak kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor. Hatta, hayatınızın fırsatını bile bu şekilde yakalayabilirsiniz. Biraz şansa mı ihtiyacınız var? Bunu kırmızı bir kazak giyerek, bir portakal yiyerek yada elmas bir yüzük takarak sağlayabilirsiniz. Hint geleneğine göre hayatınızda şans yaratmak ve aynı anda mutlulukla sağlığı teşvik etmek çevrenizde hangi rengin hakim olması gerektiğini bulmanıza bağlı. “Bir İnsanın kendini iyi hissetmesi chakra’larına ( İnsan vücudundaki yedi ana nokta) veya vücut ve buna bağlı fizik enerjisine bağlıdır”diye açıklıyor The Indian Luck Book (Hint Şans Kitabı)’nın yazarı Monisha Bharadvvaj. “Her chakra negatif yada pozitif titreşimleri çeker ve özel bir renge bağlıdır. Bu rengi giymek sizin daha dengeli, mutlu, kontrollü olmanıza yardımcı olur ve buna bağlı olarak dışarıdan aldığınız tepkileri de etkiler. “Kıymetli taşların gücü de aynı şekilde işler. “Kıymetli taşlar chakra’lar üzerinde etkisi olan elektromanyetik enerji yayar,”diyor Monisha. “Renklerine ve etkilenen chakra’ya göre kıymetli taşlar canlılığı arttırabilir, olumsuz etkileri önler, sağlığı korur, kazaları önlemek için gerekli enerjiyi verir ve gelişmeyi hızlandırır. “Öyleyse kullandığımız Renklere dikkat edelim. Giydiğiniz Renkler Chakra’larınızı, Mutluluğunuzu ve Ruh Halinizi Etkiliyor. Bir an için her şeyin aynı renk te olduğunu hayal edelim. Renklerin dünyasına alışmış bizler için, bu durum, ne kadar sıkıcı ve zor olurdu. Bu durumda cisimleri ayırt etmemiz zorlaşır, Canlıların ve tabiatın güzelliği oldukça azalırdı. Trafik işaretleri, kılık kıyafetler, kullandığımız eşyalar bize çok az şey ifade eder, kısacası günlük hayat, her şeyiyle birbirine karışırdı.
Hayatın Renklerini görebilmek Yüce Yaratıcı’nın İnsana verdiği önemli bir nimettir. Üzerine ışık düşen bütün varlıklarda bir renk meydana gelmektedir. Bizim görebildiğimiz her bir madde, yapısına bağlı olarak emdiği veya yansıttığı ışıkların dalga boylarının beynimizdeki algılanmasına göre bir renge sahip olur. Rengi olmayan bir cisim yok gibidir. ”Renk siz” olmak bile bir rengi ifade eder. Işık, göz ve Renkler arasındaki bağlantı ve uyum, Yaratıcı’nın birliğini gösterir. Karanlıkta göremediğimiz bütün Renkler ışıkla birlikte ortaya çıkar. Güneş ışığı içinde yedi renk ve onlardan oluşan milyonlarca renk tonu gizlidir. Bütün varlıklar, İnsanın fıtratına uygun Renklerle donatılıp süslenmiştir. Hikmet penceresinden bakıldığında, kâinattaki bütün renklerin bir vazifesi vardır. Algılayabildiğimiz Renkler, İnsanın düşüncelerine, duygularına, davranışlarına ve zindeliğine tesir eder. Günümüzde Renklerden nasıl istifade edilebileceğine dair araştırmalar yapan enstitüler vardır.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renklerin, harekete geçirebilen, sakinleştirebilen, heyecanlandırabilen, rahatsız eden, dinginleştirebilen hatta üşüten ve ısıtan bir gücü vardır. Işığın yetersiz olduğu durumlarda hem bitkilerde hem de İnsanlarda çeşitli olumsuzlukların ortaya çıkması bilim adamlarını bu konu üzerinde çalışmaya yöneltmiştir. İnsan vücudunun ışığa tepki gösterdiği fark edilince ışık ve rengin İnsan üzerindeki etkisi bulunmaya çalışılmış, bu çalışmaların sonunda da ortaya Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi çıkmıştır. Renkler çağrışımlarla duyguları anlatır. Dünyanın pek çok ülkesinde “renk bilim merkezi”vardır. Tokyo, Pekin, New York, Paris, Londra… Bu merkezlerde birtakım hastalıklar Renklerle tedavi edilmektedir. Örneğin migren tedavisinde mor ve eflatun kullanılır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi renk fiziksel bir oluşumdur ve ışıkla birlikte var olur. Önemli bir tasarım öğesi olduğu gibi aynı zamanda sembolik bir değeri vardır. Tek başına renk mesaj verebilir, davranışları yönlendirebilir, İnsan fizyolojisi üzerinde etkiye sahiptir. Bu fizyolojik etki rengin bir sembol olarak olumu ve kullanımında etkin olur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi doğada renk canlılar arasında önemli bir yaşamsal etkiye sahiptir. Çoğu zaman hayvanlar renk yardımıyla avlanır, renk değiştirerek hayatta kalır ve ürerler. Renk aynı zamanda doğal bir çekicilik unsurudur. Renkler İnsan davranış ve karar mekanizmalarında çok etkin rol oynarlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi grafik tasarımda (ambalaj, afiş, kitap kapağı, CD kapağı, web sayfası vs. . ) renk üzerinde çalışılması ve dikkatle plânlaması gerekir. Çünkü grafiğin en önemli hammaddelerinden, diğer bir deyişle yapıtaşlarından birisidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi renk ve ton değerleri sayesinde biçimleri, tipografiyi, ön plânı görünür kılar veya arka plâna iteriz. Renk, görsel hiyerarşiyi organize etmek aşamasında önemli bir etmendir.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi cismin rengi ışık kaynağından gelen ışığın özelliklerine bağlıdır. Cismin rengi kendi yapısındaki moleküllerin elektronlarının hareketine bu elektronların hangi ışığı soğurup hangisini soğurmayacağına bağlıdır. Cismin rengi retinaya çarpan fotonu beynimizin nasıl algılayacağına bağlıdır. Bu şartlar altında gördüğümüzün cismin gerçek hali olduğunu asla söyleyemeyiz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi cismin rengi kesinlikle görecelidir ve gördüğümüz rengin hangi aşamadaki halinin gerçek olduğundan emin olamayız. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bu noktada bir kere daha durup bir düşünelim gözle görülemeyecek kadar küçük bir madde olan atomun çekirdeğinin etrafında inanılmaz bir süratle dönen elektronlar mevcut yörüngelerinden bir anda kaybolup alt yörünge adı verilen bir başka mekana geçiyorlar. Bu geçiş için alt-yörüngede boş bir yerin olması da şart. Bu esnada ihtiyaç duydukları enerjiyi foton soğurarak temin ediyorlar. Sonra asıl yörüngelerine geri dönüyorlar. Bu hareket esnasında İnsan gözünün algılayabileceği Renkler oluşuyor. Üstelik sayıları trilyonlarla ifade edilebilecek kadar çok atom üstelik her saniye hiç durmadan bunu yapıyorlar. Bizler de hiç kesintisiz bir görüntü elde ediyoruz.

Soğuk ve Sıcak Renkler Nedir? Renkler, şiddetlerine ve İnsanlar üzerindeki ruhsal etkisine göre ikiye ayrılırlar. Sıcak Renk Nedir? Bize ateşi ve sıcaklığı hatırlatan, canlı, dikkat çeken, İnsana enerji veren ve canlılık hissi uyandıran Renkler sıcak Renkler olarak adlandırılır. Sıcak Renkler (Kırmızı, Turuncu, Sarı) Ateşin ve sıcaklığın Renkleri olan ve İnsanda sıcaklık ve canlılık hissi uyandıran Kırmızı, Turuncu ve Sarı Renkler sıcak Renklerdir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bu renklerin kayısı rengi, pembe, altın sarısı gibi farklı tonları da sıcak Renkler sınıfına girer. Kırmızıda ateşin sıcaklığını, turuncuda güneş ışığının etkisini, sarıda da ışık ve aydınlığı duyarız. Bu Renkler, havadaki titreşimi kuvvetli olduğu için diğer Renklere göre gözü daha önce etkiler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Çocukta renk anlayışı başladığı zaman kırmızıya bakıp ona atılması, ilkel toplulukların en çok önem verdiği renklerin sıcak Renkler oluşu bundandır. Varlıkların ışık alan kısımlarında daha çok sıcak Renkler hakimdir. Bu renklerin ruhsal etkisi neşe, canlılık, harekettir. Soğuk Renk Nedir? . İnsana soğukluğu ve serinliği hatırlatan Renkler soğuk Renkler olarak adlandırılır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi soğuk Renkler (Yeşil, Mavi, Mor) Soğukluğu hatırlatıcı etkilerinden dolayı mavi, yeşil ve mor Renkler soğuk Renklerdir. Bu Renklerin, buz mavisi, gök mavisi, leylak gibi farklı tonları da soğuk renk gurubundandır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sıcak Renklere göre titreşimi az olan bu Renkler, gözü ikinci derecede etkiler. Ruhsal etkisi hüzün, rahatlık ve durgunluk olan bu Renkler, gölgeli kısımlarda daha çok yer alırlar. Çizgilerde olduğu gibi Renklerde de zıtlık vardır. Bir resimde iyi bir uyum kurulabilmesi için renklerin sıcak soğuk durumlarının önemle ele alınması gerekir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sadece soğuk renklerin yada sıcak renklerin bulunması iyi bir etki bırakmaz. Soğuk renklerin hakimiyetinde yapılan bir resimde sıcak Renklerle, sıcak Renklerle yapılan bir resimde ise soğuk Renklerle bir denge kurulmalıdır. Model hazırlarken de bu özelliğe dikkat etmelidir. Örneğin sıcak renklerin çoğunlukta olduğu bir modelin fonu, soğuk Renklerden hazırlamalıdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renk li resim çalışmalarında, Renkler arasındaki geçişleri (pasajları) boyarken soğuk ve sıcak Renkler arasındaki uyuma özellikle dikkat etmelidir. Bir eşyada ışıklı ve gölgeli kısımlar sıcak tonda olabilir, bu durumda uyum sağlanması için geçişlerde soğuk Renkler aranmalıdır. Eğer eşyanın ışıklı ve gölgeli kısımları soğuk tonda ise ışıklı kısımları yada geçişleri sıcak Renklerle boyamaııdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi renk karıştırmalarında soğuk bir renge sıcak bir renk katınca, bu rengin soğukluk etkisi gittikçe azalır. Sıcak bir renk, soğuk bir renk le karıştırıldığında, sıcaklık etkisini kaybeder.

Ara renk nedir? Ana renklerin ikili olarak ve eşit oranlarda karışımından meydana gelen Renkler ara Renkler yada yardımcı Renkler olarak adlandırılır. Ara Renkler nelerdir? İki ana rengin karışımıyla ortaya çıkan ara renk, karışıma katılmayan ana rengin tamamlayıcısı olur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Mavi için turuncu, kırmızı için yeşil, sarı içinse mor tamamlayıcı renk işlevi yapar. Aynı zamanda birbirlerine karşıt olan bu Renkler, birlikte kullanıldıklarında da denge oluştururlar. Ana renklerin farklı oranlarda karıştırılmasıyla güneş ışınlarında bulunan altı rengin birbirinden farklı sayısız tonu elde edilebilir. Renk Uyumu Nedir? İç dekorasyon yaparken, web sitesi yada bir sunum hazırlarken kullanılacak renklerin seçimi yapılırken, tercihler kadar kullanılan renklerin birbirleriyle uyumu da önemlidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Çünkü her renk bir biriyle aynı uyumu göstermemekte ve bazen çok itici sonuçlar elde edilebilmektedir. Bir biriyle uyumlu yada birbirini tamamlayan renklerin dengeli bir şekilde kullanılmasına renk uyumu denir. Renk uyumu için birbirine yakın Renkler ile sıcak-soğuk renklerin ve zıt renklerin özelliklerine göre birbirleri ile belli bir denge içerisinde kullanılmaları esastır. Renkler İşinizi Kolaylaştırıyor. İş yaşamında Renklerle doğrudan ilişkide olduğumuz diğer bir alan, kullanılan dokümanlardır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi dokümanlarda kullanılan Renkler ve şekiller, şirket hakkında bilgi verirken dokümanda yer verilen konuya ilgiyi yoğunlaştırır. Renkler, yaşamımızda tahmin ettiğimizden daha önemli bir yere sahiptir. Gerek günlük yaşamda gerekse iş yaşamımızda renklerin önemini yadsıyamayız. İş yaşamımızda renklerin önemini birkaç kategoride ele alabiliriz. Giyim tarzımızın ve kıyafetlerimizin iş hayatımızı etkilediği gibi bulunduğumuz ortamın Renklerinin de motivasyonumuzu doğrudan etkilediğini göz ardı edemeyiz. Ofislerde aydınlık Renkler daha verimli çalışmamızı sağlarken, karanlık, loş odalarda çalışanların verimlerinin çok daha düşük olduğu bir gerçektir.

Görüntüleri etkili olarak sunabilirsiniz Görüntüleri sunmada renk sizin güçlü bir aracınızdır. Renklerin etkileyici kullanımıyla belgenizden iletmek istediğiniz özellikleri; güç, içtenlik, güvenilirlik vs. görüntüye verebilirsiniz. Psikolojik olarak okuyucuyu dilediğiniz tarafa yönlendirebilirsiniz. Her renk farklı psikolojik etkiye sahiptir. Bunları ustalıkla kullanarak okuyucularınızı arzuladığınız yöne götürebilirsiniz. Sonuç olarak, belgelerinize renk eklemek size daha ikna edici ve etkili bir iletişim sağlayacaktır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renkler belgelerinizi farklılaştırır Dikkati ana noktalara çekmek için, belgenizin özel bölümlerini uygun bir renk kullanımıyla vurgulayabilirsiniz. Ayrıca, Renkleri etkili bir şekilde kullanarak benzersiz ve özgün belgeler yaratabilir ve okuyucularda iyi bir izlenim bırakabilirsiniz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi renklerin İnsan davranışları üzerindeki etkilerini göz önüne alırsak, dokümanları bu doğrultuda tasarlayabilirsiniz. İş hayatında kritik noktalarda ve karar verme sürecinde etkili belgeleri yine Renkler vasıtasıyla düzenleyebilirsiniz. Belgelerinizi daha rahat okunur hale getirerek anlaşılır yapabilirsiniz Bir belgenin farklı kısımlarını betimlemek için Renkler kullanılabilir. Ayrıca, belirli öğeler için hep aynı rengi kullanarak belgenizi daha anlaşılır yapabilirsiniz. Kullanabileceğiniz başka bir teknik ise okuyucunun gözlerini istediğiniz yöne yönlendirmek için derecelendirme kullanarak renk farklılıklarını uygulamaktır. Renklerin önemi ve iletişim aracı olarak gücü Görme duyusuyla renk bilgisi maksadımızı ve kararımızı etkiler. İnsanların tatma, koku alma, dokunma, görme ve duyma olmak üzere beş duyusu vardır. Görme duyusuyla aldığımız bilgi bunların toplamda yaklaşık %87’sini oluşturur. Ve görme duyumuzla aldığımız bilginin yaklaşık % 80’i renk bilgisidir. Bu figürlerin doğruladığı gibi, edindiğimiz duyusal unsurların büyük bir bölümü renk bilgisi formundadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kısaca, renk bizim hayatımızdaki çok önemli bir mevcudiyettir. Renkler hayal edebileceğimizden daha çok güce sahiptirler. Ve bu gücü iş belgelerinize koyarak birçok yeni fırsat yaratabilirsiniz. Günümüz trendi, şüphesiz “Renklerin Başarısı”na doğrudur.
Renklerle bedenimizin enerji merkezleri arasındaki ilişkisi Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renklerin özelliklerine girmeden önce Renklerle bedenimizdeki enerji merkezleri arasındaki ilişkiden söz etmek istiyorum. Vücudumuzda 7 tane “enerji merkezi”vardır. Bunların her birinin kendine ait bir rengi vardır. Yani her bir enerji merkezinin kendine ait bir ana rengi vardır. Fakat bu enerji merkezleri diğer Renklerden de yardım alabilirler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Her bir enerji merkezinin kendi rengine ana renk, yardım aldığı renge de ara renk veya tamamlayıcı renk diyoruz. Ana ve ara Renkler çeşitli nedenlerden dolayı dengesi bozulmuş enerji merkezlerinin dengeye gelmesinde, birbirleriyle tamamlayıcı unsurlar oluştururlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Herhangi bir tedavide kullanılan ana ve tamamlayıcı renk tablosu şöyledir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renkler bize birçok biçimde ve görünüşte görünüyor. Bizler özgür gözle en az 2000 farklı renk tonunu algılayabiliriz. Odanın bütün resmi ve sinerjisi farklı renklerin kombinasyonu ile yaratılır. Gerçek şu ki, renk li bir dünya vasıtasıyla tüm görsel izlenimlerimizin % 87’sini elde ediyoruz. İnsanlar Renkleri kullanır ve bu şekilde kendisini ifade eder. Biraz şansa mı ihtiyacınız var? Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Bunu kırmızı bir kazak giyerek, bir portakal yiyerek yada elmas bir yüzük takarak sağlayabilirsiniz. Hint geleneğine göre hayatınızda şans yaratmak ve aynı anda mutlulukla sağlığı teşvik etmek çevrenizde hangi rengin hakim olması gerektiğini bulmanıza bağlı. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi “Bir İnsanın kendini iyi hissetmesi chakra’larına ( İnsan vücudundaki yedi ana nokta) veya vücut ve buna bağlı fizik enerjisine bağlıdır”diye açıklıyor The Indian Luck Book (Hint Şans Kitabı)’nın yazarı Monisha Bharadvvaj. “Her chakra negatif yada pozitif titreşimleri çeker ve özel bir renge bağlıdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu rengi giymek sizin daha dengeli, mutlu, kontrollü olmanıza yardımcı olur ve buna bağlı olarak dışarıdan aldığınız tepkileri de etkiler. “Kıymetli taşların gücü de aynı şekilde işler. “Kıymetli taşlar chakra’lar üzerinde etkisi olan elektromanyetik enerji yayar,”diyor Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Monisha. “Renklerine ve etkilenen chakra’ya göre kıymetli taşlar canlılığı arttırabilir, olumsuz etkileri önler, sağlığı korur, kazaları önlemek için gerekli enerjiyi verir ve gelişmeyi hızlandırır. “Öyleyse kullandığımız Renklere dikkat edelim. İyi şanslar. Giydiğiniz Renkler Chakra’larınızı, Mutluluğunuzu ve Ruh Halinizi Etkiliyor. Güneş ışığının sahip olduğu elektromanyetik enerji dünyamızdaki doğal yaşamı devam ettirir. Işık yeterince alınmazsa canlılar hayat enerjisini tam olarak alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi metabolizmanın sağlıklı ve dengeli bir şekilde çalışmasını sağlamak için renk enerjilerinden faydalanmak için yapılan terapidir. İhtiyaç olan renk vucuda çeşitli yöntemlerle sağlanır. Reiki, müzik, sarjlı sular ve renk şuruplarıyla ihtiyaç duyulan renk vücuda yüklenir.

Günlük yaşantımızda hepimizin Renklerden etkilendiği bilinen bir gerçektir. Bulunduğumuz mekanlarda canlı Renkler bize huzur ve mutluluk verirken, donuk ve soluk Renkler ise bizlere sıkıntı verir. Renkler karşısında neden değişik ruh halleri yaşıyoruz? Ruh halimizi, Renkler ne yönde etkiler? Renklerin gizemli dünyasını öğrenmek istiyorsak önce ışığın ne olduğunu anlamamız gerekir. Işık, şekli ve rengi oluşturan, bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, cisimlerden yansıyıp, gözümüz tarafından algılandığında, ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın bir yansımasıdır. Işık bir cisme çarparak yansıma yapana dek, gözümüzle görebilme olanağımız yoktur. Renk ise, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık, değişik dalga boylarına dönüştüğünde, emildiğinde veya kırıldığında çeşitli Renkler ortaya çıkar. Bu tıpkı bir prizmayı güneş ışığına doğru tutmaya benzer. Ne var ki gökkuşağını oluşturan Renkler, renk tayfının küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin bir çok tonu ve çeşidi vardır. Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği mevcuttur. Cisimler ise, güneş ışığını oluşturan Renkleri kendi özelliklerine bağlı olarak, emer ve yansıtırlar. Renk, bir ışık frekansının belli oranda yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Renkleri kendi içlerinde ise, üç temel gruba ayırabiliriz. Birincisi; kırmızı, sarı ve mavi’nin bulunduğu ana Renkler grubudur. İkincisi, bu üç rengin çeşitli kombinasyonlarda biraraya getirilmesi sonucunda oluşan gruptur. Örneğin: Sarı+mavi=Yeşil, Kırmızı+sarı=Turuncu, Kırmızı+mavi=Mor gibi. İlk gruptaki Renklerle, ikinci gruptaki renklerin karıştırılması sonucunda ise, üçüncü grup Renkler oluşur. Renkler, dünyamızda 4 Ana Unsur olan: Hava,Toprak,Su,Ateş ile birebir etkileşimleri vardır. Kırmızı renk Ateş’i, Sarı renk Hava’yı, Yeşil renk Su’yu, Mavi renk ise Toprak’ı simgeler. Makro uzayda ise, Renk evrenleri vardır ve 2 Ana Renk ’den oluşur, bunlar; Kırmızı Ötesi Evrenler ve Mor Ötesi Evrenlerdir.

Kırmızı ötesinde yer alan evrenler (cehennemler) sıcak ve yakıcı, Mor Ötesi Evrenler (cennetler) ise huzur verici ve ilahidir. Renklerin bir başka özelliği ise, bilinç dünyamızın en derin noktalarına kadar uyarma gücüne sahip olmalarıdır. Her İnsanın Renklere karşı verdiği tepki farklıdır. Bir İnsana huzur veren mavi renk, bir diğerine soğuk veya itici gelebilir. Veya birine heyecan veren kırmızı, bir diğerine üzün verebilir. İnsanların renk ten etkilenmelerini meydana getiren olgular, kişilik oluşumları, hayat koşulları ve bilinçaltında bastırılmış olan isteklerdir. Bazı İnsanlar hangi renk le barışık olduklarını bilirken bazıları ise bu konuda tamamen bilinçsizdir. İnsanlar renk seçerken, o rengin kendilerine getireceği yararı veya zararı düşünmezler. Sonuçta her renk, kendine özgü bazı tedavi edici ve dengeleyici unsurları da içersinde taşır. Renk bilim nedir ve Nasıl doğmuştur? Tarihe baktığımızda eski Mısırlıların Renklere ve Renklerle yapılan şifaya çok önem verdiğini görebiliriz. Bu sebepten Karnak ve Teb gibi tapınaklarda renk kullanmışlar ve renk şifacılığını pekiştirmek için, renk salonları inşa etmişlerdir. Aynı şeyi kadim Hind ve Çin uygarlıklarında da görebiliyoruz.

Oradaki şifacı din adamları da İnsanın yedi katlı doğası ile güneş tayfının yedi rengi arasındaki bağlantıyı temel alarak, bir renk bilim sistemi kur muşlardır. 1670 yılında İngiliz fizikçi Ishaac Newton, karanlık bir odada güneş ışığının önce bir delikten odaya girmesini sağlamış, sonra bu ışığın önüne bir prizma koyarak parçalanış halini bir beyaz perdeye aksettirerek, yedi rengi elde etmiştir. Newton, beyaz perde üzerindeki renklerin bir sıra ile dizilişine Spektrum Solares (Güneş tayfı) adını vermiştir. Daha sonra güneş ışığını meydana getiren renk tayfı üzerinde araştırmalarına devam ederek, renk bilimini, bir bilim dalı olarak ortaya koymuştur. Newton’dan sonra Chevreul, Helmhotz, Young gibi fizikçiler ve kimyagerler, bu proje üzerine eğilerek çalışmaları hızlandırmışlardır. Ancak günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmalar, renklerin bir terapi aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Bugün dünyada birçok psikolog ve psikiyatr Renkleri bir terapi aracı olarak kullanmaktadır. Dünyanın her tarafında bilinen bir atasözü vardır: “Güneş giren eve doktor girmez. “Işık, tabiatın bir ilacı ve en güzel tedavi aracıdır. Işığın, İnsanlar ve bitkiler üzerindeki fiziksel etkilerini hepimiz biliyoruz. Kaynağını güneşten alan ışık, elektromanyetik enerjilerle doludur. Birlikte, maddenin, dolaysıyla gördüğümüz ve dokunabildiğimiz her şeyin birleşmiş olduğu bilmecesini çözdüler. Temel olarak dünyamızın yalnızca 1 milyarda biri kütleden oluşur, geriye kalansa saf enerjidir. Enerji kuantlarının kütle parçacıklarına oranı 1. 000. 000. 000 (milyar) / 1’dir. Basitçe söylemek gerekirse: Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi enerji süreçleri, maddesel süreçlerden daha ağır basar. Bugün DNA, İnsan hücresi radyasyonunun en önemli depolama yeri olarak görülmektedir. “Biyolojik organizmaların iç düzeni güneş ışığıyla bağlantılıdır. “Işık, Salınım ve Enerjidir (Dalga-Parçacık Düalizmi) Işık, bir yerden bir yere hareket ediyorsa, bir dalga gibi davranıyordur. Güneşten yayılan ışık dalgalarını belirleyen, frekansları ve dalga boylarıdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi dalga boyu= bir dalganın genliğinin bir sonrakine uzaklığı (ölçü birimi nanometre, nm / 1 nanometre = metrenin milyarda biri, 10-9 metre) Frekans= zaman birimi başına salınım süreçlerinin sayısı (ölçü birimi Hertz, Hz), yani, bir saniyeden sonra belirli bir noktaya ulaşan dalgaların sayısı Işık bir organizma tarafından alınıyorsa, bir parçacık gibi davranıyordur. Işığın e küçük parçacığına “foton”denir. Fotonlar bir dalganın ve bir parçacığın özelliklerine sahiptirler, dolayısıyla bilginin ve enerjinin taşıyıcılarıdırlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi uzak Doğu Tıbbının Perspektifi Çin Tıbbının bakış açısına göre ışık enerjisi parlaklık ve sıcaklık Yang ilkesine (“dağların güneşli yanı”), karanlık ve soğukluk ise Yin’e (“dağların gölgeli yanı”) atfedilmiştir. “Yaşam nefesimiz”Çi, ışığın da içlerinde olduğu farklı enerji kaynaklarından beslenir: Kalıtsal enerji, Besin enerjisi, Nefes enerjisi, Savunmacı enerji, Kozmik enerji (güneş ışığı!), Cinsel enerjidir Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Organları Tedavi Eder.

Bu enerjiler dünyadaki doğal hayatı devam ettirirler. Bitkiler, güneşten gelen enerjiyi yapraklarında bulunan klorofil sayesinde yakalar ve karmaşık moleküllere dönüştürür. Bu da bitkinin canlılığının devamını sağlar. Bu olaya kısaca fotosentez diyoruz. İşte ışık ile hayat arasındaki bağlantı!. Işık eksik ve yetersiz olduğu zaman, canlılar yeterli hayat enerjisini alamayacaklarından kendilerini sağlıksız mutsuz ve sevgisiz canlılar yeterli hayat enerjisini alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , metabolizmada sağlıklı bir denge sağlamak için renk enerjilerinden faydalanma işlemidir. Araştırmalar bize göstermiştir ki, İnsanda bedeni kuşatan elektromanyetik bir alan vardır. Buna Aura veya enerji beden adı verilir. Bedenimizi bulut gibi saran bu enerji alanı, ışık, (renk ) elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimdedir. Ayrıca bu enerji alanı içinde yedi adet de, chakra adını verdiğimiz enerji dağıtım merkezleri vardır. Chakra’lar bedene giren ve beden tarafından yayılan enerjilerin oranlarını düzenlerler. Ayrıca bedendeki fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal fonksiyonların yerine getirilmesi için gerekli olan enerjiyi emerek, bunları ihtiyaç duyulan bölgelere dağıtırlar. Her bir chakra ayrı bir renge sahiptir. Chakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir. Bu yolla tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanmış olurlar.

İnsanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, enerjiye (belirli Renklere) karşı duyarlıdırlar. İnsanın içinde bulunduğu duygusal değişiklikler (öfke, korku, negatif düşünceler vs. ) chakralarda enerji dengesizliği meydana getirir. Burada, belirli bir rengin fazlalığı veya azlığı söz konusudur. Chakraların dengesiz çalışması fizik bedende hastalıkları oluşturur. Eğer bünyemizde herhangi bir denge bozukluğu başgösterirse, bazı Renkleri veya renk kombinasyonlarını kullanarak, iç dengemizi tekrar kurabiliriz. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimler, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan bir etkileşim içindedirler. Söz konusu titreşimler chakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilirler. Omurgalara ulaşan bu enerji dolu titreşimler, sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınırlar. Böylece fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek olan duygusal ve zihinsel şikayetler en aza indirilir. Renklerle tedavi üzerinde çalışırken karşılaşılan en büyük sorun ise, ihtiyaç duyulan renklerin belirlenmesidir.

Renk Işık Tedavisi, Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi Işık ve Rengin Enerji İlkeleri natüropati uygulamasındaki modern cihaz destekli metotların bir parçasıdır. Bu tedavi çok eskiye dayanır, çünkü renk ışık tedavisi, köken itibarı ile güneş ışığıyla tıbbi tedavi anlamına gelen Helioterapiden türemiştir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi fiziksel anlamda ışık ve renk, iyi tanımlanmıştır. Güneş ışığı, elektromanyetik spektrumun bir parçası olup yaklaşık olarak %42’si kızılötesi ışınlardan (“termal radyasyon”), %51’i görünür ışıktan ve yaklaşık %6’sı mor ötesi ışınlardan (UV-ışını) oluşur. Gözlerimizle görebildiğimiz ışık, yani, elektromanyetik spektrumun optik olarak fark edilebilir aralığı, 380 ila 780 nm dalga boyları arasında değişir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kızılötesi ışınlar genel olarak ağrı tedavisi için termoterapide kullanılırlar. UV-ışını dermatolojide, örneğin UV-B ışını (özellikle 311 nm) sedef hastalığının, UV-A ışını ise (320-380nm) atopik egzamanın tedavisinde kullanılır. Güneş ışığı spektrumunun her rengi, organizmamızda belirli bir reaksiyona neden olur.

Reaksiyon düzeyleri farklıdır. Renklerin duygusal ve ruhsal etkilerinin yanı sıra metabolik ve yapısal düzeyde etkileri bulunur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Işık ve renk, vücudumuzca cilt ve gözler, aynı zamanda Çakralar (vücudumuzun ötesindeki enerji organları) ve besinler aracılığıyla emilir (bu bağlamda ikinci derece bitkisel boyalar büyük rol oynar). Vücudumuzun dışarıdan yalnızca ışık almayıp aynı zamanda, “BioFoton radyasyonu”olarak da bilinen ultra zayıflıkta bir hücre radyasyonu (“luminesans”) vermesi özellikle heyecan vericidir. Bu ışık, hücre bölünmesinden kaynaklanır ve eşevrelidir, yani lazer benzeri bir düzeni vardır. “Vücudun kendi ışık üretiminin”varlığı hakkındaki bilgileri Rus Alexander Gurwitsch’in araştırmalarına ve Alman Profesör Fritz-Albert Popp’un onlara dayanan çalışmasına (“Der Mensch ist ein Lichtsauger”) [ İnsan Işık Emici bir Cihazdır*] borçluyuz. * İnsan ışıklı vakum temizleyicisidir, olarak da tercüme edilebilir! Işığın işi: Hücre iletişimi Vücudumuz karmaşık bir şekilde organize edilmiştir. Her bir hücrede saniyede aynı anda yaklaşık 30. 000 ila 100. 000 kimyasal reaksiyon gerçekleşir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu, vücutta eşzamanlı olarak tasarlanan 1. 000. 000. 000. 000. 000. 000=1 kentilyon reaksiyon demektir! Vücuttaki bütün doku fonksiyonlarının yüksek derecede organize edilmiş etkileşimini garanti etmede yalnızca ışık, dolayısıyla fotonlar, bu süreçleri sayısal açıdan yeterli hız ve kesinlikle yönetebilecek gibi görünmektedir. Potsdam’daki “Institude for Advanced Sustainability Studies”Bilim Direktörü Carlo Rubbia, bunu araştırdı. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi 1984 yılında Simon van der Meer ile birlikte Nobel Fizik Ödülünü aldı.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , ışık yoksunluğunun vücutta işlev bozukluğuna yol açtığı teorisine dayanan bir enerji çalışması şeklidir. Her renk kendi frekansı ve titreşimine sahip olduğundan, vücudun belirli bölümlerini tedavi etmek için belirli Renkler kullanılır. Vücut, sırayla rengin titreşim desenine tepki verir ve disfonksiyonu düzeltmek için çalışır. Renk siz bir dünya, ne kadar tatsız tuzsuz olurdu değil mi? Siyah, beyaz bir dünya soğuk ve duygusuz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yaşamımızın ve sağlığımızın bir parçasıdır, enerjileriyle ruhsal ve fiziksel durumumuzu etkilerler. Her renk kendi titreşimleriyle ışık saçar ve vücut dengeyi korumak için güneş ışınlarından gelen Renkleri filtreleyerek ihtiyaç durumuna göre absorbe eder. Terapide renk spektrumunun bir ucunda kırmızı, bir ucunda mavi vardır. Kırmızı canlandırıcı ve uyarıcı etki yaparken, mavi sakinleştirici ve rahatlatıcı etkiye sahiptir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi gördüğümüz Renkler, soğurulmayıp, yansıtılan Renklerdir. Bir ışık huzmesi spektrumun tüm Renklerini kapsar. Örneğin; bir yaprak, yeşil dışındaki tüm Renkleri soğurup sadece yeşili yansıttığı için yeşil görünür. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nde vücutta aktif enerji merkezi olarak çalışan çakraların kendine özel temel renginin olduğu kabul edilir. Kıyafetler iyileştirici özellikleri nedeniyle belli Renklerde seçilebilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , terapötik etkiyi artırmak için hidroterapi ve aromaterapi ile birlikte kullanılabilir. Spalar ve holistik hekimler, şifalı esansiyel yağlar eklenmiş ılık yada sıcak suyun ve Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nde kullanılan parlak tonların yararlarını birleştiren renk banyoları yada suları önerebilir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renkler farklı ışık frekanslarından oluştuğundan holistik hekimler bazen belli müzik ve ses terapisi türlerini de birlikte kullanabilmektedir. 49. Titreşimsel Teknik olarak bilinen benzer bir yöntem, renk spektrumu tarafından üretilen sessiz titreşimleri sesli karşıtlarına tercüme etmek için matematiksel bir formül kullanır. Görsel Renkler ile sesli frekans karşıtları birleşince renk frekansının terapötik değerinin arttığı düşünülmektedir. Spektrumun yedi renginden her birine belli bir şifa niteliği atfedilmiştir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi herhangi bir tedavi uygulamadan önce, Ayurvedik tıp uygulayıcıları hastayı eksiksiz şekilde muayene eder ve “prakriti”sini (tabiatını) tespit etmek için hasta ile mülakat yapar. Prakriti kişinin ömrü boyunca değişmeden kalır. Tedavi için seçilecek Renklere, kişide üç doshanın (vücut tipleri) dengesi veya dengesizliğine göre karar verilir. Kişinin mizacına ve vücut tipine karşılık gelen üç dosha -vata, pitta ve kapha- bulunur. İnsanların çoğu biri ağır basacak şekilde üç doshanın (tridosha) birleşimidir.

Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Güneş ışığının sahip olduğu elektromanyetik enerji dünyamızdaki doğal yaşamı devam ettirir. Işık yeterince alınmazsa canlılar hayat enerjisini tam olarak alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi metabolizmanın sağlıklı ve dengeli bir şekilde çalışmasını sağlamak için renk enerjilerinden faydalanmak için yapılan terapidir. İhtiyaç olan renk vucuda çeşitli yöntemlerle sağlanır. Reiki, müzik, sarjlı sular ve renk şuruplarıyla ihtiyaç duyulan renk vücuda yüklenir. Renk bir enerjidir. Giysilerimiz bizim hem ayıracımız hemde renk süzgeçimizdir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renkler ve Enerji Einstein bütün kütleleri enerjinin fonksiyonu olarak açıklamıştır. Bu teori(İzafiyet Teorisi) bir kütleye yüksek hızda bir titreşim uygulandığında kütlenin enerjiye dönüşeceği fikrini yansıtıyor. Demek ki katı maddeler düşük hızla titreşen enerjidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bizlerin bir kütle olduğunu, katı enerji olarak bir fanus içine konduğumuzu düşünün. Enerji gücümüzü nasıl hızlandıracağımızı keşfedebilirsek fiziki bedenimizin moleküler yapısını değiştirebiliriz. Aslında şifa vermek budur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sağlığımız için enerjiyi doğru kullanmalıyız. Bu pozitif ve güçlü enerjiyi hepimiz enerji dolu güç santralleriyiz. Bu da reiki ile terapinin önemini destekliyor. Renklerin büyülü dünyası hakkında fikir sahibi olmak için her şeyden önce ışık kavramını incelememiz gerek ışık rengi oluşturan bir tür elektromanyetik enerjidir.

Güneş tarafından, çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, nesnelerden yansıyıp gözümüz tarafından algılandığa ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın yansımasıdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Örneğin koyu renk te görünen nesneler, parlak nesnelere oranla daha çok ışık emerler ve böylece göze daha az ışık yansıtırlar. Açık renk li nesneler ise, daha çok ışık yansıtarak parlaklık ve yoğunluk yanılsamasına yol açarlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi parlak olarak algıladığımız objeler çok ışık yansıtırlar. Işığı oluşturan dalga boylarının hızları, bir ortamdan ötekine geçerken değişiklikler gösterir. Renk, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık değişik dalga boylarına dönüştüğünde çeşitli Renkler ortaya çıkar. Renkler Ancak gökkuşağını oluşturan yedi renk, bütün renk spektrumunun sadece çok küçük bir bölümüdür. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi gerçekte her rengin birçok tonu ve çeşidi vardır. Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği bulunur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ancak Renklerle tedavinin temelini tüm bu bilgiler oluşturur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi çünkü değişik frekanslardaki ışıklar (Renkler) vücudun çeşitli bölgelerindeki enerjilerle bir iletişim halindedir. Kromaterapi olarak da bilinen Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi , belli renklerin şifalı enerjileri harekete geçirdiği fikrine dayanır. Terapi zihin ve bedeni tedavi etmek ve denge Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi sağlamak için gökkuşağının yedi rengini kullanır. Renk spektrumu ışık enerjisinin farklı frekans ve dalga boylarından oluşur. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ayurvedik tıp renklerin enerjisini denge ve şifa sağlamak için kullanır.
Renklerin belli şifa nitelikleri (örneğin kırmızı, enerji verici; mavi, teskin edici) telkin ettiği ve her renk tarafından üretilen titreşimlerin kişiyi dengelediği söylenir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yle ilgilenen holistik hekimler genellikle renk spektrumunun yedi rengiyle vücudun çakralar olarak bilinen yedi özel bölgesi arasında bağlantı kurmaktadır. İnsan hayatında Göze doğal uyarıcı Kronoterapinin portakal Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi kaynağını binlerce yıldır Hindistan’da uygulanan bir tıp türü olan Ayurvedadan alır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ayurveda her bireyde evrenin beş temel elementin bulunduğu fikrine dayanır: toprak, su, hava, ateş ve eter (boşluk). Bu elementler bireyde o kişinin karakteri ve yapısına özgü belli bir oranda bulunur. Sağlıksız yaşam alışkanlıkları yada dış güçlerin etkisiyle bu elementlerin dengesi bozulduğunda hastalık ortaya çıkar. Ayurvedik tıp bu dengenin yeniden kazanılması için spektrumda doğal olarak bulunan Renkleri kullanır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi antik Mısır ve Çin’de de uygulanmıştır. Geleneksel Çin tıbbında (GÇT) her organ bir renge denk gelir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Qigong’da iyileştirici sesler, her biri sırayla belli bir organ yada duyguya karşılık gelen bir renk ile özdeşleştirilmiştir. Yogada, çakralar vücudun belli spiritüel enerji merkezlerini oluşturur.
Renklerin terapötik etkisi temsil ettikleri çarka ile bağlantılıdır: Kundalini enerjisi İnsan organizmasının sınırsız potansiyelini barındıran, açığa çıkmayı bekleyen, uyur durumdaki gizli enerjidir. Aura, İnsan bedeninden yayılan enerji alanıdır ve belli bir renk çemberinden oluşur. Auralar kişiye özeldir ve diğer aura alanlarından etkilenir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Alkol, sigara, stres, dengesiz beslenme aura alanını zayıflatırken, güneş ışığı, egzersiz, meditasyon, olumlu düşünmek ve doğal olmak aura alanını güçlendirir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Aurada mor ve lavanta rengi sinir sisteminde konsantrasyonu arttırıp, rahatlama sağlarken, yeşil gevşeme, sarı ve Cinselliği Uyaran Işık Tedavisi Turuncu ise uyarıcı etki yapar. İç organlar ve kan dolaşımında ise koyu lacivert yumuşatıcı, dengeleyici rol oynarken, yeşil rahatlatıcı, kırmızı uyarıcı etkilidir. Mavi renk heyecan ve stresi azaltıp tansiyonu düşürürken, kırmızı vücut ısısını arttırır. Renkler terapötik olarak sayısız şekilde uygulanabilir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Ayurvedik tıp uygulayıcıları hastalarının terapötik tonları dolayısıyla seçilen renk te giysiler giymelerini sağlar. Depresyon hastaları yükseltici ve enerji verici özellikleri dolayısıyla seçilen kırmızı ve Cinselliği Uyaran Işık Tedavisi Turuncu giysiler giyebilir. Hastalar aynı zamanda tedavinin iyileştirici etkilerini artırmak için renk -filtreli ışık kaynağı ile ışık banyosu yapabilirler. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nin Ayurvedik tıpta önerilen bir başka yöntemi ise suyu renk le tedavi etmek ve sonra ona yüklenen iyileştirici özellikler nedeniyle o suyu içmektir. Bu uygulama için bir bardak suyun etrafı ve üzeri renk li kağıt yada renk li plastik bir örtü ile kaplanır ve bardak doğrudan gün ışığına bırakılır böylece su o rengin iyileştirici özelliklerini ve titreşimlerini soğurur. Renkler belli sakinleştirici yada iyileştirici etkiler elde etmek için çevresel olarak da kullanılabilir. Boya, duvar ve pencere uygulamaları, mobilyalar ve dekoratif aksesuarlar belli renk ailelerinden seçilebilir.
Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bazı durumlarda, holistik hekimler hastanın aurasının fotografik bir görüntüsünü yada hastanın elindeki elektrik sinyallerini okuyan özel bir kamera kullanarak kişisel enerji alanını kaydetmek isteyebilir. Kamera hastayı, vücudunun etrafını çevreleyen farklı Renkler şeklinde görüntüler. Bu Renkler hastanın özgün aura enerji yapısını saptamak ve bu auraya hangi tür Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nin tamamlayıcı olacağına karar vermek üzere analiz edilir. terapisi her ne kadar gevşemeyi artırma, genel sıhhati düzeltme ve bazı bozukluk ve hastalıkların tedavisinde ek yada tamamlayıcı terapi şeklinde etkili de olsa ciddi kronik yada akut sağlık sorunları olan kişiler tedavi için yalnızca bu terapiye bel bağlamamalıdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi herhangi bir kronik yada akut sağlık sorunu olan kişi diplomalı bir tıp hekimine danışmalıdır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nin yaygın uygulamalarının bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Ayurvedik tıp Hindistan’da binlerce yıldır yerleşik olan sağlam bir tıp uygulamasıdır.
Ayrıca terapistiniz Bach çiçek kartları ve renk likit (sıvı) preparatlarıyla (kullanıma hazır duruma getirilmiş karışım, müstahzar) yapılan meditasyon çalışması hakkında da bilgi verir size. Bu, farkındalığınızı arttırmak için her seansta gerçekleştirilen bir çalışmadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi her seans ortalama 90-180 dakika sürer. İkinci seansta, Bach çiçekleri analizi üzerinde durulur; bu hem sizin hem de terapistinizin işini kolaylaştırır. Bazen kendimize bile dürüst olamıyoruz. İlk terapi seansında gerçekleştirilen Bach çiçekleri testi bu açıdan önemli. Bach çiçek kartları yardımı ile cevaplayacağınız 100 adet sorudan oluşan bu test sayesinde çiçeklerin titreşimlerine merhaba dersiniz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi yine ikinci seansta, terapistiniz size çiçek özleri likit preparatlarını nasıl kullanacağınızı anlatır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Çiçeklerin sizde nasıl tepkiler uyandırdığını hissetmeye odaklanır ve bu konuda notlar alarak çalışmayı sürdürürsünüz. Halsizlik, burun akıntısı yada görmediğiniz rüyalar gibi küçük reaksiyonları (tepkime) dikkate alarak çiçeklerle aranızdaki iletişimi keşfetmeniz önemlidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Tedavinin seyrini görebilmek için 21 günlük ilk kürü düzenli uygulamanız gerekir. Üçüncü seansta, renk meditasyonu ve çiçek nefesi çalışmaları gibi eğlenceli, canlandırıcı egzersizleri öğrenir ve uygulamaya başlarsınız.
Edindiğiniz farkındalık sayesinde ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi çiçeklerden ve seçilmiş özel Renklerden toplamaya başlarsınız. Dördüncü seansta, kendi kendinize uygulayabileceğiniz gece reçetelerini öğrenirsiniz. Terapistiniz, hangi çiçek özleri ile nasıl çalışacağınızı uygulamalı olarak gösterir size. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Adım adım Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Konsültasyon Sizi buraya getiren rahatsızlıklar ve bunların nedenlerini saptamaya yönelik analiz çalışmasıdır. Soru cevap şeklinde ilerleyen bir ön çalışmadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi ve Nefes (pranayama) Nefes çalışmaları ile çiçek özlerinin difüze edilmesi (yayılma, geçişme), meditatif hale geçebilme, algıların açılması ve çiçek özlerinin titreşim boyutunda sizinle doğru orantıda çalışmasını sağlamak için yapılan bir biorezonans tekniğidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi nefes çalışması enerjiyi hareketlendirerek, beyne daha fazla oksijen gitmesini ve çiçek özlerinin burun yolu ile difüze edilmesini sağlar. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Beyine giden titreşimler, uyarılar, hızla limbik sistemde dağılır.
Nefes çalışmasında hem renklerin hem de çiçeklerin titreşimlerinden faydalanılır. Her nefes, ihtiyaç duyduğunuz titreşimi o çiçeğin özü ile alabilmenizi sağlar; yeter ki doğru çiçek ve doğru renk etkinleştirilmesi gereken çakra alanı ile uyumlu hale getirilsin. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Renk Meditasyonu Çakra Renkleri ile yine çakralar üzerindeki alanlarda yapılan bu çalışmada 7 temel çakra rengi kullanılır.
Tüm dikkatinizi dalak bölgenizde toplayın ve turuncu rengi soluyun. Biraz daha aşağı inip kırmızı ışıkla çevrelendiğinizi düşünüp bu rengi soluyun. Bu renk sizi sağlamlaştırır, dayanma gücünüzü arttırır. Son olarak vücudunuzu beyaz bir ışık fanusunun içinde hayal edin ve beş kez nefes alıp verin. Biraz daha aşağı inip kırmızı ışıkla çevrelendiğinizi imgeleyin. Bu konuyla ilgili birçok teknik mevcuttur. En çok kullanılan teknikler arasında belli bir renk le, hastanın bütün vücudunun ışınlandırıldığı renk banyosu, rengin yalnız hasta veya ağrıyan kısma yöneldiği ayırt edilmiş Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, hayati organların bağlı olduğu omurilik sinir gangliyonlarının ışınlanması sayılabilir. Bunlar başlıca tekniklerdir. Bundan başka akupunkturda kullanılan duyarlı noktalar üzerine Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapirengi ışınlandıran Noiget okulu vardır. Uyarı, renk le bağıntılı olarak değişiklik gösterir. Rengin uyarmaya veya inhibe etmeye yaradığını söyledik. Bu kavram daha derinleştirilebilir mi? Bütün Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi okulları, Renkler gamı için evrensel bir çizgi çizmiş, böylece büyümeyi inhibe eden soğuk Renkler ve büyümeye yol açan sıcak Renkleri ayırt etmişlerdir. Nötr bir renk vardır; bu, yeşildir. Bunun sağına soğuk Renkleri (mavi, çivit rengi, mor); soluna sıcak Renkleri (turuncu, sarı, kırmızı) yerleştiririz. Son derece sıcak veya son derece soğuk Renkler olan enfraruj ve ültraviyole gamı belirtilmemektedir. Bu konuyla ilgili birçok teknik mevcuttur. En çok kullanılan teknikler arasında belli bir renk le, hastanın bütün vücudunun ışınlandırıldığı renk banyosu, rengin yalnız hasta veya ağrıyan kısma yöneldiği ayırt edilmiş Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapi, hayati organların bağlı olduğu omurilik sinir gangliyonlarının ışınlanması sayılabilir. Bunlar başlıca tekniklerdir. Bundan başka akupunkturda kullanılan duyarlı noktalar üzerine Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Kromoterapirengi ışınlandıran Noiget okulu vardır. soğuk Renkleri (mavi, çivit rengi, mor); soluna sıcak Renkleri (turuncu, sarı, kırmızı) yerleştiririz. Son derece sıcak veya son derece soğuk Renkler olan enfraruj ve ültraviyole gamı belirtilmemektedir.
Bu çalışmada, başlangıçta renk sıvı preparatları yada renk kartlarının yardımına başvurulsa da zamanla içsel renk tonlarınızı kendi başınıza algılayabilecek düzeye gelirsiniz. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi Masaj Terapisi Yine çiçek ve renklerin enerjisine başvurulan, terapiyi destekleyen bir uygulamadır. Sinir sıkışmasından ötürü ağrıyan bölgelere, duyu hassasiyetini kaybeden uzuvlara ve kronik baş ağrılarına yönelik bir çalışmadır. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu çalışmada terapistiniz size Kahuna ve Efloraj tekniklerini uygular. Çiçek ve renk titreşimleri seans sonunda bioenerji dengelemesi ile tamamlanır. Bach Çiçekleri 38 farklı çiçek özünden oluşturulmuş bu birbirinden farklı çiçek özlerini, Avrupa’nın birçok ülkesinde bulunan, sertifikalı dükkânlardan kolaylıkla temin edebilirsiniz. Yeter ki elinizde terapistinizin verdiği çiçek reçeteleri olsun. 38 farklı psikolojik ve ruhsal hal için Edward Bach tarafından tam 50 yıldır uygulanan bir çiçek terapisi yöntemidir. Kalp-Dolaşım Sistemine faydalı Erguvan rengi bu terapi yöntemi Kanada, İngiltere gibi ülkelerde İnsanları depresyondan kurtarmak için kullanılıyor. Bach sıvıları kesinlikle ilaç değildir; 38 farklı çiçek özünün ve ağaç kabuğunun kullanıldığı Homeopatik bir tedavi yöntemidir. Terapistiniz vereceği çiçek özlerinin kullanım alanlarını ve saklama koşullarını size ayrıntılarıyla anlatır. 21 gün boyunca veya ihtiyaç durumuna göre sürekli de kullanabileceğiniz, panik atak gibi dertlere deva olan bu sıvı preparatları çantanızda bile rahatlıkla taşıyabilirsiniz. Renklerle Ezoterik Çalışmalar Hepimiz farklı titreşim boyutlarında yer alırız.
Biliyoruz ki evrende var olan her şey kendine özgü bir titreşime sahiptir. Renklerde, bir ışık frekansının belli orandaki yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. Elektromanyetik yelpazeye baktığımızda, yelpazedeki her rengin kendine özgü bir titreşime sahip olduğunu görürüz. Aynı şekilde, İnsan vücudundaki hücre, organ, kas ve kemik de belirli bir frekansla titreşir. Bu frekansın değişmesi, hastalığa sebep olur.

indeks: Color therapy, alternative treatment, renk, zihin, beden, Spor, fiziksel sağlığı, zihinsel sağlığı, ruhsal sağlığı, kromoterapi, sanat terapisi, alternatif tedavi, enerjist, enerjist masör, masör, Emre Karakaya, +9 0534 519 9001, Bursa, ekonomik, beyin sapı, rem, uyku
spiritual, physical therapy, color therapy, heart therapy, blood pressure, chromotherapy, red, art therapy health, Color, mind, body, emotion, balance, vitality, Sports, physical health, mental health,

——

loading…

——




—–

.

Canlıların üreme Sistemini Kızıl Renk Uyarır.

Turuncu Kromoterapi Mide, iştah, Sindirime ve Böbrek Faydalıdır.

Anne Sütü Gözde Kaşıntı, Nezle, Kızarıklığa Faydalıdır.

Ceviz Kabuğu Suyu Diş Tartarlarına Karşı Faydalıdır.

Aloe Vera, Gözde Kaşıntı, Kızarıklık ve Göz Nezlesine Faydalıdır.


.

Bilgi kaynaklarımız:
www.google.com
www.faydaliyasam.com

UYARI:
Hastaliklari teşhis, tedavi etmek 1219 sayılı Tababet Kanunu’na göre sadece hekimlerimizin görevidir. Bu web sitesinde yer alan bilgiler sağlıklı ve faydali yaşama hakkında tavsiye niteliğinde olup paylaşımlar ve konularımız tavsiye ettiğimiz ürünlerimiz ilaç değil, faydali yaşama besin destek ürünleridir. Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Paylaşılan metinlerde ve Kürlerin içerisinde geçen bitkilerin kullanımından önce, adı geçen bitkilere alerjiniz olup olmadığını kontrol ettirdikten sonra kullanmanız tavsiye olunur. Hayata sağlıklı, afiyet içinde, faydali yaşamanız dileklerimizle.

—–


—–


—–


——


——


—–

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir